Yapı Teknolojisi Platformu Sektöre Yeni Bir Soluk Getirecek

SÖYLEŞİ
64. Sayı (Ocak Şubat 2007)

Yapı sektöründeki araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin istenilen seviyelerde olmaması yaşanılan en büyük sıkıntılardan birisi.
Geçtiğimiz aylarda kurulan Yapı Teknoloji Platformu ise söz konusu alanlarda çalışmalar yapılması ve yapılan çalışmaların koordine edilmesini sağlayacak. </I>

Yapı sektörüne ilişkin araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin son derece az olması ve bu konulardaki çalışmaları koordine edecek kamusal veya özel bir merkezin bulunmayışı, sektördeki kronikleşmiş en büyük sorunlardan birisi. Söz konusu sorunlara çözüm üretmek amacıyla geçtiğimiz aylarda kurulan Yapı Teknolojisi Platformu, tüm ilgili tarafları bir araya getirerek geleceğe yönelik kısa, orta ve uzun vadeli stratejilerin belirlenmesini sağlayacak.

Platform Bayındırlık ve İskán Bakanlığı, TÜBİTAK, ODTÜ, İTÜ, YTÜ, Bahçeşehir Üniversitesi, Yapı Endüstri Merkezi, Türk Müşavir Mühendisler ve Mimarlar Birliği, İnşaat Mühendisleri Odası, İZODER, BİTÜDER, İMSAD, İNTES ve Mimarlar Odası yetkililerinin katıldığı bir dizi toplantı ve Avrupa’da konuyla ilgili çalışan kişilerle gerçekleştirilen temaslar sonucunda oluşturuldu. Platformun kuruluş aşamasında Bayındırlık ve İskán Bakanlığı ile Mimarlar Odası koordinasyon görevini yürütüyor. Platform, yapılanma çalışmasının ardından yönetim ve yürütme gruplarının belirlenmesiyle tam olarak operasyonel hale gelecek.

Platform’un kurulmasında etkin olarak çalışan Mimarlar Odası Genel Sekreter Yardımcısı Tuğçe Selin Tağmat, sektördeki güncel sorunlara yönelik araştırma etkinliklerinin son derece az olduğunu belirtiyor. Kamu sektöründe, yapı sektörüyle ilgili araştırma-geliştirme çalışması yapmakla sorumlu bir kurumun olmadığını dile getiren Tuğçe Selin Tağmat, "Farklı mesleki ve ticari aktörler kendi örgütlenmeleri içinde, kendi alanlarıyla sınırlı küçük çaplı araştırmalar gerçekleştirseler bile sektörün araştırma öncelikleri doğrultusunda hareket etmeyi amaçlayan bütüncül bir yaklaşım ve koordinasyon bulunmuyor. Bunun ötesinde, ortak bir bakış açısıyla yapı sektörünün öncelikli konularını belirlemek gibi bir faaliyetin olduğunu söylemek de olanaklı değil. Halbuki yapı sektörünün tüm aktörlerini içerecek bu türden bir paylaşım ortamının oluşması, hem kaynakların verimli kullanılmasını hem de gerçekten ihtiyaç duyulan konuların geliştirilmesini sağlayabilecek..." ifadelerini kullanıyor.  
Gündemde olan önemli konulardan birisinin de Türkiye’nin, AB entegrasyonu aşamasında Avrupa’da Ar-Ge çalışmalarını destekleyen Çerçeve Programlara yaptığı katkıların,  koordinasyon eksikliği nedeniyle proje desteği olarak çok düşük seviyelerde geri dönmesi olduğunu vurgulayan Tağmat şunları belirtiyor: "Yapı sektörünün ilgili tüm taraflarla bir araya gelerek kendi sorunlarını değerlendirmesi ve geleceğe yönelik kısa, orta ve uzun vadeli vizyon ve stratejilerini belirmesi için ortak bir platformun kurulmasına ihtiyaç duyulduğu çok açık. Özellikle son dönemlerde AB düzeyinde araştırma alanının güçlenmesi ve araştırma projelerine fonlar verilmesi, bu koordinasyonun tüm Avrupa ülkelerinde de sağlanması gerektiğini ortaya çıkardı. Bu kapsamda Avrupa’da geliştirilen modellere baktığımızda,  ülkemizde yapı sektöründe araştırmanın desteklenmesi ve geliştirilmesi için birtakım örnekler ve olanaklar olduğunu görmek mümkün. Bu açıdan, AB’de araştırma konusundaki Çerçeve Programlar, bu kapsamda oluşturulan Teknoloji Platformları ve Avrupa Yapı Teknolojisi Platformu’nun izlenmesi olumlu bulunuyor. Avrupa Yapı Teknolojisi Platformu önemli bir model oluşturmasına karşılık, ülkemizde oluşturulacak platform bu modelin bazı ilkeleri ve olanaklarından yararlanacaksa da esasen kendi koşul ve ihtiyaçlarına göre şekillenecek ve geliştirilecek. Burada önemli olan dışa kapalı kalmamak, Avrupa’nın ve dünyanın çeşitli ülkelerinde araştırma yapan kuruluşlarla irtibat halinde olmak amacıyla Avrupa Yapı Teknolojisi Platformu gibi yapılara katılımda bulunmaktır. Zaten Avrupa Yapı Teknolojisi Platformu’nun kendi örgütlenmesi de Avrupa boyutunun yanı sıra ulusal çalışmaların kendi önceliklerine de önem veriyor..."

Avrupa Yapı Teknolojisi Platformu (European Construction Technology Platform-ECTP), Avrupa’nın ekonomik ve toplumsal hedeflerine ulaşabilmesi için yapılı çevrenin içerdiği tüm süreçlerin, yeni teknolojilerin geliştirilmesi yoluyla daha etkin, verimli ve sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiği düşüncesinden hareketle, Avrupa çapında inşaat sektörü ve yapılı çevreye ilişkin tüm alanlarda ihtiyaç duyulan araştırma konularını ve öncelikleri belirlemek amacıyla 2004’te kurulmuş. Platformun oldukça çeşitli ve farklı düzeylerde yürüyen bir işleyişi bulunuyor. Örneğin bir yandan, yapı sektörü programlarının uygulanabilmesi açısından ulusal hükümetlerin desteği ön plana çıkarken, diğer yandan meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının katılımı, çalışmaların sürekliliğinin sağlanması ve kamu yararı boyutunun gündeme getirilmesi açısından önem kazanıyor ve ayrıca özellikle de sektör temsilcilerinin ve yapı sektöründe faaliyet gösteren firmaların araştırma alanını finanse etmeleri bekleniyor.

Mimarlar Odası Genel Sekreter Yardımcısı Tuğçe Selin Tağmat, platformun Avrupa yapı sektörünün geliştirilmesi konusunda ortak bir ilgi üzerine kurulmuş olmasına rağmen, ülkelerde ulusal çapta kurulan platformlarla, ulusal öncelikler konusunda çalışma yapılmasına ve ulusal kaynakların değerlendirilmesine de olanak verdiğini belirtiyor. "Bu anlamda ulusal platformlar Avrupa platformunu destekliyorlar, fakat bir açıdan da kendi özel çalışma alanlarını koruyorlar" diyen Tağmat, yapı teknolojisi platformunun genel ilgi alanlarının da "Yeraltı Ulaşım Sistemleri", "Kentler ve Yapılar", "Yaşam Kalitesi", "Malzemeler", "Ağlar", "Kültürel Miras" ile "Bilişim ve İletişim Teknolojileri" olarak tanımlandığını belirtiyor. Platformun bir araya getirdiği farklı ilgi grupları arasında tasarımcılar, mimarlar, mühendisler, müteahhitler, malzeme ve ekipman üreticileri, işverenler ve proje yöneticileri, kullanıcılar, tüketiciler, hizmet sunucuları, iş ve meslek kuruluşları, araştırma merkezleri ve üniversiteler, kent ve bölge yönetimleri bulunuyor. Bu birliktelik, tüm tarafların iletişimini sağlayarak sağlıklı yapı üretimi sürecinin elde edilmesini amaçlıyor.
 

İlginizi çekebilir...

Yılın CEO'su Ödülü sahibi Atalay Özdayı; "Isı yalıtımı, yapının geleceğini belirleyen stratejik bir unsur"

Baumit Türkiye CEO'su, Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri'26 Yılın CEO'su Ödülü sahibi Atalay Özdayı Baumit'in sürdürülebilir başarısında...
24 Ocak 2026

Öntürk; "Konforlu, Sessiz ve Doğru Akustik Dengede Mekanlar Yaratmaya Odaklanıyoruz."

Yalıtım sektöründe ses yalıtımı uygulama ve taahhüt işlerinde özellikle son dönemde dikkat çeken Yeliz Öntürk, firmasının kuruluş öyküsü ve üstlendiği...
20 Kasım 2025

Cüneyt Boydaş; "Logiccore, sektörde fark yaratmayı hedefliyor"

Panelsan, yeni ürün hattı Logiccore ile geleceğin yapı teknolojilerini bugüne taşıyor. Bu yenilikçi seriyi daha yakından tanımak için Panelsan Satış v...
18 Eylül 2025

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,967 sn