İKİ AYDA BİR YAYINLANIR • TEMMUZ-AĞUSTOS 2026 YIL: 30 • SAYI: 226 • 160 TL. • ISSN 1302-8057 www.yalitim.net yaşında Ülkemizde yalıtım bilincinin yerleşmesine, sektörün gelişmesine, inşai ve teknik yalıtım ürünlerinin ve uygulama tekniklerinin tanıtılmasına 30 yıldır katkı sunan Yalıtım dergimize nice 30 yıllar dileriz. www.b2bmedya.com
2 YALITIM • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 TEMMUZ-AĞUSTOS 2026 • SAYI: 226 • www.yalitim.net IÇINDEKILER 04 Haber 2053 Net Sıfır Hedefine Giden Yolda Yalıtımın Stratejik Gücü ve Nitelikli Uygulamanın Önemi Oya Düşmez EPSDER Yönetim Kurulu Başkanı 26 EPSDER'den Su Yalıtımında En Çok Tercih Edilen 4 Malzeme 37 Teknik Yalıtımda en kritik konu: Uygulayıcı Eğitimi (Bitümlü Su Yalıtımı Örtüleri Perspektifiyle) Alper Doğruer BİTÜDER Yönetim Kurulu Başkanı 24 BİTÜDER'den Uygulama Bayileri ve Ustaların Eğitimi 28Dosya İspak Ambalaj Satış Müdürü Sezin Akbatur 35Söyleşi
3 YALITIM • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 SUNUŞ Yalıtım dergimizin birinci sayısını, 1996 yılında Temmuz-Ağustos sayısı olarak yayımlamaya başladık. Aradan 30 yıl geçmiş. İZODER’in 33. yılını kutladığımız bu günlerde dergimiz de 30. yılını kutluyor. İZODER’in 33. yılı kutlu olsun. İZODER’i kuruluşundan bugünlere getiren ve bayrağı her defasında daha yükseklere taşıyan değerli başkan ve yöneticilerini tebrik ederim. Yalıtım dergimize çok değerli katkılar sunmuş olan ilk Genel Yayın Yönetmenimiz Ecvet Binyıldız, uzun yıllar yayın danışmanlığımızı yapan değerli dostum Sadık Özkan ve geçmiş editörümüz Sertaç Aytaç’a 30. yıl anısına bu satırlarda teşekkürü bir borç biliyorum. 30 yıl boyunca dergimizin yayımlanması için içerik ve reklam desteklerini esirgemeyen, sektörel bilgiyi çoğaltmak için gayret gösteren yalıtım sektörünün tüm öncü markalarına ve değerli yöneticilerine teşekkür ederim. Uzun yıllar birlikte çalıştığım ve hala çalışmaya devam ettiğim değerli çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim. “Yalıtım sektöründe kalite ve katma değerin anahtarı: Uygulama Bayileri ve Ustaların Eğitimi” başlıklı DOSYA konumuzla paralel olarak BİTÜDER Başkanı Alper Doğruer, “Yalıtımda en kritik konu: uygulayıcı eğitimi-Bitümlü Su Yalıtımı Örtüleri Perspektifiyle” başlığında, EPSDER Başkanı Oya Düşmez, “2053 Net Sıfır Hedefine Giden Yolda Yalıtımın Stratejik Gücü ve Nitelikli Uygulamanın Önemi” başlığında görüşlerini paylaştı. Baumit Türkiye Eğitim ve Saha Hizmetleri Yöneticisi Selman Toplu, “Baumit Akademi Yollarda ile Türkiye’nin Her Noktasında Sahaya Dokunuyoruz”, Bonus Yalıtım Satış ve Pazarlama Müdürü Tolga Ceylan, “Üründen Uygulamaya Yalıtımda Gerçek Performans”, BTM A.Ş. Yurt İçi Satış ve Pazarlama Müdürü Umut Ceylan, “Yalıtımda Kalite, Bilgiyle Başlar”, ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, “Uygulama Bayilerinin ve Ustaların Eğitimi”, Standart İzolasyon A.Ş. Mimar-Teknik Pazarlama Uzmanı Tuğçe Utkan, “Yalıtımda Sürdürülebilir Başarının Anahtarı: Uygulamacılar”, başlıklarıyla sektörümüzün önemli bir gündemi hakkında görüşlerini okurlarımız için kaleme alarak içeriğimizi zenginleştirdi. Alüminyum folyo üretiminde uzmanlığa sahip olan, Türkiye’deki cam yünü ve taş yünü üreticilerinin neredeyse tamamına ürün tedarik eden İspak Ambalaj’ın Satış Müdürü Sezin Akbatur, Söyleşi sayfalarımızın konuğu oldu. İlgiyle okuyacağınızı umuyorum. En derin saygılarımla. YALITIM DERGİMİZ 30 YAŞINDA... Kuruluş Tarihi 1996 Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. Adına İsmail Ceyhan ismailceyhan@b2bmedya.com Danışma Kurulu Prof. Dr. Gül Koçlar Oral Prof. Dr. Nil Türkeri Dr. Erdener Ildız Cem Canseven Bülent Çolak F. Fethi Hinginar Orhan Turan Levent Ünüvar Yazı İşleri ve Reklam Barış Ceyhan barisceyhan@b2bmedya.com 0535 496 62 32 Abone abone@b2bmedya.com Grafik grafik@b2bmedya.com Baskı ve Cilt Şan Matbaa Tel: 0212 289 24 24 Yayınlayan Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. Fikirtepe Mah. Rüzgar Sok. Şua Elite Consept Sitesi 44A - A1 Blok K: 1 D: 48 34720 Kadıköy-İstanbul/Türkiye Tel: 0216 651 78 78 www.b2bmedya.com www.yalitim.net info@b2bmedya.com Fiyatı: 160 TL © 2026 Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. ISSN: 1305-2071 Yılda 6 sayı yayımlanır. Tüm Türkiye’de dağıtılmaktadır. Basın Kanunu’na göre yerel süreli yayındır. İSMAİL CEYHAN Sorumlu Yazı İşleri Müdürü YAPI VE YALITIM TEKNOLOJİLERİ DERGİSİ
4 YALITIM • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER MODERN MIMARI, YAPIŞTIRICI VE DERZLERDE YENI NESIL YAKLAŞIMLARI ZORUNLU KILIYOR Büyük ebatlı karo kullanımının giderek yaygınlaşması, uygulama sistemlerinde yeni standartları beraberinde getirirken yüksek performanslı çözümlere olan ihtiyacı da artırıyor. Baumacol ürün serisi, esnek ve güçlü yapıştırıcılardan, derz dolgu ve su yalıtımına kadar bütüncül sistem çözümleri sunuyor. Baumit Türkiye Teknik Müdürü Meltem Bayraktar San, "Dün yapıştırıcı ve derz dolgu, karoyu tamamlayan yardımcı ürünlerdi; bugün ise kaplama sisteminin performansını belirleyen mühendislik ürünleri haline geldiler" diyerek sektördeki dönüşümün altını çiziyor. Son yirmi yılda seramik ve porselen karo sektöründe büyük bir dönüşüm yaşandı. Küçüt ebatlı karoların yerini oldukça büyük ebatlı karolar alırken, bu değişim karo yapıştırma harçlarından beklenen performansı da yeniden tanımladı. Artık yapıştırıcılar ve derz dolgular, karoyu tamamlayan basit yardımcı ürünler olmaktan çıkarak, kaplama sisteminin dayanıklılığını ve güvenliğini belirleyen mühendislik ürünleri haline geldi. Baumit Türkiye Teknik Müdürü Meltem Bayraktar San, tam da bu noktada profesyonellerin ve son kullanıcıların ihtiyaç duydukları pratik uygulama, yüksek dayanım ve uzun ömürlü çözümlere dikkat çekiyor. BÜYÜK EBATLI KAROLAR VE ARTAN PERFORMANS BEKLENTILERI Günümüzde modern mimarinin estetik bütünlük ve daha ferah mekânlar yaratma noktasına evrildiğine dikkat çeken Meltem Bayraktar San, “Bu dönüşüm büyük formatlı karoların kullanımını hızla yaygınlaştırıyor. Büyük ebatlı karolar; konutlardan alışveriş merkezlerine kadar birçok uygulamada tercih ediliyor. Karo boyutları büyüdükçe, yüzeydeki gerilmeler yükseliyor, ısıl genleşme hareketleri daha belirgin hale geliyor ve düşey yüzeylerde kayma riski artıyor. Bu teknik gereksinimler, standart performans seviyesindeki ürünlerin her uygulama için yeterli olmadığını ortaya koyuyor” dedi. Günümüzde seramik ve granit uygulamalarında ürünlerden yüksek dayanım, esneklik ve uzun ömür beklendiğine değinen San, “Büyük ebatlı karoların başarılı ve uzun ömürlü uygulanabilmesi için yapıştırma harcı, sistemin güvenliğini sağlayan kritik bir yapı malzemesi olarak öne çıkıyor. Baumit olarak, her ihtiyaca ve uygulama alanına yönelik geliştirdiğimiz geniş karo yapıştırma ve derz dolgu harçları ürün yelpazemizle profesyonellere güvenilir, dayanıklı ve uzun ömürlü çözümler sunuyoruz” diye konuştu. EN 12004 STANDARDI: KALITEYI ÖLÇÜLEBILIR KILAN ORTAK DIL Avrupa normu EN 12004’ün, seramik karo yapıştırıcılarının performans kriterlerini belirleyen temel standart olduğuna vurgu yapan San, “Bu standart, yapıştırıcıları yapışma dayanımı, açık bekletme süresi, kayma performansı ve esneklik gibi teknik kriterlere göre sınıflandırıyor. Özellikle büyük ebatlı karolarda C2 sınıfı geliştirilmiş performanslı yapıştırıcılar ile S sınıfı deformasyon özelliğine sahip ürünler, uygulama güvenliğini artırıyor. S sınıfı deformasyon kabiliyetine sahip karo yapıştırıcıları, yüzey hareketlerinden ve sıcaklık değişimlerinden kaynaklanan gerilmeleri absorbe ederek karolarda çatlama riskini azaltıyor ve uzun vadeli dayanıklılığı artırıyor. Bu nedenle dış cepheler, yerden ısıtmalı sistemler, teraslar ve yoğun yaya trafiğine maruz kalan alanlarda esnek yapıştırıcı kullanımı büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. Meltem Bayraktar San, standartların sektördeki önemini şöyle vurguluyor: "EN 12004, üretici, uygulayıcı ve son kullanıcı için ortak bir teknik dil oluşturuyor. Bir yapıştırıcının C1, C2, S1 veya S2 olarak sınıflandırılması, ürünün hangi performans kriterlerini karşıladığını objektif testlerle ortaya koyuyor. Bu sayede ürün seçiminde tahminlere değil, doğrulanmış performans değerlerine dayanılıyor. Günümüzün büyük ebatlı karoları, düşük su emiciliğe sahip porselen yüzeyleri ve yüksek performans beklentileri, karo yapıştırıcılarının önemini hiç olmadığı kadar arttırıyor.” n
5 YALITIM • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER BAUMIT TÜRKIYE’NIN SOSYAL SORUMLULUK PROJESI KAYIP SESLER ÖDÜLLE TAÇLANDI Baumit Türkiye tarafından hayata geçirilen “Fernweh Kayıp Sesler” projesi, yapı sektörünün prestijli organizasyonlarından Altın Çekül Uluslararası Yapı Kataloğu Ödülleri kapsamında Toplumsal Sosyal Sorumluluk Kategorisi’nde birincilik ödülüne layık görüldü. Proje kapsamında mimarlar tarafından kaydedilen yaşam sesleri, proje koordinatörlüğünü Cem Sorguç’un üstlendiği, Eray Düzgünsoy tarafından 7 parçalık bir albüme dönüştürüldü. İklim değişikliği ve küresel ısınmanın görünmeyen etkilerine dikkat çekmeyi hedefleyen proje, kaybolan yaşam sesleri üzerinden enerji verimliliği konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. “Fernweh | Kayıp Sesler”, Baumit Türkiye’nin sürdürülebilirlik ve toplumsal etki odağındaki yaklaşımının güçlü bir yansıması olarak öne çıkıyor. Yapı sektöründe ürün ve çözümlerinin yanı sıra toplumsal ve çevresel sorumluluk alanındaki çalışmalarıyla da öne çıkan Baumit Türkiye, sürdürülebilirlik odağını mimarlık, müzik ve görsel üretimle bir araya getirdi. Bu kapsamda Baumit Türkiye’nin hayata geçirdiği Fernweh | Kayıp Sesler projesi, çevresel farkındalığı sanatsal bir anlatım diliyle ele alarak sektöründe farklılaşan örneklerden biri oldu. Proje, bu güçlü yaklaşımıyla Altın Çekül Uluslararası Yapı Kataloğu Ödülleri kapsamında Toplumsal Sosyal Sorumluluk Kategorisi’nde birincilik ödülüne layık görüldü. Fernweh Kayıp Sesler albümü için ödül töreninde hazırlanan özel alanda, katılımcılara projeyi doğrudan deneyimleme fırsatı sunuldu. DOĞAYLA KURULAN BAĞI GÜÇLENDIREN ÇAĞRI: FERNWEH KAYIP SESLER Yaşamın kaybolan seslerine ışık tutan projenin ödüle layık görülmesinden dolayı büyük bir gurur yaşadıklarını vurgulayan Baumit Türkiye Pazarlama, Projeler ve İş Geliştirme Müdürü Selin Tümer Ataoğlu, “Fernweh | Kayıp Sesler albümünü hayata geçirirken temel motivasyonumuz, İklim değişikliği ve küresel ısınmanın görünmeyen etkilerine dikkat çekerek kaybolan yaşam sesleri üzerinden enerji verimliliği konusunda farkındalık oluşturmaktı. ‘Bazı sesler sadece kaybolmaz; unutulursa bir daha asla geri gelmez’ mesajıyla yola çıktığımız bu proje, aslında doğayla kurduğumuz bağı yeniden düşünmemiz için güçlü bir çağrı niteliği taşıyor. Baumit olarak sürdürülebilirliği yalnızca teknik çözümlerle değil, aynı zamanda toplumsal farkındalık yaratan projelerle ele alıyoruz. Bu proje de bu yaklaşımımızın en somut örneklerinden biri oldu” diye konuştu. “TOPLUMA DEĞER KATACAK PROJELER ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞIZ” Ödüle ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Selin Tümer Ataoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: “Altın Çekül gibi sektörümüz açısından prestijli ve köklü bir organizasyonda projemizle birincilik ödülüne layık görülmek bizim için son derece kıymetli. Bu ödül, bizim için Baumit’in değer odaklı yaklaşımının ve sürdürülebilirlik vizyonunun takdir edilmesi anlamına geliyor. Önümüzdeki dönemde de bu anlayışı sürdürerek hem sektöre hem de topluma değer katacak projeler üretmeye devam edeceğiz.” n
6 YALITIM • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER TÜİK RAPORU, ENERJI VERIMLILIĞINDE YALITIMIN STRATEJIK ÖNEMINI BIR KEZ DAHA ORTAYA KOYDU - Hane halkının enerji faturaları önemli ölçüde düşürülebilir. - Karbon emisyonları azaltılarak çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunulabilir. - Ülkemizin enerji ithalat bağımlılığı azaltılabilir. EPS: ENERJI VERIMLILIĞININ SESSIZ KAHRAMANI Genleştirilmiş Polistiren (EPS), yüksek ısı yalıtım performansı, ekonomikliği, uzun ömrü ve düşük çevresel etkisiyle binalarda enerji verimliliğinin en etkili çözümlerinden biridir. EPS ile yapılan doğru uygulamalar sayesinde binaların yaşam döngüsü boyunca harcanacak enerji miktarı önemli ölçüde azaltılmakta, yatırım maliyeti kısa sürede geri kazanılmaktadır. Yeni yürürlüğe giren ve enerji verimliliği hedeflerini yükselten TSE 825 revizyonu da daha yüksek performanslı yalıtım uygulamalarının önemini ortaya koymaktadır. Enerji verimliliği denildiğinde çoğu zaman sanayi ve enerji üretim tesisleri gündeme gelmektedir. Ancak TÜİK verileri göstermektedir ki artık en büyük potansiyel konutlarda bulunmaktadır. Bu nedenle; - Mevcut binaların enerji verimli hale getirilmesini destekleyen finansman modellerinin yaygınlaştırılması - Kentsel dönüşüm süreçlerinde enerji verimliliğinin temel kriter haline getirilmesi - Isı yalıtımının bir maliyet değil yatırım olarak görülmesi - Vatandaşların enerji tasarrufu konusunda bilinçlendirilmesi ülkemizin enerji geleceği açısından kritik öneme sahiptir. n Türkiye İstatistik Kurumu tarafından dün (9 Haziran 2026) açıklanan 2024 yılı Enerji Hesapları verilerine göre Türkiye’de enerji tüketiminde konutlar, sanayi sektörünü geride bırakarak ilk sıraya yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2024 yılı Enerji Hesapları verilerine ve bu verilerin kamuoyuna yansıyan sonuçları, ülkemizin enerji politikaları açısından son derece önemli bir gerçeği ortaya koymaktadır. Açıklanan resmi verilere göre Türkiye’de enerji tüketiminde konutlar, sanayi sektörünü geride bırakarak ilk sıraya yükselmiştir. Bu gelişme, enerji verimliliği politikalarının yalnızca üretim tesislerine değil, aynı zamanda binalara ve konut stokuna odaklanması gerektiğini açıkça göstermekte olup EPS Sanayi Derneği (EPSDER) olarak uzun yıllardır dile getirdiğimiz üzere, “Türkiye’nin en büyük enerji kaynağı tasarruf edilen enerjidir” gerçeği bir kez daha teyit edilmiştir. Bugün ülkemizde milyonlarca konut yetersiz yalıtım nedeniyle gereğinden fazla enerji tüketmekte, bu durum hem hane bütçelerine hem de ülke ekonomisine ciddi yük oluşturmaktadır. Özellikle kış aylarında ısınma, yaz aylarında ise soğutma amaçlı kullanılan enerjinin önemli bir kısmı yalıtımsız veya yetersiz yalıtımlı binalardan kaybedilmektedir. “ÜLKEMIZIN ENERJI VERIMLILIĞI HEDEFLERINE KATKI SUNMAYA DEVAM EDECEĞIZ” Türkiye’de konutların enerji tüketiminde ilk sıraya yükselmesi ve sonuçlarını yorumlayan EPSDER Başkanı Oya Düşmez şunları söyledi: “Türkiye’de enerji tüketiminde konutların ilk sıraya yükselmesi, enerji verimliliğinde yalıtımın stratejik önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Binalarda enerji verimliliği konusunda çok daha güçlü adımlar atılması gerektiğini bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Bugün enerji ithalatını azaltmanın, vatandaşın faturasını düşürmenin ve iklim değişikliğiyle mücadelenin en etkili yollarından biri etkin ısı yalıtımıdır. EPS sektörü olarak ülkemizin enerji verimliliği hedeflerine katkı sunmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin enerji dönüşümünün merkezinde binalar ve yalıtım yer almalıdır.” ISI YALITIMI ILE %50’YE VARAN TASARRUF Türkiye enerji ithalatı için her yıl milyarlarca dolar kaynak ayırmaktadır. Enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi, cari açığın azaltılması ve iklim hedeflerine ulaşılması için enerji verimliliği artık bir tercih değil zorunluluktur. Binalarda uygulanacak etkin ısı yalıtımı sayesinde; - Isıtma ve soğutma amaçlı enerji tüketiminde %50’ye varan tasarruf sağlanabilir.
7 YALITIM • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER SAINT-GOBAIN 2026, ULUSLARARASI MIMARLIK ÖĞRENCI YARIŞMASI'NIN KAZANANLARI BELLI OLDU Türkiye'yi uluslararası finalde Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğrencileri Nurcan Açıcada, Oğul Can Aydın ve Eda Nur Çolak, danışmanları Ekrem Bahadır Çalışkan rehberliğinde temsil etti. Öğrenciler, sürdürülebilir tasarım ve mevcut yapıların yeniden işlevlendirilmesine yönelik projelerini uluslararası jüriye sunarak önemli bir deneyim kazandı. 2004 yılından bu yana düzenlenen Saint-Gobain Uluslararası Mimarlık Öğrenci Yarışması, dünyanın farklı ülkelerinden mimarlık öğrencilerini sürdürülebilir yapılaşma odağında bir araya getiriyor. Türkiye ayağında lisans ve yüksek lisans öğrencilerine açık olarak gerçekleştirilen yarışmada, mevcut bina restorasyonu ve yeni yapı tasarımı kategorilerindeki projeler; yenilikçilik, sürdürülebilirlik ve uygulanabilirlik kriterleri doğrultusunda değerlendiriliyor. 360 yıllık inovasyon mirasıyla Saint-Gobain, geleceğin mimarlarını sürdürülebilir yapılaşma alanında desteklemeyi ve daha yaşanabilir kentlerin tasarlanmasına katkı sunmayı sürdürüyor. n Saint-Gobain 2026 Uluslararası Mimarlık Öğrenci Yarışması 34 ülkeden 200'ü aşkın üniversitenin katılımı ile Belgrad'da tamamlandı. Endüstriyel bir kıyı alanının sürdürülebilir bir spor ve rekreasyon merkezine dönüştürülmesini konu alan yarışmada Güney Afrika, Portekiz, Fransa ve Çin'den ekipler ödüle layık görülürken, Türkiye'yi Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğrencileri başarıyla temsil etti Saint-Gobain'in bu yıl 21'incisini düzenlediği 2026 Uluslararası Mimarlık Öğrenci Yarışması, Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da, Sava Nehri kıyısındaki eski çimento fabrikasında gerçekleştirildi. Yarışmada öğrencilerden, Belgrad Akademik Yatçılık Kulübü'nün bulunduğu endüstriyel alanı dört mevsim kullanılabilecek sürdürülebilir bir spor ve rekreasyon merkezine dönüştürmeleri istendi. Mevcut yapıyı çevresiyle bütünleştiren projelerde sporcular için konaklama alanları, kamusal kullanım alanları ve yeşil yaşam alanları tasarlanırken; değerlendirmelerde döngüsel tasarım, gömülü karbonun azaltılması, enerji verimliliği ve düşük çevresel etkiye sahip yapı çözümleri öne çıktı. Dünya Yeşil Binalar Konseyi, One Click LCA, Belgrad Belediyesi ve Sırbistan Yeşil Binalar Konseyi iş birliğiyle düzenlenen yarışma, endüstriyel miras alanlarının yeniden işlevlendirilerek kent yaşamına kazandırılmasına odaklandı. Katılımcılar, çevresel sürdürülebilirliği sosyal faydayla buluşturan tasarımlarıyla, mimarlığın yaşam kalitesini artıran dönüştürücü rolünü ortaya koydu. GÜNEY AFRIKA EKIBI BIRINCILIK ÖDÜLÜNÜ KAZANDI Uluslararası finalde Güney Afrika ekibinin hazırladığı "Ceding the Sava" projesi birincilik ödülüne layık görüldü. Portekiz'in "COEXISTENCE" projesi ikinci, Fransa'nın "The Bird's Nest" projesi üçüncü olurken, Çin'in "Meandering Confluence" projesi ise Öğrenci Özel Ödülü'nün sahibi oldu.
8 YALITIM • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER ARKEMA 20 YAŞINDA: BOSTIK ILE GÜÇLENEN BIR BAŞARI HIKÂYESI İnovasyon, sürdürülebilirlik ve yüksek katma değerli malzemeler alanındaki çalışmalarını 20 yılda küresel bir başarıya dönüştüren Arkema, Bostik ile oluşturduğu güçlü sinerji sayesinde geleceğin malzeme teknolojilerine yön vermeyi sürdürüyor. 2026 yılı, Arkema için önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor. 18 Mayıs 2006 tarihinde bağımsız bir şirket olarak kurulan Arkema, bu yıl 20. yaşını dünya genelinde düzenlenen "Twentyful" etkinlikleriyle kutluyor. Bu özel yıl, yalnızca bir kuruluş yıl dönümü olarak değil, aynı zamanda inovasyon, sürdürülebilirlik ve yüksek katma değerli malzemeler alanında başarıyla gerçekleştirilen bir dönüşümün de simgesi olarak öne çıkıyor. Kuruluşundan bu yana geleneksel kimya şirketi kimliğinden uzaklaşarak “Specialty Materials” alanında dünyanın lider oyuncularından biri haline gelen Arkema, günümüzde satışlarının yaklaşık %85'ini yüksek katma değerli ürün gruplarından sağlıyor. Son 20 yılda gerçekleştirilen yaklaşık 30 stratejik satın alma ve sürekli Ar-Ge yatırımları, şirketin bu dönüşümünü destekleyen en önemli adımlar arasında yer alıyor. BOSTIK ILE GÜÇLENEN KÜRESEL VIZYON Arkema’nın büyüme yolculuğunun en önemli kilometre taşlarından biri ise 2015 yılında Bostik'in Arkema ailesine katılması oldu. Yapıştırıcı ve sızdırmazlık çözümlerinde dünyanın önde gelen markalarından biri olan Bostik, bugün Arkema'nın gelişim stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Arkema'nın ileri malzeme teknolojileri ile Bostik'in uygulama odaklı uzmanlığı birleşerek; yapı, endüstri, ambalaj ve otomotiv gibi birçok sektöre yenilikçi çözümler sunuyor. İki şirketi aynı hedef etrafında buluşturan en önemli değerlerin başında sürdürülebilirlik geliyor. Daha düşük karbon ayak izi, döngüsel ekonomi yaklaşımı ve uzun ömürlü ürün teknolojileri hem Arkema'nın hem de Bostik'in gelecek hedeflerinin merkezinde yer alıyor. Geliştirilen çözümler yalnızca performans beklentilerini karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda daha iyi bir gelecek için de katkı sağlıyor. 20 yıllık bu başarı hikâyesi, Arkema'nın değişime uyumlanan değil, değişime yön veren bir şirket olduğunu gösteriyor. Bostik ile oluşturduğu güçlü sinerji sayesinde grup, inovasyon ve sürdürülebilir büyüme odağında geleceğin malzeme teknolojilerini geliştirmeye devam ediyor. Arkema'nın 20. yılı, geçmiş başarıları kutlamanın yanı sıra, gelecek yıllar için daha güçlü iş birlikleri, yeni teknolojiler ve sürdürülebilir çözümler geliştirme kararlılığının da önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. n
KÖKLÜ TECRÜBEMİZLE BİR ÇATI ALTINDA 7 ADIM ÖNDEYİZ! Yalıtım sektöründe köklü tecrübemizle 7 ana ürün grubunu aynı çatı altında üretebilen tek firma olmanın gururunu yaşıyoruz. Her ihtiyaca uygun yalıtım çözümlerimizle zeminden cephe ve çatıya, duvar ve döşemeden tesisata kadar her uygulama alanına uygun nitelikli yalıtım malzemeleri sunuyoruz.
10 YALITIM • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER “FILLI BOYA ILE GÜNDEM SOHBETLERI” SERISININ YENI DURAĞI DIYARBAKIR OLDU Nippon Paint - Betek, Türkiye’nin ekonomik görünümünü ve yerel dinamikleri paydaşlarıyla değerlendirmek üzere başlattığı “Filli Boya ile Gündem Sohbetleri” serisine Diyarbakır ile devam etti. Şirket, global tecrübesini yerel iş birlikleriyle kuvvetlendirme vizyonu doğrultusunda Diyarbakır’daki yerel üretim ortağıyla iş birliğini vurgularken, Türkiye genelinde yeni iş birliklerine imza atarak Anadolu’daki varlığını büyüteceğinin mesajını verdi. Türkiye boya ve ısı yalıtım pazarının öncü ismi Nippon Paint - Betek, iş ortaklarıyla bağlarını güçlendirmek ve sektörün nabzını tutmak amacıyla hayata geçirdiği “Filli Boya ile Gündem Sohbetleri” buluşmalarında rotayı Diyarbakır’a çevirdi. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük ekonomik güçlerinden biri olan; genişleyen organize sanayi bölgeleri, büyüyen ticaret hacmi ve Ortadoğu pazarına yakın lojistik konumuyla üretim merkezine dönüşen Diyarbakır’da, bölgenin inşaat ve iş dünyası temsilcileri bir araya geldi. Yapı güvenliği, sürdürülebilir kentleşme ve enerji verimliliği konularının masaya yatırıldığı toplantıda, şirketin küresel uzmanlığını Anadolu’nun yerel dinamikleriyle birleştiren büyüme stratejisi paylaşıldı. GÜNER: MERKEZIMIZ İSTANBUL’DA ANCAK KALBIMIZ ANADOLU’DA Buluşmaların temel felsefesini “ortak akıl” olarak tanımlayan Nippon Paint - Betek Türkiye Genel Müdürü Hasan Gökhan Güner, paydaşlarla kurulan güçlü bağların sektörel kalkınmadaki rolüne dikkat çekti. Başarıyı iş ortaklarıyla birlikte inşa ettiklerini belirten Güner, “Merkezimiz İstanbul'da ancak kalbimiz Anadolu'da. Boya ve ısı yalıtımı sektörlerinin öncüsü olarak yirmi yılı aşkın süredir devam eden yolculuğumuzda en büyük gücümüzü değerli paydaşlarımızdan aldık. Bugün Gebze, Balıkesir ve Kayseri’deki dev üretim üslerimizin ardından, Diyarbakır'da değerli iş ortağımız İzoset ile gerçekleştirdiğimiz yerel üretim iş birliği sayesinde ısı yalıtımı kategorisinde bölgeye doğrudan hizmet sunmanın gururunu yaşıyoruz. Hedefimiz, global tecrübemizi yerel iş birlikleriyle kuvvetlendirerek Anadolu’ya aktarmak. Bu doğrultuda, Türkiye genelinde bizimle aynı vizyonu paylaşacak yeni yerel firmalarla stratejik iş birlikleri yapmak üzere arayışlarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu. Ekonomik parametreleri ve inşaat sektörünün rolünü değerlendiren Güner, Türkiye ekonomisinin en büyük dinamolarından birinin inşaat sektörü olduğunu vurguladı. Yapı sektörünün makroekonomik büyümenin üzerinde performans gösterdiğine değinen Güner, “Geçtiğimiz yıl Türkiye ekonomisi %3 büyürken, inşaat sektörü %10’un üzerinde bir büyüme kaydetti. Bu yıl da benzer bir ivme bekliyoruz. Son iki yılda daralma yaşayan boya sektöründe ise artık dip noktanın geride kaldığını ve geri dönüşün başladığını görüyoruz. Merkez Bankası verileri hane halkı birikimlerinin %40’ının gayrimenkulde, önemli bir kısmının ise altında olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Yastık altında tahmini 700 milyar dolar değerinde bir altın varlığı bulunuyor ve bu portföy doyuma ulaşmış durumda. Tarihsel döngü bize bu birikimin gayrimenkule akacağını gösteriyor. Özellikle 2027 yılının ikinci
11 YALITIM • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER yarısında beklenen hareketlilikle birlikte, altından gayrimenkule çok güçlü bir geçiş öngörüyoruz. Bölgesel konut üretimi, kentsel dönüşüm ve güvenli yapılaşma hamleleriyle inşaat sektörünün önemli bir dinamosu olan Diyarbakır, bu büyük canlanmanın da merkezi aktörlerinden biri olacaktır. Biz de Anadolu’ya olan sarsılmaz inancımızın bir nişanesi olarak geçtiğimiz yıl Gebze’de devreye aldığımız yeni su bazlı boya tesisimizle bu hızlı değişime ve artacak taleplere en üst teknolojimizle yanıt vermeye hazırız. Betek’in gelecek 10 yıllık ihtiyacını karşılamak üzere hizmet verecek bu tesis, son yıllardaki en büyük yatırım hamlemiz. Yıllık 225.000 ton üretim kapasitesiyle toplam kapasitemizi 345.000 tona çıkaran yeni tesisimiz ile hem üretim ve ürün kalitesinde hassasiyetin artırılmasını hem de inovasyon odaklı büyüme vizyonumuzun güçlenmesini hedefliyoruz. Bu yatırım ile daha esnek ve daha hızlı bir üretim kabiliyeti kazanarak pazardaki değişimlere, müşteri taleplerine ve yeni ürün geliştirme süreçlerine çok daha hızlı karşılık verme imkanına kavuştuk. Bu yıl ise Diyarbakır’da hayata geçirdiğimiz bölgesel üretim yatırımıyla sahaya daha yakın, daha çevik ve daha esnek bir üretim modeline geçiyoruz” dedi. ULUDAĞ: YEREL VIZYONUMUZU 145 YILLIK KÜRESEL GÜÇ VE İNOVASYONLA TAÇLANDIRIYORUZ Toplantıda markanın pazar gücü ve vizyonu üzerine bir konuşma yapan Nippon Paint - Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ, boyada Filli Boya, ısı yalıtımında ise Dalmaçyalı ile pazara yön verdiklerini belirtti. 2019 yılında gerçekleşen Nippon Paint Group birleşmesiyle yerel vizyonu küresel bir teknoloji gücüne dönüştürdüklerini ifade eden Uludağ, “Grup bünyesinde marinadan otomotive pek çok alandaki küresel uzmanlığı, Betek’in yerel yetkinliğiyle harmanlıyoruz. Filli Boya, Türkiye'nin 'Güven Markaları' listesinde yer alan tek boya markasıdır. Dijital dünyada her ay binlerce kez aranan, tüketici hafızasında açık ara ilk sırada yer alan bir markayız. Bu başarıyı, her zaman ilkleri uygulayan ve sektörü daha yüksek teknolojiyle buluşturan vizyonumuza borçluyuz. Gebze'de 2013 yılından bu yana Ar-Ge Merkezi statüsüyle çalışan araştırma-geliştirme bölümümüzün sahip olduğu bu köklü yerel gücü ve mühendislik birikimini, şimdi dahil olduğumuz küresel yapının getirdiği teknolojik ağ ile daha da yukarıya taşıyoruz. Bu küresel gücün en güncel örneği olarak, Tokyo’da faaliyete geçirilen yeni İnovasyon Merkezimizde tüm disiplinlerden Ar-Ge mühendislerimizi kolektif bir yapıda bir araya getirdik. Farklı endüstrilerin teknoloji transferiyle, Türkiye’deki iş ortaklarımıza, ustalarımıza ve tüketicilerimize her zaman hak ettikleri en ileri teknolojiyi sunmaya devam edeceğiz” bilgisini verdi. ZORLU İKLIM KOŞULLARINA KARŞI TEKNOLOJIK KALKAN: NUCLEUS Toplantıda, iklim krizinin yapılar üzerindeki fiziksel etkileri ve bu sürece karşı geliştirilen inovatif çözümler de paylaşıldı. Filli Boya’nın global Ar-Ge ağının ortak çalışması ve Frontier Polymer Technology® ile ürettiği yeni nesil dış cephe boyası Nucleus katılımcılara tanıtıldı. Maksimum su iticilik, nefes alma ve kendi kendini temizleme özelliklerini tek bir yapıda sunan ürünün, değişen hava koşullarında yapı ömrünü uzatmadaki rolü aktarıldı. Canlı organik renklerde 5 yıl, inorganik renklerde ise 10 yıl kesintisiz renk solmazlık garantisi sunan bu teknolojinin sürdürülebilir şehirleşmeye sağladığı katkı vurgulandı. BINALARDA ENERJI TASARRUFUNUN KILIDI: DALMAÇYALI Diyarbakır gibi yaz aylarında aşırı sıcak, kış aylarında ise keskin soğukların yaşandığı bölgelerde ısı yalıtımının stratejik bir zorunluluk haline geldiği belirtildi. Güncellenen TS 825 “Binalarda Isı Yalıtım Kuralları” standardı ile yalıtımın sadece kışın ısınma değil, sıcak dönemlerde binaları “soğutma” maliyetlerini düşürmek adına da kritik bir yapı standardı haline geldiği hatırlatıldı. Yalıtım sektörünün öncüsü Dalmaçyalı’nın, birbiriyle tam uyumlu yedi temel sistem bileşeninin tamamını kendi bünyesinde üreten tek entegre üretici olma gücüyle, hem yeni projelerde hem de mevcut yapıların dönüşümünde %60’a varan enerji tasarrufu ve uzun ömürlü performans sunduğu ifade edildi. EKONOMI KURMAYLARI GÜNDEM SOHBETLERI’NDE BULUŞTU Ekonomi dünyasının yetkin isimleri Vahap Munyar ve Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu’nun katılımıyla gerçekleşen toplantıda; küresel piyasaların Türkiye’ye etkileri, makroekonomik göstergeler ile bölgenin ticaret ve sanayi dinamikleri samimi bir sohbet ortamında ele alındı. Ekonomi gündeminin ve sektörel fırsatların interaktif şekilde tartışıldığı “Filli Boya ile Gündem Sohbetleri”, Türkiye’nin stratejik kentlerinde paydaşlarla buluşmaya devam edecek. n
12 YALITIM • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER İZOCAM ÇÖZÜMLERIYLE YAZ SICAKLARINA KARŞI AKILLI YATIRIM Temelden çatıya, cepheden iç mekanlara ve tesisata kadar uygulanan doğru yalıtım çözümleri; yaz aylarında iç mekânların daha serin kalmasını sağlarken klima kullanımını azaltıyor, enerji maliyetlerini düşürüyor. Yalıtımın lider markası İzocam, yüksek performanslı yalıtım çözümleriyle yaz sıcaklarına karşı hem konforlu yaşam alanları hem de uzun vadeli enerji tasarrufu sunuyor. Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte klima kullanımı ve buna bağlı enerji tüketimi hızla yükselirken, doğru yalıtım uygulamaları hem yaşam konforu hem de enerji verimliliği açısından her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Türkiye yalıtım sektörünün kurucusu ve lider markası İzocam, çatı, cephe, tesisat ve iç mekânlara yönelik yüksek performanslı yalıtım çözümleriyle yaz sıcaklarının olumsuz etkilerini azaltırken, binaların daha düşük enerjiyle daha yüksek konfor sunmasına katkı sağlıyor. Yalıtımın yalnızca kış aylarında değil, yaz döneminde de enerji verimliliğinin en önemli unsurlarından biri olduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, "Yalıtım denildiğinde çoğu zaman akla yalnızca kış aylarında ısı kayıplarını önlemek geliyor. Oysa doğru tasarlanmış ve standartlara uygun şekilde uygulanmış bir yalıtım sistemi, yaz aylarında da dışarıdaki sıcak havanın iç mekânlara geçişini önemli ölçüde sınırlandırıyor. Böylece yaşam alanları daha serin kalırken klima kullanım ihtiyacı azalıyor, enerji tüketimi ve işletme maliyetleri düşüyor. Yalıtım, dört mevsim boyunca konfor sağlayan ve uzun vadede enerji tasarrufuyla kendini amorti eden akıllı bir yatırımdır" diye konuştu. YENI TS 825 ILE SOĞUTMA PERFORMANSI DA ÖN PLANA ÇIKTI 2025 yılında yürürlüğe giren TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı revizyonuyla birlikte enerji verimliliği yaklaşımında önemli bir dönüşüm yaşandığını da vurgulayan Kerem Kürklü, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yeni TS 825 standardı ile birlikte artık binaların enerji performansı yalnızca ısıtma ihtiyacına göre değil, soğutma ihtiyacına göre de değerlendiriliyor. Bu yaklaşım, özellikle yaz aylarının uzun ve sıcak geçtiği bölgelerde doğru yalıtım uygulamalarının önemini daha da artırıyor. Güncellenen standart sayesinde iklim verileri daha hassas şekilde değerlendirilirken, binaların hem yaz hem de kış aylarında daha düşük enerji tüketmesi hedefleniyor. Ülkemizde tüketilen enerjinin yaklaşık üçte biri binalarda kullanılıyor ve bunun önemli bölümü ısıtma ile soğutmaya harcanıyor. Dolayısıyla doğru yalıtım uygulamaları hem kullanıcıların enerji maliyetlerini azaltıyor hem de ülkemizin enerji verimliliği ve düşük karbonlu kalkınma hedeflerine önemli katkı sunuyor." ÇATI, CEPHE VE TESISATTA BÜTÜNCÜL YALITIM YAKLAŞIMI İzocam, yalnızca tek bir yapı elemanına değil; temelden çatıya, cepheden iç mekanlara ve tesisata kadar tüm uygulama alanlarına yönelik geniş ürün portföyüyle binalarda bütüncül enerji verimliliği sağlıyor. Yaz aylarında güneş ışınlarına en fazla maruz kalan kırma çatılarda İzocam Çatı Şiltesi, düz çatılar ve teraslarda kullanılan İzocam Teras Çatı Levhaları, yüksek ısı yalıtımıyla iç mekânların aşırı ısınmasını önlerken, ses yalıtımı ve yangın güvenliği özellikleriyle de çok yönlü koruma sunuyor. İzocam Tekiz Solar Çatı Paneli ise çatıyı yalnızca koruyan değil, aynı zamanda enerji üreten bir yapı elemanına dönüştürerek sürdürülebilir yapılara değer katıyor. Cephelerde kullanılan Manto İzopor Plus ve Manto Taşyünü çözümleri, dış ortamdan gelen sıcak havanın bina içerisine geçişini sınırlandırarak soğutma yükünü azaltıyor. Giydirme cephe uygulamalarında kullanılan İzocam Cephepan ise yüksek ısı yalıtımının yanı sıra ses yalıtımı ve A1 sınıfı yanmazlık özelliğiyle güvenli ve konforlu yaşam alanlarının oluşturulmasına katkıda bulunuyor. n İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü
13 YALITIM • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER ŞIŞECAM, TARSUS CAM ÜRETIM ÜSSÜNÜ 25 MILYON EUROLUK YENI KAPLAMALI CAM HATTI ILE ZENGINLEŞTIRIYOR Şişecam, kaplamalı camlarda artan talebi karşılamaya yönelik yeni hattını Tarsus’ta devreye aldı. Yıllık 7 milyon metrekare üretim kapasitesine sahip kaplamalı cam hattı yatırımıyla Şişecam, katma değerli ürün payını artırmayı ve rekabet gücünü desteklemeyi hedefliyor. Son 6 ay içinde Tarsus’ta yıllık brüt 432 bin ton kapasiteli düz cam ve yıllık 47 milyon metrekare kapasiteli enerji camı hatlarını devreye alan Şişecam, aynı tesiste yıllık 7 milyon metrekare üretim kapasitesine sahip yeni kaplamalı cam hattı yatırımını tamamladı. Toplam 25 milyon Euro yatırım ile kurulan yeni hat, Şişecam’ın katma değerli ürün portföyünü genişletirken, global pazarlardaki rekabet gücünü de ileriye taşıyacak önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Yeni hat ile üretilecek ürünler yalnızca iç pazara değil; Ortadoğu - Kuzey Afrika, Doğu Katma değerli ürünlerin üretimimiz içindeki payını artırmaya yönelik bu adımlar, sürdürülebilir kârlılık ve operasyonel verimlilik hedeflerimize doğrudan katkı sağlıyor.” Yücel ayrıca, yatırımın orta ve uzun vadede şirketin kârlılığına ve nakit yaratma kapasitesine olumlu katkı sağlamasının beklendiğini vurguladı. Şişecam, 2026 yılı başından bu yana kaplamalı cam yatırımlarını küresel ölçekte hızlandırdı. 30 Ocak 2026’da Bulgaristan’daki düz cam tesisinde yıllık 6 milyon metrekare kapasiteli yeni hattını tamamlayan şirket, şubat ayında ise İtalya’nın San Giorgio di Nogaro tesisinde yeni hattını devreye almıştı. Tarsus yatırımının da faaliyete geçmesiyle birlikte Şişecam’ın dünya genelindeki kaplamalı cam hattı sayısı yediye, toplam kaplamalı cam üretim kapasitesi ise 48,1 milyon metrekareye ulaştı. n Avrupa ve Güney Asya başta olmak üzere geniş bir coğrafyaya ihraç edilecek. Şişecam stratejik bir konumda yer alan bu üretim kompleksi ile düz cam üretiminde katma değerli ürünlerin payını artırmayı, tedarik zinciri esnekliğini güçlendirmeyi ve operasyonel verimliliğini daha da ileri taşımayı hedefliyor. “KÜRESEL REKABET GÜCÜMÜZÜ PEKIŞTIRIYORUZ” Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, yatırımla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Kaplamalı cam alanındaki yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bulgaristan ve İtalya’daki yatırımlarımızın ardından Tarsus hattımızı da devreye almaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Kaplamalı cam yatırımlarımız; Türkiye’deki lider konumumuzu güçlendirirken, küresel rekabet gücümüzü de pekiştiriyor.
14 YALITIM • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER SAINT-GOBAIN KARIYER GÜNÜ ILE ÇALIŞANLARINI GELECEĞE HAZIRLIYOR Saint-Gobain, dünya genelinde eş zamanlı olarak düzenlediği Kariyer Günü etkinliğiyle çalışanlarının kariyer gelişimini desteklemeye devam ediyor. Saint-Gobain’in faaliyet gösterdiği 80 ülkede gerçekleştirdiği etkinlikte çalışanlar; kariyer fırsatları, yapay zekâ, geleceğin yetkinlikleri, sürekli öğrenme ve iç mobilite olanakları hakkında bilgi edinirken, ilham veren kariyer hikâyeleri ve uzman konuşmalarıyla geleceğin iş dünyasına dair yeni perspektifler kazandı Sürdürülebilir ve hafif inşaat çözümlerinde dünya lideri Saint-Gobain, çalışanlarının gelişimini ve kariyer yolculuklarını desteklemek amacıyla her yıl küresel ölçekte düzenlediği Kariyer Günü etkinliğini bu yıl da eş zamanlı olarak gerçekleştirdi. Grubun faaliyet gösterdiği ülkelerde aynı gün düzenlenen etkinlik kapsamında çalışanlar, şirket içindeki kariyer fırsatlarını yakından tanıma, farklı gelişim alanlarını keşfetme ve geleceğin iş dünyasına yönelik önemli kazanımlar elde etme fırsatı buldu. Saint-Gobain Türkiye’de de eşzamanlı gerçekleştirilen Kariyer Günü boyunca çalışanlar kariyer gelişimi, sürekli öğrenme kültürü, yapay zekâ, dijital dönüşüm, yeni nesil yetkinlikler ve iç mobilite fırsatları gibi pek çok farklı konuda bilgi aldı. Farklı iş birimlerinden çalışanların kariyer yolculuklarını paylaştığı etkinlikte, şirket içinde farklı görevler üstlenerek gelişim gösteren çalışanların başarı hikâyeleri de katılımcılarla buluştu. Etkinlik, çalışanların yalnızca mevcut kariyer fırsatlarını görmelerini değil; aynı zamanda kendi kariyerlerinin sorumluluğunu üstlenmelerini, gelişim alanlarını keşfetmelerini ve farklı iş alanları arasında daha güçlü bağlar kurmalarını teşvik etti. Günün sonunda gerçekleştirilen Prof. Dr. Acar Baltaş’ın “Hayatın Hakkını Vermek” konulu konuşması ise katılımcılara kariyer ve yaşam yolculuklarına dair ilham verici bakış açıları sundu. SAINT-GOBAIN’IN SÜRDÜRÜLEBILIR BÜYÜME STRATEJISI INSAN ODAKLI YAKLAŞIMI TEMEL ALIYOR Saint-Gobain, sürdürülebilir büyüme hedeflerini insan ve kültür odaklı yaklaşımıyla desteklemeyi sürdürüyor. Şirketin geçmiş dönem küresel yol haritası olan Grow & Impact stratejisi, büyüme hedefleri ile çalışan gelişimini aynı çatı altında ele alırken; iş birliği, yetkilendirme ve güven kültürünün temel alındığı, çeşitlilik ve kapsayıcılığı benimseyen iş ortamlarında en iyi ekipleri kurmaya odaklanıyor ayrıca aldıkları kararlarda kurumsal sosyal sorumluluk yaklaşımını merkeze koyuyor. Bugün ise Saint-Gobain’in global stratejisi olan “Lead & Grow” yaklaşımı, çalışanların şirketin dönüşümündeki ve başarısındaki rolünü daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda şirket; liderlik gelişimi, performans kültürü, kariyer yönetimi, sürekli öğrenme ve iç mobilite alanlarında çalışanlarına kapsamlı gelişim fırsatları sunuyor. Saint-Gobain’e göre şirketleri geleceğe taşıyan unsur yalnızca teknoloji, yatırım veya iş modelleri değil; bu stratejileri hayata geçiren çalışanların bilgi birikimi, yetkinlikleri ve potansiyelidir. Bu nedenle çalışan gelişimi, şirketin uzun vadeli büyüme planlarının ayrılmaz bir parçası olarak görülüyor. SAINT- GOBAIN’DE KARIYER BIR POZISYON DEĞIL, SÜREKLI GELIŞIM YOLCULUĞU Saint-Gobain’de kariyer kavramı yalnızca bir üst pozisyona geçmek ya da terfi etmek olarak tanımlanmıyor. Şirket, kariyeri bireyin kendini geliştirdiği, yeni deneyimler kazandığı, farklı sorumluluklar üstlendiği ve potansiyelini ortaya çıkardığı uzun soluklu bir öğrenme yolculuğu olarak ele alıyor. Bu yaklaşım doğrultusunda çalışanlar yalnızca mevcut rollerinde başarılı olmaya değil; farklı projelerde görev almaya, yeni iş alanlarını deneyimlemeye ve farklı fonksiyonlarda çalışma fırsatlarını değerlendirmeye teşvik ediliyor. Kariyer gelişiminin yalnızca dikey değil, yatay ve çapraz gelişim fırsatlarıyla da desteklenmesi şirket kültürünün önemli unsurları arasında yer alıyor. Günümüz iş dünyasında bilgi ve becerilerin kullanım ömrünün giderek kısaldığına dikkat çeken Saint-Gobain, çalışanlarının sürekli öğrenmeye yatırım yapmalarını destekliyor. Özellikle, üretken yapay zekâ, dijitalleşme ve veri odaklı çalışma modelleri gibi geleceğin yetkinlik alanları, şirketin gelişim programlarında önemli bir yer tutuyor. KÜRESEL KARIYER FIRSATLARI SINIRLARI AŞIYOR Yaklaşık 162.000 çalışanı ile 80 ülkede faaliyet gösteren Saint-Gobain, çalışanlarına yalnızca yerel değil, uluslararası kariyer fırsatları da sunuyor. Şirketin iç mobilite platformu Moov sayesinde çalışanlar dünyanın
15 YALITIM • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER farklı noktalarındaki açık pozisyonları takip edebiliyor, grup şirketlerinde görev alabiliyor ve farklı kültürlerde çalışma deneyimi kazanabiliyor. Bu yaklaşım, çalışanların kariyerlerini yalnızca bulundukları lokasyonla sınırlı tutmadan, küresel ölçekte yeni fırsatlarla şekillendirmelerine olanak tanıyor. Aynı zamanda şirket içinde bilgi paylaşımını, deneyim transferini ve kültürel çeşitliliği de destekliyor. Kariyer Günü etkinliğinde konuşan Saint-Gobain Türkiye CEO’su Murat Savcı, çalışan gelişiminin şirket stratejisindeki merkezi rolüne dikkat çekerek şunları söyledi: “Saint-Gobain’in gelecekteki başarısını belirleyecek unsur yalnızca inovatif ürünlerimiz, teknolojilerimiz veya yatırımlarımız değil; çalışanlarımızın bilgi birikimi, yetkinlikleri ve potansiyelidir. Biz kariyeri bir pozisyona ulaşmak değil, sürekli gelişim ve öğrenme yolculuğu olarak görüyoruz. Bu yolculukta çalışanlarımızından kendi gelişimlerinin sorumluluğunu almalarını, fırsatları değerlendirmelerini ve değişimin öncüsü olmalarını bekliyoruz. Bu uluslararası kariyer günü de tam olarak bu anlayışın bir yansımasıdır. Çalışanlarımızın yeni fırsatları keşfetmelerini, farklı deneyimlerden ilham almalarını ve geleceklerini daha güçlü şekilde şekillendirmelerini desteklemeye devam edeceğiz.” Kariyer Günü,, Saint-Gobain’in çalışanlarını geleceğin iş dünyasına hazırlama ve onların kariyer gelişimlerini destekleme konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyarken, şirketin insan odaklı büyüme vizyonunun en güçlü örneklerinden biri olarak öne çıktı. n Saint-Gobain Türkiye CEO’su Murat Savcı EMÜLZER, KARIYER BULUŞMALARINDA ÖĞRENCILERLE BIR ARAYA GELDI Öğrencilerin kariyer planlamalarına yön vermeleri alanında uzman, firma ve kişilerle bir araya gelmeleri amacıyla düzenlenen Kariyer Buluşmaları Etkinliği’nin faydalı olacağı aşikardır. Özellikle son sınıfta branşlaşma yolunda İnşaat ve Yalıtım Sektörünü tercih ederek, heves eden öğrencilere tercihlerinde bir ışık tutmuştur. Böylece ülkemizde ciddi bir açığı olan ara eleman ve su yalıtımı uygulamacılığı eksikliği bu tarz etkinliklerle azalacaktır. Nitelikli ekipler ile hizmet sektörüne olan talep her geçen gün ciddi bir oranda artmaktadır.bEtkinliğin düzenlenmesine, Okul Müdürü Sayın Metin Ulusoy önderlik ettti. Bununla birlikte İnşaat Teknolojisi Alanı Bölüm Şefi Kemal Şahinol, etkinlikte yer alan firmalara yardımcı oldu. Emülzer, İstanbul Sanayi Odası Koordinasyonu ve Türk Çimento Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okul İdaresi İşbirliği, ile düzenlenen kariyer buluşmalarına sosyal sorumluluk projesi amacıyla katıldı. Emülzer’i temsilen Proje ve Teknik Satış Müdürü, İnşaat Yüksek Mühendisi Cem Ercan etkinliğe katılarak, öğrencilerle birikimlerini paylaştı. n
16 YALITIM • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER ŞIŞECAM “İHRACAT ŞAMPIYONU” OLDU Türkiye’nin en köklü sanayi kuruluşları arasında yer alan Şişecam, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen “İhracatın Şampiyonları” ödül töreninde “Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri” kategorisinde ihracat lideri ödülüne layık görüldü. Cam ve kimyasallar sektörlerinin global oyuncusu Şişecam, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde “Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri” kategorisinde Türkiye’nin ihracat lideri olarak ödüle layık görüldü. Şişecam Satış Genel Müdür Yardımcısı Başar Tırpancı, Şişecam Dış Ticaret adına ödülü Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin elinden aldı. 2025 yılında 225 milyar TL konsolide net satış gerçekleştiren Şişecam, 938 milyon dolarlık ihracat performansıyla global gücünü pekiştirdi. İhracat dahil yabancı para cinsinden gerçekleştirdiği satışlarının toplam içindeki payı yüzde 59,34 olurken, şirket aynı dönemde 35,8 milyar TL yatırım gerçekleştirdi. Şişecam, yıl içinde toplam 5,6 milyon ton cam, 4,3 milyon ton soda külü ve 4 milyon ton endüstriyel ham madde üretimiyle operasyonel gücünü korumayı sürdürdü. n FLOKSER TRADE'DEN ALEV GECIKTIRICI: TCPP Flokser Kimya'nın özel hammadde tedarik ve ticaret markası Flokser Trade’in portföyünde yer alan TCPP, neme karşı yüksek direnci, esneklik ve dayanıklılık sağlayan yapısı ile güvenilir alev geciktirici performansını bir arada sunuyor. Geniş ürün portföyü ile hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlarda müşterilerine katma değerli ticari çözümler sunan Flokser Trade, fosfor ve klor içeriği sayesinde etkili bir alev geciktirici olarak kullanılan TCPP ile ürünlerin yangın güvenliğini artırırken, uluslararası standartlara uygun, daha güvenli ve dayanıklı uygulamaların geliştirilmesine katkı sağlıyor. Organofosfor bazlı ve klor içeren bir alev geciktirici olan TCPP, renksiz ve şeffaf sıvı formuyla öne çıkıyor. Oda sıcaklığında kararlı yapıya sahip olan ürün, düşük uçuculuğu sayesinde farklı uygulamalarda güvenilir performans sunuyor. Moleküler yapısında yaklaşık yüzde 9,5 fosfor ve yüzde 32,5 klor bulunan TCPP, bu bileşimi sayesinde yalnızca etkili bir alev geciktirici olarak değil, aynı zamanda plastikleştirici olarak da görev yapıyor. Yüksek termal stabilitesi sayesinde farklı üretim ve uygulama koşullarında performansını koruyabiliyor. Fosfat bazlı alev geciktiriciler arasında öne çıkan TCPP, yüksek hidroliz stabilitesi sayesinde özellikle nemli ortamlarda uzun süreli kullanım avantajı sağlıyor. Alev geciktirici özelliğinin yanı sıra, uygulandığı malzemelerin düşük sıcaklıklardaki performansını iyileştiriyor, esneklik kazandırıyor ve antistatik özelliklerin geliştirilmesine katkı sunuyor. Düşük uçuculuğu ve yüksek termal dayanımı sayesinde yüksek sıcaklıklara maruz kalan uygulamalarda da etkinliğini sürdürüyor. n
18 YALITIM • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 HABERLER ODE, R-FLEX ESKIŞEHIR TESISI TAM KAPASITEYE ULAŞTI Türkiye'nin yüzde 100 yerli sermayeli en büyük yalıtım şirketi ODE Yalıtım, elastomerik kauçuk köpüğü ürün grubu R-Flex'te Eskişehir tesisini tam kapasite üretim seviyesine ulaştırarak üretim altyapısında stratejik bir eşiği geride bıraktı. Bu kapasiteyle şirket, Türkiye'nin elastomerik kauçuk köpüğü talebini tek merkezden karşılayabilecek ölçeğe ulaşırken; operasyonel verimlilik, tedarik hızı ve kapasite açısından yeni bir rekabet standardı oluşturuyor. Yatırım programı kapsamında elastomerik kauçuk köpüğü üretimini Eskişehir'de konsolide eden ODE Yalıtım, Çorlu'daki üretim kapasitesini bu tesise taşıdı. Bu adımla birlikte üretim süreçlerinde verimlilik artarken, Eskişehir tesisi hem iç pazardaki konumunu güçlendirdi hem de ihracata katkı sağlayan ana üretim merkezi haline geldi. 25 MILYON DOLARLIK YATIRIM PROGRAMI ODE Yalıtım, 2025–2026 döneminde planladığı 25 milyon dolarlık yatırım planı doğrultusunda üretim altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Çorlu'daki cam yünü tesisinde modernizasyon ve kapasite artışı yapılırken, Eskişehir'deki R-Flex tesisi daha büyük ölçekli bir üretim merkezine dönüştürülüyor. Tek merkezli üretim yapısıyla hız avantajı sağlayan şirket, artan kapasiteyle hem iç pazardaki talebe daha hızlı yanıt vermeyi hem de ihracatını artırmayı hedefliyor. ODE Yalıtım, Eskişehir R-Flex tesisindeki yatırımlarını önümüzdeki dönemde de sürdürecek. Şirket, 2026-2027 döneminde tesiste makine-ekipman yatırımları, dijitalleşme, modernizasyon ve kapasite artırımı alanlarına yaklaşık 5 milyon dolar ilave kaynak ayırmayı planlıyor. “TAM KAPASITE, KÜRESEL REKABET GÜCÜMÜZÜ ARTIRACAK” Eskişehir yatırımının şirketin küresel büyüme stratejisinde kritik bir rol oynadığını belirten ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, şunları söyledi: “2022 sonunda devreye aldığımız Eskişehir tesisimizle Çin ve Almanya arasındaki coğrafyada teknik yalıtım alanında en büyük üretici konumuna ulaştık. Bugün ürünlerimizi 6 kıtada 80'in üzerinde ülkeye ihraç ediyoruz. Eskişehir tesisimizin tam kapasite üretime ulaşması, yalnızca üretim gücümüzü değil, küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizi de önemli ölçüde artırıyor. Bu kapasiteyle birlikte hem mevcut pazarlardaki varlığımızı derinleştirmeyi hem de yeni pazarlara açılmayı hedefliyoruz.” n
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=