Temelden çatıya yalıtım ve çatı cephe çözümleri sunan Bonus Yalıtım’ın Satış ve Pazarlama Direktörü Tolga Ceylan dergimizin sorularını yanıtladı.
Tolga bey güncellenen TS825’in sektörümüzün pazar büyüklüğüne ve satışlara yansıması ne yönde oldu?
Tolga Ceylan: TS 825, 1989 yılında yayımlanmış, sonraki yıllarda güncellenerek 2000’den itibaren zorunlu standart haline gelmiş ve 2008’de yeniden geliştirilerek uygulanmıştır. Aradan geçen 17 yılın ardından, artan enerji verimliliği ihtiyacıyla yeniden sektörün en önemli gündem başlıklarından biri oldu.
TS 825’in 1 Nisan 2025’ten bu yana sektöre etkisini sadece kısa vadeli bir satış artışı üzerinden değerlendirmek doğru olmaz. Buradaki asıl kazanım, yalıtım sektörüne güçlü bir ivme kazandırmış olması ve belki de en önemlisi çok ciddi bir farkındalık oluşturmasıdır. Artık bu meseleye yalnızca bir hesap makinesi odağında bakmamak gerekiyor. Yalıtımın, bir maliyet kalemi olmanın ötesinde; yapılara konfor sağlayan, tasarrufu artıran ve aynı zamanda yapının değerini yükselten stratejik bir yatırım alanı olarak görülmesi gerektiği çok daha net anlaşılıyor. Yeni yaklaşım da zaten bunu çok net biçimde destekliyor. Artık mesele sadece asgari şartları yerine getirmek değil; yapıların enerji tüketim değerlerine göre daha bilinçli tasarlanması, uzun vadeli verimlilik perspektifiyle ele alınması ve sürdürülebilirlik odağında değerlendirilmesi.
TS 825’te yapılan güncellemelerle birlikte Türkiye’deki iklim bölgesi sayısının 4’ten 6’ya çıkarılması ve soğutma ihtiyacının da hesaplamalara dahil edilmesi, bu dönüşümün en somut göstergelerinden biri oldu. Bakanlık açıklamalarına göre yeni yapılarda enerji faturalarında yaklaşık yüzde 25’lik bir düşüş potansiyeli ortaya çıkması da, konunun sadece mevzuat uyumu değil, doğrudan yaşam konforu ve ekonomik fayda tarafıyla da ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Doğal olarak bu değişim pazara da yansıdı. Yapı kabuğunda beklenen performans seviyesi yükseldikçe, projelerde daha düşük U değerlerine ulaşan, teknik performansı daha güçlü ve yüksek enerji sınıfına daha fazla katkı sunan ürün gruplarına yönelim hızlandı. Dolayısıyla burada yalnızca adet bazlı bir hareketten değil, pazarın niteliğini yukarı taşıyan daha güçlü bir dönüşümden söz ediyoruz.
Biz Bonus Yalıtım olarak bu süreci sadece mevzuata uyum başlığı altında değerlendirmiyoruz. Bunu, sektörün kalite standardını yükselten, enerji verimliliğini sahada daha görünür hale getiren ve yüksek performanslı çözümleri öne çıkaran önemli bir eşik olarak görüyoruz. Bu nedenle süregelen yaklaşımımız çerçevesinde ürün gamımızı ve teknik destek yapımızı da yeni dönemin ihtiyaçlarına göre konumlandırıyor; projelerin yeni standarda sürdürülebilir, rasyonel ve uzun ömürlü çözümlerle uyum sağlamasına katkı sunmaya devam ediyoruz.
Devamını dergide okuyabilirsiniz