Piyasaya yeni firmaların girmesi pazarı büyütmüyor!

Piyasaya yeni firmaların girmesi pazarı büyütmüyor!

SÖYLEŞİ
47. Sayı (Mart Nisan 2004)

Sektörün önde gelen firmalarından Yalteks’i Gebze Pelitli’deki yeni tesislerinde ziyaret ettik. Tüm birimlerini 2002 yılında Gebze’ye taşıyan Yalteks’in Genel Müdürü Kubilay Ulu’yla yaptığımız söyleşide yeni fabrikadaki faaliyetleri ve sektörde son dönemde yaşanan gelişmeleri konuştuk.
Ulu, 1999’da büyük bir deprem yaşamış olan ülkemizde korozyonun öneminin görülmüş olmasına rağmen hala binaların, temel ve perde su yalıtımı yapılmadan inşa edildiğini söylüyor ve İstanbul’un en merkezi yerlerinde bile elli sene önceki gibi asfaltı fırçayla sürerek yalıtım yapanların olduğunu vurguluyor. Ulu ayrıca yeni tesisteki laboratuvarın modifiye bitüm konusunda Türkiye’nin en iyi test laboratuvarı olduğunu savunuyor.

YALITIM: Gebze’deki tesislere ne zaman taşındınız?.. Yalteks’e getirisi ne oldu bu tesisin?

KUBİLAY ULU: Yalteks 1988 yılında, polimer bitümlü su yalıtım membranları üretmek üzere kuruldu. Çok hızlı büyüyen Yalteks’e bu tesislerin yetmeyeceği düşünülerek 1997 yılında Pelitli-Gebze tesislerinin inşası başlatılmıştı.1994 yılında devreye giren ikinci üretim hattının (kapasitesi 2500 m2/saat) arkasından 1996 yılında shingle üretimine başlandı. Yalteks, Türkiye’de ilk shingle üreten firmadır. Pazardaki büyüme göz önünde bulundurularak 1998 yılında üçüncü üretim hattı (kapasitesi 2000 m2/saat) devreye alındı. Tüm bu yatırımlardan sonra eski tesislerine sığmayan Yalteks’in yeni tesislerine bir an önce taşınması gerekiyordu. Gebze tesislerimiz 1999 yılında tamamlandı. 16 Mayıs 1999 yılında açılışı yapıldı. 2000 yılı başlarında yeni tesislerimize taşınmanın planlaması yapıldı. 17 Ağustos depremi herkeste olduğu gibi bizde de bazı yatırımların ileri tarihe ertelenmesine neden oldu. Depremden dolayı taşınmamız yaklaşık bir sene ertelendi. 2001 yılının başlarında üretim hatlarımızdan birisini yeni tesislerimize taşıyıp montajını yaptık; makine montajını bitirdiğimizde bu sefer de 2001 yılındaki ekonomik kriz yaşandı. 2001 yılını hem eski tesislerde hem de yeni tesislerde üretim yaparak geçirdik. 2002 yılının başında genel müdürlük de dahil Pelitli-Gebze tesislerine taşındık. Gebze tesislerimiz 23 bin metrekarelik bir arazi üzerine kurulmuş 6620 metrekare kapalı alanı olan bir tesistir. Bunun 5.000 metrekaresini üretim ve stok alanları oluşturmaktadır. Yalteks bu tesislerinde, Türkiye’nin yıllık ihtiyacı olan membranın yaklaşık % 80’ini (ki bugün Türkiye’nin ihtiyacı 20-25 milyon metrekare civarında), en az 5 milyon metrekare kiremitaltı ve 2-2.5 milyon metrekare shingle üretebilecek kapasiteye sahip. Yeni tesislerimize taşındıktan bir süre sonra shingle’daki çıkış trendini görerek yeni bir shingle yatırımı yaptık. 2003 yılının mart ayında üretime başladık. Kullanmaya başladığımız yeni teknolojilerle maliyetlerimizde % 25 gibi ciddi bir oranda indirim sağladık. Bu sayede Türkiye’de satılan okside bitümlü shingle’lara göre daha uzun ömürlü, daha esnek olan APP modifiye bitümle imal edilen Yalteks Asphalt Shingle’ı pazara çok daha ucuza verirken, kapasitemizi de artırdık. Böylece 2-2.5 milyon metrekare shingle üretebilecek bir tesise sahip olduk. Zaten şu an Türkiye’nin ihtiyacı olan shingle miktarı da bu civarda...

YALITIM: Siz bu tesiste Türkiye’deki piyasa talebini tek başınıza karşılayabiliyorsunuz; fakat pazarda diğer firmalar ve rakipleriniz de var...

KUBİLAY ULU: Evet, biz Yalteks olarak Türkiye’nin ihtiyacının membranda % 80’ini, shingle’da ise % 100’ünü karşılayacak bir tesise sahibiz. Pazarda tabii ki rakipleriniz olacak, onlarla hoş bir rekabete gireceksiniz. Bu rekabet her zaman sizi de dinamik tutacak. Sektörde rakiplerinizin olması sizin kendinizi tekrar irdelemenizi, varsa yanlışlarınızı düzeltmenizi ve sizin kendi kendinizi kontrol etmenizi sağlar. Pazarın büyümesi için tek başınıza mücadele vereceğinize kuvvetlerinizi birleştirip ortak mücadele vereceksiniz. Fakat özellikle Türkiye’de bitümlü membran pazarına yeni giren firmalar pazarı büyütmek şöyle dursun, haksız rekabetle mevcut pazardan pay almaya çalışıyorlar. Bu da ciddi şekilde sektöre zarar vermektedir. Bu düzeysiz, seviyesiz, adil olmayan ve bizlere yakışmayan rekabet hoş olmayan sonuçlar doğurabilir. Firma kültürünüzden ve onca emek vererek oluşturduğunuz markanızdan taviz vermeden bu pazarda oluşturulan haksız rekabetten doğan fiyatlarla da mücadele etmek zorundasınız. Sektörün öncülüğünü yapan bizim gibi firmaların bunu göz ardı etmesi imkansızdır. 60 milyonluk kiremitaltı pazarında yaşanan rekabetten herkesin dersler çıkarması gerekmektedir. Şu an kiremitaltı sahipsiz kalmıştır. Hiç kimse bitümlü membran ve shingle pazarını sahipsiz zannetmesin. Biz buradayız, yarın da burada olacağız. Çok hızlı değişimin yaşandığı sektörümüzde kim bu değişime zamanında ayak uydurursa o kalacaktır.          

YALITIM: Piyasaya yeni firmalar da giriyor... Sektöre katkısı oluyor mu bu firmaların?..

KUBİLAY ULU: Evet, yeni yeni firmaların piyasaya giriyor olması az önce de belirttiğim gibi sektöre canlılık ve dinamizm getirir. Mevcut pazarın büyümesi için ortak mücadele verilir. Tabii bunların hepsi sektörde sağlıklı bir planlamayla büyüme gerçekleştirilirse olur. Maalesef Türkiye’de son yıllarda böyle olmamaktadır. İnşaat sektöründeki daralmadan dolayı sektörde yeterli büyüme olmayınca bu mücadele sektörün büyütülmesinden çok mevcut pazardan pay almak yönünde gelişmiştir. Haksız rekabeti doğurmuştur. Özellikle inşaat sektöründeki daralmadan dolayı sektörde fiyat her şeyin önüne geçmeye başlamıştır. Bu ciddi bir tehlikedir. Herkesin ‘O da kara bu da kara fark bunun neresinde?’ dediği, farkın ancak laboratuvarda ve zamanla anlaşıldığı bir ürünü üretiyorsunuz.

YALITIM: Sektörün büyümesi hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

KUBİLAY ULU: Yalıtım sektöründe 2001 yılındaki krizden sonra  inşaat sektöründeki daralmaya rağmen, yeteri kadar olmasa da  büyüme gözlendi. İnşaat sektörünün 2003 yılında  yüzde 17 küçülmesine rağmen, yalıtım sektöründe küçülme görülmedi. Hatta ısı yalıtımında ciddi bir artış da oldu. Türkiye’de İZODER’in de ciddi katkıları ve TS 825’in hayata geçirilmesiyle bina restorasyonlarına ısı yalıtımı girdi. Su yalıtımı ise henüz restorasyona giremedi. Giremediği için de su yalıtımında beklediğimiz büyüme olmadı. Son yıllarda 2001 krizine Irak savaşı ve döviz kurlarındaki istikrarsızlık da eklenince  yatırımlar ertelendi. 2004 yılında da inşaat sektöründe ciddi bir büyümenin olacağını zannetmiyorum. Bu seneki iyimserlik etkisini 2005’de gösterecektir. Su yalıtımının da ısı yalıtımında olduğu gibi İZODER’in de katkılarıyla restorasyona girmesini sağlamamız gerekmektedir. Örnek vermemiz gerekirse Avrupa’da yapılaşma bize göre çok düşük olmasına rağmen su yalıtımı satışı bizim altı yedi katımız mertebesindedir. İtalya’da 100-150 milyon metrekarelik bir tüketim varken yapılaşma Türkiye’nin çok altındadır. Bu da gösteriyor ki satışın % 80’ni İtalya’da restorasyona gidiyor. Türkiye’de de bunu başarmamız gerekmektedir. Tüketimin, ülkelerin ekonomik yapısıyla olan bağlantısı hiçbir zaman göz ardı edilemez; ama toplumların doğru bilinçlendirilmesiyle bunu aşabiliriz. Türk insanını günlük yaşamaktan kurtarıp daha planlı yaşama geçirmeliyiz. Her gün on lira harcayacağına bir defa yüz lira harcaması gerektiğini öğretmeliyiz. Isı yalıtımındaki çabalar 2003 yılında meyvesini verdi. Eski ve yeni bütün binalarda ısı yalıtımı (Mantolama) yapıldı. 2003 yılında ısı yalıtımı özellikle plakalılarda tavan yaptı. Ama aynı oranda  artış bitümlü membranlarda ya da su yalıtımında olmadı. Sektöre sahip çıkılırsa bugün olması gerekenin % 25-30’unda olan pazarı daha yukarılara taşıyabiliriz.

YALITIM: Bunun için ne yapılması gerekiyor?

KUBİLAY ULU: Pazarda kaliteden hiç taviz vermeden sektöre doğru hizmet vermemiz, eğitim yatırımlarımızı artırmamız gerekmektedir. Üniversitelerle  temasa geçerek mimarlık ve mühendislik fakültesi öğrencilerine yalıtımı öğretmemiz,  hatta sanat okullarında da yalıtımın ders olarak okutulmasını sağlamamız gerekmektedir. Türkiye’de su yalıtımını bilmeyen o kadar çok  mimar ve mühendisimiz var ki!.. 1999’da büyük bir deprem yaşamış olan ülkemizde binalardaki korozyonun önemini yaşayarak görmüş olmamıza rağmen halen Türkiye’de temel ve perde su  yalıtımı yapılmadan  binalar inşa ediliyor. Halen İstanbul’un en merkezi yerlerinde bile elli sene önceki gibi asfaltı fırçayla sürerek yalıtım  yapanlar var...

YALITIM: Yeni tesisinizde eğitim faaliyetlerinde bulunuyor musunuz?..

KUBİLAY ULU: Yeni tesislerimizdeki temel amaçlarımızdan birisi de eğitime ağırlık vermek. Bu konuda geç bile kaldık; eğitim çalışmalarını yeni tesislerimize taşındığımız sene başlatmamız gerekiyordu. Ama bir takım nedenlerden dolayı bunu  başlatamadık. 2004  nisan ayının başında eğitimlere başlayabildik. İki gün süren eğitimler veriyoruz, 1 Nisan’da 20-25 kişilik ilk grup geldi. Teorik eğitimler ve detayları kapsayan uygulamaya yönelik eğitimler veriyoruz. Eğitim sonunda  yapılan sınavda başarılı olanlara ‘Yalteks ürünlerini uygulamaya yetkilidir’ diye bir sertifika veriyoruz. Bu eğitim tüm Yalteks bayilerini kapsayacak. Teorik ve uygulamalı olan bu eğitimde başarılı olan arkadaşlara bu sertifikalar verilecek. Eğitim faaliyetlerini bölgelerimize kaydırmayı düşünüyoruz. Bölgelerimizdeki bayilerimizin elamanlarını İstanbul’a getirip tesislerimizde teorik ve uygulamalı eğitim vermeye devam edeceğiz. Daha sonra bunu yaygınlaştıracağız. İkinci adım olarak üniversitelerle temasa  geçerek mimarlık ve mühendislik öğrencilerine tesislerimizde su yalıtımını anlatacağız. Sektörün geleceğine sahip çıkmak istiyorsak eğitim çalışmalarını artırarak devam ettirmemiz gerekiyor. Yalıtım pazarını, doğru malzeme kullanır ve doğru uygulama yaparsak büyütebiliriz. Yalıtım sektöründeki ürünler doğru tanınmadığından dolayı Avrupa’da hiç kullanılmayan bazı ürünler Türkiye’de çok fazla miktarda pazar bulabilmektedir.

YALITIM: Kardeş kuruluşunuz YUKA’yla ilişkileriniz ne boyutta?

KUBİLAY ULU: YUKA 2000 yılında kuruldu ama YUKA fikrinin ortaya atılması daha eskidir. Yalteks, geçmişte uygulamada gördüğü hataları göz önünde bulundurarak kaliteli bir uygulamanın yapılması gerektiğine inanarak ‘yalıtımda uygulama kalitesi’ adı altında YUKA firmasını kurdu. YUKA, Yalteks’in ürünleri dışındaki mantolama, çatı kaplama malzemeleri ve dış cephe ürünlerini uygulamak üzere yola çıktı ve bu doğrultuda yapılandı. Temel amacı kaliteli uygulama yapmaktır. Ayrıca çok büyük projeler olduğunda bayiimizin teminat vermesi söz konusu olduğunda YUKA devreye girip o teminatı sağlamaktadır. Yani iş YUKA kanalıyla alınıp yine bayiimize yaptırılmakta ve uygulama YUKA’nın kontrolünde olmaktadır. YUKA, Yalteks’in üretmiş olduğu ürünlere girmeden diğer ürünlerle yoluna devam edecektir. YUKA’da yeni bir yapılanmaya gideceğiz, felsefesinde bir takım değişiklikler yaptık, çatı işlerine daha fazla ağırlık vereceğiz. Portföyümüz TPO (Termoplastik poliolefin) ve Geomembran ağırlıklı olacak.

YALITIM: Durgun bir iç piyasada ihracat yapmak kaçınılmaz gözüküyor, siz ne gibi bir ihracat politikası yürütüyorsunuz?

KUBİLAY ULU: Biz 2003 yılında 1 milyon metrekarenin üzerinde membran ihracatı yaptık. Bu da aşağı yukarı tüm satışımızın % 18’ine tekabül ediyor. 2004 yılında ihracatımızı en az % 50 artırmayı planladık. Ülkemizin dövize ihtiyacı var. İhracat konusunda hiç ödün vermiyoruz. Asfalt fiyatlarının ucuzlaması ve dövizdeki gerilemeden dolayı ürünlerimize bir buçuk yıldır zam yapmıyoruz. Buna rağmen sabit giderlerimizde, dövize vurduğumuzda artış söz konusu. Sabit giderlerin döviz bazında, ihracat fiyatlarına etkisi yüksek olmasına rağmen yine de ihracatta ciddi anlamda bir büyümemiz oldu. 2004 yılında da aynı büyümeyi en az % 50 artırarak devam ettireceğiz. Bu konuda en ufak bir tavizimiz olmayacak. Bu sayede iç pazardaki çekişmelerden biraz olsun kendimizi dışarıda tutacağız. Kaliteden hiç bir taviz vermeden doğru yerde doğru malzemeyi ve doğru uygulamayı yaptırarak yalıtım pazarını olması gereken seviyelere taşıyacağız. Yanlış hareket edildiğinde geride bekleyen % 70’lik bir pastayı kaybetme riskimiz vardır. Çünkü birçok su yalıtım malzemesi var; PVC var, kimyasallar var, çimento esaslı yalıtım malzemeleri var, termoplastik yalıtım malzemeleri var; yani siz eğer sektöre sahip çıkmazsanız, ürününüzün arkasından durmazsanız, kaliteli ürünü pazara sunmazsanız insanların kullanabilecekleri çok fazla alternatif var piyasada. O yüzden hiçbir zaman ürün kalitesinden taviz vermemeniz lazım. Ama sadece ürün kalitesini tutturmak da yetmiyor, uygulama ayağı da çok önemli. Sizin üretmiş olduğunuz ürünü ciddi bir şekilde uygulama ekiplerine uygulatmanız lazım ki kaliteli ürünü doğru uygulamayla birleştirdiğiniz zaman bir bütün teşkil edebilsin. Yalıtım sektöründe uygulamanın ciddi bir şekilde izlenmesi gerekmektedir.

YALITIM: Sektördeki standart oluşturma çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?..

KUBİLAY ULU: İZODER desteğinde üretici firmaların katılımı ile yapılan çalışmalar sonunda TS 11758 ‘Polimer Bitümlü Örtüler- Su Yalıtımı İçin- Eritme Kaynağıyla Birleştirilerek Kullanılan’ standardı TS 11758-1 olarak revize edildi. Yeni standardın yürürlüğe girmesiyle Polimer bitümlü örtülere uygulanan testlerin metotları güncellenmiş ve kapsamı artırılmıştır. Böylece numune alma sırasında üründe bozulmaya sebep olarak, sonuçlarda yanılmalara sebebiyet verme riski olan testler kaldırılarak yerlerine Avrupa ülkelerinde kullanılan testler konulmuştur. 2004 yılı sonuna doğru yayınlanması planlanan ve polimer bitümlü örtüleri kapsayan EN 13707 (Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde TS EN 13707 olarak yayınlanarak TS 11758-1 yürürlükten kalkacak) standardına geçişte uyum kolaylılığı sağlanmıştır. Ayrıca soğukta bükülme test değerleri iyileştirilerek kalitenin yükseltilmesi sağlanmıştır.

TS 11758-2 ‘Polimer Bitümlü Örtüler -Su Yalıtımı İçin- Eritme Kaynağıyla Birleştirilerek Kullanılan- Bölüm 2: Uygulama Kuralları’ standardı yine İZODER desteğinde yapılan komisyon çalışmasıyla oluşturularak TSE’ye sunulmuştur. TSE tarafından 1. mütalaa için gerekli birimlere dağıtılarak görüş istenmiş ve ilgilenen İZODER üyelerinin katıldığı bir toplantıda standart tartışmaya açılarak görüşler bildirilmiştir. 2004 yılı sonunda standardın yürürlüğe girmesi beklenmektedir.

TS 114 Kiremitaltı standardı, günümüzde üretilmeyen hammaddeler sebebiyle geçerliliğini uzun zaman önce yitirmişti. İZODER desteğinde yapılan komisyon çalışmasıyla standart revize edilmiş ve TS 13047 olarak Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Yapılan değişikliklerle günümüze uyarlanan standart, merdivenaltı tabir ettiğimiz üreticiler tarafından bu boşluğun değerlendirilmesiyle iyice dibe vuran kaliteyi tekrar yukarılara çekecektir. Shingle standardı TS EN 544 haziran ayında zorunlu standart kapsamına alındı, böylece Türkiye’ye kalitesiz ithal shingle girişi engellenmiş oldu.

YALITIM: Gebze tesisinizdeki laboratuvarınızdan ve bu sene içinde yenilenen kalite sistem belgesi ile TSE belgelerinizden bahseder misiniz?

KUBİLAY ULU: Yalteks, yalıtım sektöründe bir ilke imza atarak 1997 yılında ilk ISO 9002 belgesini almaya hak kazanmış ve 6 yıl boyunca gereklerini başarıyla yerine getirmiştir. 2003 aralık ayında geçirdiğimiz başarılı denetim sonunda belgemizi ISO 9001:2000 standardına göre 3 yıl yeniledik.

TS 11758 standardının TS 11758-1 olarak revize edilmesi sebebiyle TSE tarafından 2004 mart ayında denetlenerek TS 11758-1 standardına göre düzenlenmiş TSE belgelerimizi aldık. Ürettiğimiz ürünleri, ilgili mevcut standartlarda belirtilen kalitede üretip üretmediğimizi devamlı olarak kontrol altında tutabilmek için geniş kapsamlı bir laboratuvarınızın olması gerekmektedir. Yalteks olarak kaliteye verdiğimiz önem dolayısıyla yaptığımız büyük yatırımlar Yalteks laboratuvarını, modifiye bitüm konusunda Türkiye’nin en iyi test laboratuvarı haline getirmiştir. Bu yatırımlar sayesinde sadece mevcut Türk standartlarında yer alan testleri değil Avrupa standartlarında yer alan testleri de yapabilecek kapasiteye eriştik. Örneğin ‘Hızlandırılmış Yaşlandırma Test Cihazı’ (Accelerated Weathering Tester) ile ürünlerimizin güneş ve yağmur gibi doğal şartlardaki yaşlanmasını, 500 ila 5000 saat arası süren testlerle test ederek ürünümüzün 10-30 yıl sonra ne durumda olacağını tespit etmekteyiz. Ayrıca özel mikroskobumuz sayesinde, hazırladığımız modifiye bitüm hamurunun kalitesini, faz dönüşümünü gözlemleyerek çok kısa sürede tespit edebiliyor ve fotoğraflayarak arşivliyebiliyoruz.

YALITIM: Yeni ürün ve projeleriniz...

KUBİLAY ULU: Yeni ürünlerimizden biri 2003 yılında piyasaya sürdüğümüz elastomerik bitüm esaslı mastik olan Yalmast’tır. Bu ürün rüzgarlı bölgelerde ya da çatı eğiminin düşük olduğu durumlarda shingle ürünlerinde yaprakların kalkmasını engelleyen ve membran uygulamalarında baca dipleri veya parapet bitimlerinde sızdırmazlık sağlamak amacıyla kullanılan bir malzemedir.

Diğer bir yeni ürünümüz ise 2004 yılı başında piyasaya sürerek bir ilke imza attığımız Elmas Shingle’dır. Bayilerimizden ve pazardan gelen talep ve destek doğrultusunda geliştirdiğimiz ve iddialı olduğumuz bir üründür. 2004 yılında en az 150 bin metrekarelik satış bekliyoruz. Elmas Shingle’ın özelliği yapraklarının kendinden yapışkanlı olmasıdır. Rüzgarlı çatılarda hemen yapışma sağlayarak yaprakların kalkmasına mani olur, ayrıca düşük eğimli çatılarda su sızdırma riskini minimize eder.

Yeni ürünlerimizi laboratuvar ortamında ve lokal uygulamalarda ciddi anlamda test edip her yönüyle olumlu sonuç almadan piyasaya sunmuyoruz. Mesela Yalmast 2002 yılı sonunda hazır durumdaydı, piyasaya 2003 ortasında sunduk. Elmas Shingle 2003 ortasında hazırdı, piyasaya 2004 başında sunduk.


 

İlginizi çekebilir...

Yılın CEO'su Ödülü sahibi Atalay Özdayı; "Isı yalıtımı, yapının geleceğini belirleyen stratejik bir unsur"

Baumit Türkiye CEO'su, Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri'26 Yılın CEO'su Ödülü sahibi Atalay Özdayı Baumit'in sürdürülebilir başarısında...
24 Ocak 2026

Öntürk; "Konforlu, Sessiz ve Doğru Akustik Dengede Mekanlar Yaratmaya Odaklanıyoruz."

Yalıtım sektöründe ses yalıtımı uygulama ve taahhüt işlerinde özellikle son dönemde dikkat çeken Yeliz Öntürk, firmasının kuruluş öyküsü ve üstlendiği...
20 Kasım 2025

Cüneyt Boydaş; "Logiccore, sektörde fark yaratmayı hedefliyor"

Panelsan, yeni ürün hattı Logiccore ile geleceğin yapı teknolojilerini bugüne taşıyor. Bu yenilikçi seriyi daha yakından tanımak için Panelsan Satış v...
18 Eylül 2025

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,703 sn