
2026 Yılı Ödülleri Sahiplerine Törenle Takdim Edildi
2025 Sektör değerlendirmesi ve 2026'dan beklentiler
|
'MİMAR, SADECE TEKNİK HİZMETİ YAPAN KİŞİ OLARAK GÖRÜLMEMELİ'![]()
Öğretim görevliliği, gazete yazarlığı, mimarlık, koruma kurullarındaki ve sivil toplum kuruluşlarındaki etkin çalışmaları nedeniyle yakın çevresinin dile getirdiği ‘çok şapkası’ var deyimini kabul etmeyen Ekinci, hayatının ortasına mimarlığı oturtuyor. Ekinci: ‘Ne yazdıysam, ne çizdiysem, neyi yönettiysem ve ne yaptıysam mimarlık bağlarım ve bu sanatın kente, çevreye, topluma ve gelecek kuşaklara karşı sorumlulukları içerisinde yaptım’ diyor. Elbette ki öncelikle ‘mimar’ım! Elbette ki öncelikle mimarım... Neredeyse 25 yıla yaklaşan mesleki hizmet ve sorumluluklarımın yanı sıra yazarlık, gazetecilik, öğretim görevliliği, kamusal hizmetlerim, sivil toplum kuruluşlarındaki çalışmalarım, meslek kuruluşu yöneticiliği, Koruma Kurulları, Tarihi Kentler Birliği çalışmaları ve diğerleriÉ Bütün bunların temelinde ve hatta her yerinde mimarlığım var; daha doğrusu mimarlığın, ilgili her alanda bana yüklediği görevler ve sorumluluklar var. Zaten bu nedenle de kimilerinin benim için, üstelik iyi niyetli olarak ve beğeniyle dile getirdikleri ‘çok şapkası var’ tanımına da katılmıyorumÉ Aydın olabilmek ve bilinçli, yurtsever bir vatandaş olabilmek amacımın dışındaki tek özelliğim, çok sevdiğim mimarlığımdırÉ Ne yazdıysam, ne çizdiysem, neyi yönettiysem ve ne yaptıysam, mimarlık bağlarım ve bu sanatın kente, çevreye, topluma ve gelecek kuşaklara karşı sorumlulukları içerisinde yaptımÉ Başka uzmanlık alanlarıyla ilgili ise asla iddialı fikirler ileri sürmedim ve bunu kendimde hak ve yetki olarak da görmedimÉ Mimarlık eğitiminde yetenek sınavının kaldırılması büyük bir talihsizlik... İlkokulu İstanbul-Fatih’deki Akşemsettin İlkokulu’nda; orta ve liseyi de Aksaray’daki Pertevniyal Lisesi’nde bitirdim.. Babamın görevi nedeniyle sadece ilkokul 2. sınıfı Erzincan’da okumuştum. 1969’da Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde mimarlık eğitimine başladım. O yıllarda Akademi, merkezi sistemle değil, sadece özel yetenek ve genel kültür sınavlarıyla öğrenci alıyorduÉ 1980’den sonra yetenek sınavını mimarlıkta kaldırdılar ve 15 yılı aşkındır ÖSS puanları ile öğrenci alınıyor, ki ben bunu mimarlık eğitimi adına en büyük talihsizliklerden biri olarak görüyorumÉ İnsan, tesadüfen ya da ilk tercihi olmadan, ayrıca tasarım ve gözlem yetenekleri de yeterli olmadan nasıl mimarlıkla buluşabilir?.. Kuşkusuz bu yeni sistemde de iyi mimar yetişiyordur. Ama genel duruma baktığımda herhangi bir teknik eğitime başlar gibi mimarlık eğitimine başlanmasının, mimarlığın teknikten önce bir sanat ve yaratıcılık olduğu bilinci içinde davranılmasını da körlettiğini gözleyebiliyorumÉ Mimarlıkta sanattan, estetikten, kültürel birikimlerden, tarihten ve çevreden uzaklaşmak aslında toplumun temel sorunlarından biridirÉ Çünkü, yozlaşmış, tekdüzeleşmiş, kimliksiz yapılı çevrelerde yaşayan ve bundan olumsuz etkilenen mimar değil toplumdurÉ Ne var ki toplumda da mimarlık kültürü gerileyince; ve mimar, güzellik ve uyumu yaratan değil de bina yapımı için zorunlu teknik hizmeti yapan kişi olarak görüldükçe, kentlerimizdeki çirkinleşme ve kişiliksiz peyzajların da artık önü alınamıyorÉ Akademi’den ayrılmak için hiç acele etmedim; Akademi’ye gönülden bağlıydık... Yeniden Akademi yıllarına dönersek, dönemin siyasal çalkantıları içindeki ‘öğrenci temsilciliğimin’ yoğun gündemleri yüzünden uzayan yüksek öğrenimimi 1977’de tamamlayabildimÉ İtiraf etmeliyim ki Akademi yıllarının uzun sürmesinin tek nedeni bu değil, bizzat Akademi’ye olan bağlılığımızdıÉ Öğrenciyken hem mimarların yanında yardımcı olarak, hem de müzisyenlikle para kazanmaya başladığımdan ve ayrıca ailem de bana çok rahat bir öğrencilik ortamı sağladığından olacak, mezun olmak için, daha doğrusu Akademi’den ayrılmak için hiç de acele etmedim diyebilirim... Buna yine son sınıfta geçirdiğim bir ameliyatın bir yıl süren tedavisi de eklenince, öğrencilik serüvenim neredeyse 8 yılı bulmuş olduÉ Akademi’den Muğla’ya... Mezun olduktan sonra, aynı okulun öğrencisiyken son sınıfta evlendiğimiz Zehra’yla birlikte İstanbul’dan ayrılarak Muğla’ya yerleştik. Bunun nedeni, eşimin ailesinin Muğlalı olması sanılırsa da öyle değildi. İstanbul’dan Anadolu’ya geçmeye zaten kararlıydık... Diploma projesi konum olan Muğla’da Belediye Binası projesi için ilk kez bu kente gidip, arsayı görmenin ardından proje hakkındaki önerilerini almak üzere Belediye Başkanı Erman Şahin’le de tanışınca, yaşantımızın en önemli kulvarı belirlenmiş olduÉ Erman Bey, belediyede mimara ihtiyaçları olduğunu ve eğer istersem mezun olur olmaz çalışabileceğimi söyleyince, Zehra’nın ailesini de sevindiren kararı aldık. Tarihi Muğla’yı apartmanlaşmaya karşı korumak için tam zamanında kolları sıvadık... Muğla’daki, 1977-1980 yılları arasında sürdürdüğüm Belediye İmar Müdürlüğü görevimin, bugünkü kentsel koruma ağırlıklı mesleki çizgimde önemli ve öncü payı vardır. O yıllarda Muğla’daki kent ölçeğinde tarihi doku koruması çalışmalarını belediye sorumlusu olarak yürüttümÉ Tek tek eski evlerin korunmasının ötesinde, eski yerleşim merkezinin tamamının apartmanlaşma baskısına karşı kurtarılması çalışmamız sonucunda, Muğla, özgün mimari ve kent kimliğini bozulmadan yaşatabilen ender yerleşmeler arasında yerini almış oldu. Gerçi, başlangıç yıllarında korumaya karşı çıkan kesimlerin anlatılamaz baskılarıyla da çokça karşılaştık. Ancak hem gençlikten olacak, hem de Erman Şahin’in onlara yüz vermeyen ve bizi hep yüreklendiren tutumları sayesinde, tarihi mimariyi ortadan kaldırabilecek her türlü yeni yapılaşma talebi ve ısrarına ödünsüz göğüs gerdikÉ O kadar ki, kentin en eski camilerinden ve tarihi kutsal merkezlerinden Şahidi Camisi’nin çatısına özgün kiremit yerine teneke kaplayan Vakıflar İdaresi’ni durduramayınca, camideki onarım inşaatını bile mühürleyerek durdurmuş, hatta elektriğini bile kesmişti. İşte böylesi ödünsüz çabalarla yaratılan kentsel koruma başarısının daha ilk yıllarda kalıcı bir imar kültürü olarak yerleşmesinde, bizim kente zamanında müdahalemiz, ve aynı yıllarda Muğla’nın yeni imar planını ‘koruma amaçlı’ yapan İller Bankası ekibindeki duyarlılık önemli bir paya sahip olsa bile, hem 1970’lerin sonlarında, hem de 12 Eylül 1980 rejiminin ardından 1984 sonrası süreçte yeniden Belediye Başkanı seçilen Erman Şahin ile onu izleyen dönemin Belediye Başkanı Orhan Çakır’ın, kentsel ve mimari korumaya olan ilgi ve duyarlılıklarının da çok önemli rolü vardır. Zaten Muğlalılar da 1980’lerden bu yana tüm yerel seçimlerde, ‘sit alanı uygulamasını kaldıracağız’ diye oy isteyenleri değil; ‘sit kararları Muğla’nın kimlikli ve güzel kalmasının güvencesidir, Muğla bozulmadan gelişmelidir’ diyen belediye başkan adaylarını seçtiler her zamanÉ Bunda, kentsel koruma çalışmalarımız esnasında özellikle yerel halkla kurduğumuz yakın ilgi ve dostluk bağlarının etkisi vardı. Hatta, Muğla’da ilk kez bir mimarın apartmanları terk ederek, tarihi semtler içindeki eski bir evde yaşamaya başlaması örneğini de yine biz gösterince, söylemimizle davranışımızın birlikteliği bu güveni ve bağlılığı daha da artırdı. Yorgunluğumuzu 1910 yapımı tarihi bir Rum evinde çıkartıyoruz... 1992’ye kadar Muğla’da kalarak, yöresel mimari ile doğal çevrenin yaşatılması çalışmalarında da etkin olarak yer aldık. 1980’lerin ilk yarısında doğan iki oğlumuz da ilköğrenim- İlginizi çekebilir... Yılın CEO'su Ödülü sahibi Atalay Özdayı; "Isı yalıtımı, yapının geleceğini belirleyen stratejik bir unsur"Baumit Türkiye CEO'su, Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri'26 Yılın CEO'su Ödülü sahibi Atalay Özdayı Baumit'in sürdürülebilir başarısında... Öntürk; "Konforlu, Sessiz ve Doğru Akustik Dengede Mekanlar Yaratmaya Odaklanıyoruz."Yalıtım sektöründe ses yalıtımı uygulama ve taahhüt işlerinde özellikle son dönemde dikkat çeken Yeliz Öntürk, firmasının kuruluş öyküsü ve üstlendiği... Cüneyt Boydaş; "Logiccore, sektörde fark yaratmayı hedefliyor"Panelsan, yeni ürün hattı Logiccore ile geleceğin yapı teknolojilerini bugüne taşıyor. Bu yenilikçi seriyi daha yakından tanımak için Panelsan Satış v... |
|||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.