Atatürk Hidroelektrik Santrali Çatıdan Uçup Gidiyor
Kiremit ve çatı teknolojilerinde Türkiye’nin önemli markası Kılıçoğlu’nun Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ali Osman Özaydemir, çatı malzemeleri ve çatı teknolojileri konusunda kamuoyunun yeterli düzeyde bilgi sahibi olmadığını, Türkiye genelinde özellikle konut çatılarından kaynaklanan ısı kaybının vahim boyutlarda olduğunu belirtiyor.
TÜİK verilerine göre konutlarda tüketilen enerjinin Türkiye’nin toplam enerji üretiminin yüzde 24’ünü kapsadığını ve söz konusu tüketimin yüzde 80’inin ısınma amaçlı olduğunu belirten Özaydemir, binalarda ısı kaybının yüzde 25’inin ise doğrudan çatılardan kaynaklandığını dile getiriyor.
Yanlış çatı malzemeleri ve yanlış çatı teknolojileri nedeniyle çatı kaynaklı ısı kaybının devasa boyutlara ulaştığını kaydeden Özaydemir, Atatürk hidroelektrik santralinin 2 milyon 250 bin konutun elektrik enerjisi ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede olduğunu, çatılarda yaşanan kaybın ise en iyimser hesaplamalarla bu düzeyde olduğuna dikkat çekiyor. Özaydemir, belirtilen hesaplamaya okul, hastane, kamu kurum ve kuruluşlarının dahil edilmesiyle birlikte kaybın daha da büyüyeceğinin açık olduğunu söylüyor.
Konutlarda tüketilen temel birincil enerji kaynaklarının petrol, doğalgaz, kömür ve hidrolik enerji kaynaklı olduğunu ifade eden Özaydemir, çatılarda sağlam malzeme ve teknolojiler temel alındığı takdirde, ağırlıklı olarak ithal ettiğimiz birincil enerji kaynaklarından da ciddi tasarruf sağlanacağını belirtiyor.
Dış cephe kadar çatı yalıtımı da önemli
Enerjiden tasarruf sağlamak için Türkiye’de ısı yalıtımının öneminin anlaşıldığını ve binalarda mantolama konusunda yaygın bir kamuoyu bilincinin oluştuğunu ifade eden Özaydemir, ancak tam verimli dış cephe yalıtımı için çatıda da ısı yalıtımının yapılmasını gerektiğini, bunun için işe öncelikle büyük ısı kayıplarının olduğu hatalı çatılardan başlamak gerektiğine dikkat çekiyor.
Çatıda yapılan ısı yalıtımının dış cephe mantolamaya destek sağladığını ifade eden Özaydemir, çatıda ısı yalıtımı yapılmamış binaların mantolamada tam verimlilik sağlayamayacağını söylüyor. Çatıların mutlaka uzman bir kuruluşa gösterilerek eksikliklerin belirlenmesi gerektiğine vurgu yapan Özaydemir, konut yangınlarının da azımsanmayacak bir bölümünün çatıdan kaynaklandığını, bunda kullanılmaması gereken yanıcı çatı malzemelerinin büyük payı olduğunun altını çiziyor.
TÜİK verilerine göre konutlarda tüketilen enerjinin Türkiye’nin toplam enerji üretiminin yüzde 24’ünü kapsadığını ve söz konusu tüketimin yüzde 80’inin ısınma amaçlı olduğunu belirten Özaydemir, binalarda ısı kaybının yüzde 25’inin ise doğrudan çatılardan kaynaklandığını dile getiriyor.
Yanlış çatı malzemeleri ve yanlış çatı teknolojileri nedeniyle çatı kaynaklı ısı kaybının devasa boyutlara ulaştığını kaydeden Özaydemir, Atatürk hidroelektrik santralinin 2 milyon 250 bin konutun elektrik enerjisi ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede olduğunu, çatılarda yaşanan kaybın ise en iyimser hesaplamalarla bu düzeyde olduğuna dikkat çekiyor. Özaydemir, belirtilen hesaplamaya okul, hastane, kamu kurum ve kuruluşlarının dahil edilmesiyle birlikte kaybın daha da büyüyeceğinin açık olduğunu söylüyor.
Konutlarda tüketilen temel birincil enerji kaynaklarının petrol, doğalgaz, kömür ve hidrolik enerji kaynaklı olduğunu ifade eden Özaydemir, çatılarda sağlam malzeme ve teknolojiler temel alındığı takdirde, ağırlıklı olarak ithal ettiğimiz birincil enerji kaynaklarından da ciddi tasarruf sağlanacağını belirtiyor.
Dış cephe kadar çatı yalıtımı da önemli
Enerjiden tasarruf sağlamak için Türkiye’de ısı yalıtımının öneminin anlaşıldığını ve binalarda mantolama konusunda yaygın bir kamuoyu bilincinin oluştuğunu ifade eden Özaydemir, ancak tam verimli dış cephe yalıtımı için çatıda da ısı yalıtımının yapılmasını gerektiğini, bunun için işe öncelikle büyük ısı kayıplarının olduğu hatalı çatılardan başlamak gerektiğine dikkat çekiyor.
Çatıda yapılan ısı yalıtımının dış cephe mantolamaya destek sağladığını ifade eden Özaydemir, çatıda ısı yalıtımı yapılmamış binaların mantolamada tam verimlilik sağlayamayacağını söylüyor. Çatıların mutlaka uzman bir kuruluşa gösterilerek eksikliklerin belirlenmesi gerektiğine vurgu yapan Özaydemir, konut yangınlarının da azımsanmayacak bir bölümünün çatıdan kaynaklandığını, bunda kullanılmaması gereken yanıcı çatı malzemelerinin büyük payı olduğunun altını çiziyor.














