E-Dergi Oku 

2014'ten 2015'e...

16 Ocak 2015 | DOSYA
130. Sayı (Ocak 2015)

İkinci Bölüm Yalıtım sektörünün kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinin, okurlarımız için 2014 yılını değerlendirdikleri ve 2015 öngörülerini özetledikleri “Yılsonu Değerlendirmeleri 2014” dosyamızın ilk bölümünü geçen sayımızda yayınlamıştık. Bu sayımızda da kaldığımız yerden devam ediyoruz. 
BTM Yönetim Kurulu Başkanı Levent Ürkmez:
“2015 Zor Bir Yıl Olacak”


“2014 yılı ülkemiz için sıkıntılı bir yıl oldu. Bir taraftan komşu ülkelerde yaşananlar, bir taraftan döviz kurlarının oldukça hareketli olması ve hükümetimizin 2014 yılı için belirlediği büyüme hedefini yüzde 4’ten yüzde 3’e çekmesi, sayabileceğimiz en önemli olaylardı. Tüm bu yaşananlara rağmen BTM Grup olarak 2014 yılı için koyduğumuz hedefleri gerçekleştirdik. 2014 yılı başında açıkladığımız yatırımlarımızı hızla gerçekleştiriyoruz. Başta emprenye polyester keçe üretimi yatırımı olmak üzere kâğıt fabrikamızdaki tevsii yatırımlar da planladığımız şekilde devam ediyor. Bunlara ek olarak ASBO firmasından almış olduğumuz bitümlü ondüle çatı kaplama malzemesi üretim tesisinin ise bir kısmını Türkiye’de, bir kısmını ise Kazakistan’da kurup 2015 yılında üretime geçmiş olacağız.” 
“Daha önce açıklamış olduğumuz 2015 yılı hedef ve satış bütçelerimizi revize ettik. Bunun sebebi ise petrol fiyatlarındaki aşırı düşüş nedeniyle petrol türevi ürünlerde yaşanan fiyat düşüklüğü oldu. BTM Grup olarak 2015 yılı bütçemizi 300 milyon TL, yine BTM Grup olarak ihracat bütçemizi ise 40 milyon TL olarak belirledik. 2015 yılının ülkemiz ve dünya açısından zor bir yıl olacağını düşünüyoruz. Sektördeki diğer oyunculara da yatırım ve satışlarında tedbirli davranmaları gerektiğini belirtiyoruz.” 
“Türk yalıtım sektörü her geçen gün gelişiyor ve Avrupa ülkelerine yaklaşıyor. Geçmişe göre hayli yol kat ettiğini düşündüğümüz yalıtım sektörü, malzeme çeşitliliği ve kalitesi açısından da Avrupa standartlarına yakın bir durumda. Su yalıtımının zorunlu olması ve Enerji Kimlik Belgesi uygulaması insanlarımızın hem sağlam, uzun ömürlü, depreme karşı güvenli ve enerji tasarruflu yapılarda iskan edilmesini, hem de pazarı büyüterek sektörel gelişime önemli katkı sağlayacaktır.”
“BTM Grup olarak maraton yarışımıza devam ediyoruz. Kaliteden ve fiyat politikamızdan taviz vermiyoruz. Bütçemizden Ar-Ge’ye önemli bir pay ayırıyoruz. Bu nedenle istikrarlı bir büyüme sağlıyoruz. 2014 yılı başında açıkladığımız yatırımları hayata geçirdik, bir yandan da 2015 yılında üretime geçecek toplam 18 milyon dolar bütçeli PVC ve yapı kimyasalları yatırımına karar verdik. Tüm yatırımlarımız hayata geçtikten sonra toplam çalışan sayımız 800’e ulaşacak. BTM olarak su yalıtım sektöründeki lider konumumuzu muhafaza ederek, günün ve zamanın gerekliklerine uyarak yatırımlarımıza devam ediyoruz. 2015 yılında da hedeflerimizi tutturacağımızı öngörüyoruz”.

Cepa İzolasyon Genel Koordinatörü Nusret Maç
“İki Yeni Şirket Kurduk”


“CEPA İzolasyon 22 yıldır inşaat sektöründe yalıtım işi yapıyor ve detay çözümlüyor. Faaliyet gösterdiğimiz ilk dönemlerde XYPEX ürünlerini kullanıp satış ve uygulamasını yaparak CEPA İzolasyon’u ve XYPEX markasını tüm Türkiye’ye tanıtmış olduk. Buna bağlı olarak 2014 yılı başında grubumuz içerisinde Ankara’da SİLİS Yalıtım ve İzmir’de BETONEX Yalıtım adı altında iki şirket kurarak bu bölgelerde güçlendik. Bayilerimizle de büyümeyi artırdık. Satışımızın yüzde 20’si yurtdışı ihracatımızdan oluşuyor. Başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere Suriye ve Irak’a ihracatı geliştirerek, bu ürünlerin yurtdışında satışını, müşavirliğini ve uygulamasını da yapıyoruz. XYPEX’in her zaman satış ve uygulamasını yaptığımız ürünler Concentrate, Modified, Patch’n Plug ve Admix C-1000’in yanı sıra bu yıl Correx 611 adı verilen, yüksek sıcaklığa dayanıklı antikorozif endüstriyel kaplama malzemesinin de satış ve uygulamasını yapmaya başladık.”
“CEPA İzolasyon olarak hızla büyümekteyiz. CEPA izolasyon olarak internet dünyasındaki gelişimleri takip ederek firmamız nezdinde bir e-ticaret sitesi kurduk ve aktif ettik. https://shop.cepaizolasyon.com/ adresinden kullanıcılara gerek toptan gerekse bireysel olarak ulaşmayı hedefliyoruz.”
“Bilinçlenmedeki artış yalıtım konusundaki artışı da doğru orantılı olarak etkiledi. Türkiye özellikle 17 Ağustos depreminden sonra, inşa edilen binalarda yalıtımın önemini fark etti. Projelerde artık bilinçli bir şekilde yalıtım yaptırılıyor, buradan da yalıtımın inşaat sektöründe 2014 yılı bazında daha da önem kazandığını görüyoruz”.

Das Yalıtım Yönetim Kurulu Üyesi Koray Sarı
“Kapasitemizi İki Katına Çıkarıyoruz”


“Das Yalıtım olarak bu yıl koyduğumuz yüzde 25 büyüme hedefini başarıyla gerçekleştirdik. 2014 yılı, inşaat sektöründe kamu ve özel sektör yatırımlarının yüzde 4-5 büyüme gösterdiği bir yıl oldu. Yine HVAC sektöründeki büyüme, sektör derneklerinin verilerine göre eksi yönde gerçekleşti. Buna rağmen bu büyüme oranı kesin bir başarı. Bununla birlikte Türkiye’de ilk defa kauçuk esaslı ses yalıtım malzemesi FONEC’i ürettik. Yeni ürünler konusunda Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarımız yeni yılda da devam edecek. Bu yılki büyümemizin nedeni, ihracat yaptığımız ülkelerin sayısındaki artış ve bağlantılarımızın yüksek miktardaki alımları oldu. Yurtiçi pazardaki daralmaya rağmen büyümemiz yurtdışı pazarlarındaki başarılı çalışmalarımız nedeniyle gerçekleşti.”
“2015 yılının başında üretim kapasitemizi mevcut kapasitemizin yaklaşık iki katına çıkarıyoruz. Bu sebeple yeni bir fabrika yatırımımız oldu. Fabrika binamızı 8000 metrekareden 16 bin metrekare kapalı alana, toplam açık alan ile birlikte 20 bin metrekareye çıkardık. Yine İstanbul ofisimizi yeni bir iş merkezine (Capital Tower) taşıdık. Yeni yılda satış pazarlama departmanımızı da tecrübeli yeni arkadaşlarla güçlendiriyoruz. Bu yıl tesisat yalıtımı konusunda yaptığımız çalışmalar ve yeni ürün geliştirmemizden dolayı Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri’nde bir ödüle layık görüldük. Yine KOSGEB bünyesinde Türkiye’nin en başarılı KOBİ’leri yarışmasında beş bin firma arasından ilk 3’e kalarak ödül aldık.” 
“Yeni yılda yurtdışında da yatırım planlarımız var. Yaklaşık üç yıldır yürüttüğümüz çalışmalar son aşamasına geldi. Yine HVAC sektörü dışında, endüstriyel alanlarda kullanılmaya yönelik ürünleri yurtdışı ve yurtiçinde pazara sunmayı planlıyoruz. Bunların hepsi Türkiye’de ilk olacak. Ülkemize fayda getirecek ulusal veya uluslararası kongre ve konferans gibi etkinliklerde de sponsorluklarımız devam edecek.”
“Sektörden ve STK’lardan takip ettiğim kadarıyla keyifsiz bir yıl geçtiğini söyleyebilirim. Bir taraftan da yabancı yatırımcıların geldiği bir yıldı. Rekabet ve karamsarlık, büyümenin yavaşladığı anlarda kendini daha çok gösteriyor. Yalıtım sektörünün yeni oyunculara, yeni değerlere, değişimlere ve odaklanmaya ihtiyacı var. Türkiye pazarında artık uluslararası oyuncuları görüyoruz. Türkiye’deki şirketler işbirliklerine açık olmalılar ve ortak stratejiler geliştirmek zorundalar.”
“Önümüzdeki yıl Türkiye’de genel seçimlerin ve yakın coğrafyamızdaki siyasi hareketliliğin devam edeceğini düşünerek, siyasi gelişmelerin iş hayatını etkileyeceğini, bu yıldan çok farklı bir yıl olmayacağını düşünüyorum. Genel seçimler, Rusya-Ukrayna-Batı çekişmesi, petrol fiyatları, enerji savaşları ve Ortadoğu ve çözüm süreci, yeni yılın belirleyici konuları olacak”.

EJOT Yapı BöL. Satış ve Paz. Direktörü B. Tunç Karaboğalı
“Yeni Tesisimizi 2016’da Faaliyete Geçireceğiz”


“Firma olarak 2014 yılını beklentilerimizin üzerinde geçirdik. Özellikle ihracat kanadında, Avrupa’da piyasaların çok yavaş da olsa hareketlenmeye başlaması satışlarımızı artırdı. 2014 yılı içerisinde Çerkezköy’de bir arazi yatırımı gerçekleştirdik. Gerekli altyapı ve üst bina kurulumlarını tamamlayarak yeni ve modern tesislerimizde 2016 yılında faaliyete geçmeyi planlıyoruz. Faaliyet gerçekleşene kadar mevcut fabrikamızda üretime ve kapasitemizin yeterli olmadığı ürünlerimizi yurtdışındaki fabrikalarımızdan ithal olarak getirmeye devam edeceğiz.” 
“Yalıtım sektörü ile ilgili ürün gamımızla ilgili olarak proje bazlı satış yapmaya devam ediyoruz.  Şu an İstanbul’un en büyük projelerine mantolama dübeli temin ediyoruz. Geçmişte, şantiyelerde dübel konusu pek fazla alternatif olmadığından konuşulmuyordu ama artık iki yıldır süren yoğun çabalarımızla gelinen noktada, firmalar artık dübel konusunun önemini kavradılar. Özellikle yüksek katlı binalarda oluşan rüzgar yükleri dayanımı için kaliteli ürün kullanımı gerekliliğini görüp EJOT’u tercih etmeye başladılar.”
“2014 yılında geçen seneye göre yüzde 50 büyüme rakamı yakaladık. 2015 yılında da hedefimiz minimum yüzde 50 büyümek. Yeni fabrikamızın faaliyete geçmesiyle piyasada daha etkin bir rol almayı planlıyoruz. Fabrikamız faaliyete geçene kadar proje bazlı satışlar ile bilinilirliğimizi artırmayı hedefliyoruz. Ürünlerimizin, uygulamacılar tarafından kullanıldıkça farkı ortaya çıkmaya başladı. Zaman içerisinde büyük müteahhitler dışında orta ölçekli yüklenicilerle de çalışmayı planlıyoruz.”
“Türkiye’de yalıtım pazarının büyüklüğü 6 milyar TL’yi buluyor ve her sene bu rakam büyüyor. Türkiye’deki mevcut bina stoğunun yüzde 80’inde ısı yalıtımı maalesef ki bulunmuyor. Yeni yapılan binalar da göz önüne alındığında yalıtım pazarının her sene büyümesi bekleniyor. Kaliteli, insan hayatına önem veren, doğru ve geriye doğru takip edilebilir hammaddeler ile üretim yapan, sorumluluğunun bilincinde olan bir dübel üreticisi olarak yalıtım sektörünün üzerinde bir büyüme hedefliyoruz.”
“Yükselen hayat standartlarına bağlı olarak kaliteli yapılara duyulan ihtiyaç, mevcut yapı stoklarının da hem kalite hem de işlevsellik olarak geliştirilmesi zorunluluğunu ortaya koyuyor. Özellikle enerji fiyatlarının çok yüksek olduğu bir ortamda ısı yalıtımı için yapılan doğru yatırım çok kısa süre içerisinde dönüş sağlaması, yalıtım sektörünün her sene büyümesini sağlıyor. 2014 yılında yaşanan gerilimlerden dolayı artan faizler, konut satışlarını yavaşlatmıştı. 2015 yılında faizlerin düşmesi durumunda inşaat sektörü ivme kazanacak ve doğal olarak bu da yalıtım sektörünün gelişimine olumlu yansıyacak. Artık sadece yerel değil, uluslararası piyasalarda olan gelişmeler de bizleri etkilediği için doğru saptama yapmak zorlaşıyor”.

Entegre Harç Satış ve Paz. Direktörü Ergün Sevim
“Ankara Fabrikamızı 2015’te Açacağız”


“2015 yılı inşaat sektörünün gelişimini sürdüreceği bir yıl olarak görünüyor. 2015 itibariyle sektörün daha da aktif olacağı alanlardan biri de kentsel dönüşüm projeleri. Ayrıca konut projelerinde çevreye duyarlı, enerji verimliliği olan, hayatımızı kolaylaştıracak pratik konutlar talep görecek. Proje geliştiricileri için konutta markalaşmanın önemi daha da artacak.”
“Yalıtım, hem kışın hem de yazın önemi anlaşılmaya başlayan bir konu haline geldi. Enerji maliyetlerinin her geçen gün artması ve tüketiciler için bir yük haline gelmesi, yalıtıma ilginin artmasına neden oldu. Tüketici artık kaliteli ürünün önemini anladı. Isıtma ve soğutma giderlerinde, bina bakım onarım masraflarında sağladığı tasarruf ile kendisini 2-4 yıl arasında amorti etmesi, tüketici tarafından tercih edilmesine neden oldu.”
“Entegre olarak 2014 yılında hedeflerimize ulaştığımızı söyleyebilirim. Ankara, Üvezli yatırımlarına bu sene başladık. 2015 yılında Ankara fabrikamızın açılması hedefleniyor. Fabrikamızda alçı bazlı sıva, çimento bazlı sıva, ısı ve su yalıtım ürünleri, yapıştırıcı ve teknik harçlar üretilecek. Turuncu Paket ürününe dış cephe boyalarını bu sene ekledik. Çift komponentli yapıştırma harcı Karofix Multi Flex ve esnek yapıştırma harcı Karofix Power Flex 2014 yılında ürün gamına dahil olan ürünlerdi. Su yalıtım ürün gamımıza ise bitümlü, poliüretan, epoksi, akrilik bazlı yeni ürünler eklendi. Önümüzdeki senelerde yeni su yalıtımı ürünlerimizle tüketiciye inşaatın her alanında çözüm sunmayı hedefliyoruz”.

Eryap CEO’su Emrullah Eruslu
“Yeni Projeler Hayata Geçireceğiz”


“Eryap olarak 2014 yılında öncü ve yenilikçi markalarımız ile büyümemizi sürdürmeye devam ettik. Bu yıl gerek seçim etkisi ve gerekse ülkemizin etrafındaki koşullar nedeniyle ihtiyatlı hareket etmemiz gereken bir yıl oldu. Bilhassa sınırlı da olsa Irak, Libya, Rusya gibi örneklerini çoğaltabileceğimiz pazarlarda yaşanan sıkıntılardan dolayı ihracat hedeflerimizde revizyona gitmek durumunda kaldık. Bunun yanı sıra iç piyasada kentsel dönüşüm sürecinin arzu edilen hızda ilerlememesi de planlarımızı hayata geçirmede bizleri zorlayan bir etkendi. Ancak tüm bunlara rağmen hemen hemen tüm ürün gruplarımızda hedeflerimiz doğrultusunda büyüdük. Bu yıl içerisinde yine neredeyse tüm ürün gruplarımızda yeni ürün ve hizmetler ürettik. Wooler taşyününde Desibel (alçıpan levha kompozeli taş yünü plaka), yangın kapı levhası, manto ve teras çatı grubunda piyasa beklentilerine yönelik 2 yeni ürün grubu, bacacılar için Pro grubu özel baca cidarı yalıtım levhası gibi ürünlerle bu alandaki iddiamızı artırdık. Yine Wooler tarafında sektörde bir ilk olarak teras çatı ve manto taşyününde paletli ve shrinkli ambalajlamayı gerçekleştirdik. Bu sayede bayilerimiz ve sahada bu ürünü uygulayıcılar indirme-yükleme kolaylığı, stok alanı tasarrufu, dış alanda ürünleri stoklama, ürünleri katlara kolay taşıma gibi birçok avantaja sahip oldular. Yine diğer ana ürün gruplarımızdan Winer kapı pencere sistemlerinde yeni oval ve ekonomik serilerimizle bayilerimizin pazardaki rekabet gücünü artırdık. Bonuspan ısı yalıtım levhalarında Türkiye’de yine bir ilk olarak 700 kPa basma dayanımına sahip ürün ürettik. Focus Membran bitümlü örtü ürün grubunda ise bu yıl araştırma geliştirme ve deneme çalışmalarını tamamladığımız yeni ürünümüzü Ocak 2015’te sektörün hizmetine sunacağız.”
“Her iki ana faaliyet alanımızla ilgili yatırım yaptığımız ilk günden itibaren hep sürdürülebilir büyümenin önemine vurgu yaptık. Ve bu doğrultuda planlarımızı hayata geçirdik. Sektörümüzde ilk ve öncü olmaya gayret gösterdik. 2015 yılında da bu prensipler doğrultusunda ilerleyeceğiz. Yaklaşık yarım asırlık üretim tecrübesine sahip Eryap 12. yılını doldurdu. Artık olgunlaşmış, deneyimli bir firmayız. Önümüzdeki yıl da geçmişte olduğu gibi sadece rakamlarla belirlenen hedeflerle değil, sosyal paydaşlarımızın tamamını kapsayacak çeşitli yeni projeleri de hayata geçirmek istiyoruz. Ancak 2015 yılında mali piyasalarda çok hareketli bir dönem geçireceğimizi düşünüyoruz. FED’in faiz artırımını 2015 yılı bitmeden gerçekleştireceğini, bu nedenle paranın gelişmekte olan ülkelerden kaçışı ile finansal darboğaz ve kurların yukarı yönlü olacağı aşikar. 2014 yılının son çeyreğinde yaşanan petrol (emtia) fiyatlarındaki düşüş ve bunun fiyatlara olan etkisinden bu dönemde herkes mutluyken, bunun bir sonu olduğunu hep beraber bilmekteyiz. Şirketlerin bu son fiyatlama ile net çalışma sermayelerinin azalması ve buradan gelen bir likit artışı 2014 sonu bilançolarında iyimser bir tablo ortaya koyacak. Biz Eryap olarak bu iyimser tabloya aldanmadan ilk defa bizim için mütevazı denilebilecek yüzde 10 civarında bir büyüme hedeflemekteyiz.”
“Yalıtım sektörü son 10 yılda ciddi bir büyüme gerçekleştirdi. Bilhassa bunun ilk 7 yılı ile son 3 yılını ayırıyorum; ilk 7 yıllık kısmını dikkate alırsak, burada pazar yüzde yirmi ile otuz arasında, hatta bazı dönemler yüzde otuzun üzerinde büyüme gerçekleşti. Ancak 2012 yılı ile başlayan büyümede yavaşlamanın bu yıl zirve yaptığını söyleyebiliriz. Bizim tahminlerimiz 2014 yılında yüzde 5 civarında bir büyüme oldu. İnşaat sektörü 2014 büyümesinin de yine bu civarda olacağını düşünürsek, yıllardır yalıtım sektörünün büyümesine katkı koyan renovasyon tarafında bu yıl işlerin hiç de iyi olmadığı görünmekte. Bununla beraber yıllardır hep söylediğimiz üzere yalıtım sadece ısı yalıtımından veya mantolama uygulamasından ibaret değil. Su, yangın ve ses de yalıtımın ayrılmaz bir bütünü. Gelişen ekonomi ve binalarda konfor şartı aranmasına mukabil bu başlıklarda da sektörümüzün alacağı mesafeler fazlaca.”

Fixkim Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Balcı
“İki Fabrikayı Daha Hizmete Aldık”


“2014 yılını oldukça verimli ve etkin bir yıl olarak geçirdik. Bu verimliliği sağlarken en önemli atılımlarımızdan biri olarak özellikle yapı kimyasalları grubunda teknik ürünlere biraz daha önem vererek hem uygulama yapan bayilerimizin hem de yapı malzemeleri satıcısı olarak faaliyet gösteren bayilerimizin sayısını 655 adetten 740 adede ulaşmasını sağladık. Oluşturduğumuz bu satış noktalarının tamamının, sattıkları veya uyguladıkları ürünleri tanıyan, ihtiyaca göre çözüm üreterek tüketiciye cevap verebilen yetkinlikte olan firmalar olması da Fixkim A.Ş. olarak bizleri bir adım daha yukarı taşımaktadır. Ayrıca 2014 yılı içerisinde, sektöre damgasını vurmaya hazırlanan bazı yeni ürünlerin de araştırma ve geliştirmesini bitirerek, yeni yıl başlangıcı ile birlikte öncelikli olarak bayilerimize ve daha sonra da inşaat sektöründe üretim yapan her kitleye sunacak halde olduğumuzun da müjdesini buradan verebiliriz. Yeni ürünlerimizi piyasaya sokacağız. Yakaladığımız ısı iletkenlik katsayısı ile bugüne kadar muadili dahi olmayan yeni ekolojik ısı yalıtım sıvası FIXTHERMO, 25 kg’lık kraft torbalar halinde bugüne kadar satıcıya ve tüketiciye ulaşan dekoratif sıvanın yerine metraj olarak aynı uygulama kapasitesine sahip hafif dekoratif sıva, kayma özelliği tamamen alınmış hafif seramik yapıştırıcı ve sektörde adından çok söz edilecek olan temel altı toz kuru serpme olarak uygulanabilen ve beton ömrü boyunca sürekli bir geçirimsizlik sağlayan reaktif su yalıtımı HIGH-FIX gibi fayda-maliyet dengesini en üst seviyede tuttuğumuz bu ürünler ile 2015 yılına damga vuracağımıza inanıyoruz.”
“2014 yılı,  aynı zamanda sektörde Fixkim A.Ş. olarak 10. yılımızı kutlamanın verdiği onur ve gururla geçirdiğimiz bir yıl olması ile birlikte bölgelerde lojistik güç açısından kuvvet sağlamak adına Trabzon ve Niğde’de aktif olarak tüm ürün grubunda üretim yapabilecek kapasitede iki fabrikayı hizmete açtığımız bir yıl oldu. 2015 yılı içerisinde ise İstanbul başta olmak üzere Trabzon ve Niğde’den sonra Ege Bölgesi’nde ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde açılacak yeni fabrikalarımızın da yatırımları şimdiden yapılıyor. Bu vesileyle tamamı üretim odaklı fabrika sayımızı beşe çıkaracağız.”

GN Yapı Yönetim Kurulu Başkanı A. Bülent Güney
“Renovasyon Pazarı Daraldı”


“Yalıtım sektörü açısından 2014 yılı zor bir yıl oldu. 2014 yılı boyunca gerçekleştirdiğimiz incelemelerde renovasyon pazarının daraldığını gözlemledik. Bu durum GNYAPI olarak bizi, pazardaki etkimizi artırmaya yöneltti. Gerek pazarlama faaliyetleri gerekse müşterilerimizle olan birebir iletişimimizi artırarak bu süreci iyi yönettiğimizi düşünüyoruz. 2014 yılını başarılı geçirmemizde özellikle geçtiğimiz yıl düzenlediğimiz 3. Konut Yöneticileri Konferansı ve katılım gösterdiğimiz Yapı Fuarı’nın büyük etkisi oldu. Pazarın daraldığı bu süreçte GNYAPI ciddi bir büyüme ivmesi yakaladı. GNYAPI marka algısını güçlendirmek için yalıtım sektörünün en güçlü markalarıyla işbirliğini artırdı.”
“Sektörün nabzını tutma yolunda planladığımız en önemli organizasyonumuz ise 4. Konut Yöneticileri ‘Mantolama’ Konferansı. Bu konferansta çözüm ortaklarımızla birlikte çok ciddi bir hazırlık içine girdik. 2014 yılı içerisinde mantolama uygulaması teklifi verdiğimiz tüm konut yöneticilerine ulaşıyor ve davetiyelerini elden teslim ediyoruz. Konut Yöneticileri Konferanslarının her geçen sene sektöre yön veren ve etkinliği artan bir organizasyon haline gelmesi bizleri oldukça mutlu ediyor. Bununla birlikte 2015 yılında araç, iskele gibi lojistik ve altyapımızı güçlendirmeyi, teknik personel sayımızı artırarak, müşteri beklentilerini en yüksek seviyede karşılamayı planlıyoruz. Özellikle iş güvenliği ve mesleki yeterlilik ile ilgili konuların 2015 yılında daha da önem kazanacağını ve bu anlamda aldığımız önlemlerle markamızın büyük bir ivme kazanacağına inanıyoruz.”    
“Kentsel dönüşüm faaliyetlerinin etkisi altında 2014 yılı, yalıtım sektörü ve renovasyon uygulamaları açısından durgun, ancak rekabetin yoğun yaşandığı bir yıl oldu. 2014 yılında yaşanan ve ülkemiz için oldukça üzücü olaylar, tüketicilerin profesyonel uygulama taleplerinin yanı sıra iş güvenliği açısından hassasiyetlerinin de artmasını sağladı. Yalıtım tüketicilerinin, firma seçiminde daha titiz bir tutum takınması, yeterli altyapı ve donanımı sağlayamayan birçok uygulayıcı firmanın sektörden elenmesine neden oldu.”
“Özellikle devletin yalıtım sektörüne ve tüketiciye sağlayacağı destek ve teşviklerle 2015 yılında sektörün büyümeye devam edeceğini öngörüyoruz. Renovasyon alanında ise tüketicinin özellikle uygulayıcı firma seçiminde hassas davranacağını ve iş güvenliği anlamındaki beklentiyi karşılayabilen firmalara yöneleceğini düşünüyoruz.”  

Hekim Yapı A.Ş. Genel Koordinatörü M. Fatih Ulusoy
“Sektördeki Canlılık Devam Edecek”


“Hekim Yapı olarak ürettiğimiz her üründe olduğu gibi Hekimpor markası ile piyasaya sunduğumuz ürünlerde de kaliteli üretime büyük özen gösteriyoruz. 2014 yılı için planladığımız üretim ve satış hedeflerini geçen yıllara oranla geliştirmeye devam ederek gerçekleştirdik. Sadece kaliteli ürün üretmenin yeterli olmadığını, bu ürünlerin müşterilere en hızlı, en ekonomik ve en güvenli şekilde ulaştırmanın da çok önemli olduğunu idrak eden firmamız, bu amaçla yıl içinde araç filosuna ek araçlar katarak dağıtım ağını güçlendirdi. Enjeksiyon ürünlerimizde de T5 olarak adlandırdığımız tuğla deseni görünümlü yeni tavan levhasını bu yıl içerisinde müşterilerimizin beğenisine sunduk. Ayrıca, Hekimpor markalı yalıtım ürünlerimizi, yine tesislerimizde üretilen fibercement levhalar ile kompakt bir yapı haline getirerek YAPIPAN markası ile kullanıcıların beğenisine sunduk. Özellikle prefabrike yapılarda dış ve ara bölme duvar olarak kullanılmakta olan bu yeni ürünümüz sektörde faaliyet gösteren firmalar için büyük kolaylık ve ekonomi sağlıyor. 2014 yılı içerisinde EPS-DER üyeliğimizi de gerçekleştirerek sektörde kendimize daha sağlam ve güvenilir bir yer edinmiş bulunmaktayız.”
“Yapılan yeni ve mevcut binalarda 2017 yılına kadar yalıtım yapılma zorunluluğu piyasayı hızlandırdı. Ancak EPS ürünlerine olan talepteki bu hızlı artış, maalesef piyasaya merdivenaltı olarak adlandırılan, asgari seviyede dahi olsa bir denetime ve kalite standardına sahip bulunmayan üreticilerin de girmesine sebep oldu. Halen Türkiye’de yüze yakın EPS üreticisi var. Hepsi de üretimlerinin tamamına yakınını satabiliyor. Sektördeki bu canlılık bizi de yeni yatırımlar yapmaya, gerek kalitemizi gerekse üretim maliyetlerimizi iyileştirecek ek makine ve teçhizat alımını planlamaya sevk etti. 2015 senesi içerisinde mevcut şişirme ve bloklama makinelerine ilave olarak yeni yatırımlarımızı projelendirdik. Üretim kapasitesine doğrudan etki edecek bu yatırımların yanı sıra sevkiyat hızımızı bir kademe daha artırmak için araç filomuzu daha da büyütmeyi hedefliyoruz. Bu sayede verdiğimiz kaliteli ve hızlı hizmeti daha çok müşteriye ulaştırıyoruz.”
“Ülkemizdeki yalıtım sektörü yurtdışındaki ürün kalitesi ve kalınlıkları konusunda çeşitli farklılıklar gösteriyor. Henüz ülkemizde yalıtım malzemelerinin üretim standartlarıyla ilgili oturmuş kurallar ve eğilimler de bulunmuyor. Üreticilerdeki ekonomik pazar kaygısı ile kalınlık ve yoğunluktaki minimum değerlerin bile altına düşme eğilimi, TSE standartlarında üretim yapan üreticileri zor durumda bırakıyor. Bu anlamda ciddi bir denetim mekanizmasının hayata geçirilmesi şart. Tüm bu olumsuzluklara rağmen 2015 yılında yalıtım sektörünün mevcut canlılığını koruyacağını tahmin ediyoruz.”

Hilti Türkiye ve Orta Asya GN. MD. Mehmetçik Kalay
“Yangından Kaynaklanan Kayıpları Azaltmaya Çalışıyoruz”


“Hilti Türkiye olarak 2013 yılını yüzde 34’lük bir büyüme ile kapattık. Bu büyüme oranı ile META Bölgesi’nde (Middle East, Turkey and Africa / Ortadoğu, Türkiye ve Afrika) en fazla büyüyen ülke olduk. 2013 yılında inşaat sektörü yüzde 7,1 büyürken böyle bir büyüme oranı elde etmemiz, pazar payımızı ciddi oranda artırdığımız anlamına geliyor. Ardından, 2014 yılında bahsettiğim gibi yüzde 30 üzerinde büyüme ile yılı kapatmayı planlıyoruz.” 
“Ülkemizde son 10 yılda irili ufaklı yaklaşık 1 milyona yakın yangın meydana geldi. Bu yangınlarda yaklaşık 4 bin insanımız hayatını kaybetti ve 2 milyar TL’yi aşan maddi kayıp yaşandı. Sadece bu rakamlar bile yangının sonuçlarının ne denli büyük olabileceğini ve yangın yalıtımının aslında bir ihtiyaç değil bir zorunluluk olduğunu anlatıyor. Bu noktada yangın güvenliği sağlayan ürünler kullanılması ve bilinç çok önemli. Hilti Türkiye olarak Türkiye’de yangınların ve dolayısıyla yangından kaynaklanan can ve mal kayıplarının en aza indirilmesini amaçlayan ve 2009 yılında güncellenen ve önümüzdeki yıllarda tekrar güncellenecek olan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik için ilgili kurumlar ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu bağlamda, 2014 yılında, mevcut Yangın Yönetmeliği’nin inşaat sektöründe daha verimli şekilde uygulanması ve yangın yalıtımının denetimi açısından önemli iyileştirmeler söz konusu. Biz de Hilti olarak ülkemizde yangın bilincinin oluşması için her türlü desteği verdik ve her zaman da vermeye hazırız. Hilti yangın yalıtım ürünleri 2010 yılından bu yana alanının önemli ödüllerine sahip oluyor. Bu yıl 11.’si düzenlenen Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri’nde En İyi Yangın Yalıtım Ürünü 2013 Ödülü’nün sahibi oldu. Ayrıca Hilti, 2012 yılında Yangın Durdurucu Derz Dolgu Spreyi ile Yılın En iyi Çatı ve Cephe Malzemeleri Ödülü’nü, 2011 yılında ise Yangın Durdurucu Manşon ile Yılın En İyi Yalıtım Ödülü’nü almıştı. Hilti’nin yangın durdurucu özelliğe sahip ürünleri yapının her alanına ve ihtiyacına cevap veriyor. Mastikler, spreyler, köpükler, kelepçeler, sargılar, bandajlar, boyalar, yastıklar, harçlar, macunlar ve kablo koruma boyası Hilti’nin yangına ‘dur’ diyen diğer ürünleri arasında yer alıyor”. 

Ineos Styrenics EPS Ülke Müdürü Mehmet Parlak
“Enerji, 16 Temmuz Genelgesi’ne Harcandı”


“Genel olarak 2014 yılına baktığımızda yılı ikiye ayırmak gerekiyor. Yılın ilk yarısı ne kadar güzel ve yoğun geçtiyse ikinci yarısı da maalesef o kadar kötü geçti. Ocak- Haziran döneminde gerçekleştirdiğimiz satış miktarları bütçemizin yaklaşık yüzde 20 üzerindeydi. Büyük bir bölümü temmuz ayında gerçekleşen Ramazan ayı ve sonrasındaki bayram tatili ve daha sonra ağustos ayında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi ile birlikte ikinci yarının ilk 2 ayında işler neredeyse durma noktasına geldi. Kısmen toparlanan eylül ve nispeten makul diyebileceğimiz ekim ayından sonra kasım ayında tekrar durgunluğa girmiş durumdayız. Yalıtım sektöründe aralık ve ocak aylarında işlerin artık tamamen yavaşladığı bilinen bir gerçektir. Özetle çok kuvvetli geçen ilk yarı sayesinde 2014 yılını büyük bir olasılıkla satışlarımızda bir azalma olmadan kapatacağız. 2014 yılının sonlarına doğru, yani yılın son çeyreğinde Fransa’daki Ribecourt fabrikamızda üretmekte olduğumuz INEOS SILVER Polymerleri diye isimlendirdiğimiz ve ülkemizde Karbonlu EPS olarak bilinen SILVER grade’lerimizde yapılan Ar-Ge çalışmaları neticesinde söz konusu ürünün gerek ısı iletkenlik değeri gerekse daha iyi kaynaşmasından dolayı levha yüzeylerinin kesim sonrası daha düzgün çıkması gibi müşterilerimizin önem verdikleri hususlarda iyileşmeler sağlandı.  Bu ürünlerimiz aralık ayı itibariyle müşterilerimize sunulmaya başlanacak. Dolayısıyla 2014 yılını Yeni Jenerasyon Silver grade’leri piyasaya arz ederek kapatacağız.”    
“Bu yılın ilk 9 aylık ithalat rakamlarına baktığımızda Gri EPS’de burun farkıyla pazar lideri olduğumuz anlaşılıyor. 2015 yılında da öncelikli hedefimiz piyasa liderliğini korumak ve beklenen büyümeden payımıza düşeni almak. Gri EPS sektöründe 2014 yılında büyüme olmadığını düşünüyoruz. Yani pazar, geçen seneki seviyesi olan 45-46,000 mt seviyesinde kapanacak; ancak benim öngörüm, özellikle çok yavaş geçen ikinci yarıdan sonra 2015’te büyümenin tekrar ivme kazanacağı yönünde. Bunun bir diğer göstergesi de, yılın ikinci yarısında asmolen için üretim yapan müşterilerimizin adeta mal yetiştirememiş olmaları. Bu da 4-5 ay sonra karşımıza mantolama olarak çıkacaktır. 2015 yılında bizi bekleyen diğer bir gelişme de, 21 Ağustos itibariyle özellikle yanmaz EPS’de kullanılan HBCD maddesinin yasaklanması ihtimaliydi. Böyle bir gelişme olması durumunda şirketimiz alternatif Flame Retardant (FR) ajanı olan Polymeric FR, kısaca pFR maddesi ile alev geciktirici grade’lerini üretmeye devam edecek.”
“EPS sektörü yılın ikinci yarısındaki bütün enerjisini 16 Temmuz’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürürlüğe sokulan Yeni Yangın Yönetmeliği üzerinde yapılması gereken değişiklikler için harcadı. Özetle, 21 metrenin üzerindeki binaların yalıtımında EPS’nin de arasında bulunduğu B1 sınıfı yalıtım malzemelerinin kullanılmasında kısıtlamaya gidilmesi, bazı (işgüzar) belediyeler tarafından yanlış yorumlanarak, bu genelgeye göre sanki EPS kullanımı yasaklanmış bir malzeme gibi gösterilmiş, ancak EPS-DER olarak değişik tarihlerde ilgili Bakanlık ve kamu kurumları nezdinde yapılan girişimler neticesinde genelgenin yürürlük tarihinin 1 Ocak 2015’ten 1 Temmuz 2015’e ötelenmesinin yanı sıra yeni yönetmelikte 21 metre (7 Kat) yerine 28 metre (9-10 kat) yükseklik sınırı getirilmek suretiyle EPS’nin önünün kesilmesi yolundaki girişimlere bir ölçüde mani olunmuştur. Öte yandan 7 Kasım 2014 tarihinde Betek Boya’nın Kayseri İncesu OSB’de büyük ölçekli (gerçek bina) yangın testlerinde muhtelif kalınlıklarda EPS’nin de kullanıldığı yangın dayanım testleri yapılmış ve Bakanlık yetkilileri nezaretinde yapılan bu testlerden EPS’den yapılan ETICS sistemlerinin başarıyla geçtiği görülmüştür. Bu gelişmeler ışığında artık 2015 yılı ve takip eden yıllarda yangın konusunun gündemimizi bu kadar yoğun bir şekilde meşgul etmemesi gerektiğini düşünüyoruz.”

İnterfiks İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Bilmaç 
“Yeni Tesisimizi Kurmaya Başladık”


“İnterfiks, her yıl artan cirosuyla istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ediyor. 2013 yılında hedeflerimizin üzerinde bir büyüme göstermiştik. Bu büyüme trendini 2014 yılında artırarak devam ettirdiğimizi söyleyebiliriz. Üretim, satış ve kârlılık hedeflerimizin tamamını gerçekleştirmiş durumdayız. 2014’ün İnterfiks için aynı zamanda yeniden yapılanma yılı oldu. Önümüzdeki beş yıl için bir büyüme programı hazırladık. Bu beş yılda hem yurtiçi hem de hedef ülkelerde gerçekleşecek yatırım, satış, pazarlama ve dağıtım stratejilerimizi de geliştirdik. 2015 yılı itibariyle ihracatta büyük atılımlar içinde olmayı planlıyoruz. Şu an üretimimizin yüzde 20’sini 22 ülkeye ihraç ediyoruz. Önümüzdeki yıl itibariyle rutin mal verdiğimiz ülke sayısını 30’a çıkarmayı planlıyoruz. Yeni dış satım yapılanmamızla birlikte ihracatı sürekli artırarak ciro içindeki payını da yüzde 30’lara çıkarmayı hedefliyoruz. Türk üretici olarak, niş alanlara yönelik çok iyi olan ürün gamımıza yeni ürünler ekleyerek uluslararası arenada rekabet edebileceğimizi göstermek istiyoruz. Son 10 yılda su yalıtım sistemlerimizde özellikle Kuzey Afrika ülkeleri ve Türki cumhuriyetlerde önemli projelerde yer aldık. İhracat yapılanmamızı belirlediğimiz hedef ülkelerde uygulamacı bayilikler oluşturacağız. Hedef olarak Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerini belirledik. Çünkü Katar’da 2022 yılında Dünya Kupası gerçekleştirilecek. Katar’da 2022 Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında inşa edilecek projelerde yer almak istiyoruz. MENA ülkelerindeki yerel firmalarla ortak girişimde bulunmayı da planlıyoruz. Son yıllarda yurtiçi ve yurtdışında mega ve prestijli projeleri almaya başlamamızla birlikte hem ürün tedariği konusunda sıkıntı yaşamamak hem de yeni ürünler geliştirmek için yeni tesis yatırımı şu an gündemimizin ilk sırasında. İthal ettiğimiz ürünleri de üretmeyi planladığımız yeni tesisimizi Tuzla Deri Organize Sanayi Bölgesi içinde kurma çalışmalarına başladık. Çok daha modern ve teknolojik bir altyapı ile yenilenecek ekipmanlarımız, otomatik paketleme makinelerimiz ve gelişmiş Ar-Ge laboratuvar cihazlarımız ile yaklaşık 10 milyon dolarlık bir yatırım gerçekleştiriyoruz ve yeni tesisi 2015’in ikinci yarısına kadar faaliyete geçirmeyi hedefliyoruz. Yeni tesisin devreye girmesi ile birlikte mevcut tesisimizi de yeni yerimize taşıyacağız.”
“Özellikle 2014 yılının ilk yarısında inşaat malzemeleri üretiminin ve ihracatının arttığını, ithalatın ise gerilemeye devam ettiğini ve inşaat sektörünün Türkiye’nin cari açığının küçültülmesine olumlu katkı sağlamaya devam ettiğini belirtebiliriz. Sürekli değişkenlik gösteren iç ve dış pazar dinamiklerine rağmen doğru stratejiler ile hareket eden, ileriye yönelik hamlelerini doğru planlayan,  her zaman söylediğimiz gibi marka ve Ar-Ge yatırımından kaçınmayan firmalar sancılı geçen bir dönemi rahatça geride bıraktılar. Yalıtım sektörü açısından değerlendirme yaptığımızda ise 2014’ün özellikle ilk yarısında sanayici açısından verimli geçtiğini söylemek mümkün. Ancak sonrasında, iç ve dış pazarda yaşanan olumsuzluklardan yalıtım sektörü de büyük ölçüde etkilendi.  Yılsonu raporlarında daha da iyi gözlemlemek mümkün olacaktır, ancak sektörün 2014 için beklenen büyüme oranlarına ulaşamayacağını ve inşaat sektöründeki büyüme oranları ile aynı paralelde büyüme göstermediğini şimdiden söylemek mümkün. Yurtiçinde Ulaştırma Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından açıklanan ciddi altyapı ve üst yapı inşaatlarına ve gerçekleştirilen tüm kentsel dönüşüm çalışmalarına rağmen yalıtım sektöründe beklenen büyümenin yaşanmamış olmasının önemli sebeplerinden biri de denetim fonksiyonlarının maalesef halen iyi işlemiyor olmasıdır. Ülkemizde mevcut konut stoğunun sadece yüzde 15 ila 18’inin yalıtımlı olduğunu görüyoruz. Daha sağlıklı, güvenli ve enerji verimli binalar yapılması amacıyla başlatılan kentsel dönüşümle birlikte ülkemizde sıkça gündeme gelen konulardan biri haline gelmiş olsa da, yalıtım bilincinin halen gerekli düzeye ulaşmamış olmasını üzülerek gözlemliyoruz.” 
“Ülke genelinde hükümetçe açıklanan altyapı yatırımlarının devam edeceğinin açıklanması, inşaat ve inşaat malzemesi sektörlerine ciddi bir ivme getirecek. Kentsel dönüşüm projelerinin özellikle büyük şehirlerde planlı bir biçimde sürdürülme kararlılığı, sektörel sürdürülebilirliliğe çok olumlu katkılar sağlayacak. 2014 yılının ilk yarısında inşaat sektörü yüzde 3,8 büyürken, aynı dönemde kamu inşaat harcamaları yüzde 4.8, özel sektör inşaat harcamaları ise yüzde 4,4 olmuştur. 2015 yılında bu büyüme rakamlarının bir miktar artarak yüzde 5 ile 5,5 civarına çıkacağını düşünüyoruz. Ülkemizin ekonomi kurmaylarının açıkladığı, ülke genelindeki yüzde 3 ile 4 arası büyüme eğer aşağı düşmezse, inşaat sektörünün büyümesi kesinlikle beklentimizin altında olmaz. Eğer ekonomi yönetiminde ulusal bir sorun yaşanmazsa gelecek yılın ortalarında yapılacak seçimlerin de sektörel ivmelenmeye pozitif katkılar sağlamasını bekliyoruz. Doğal olarak tüm bunlara bağlı olarak yalıtım sektörü inşaat sektörünün büyümesinin üzerinde bir gelişim gösterecektir.”

Ravaber Genel Müdürü Harun Hasyüncü
“2014’te İki Yeni Ürün Sunduk”


“2014 yılı Ravaber açısından dalgalı bir yıl oldu. 2014 yılına hızlı bir giriş yaptık, kış ayları olması ve inşaat sektörünün durgun olmasına rağmen ocak ve şubat aylarını beklentilerimizin üzerinde kapattık ve 2014 yılından beklentimiz arttı. Ancak 2014 bahar ve yaz aylarında atlatılan iki seçim ekonomiyi yavaşlattı. Bu seçim zamanlarının, inşaat sektörünün açık olduğu ilkbahar ve yaz dönemlerine denk gelmesi, sektörümüzün 2014 yılı genelini olumsuz yönde etkiledi. Ancak Cumhurbaşkanlığı seçiminin hemen ardından piyasa toparlandı ve işlerimiz beklentimiz mertebesine ulaştı. Bu iniş ve çıkışın yaşandığı 2014 yılında bizi zorlayan en önemli konu, sabit giderlerimizin maliyetlerdeki payının kontrolünün zorlaşmasıydı. 2014 yılında pazara iki yeni ürün sunduk. Sunmuş olduğumuz bu ürünlerin muadili bulunmuyor. Üretmiş olduğumuz taşyünü doğal bir malzeme; ancak taşyününü birbirine bağlamak için fenol ve formaldehit bazlı kimyasal bağlayıcılar kullanılıyor. Bu oran yüzde 2-3 civarlarında olsa da taşyününün doğal yapısını kısmen bozuyor. Doğal yapıyı korumak adına içerisinde üre, fenol ve formaldehit olmayan bir bağlayıcı geliştirdik ve yüzde 100 doğal taşyünü üreterek piyasaya ORWOOL isminde sunduk. Bu ürün özellikle fırın yalıtımlarında, güneş panellerinin iç kısımlarında, gıda tesislerinin yalıtımında ve tarım sektöründe tercih edilmeye başlandı. Türkiye’de taşyününde böyle bir ürünü üreten ilk ve tek firma olarak bu ürünün yaygınlaşması konusunda çalışmalarımızı sürdüreceğiz. İkinci ürünümüz ise Taşyünü Şömine Levhası. Bu üründe Türkiye’nin ithal ettiği bir üründü. Hem kullanılan bağlayıcının ateşe temasında koku yapmaması hem de 1000 dereceye dayanıklı alüminyum folyo kaplama ile yine Türkiye’de ilk ve tek üretici olarak bu ürünün satışına başladık.”     
“Dalgalı bir 2014 yılından sonra 2015 yılı daha sakin ve durgun geçeceği kanaatindeyim. Bundan dolayı daha mütevazı büyüme hedeflerimiz var. Ancak bunun yanı sıra 2015 yılı bizim için yatırım yılı olacak iki farklı alanda büyük yatırım planlıyoruz. Yalıtım sektörü 2014 yılını iki kritik seçimin ve coğrafyamızda oluşan ve devam eden olumsuzluklar gölgesinde geçirdi. 2014 yerel seçimi ve cumhurbaşkanlığı seçimi ekonomik hareketliliğin yavaşlamasına neden oldu. Beklentiler seçim sonrasına ötelendi. Dolayısıyla inşaat sektöründe alımlarda da ötelenmeler oldu. Bu da yalıtım sektörünü doğrudan etkiledi. Olağan bir süreç olan seçimler atlatıldı ancak benim daha da kaygılandığım konu, komşularımızda yaşanan iç kargaşa ve savaş etkilerinin daha tam olarak 2014 yılına yansımamış olması. Buna rağmen bizim için önemli bir ihracat pazarı olan Irak’a yaptığımız ihracatlar neredeyse durma noktasına geldi. Bundan daha önemlisi, bu olumsuz gelişmelerin önümüzdeki zamanda hangi boyutlara ulaşacağının kestiremememiz. 2015 yılında bir seçim daha var. 2015 genel seçimlerinin de 2014 yılında olduğu gibi insanımızda alımları öteleme olarak karşımıza çıkacağı kanaatindeyim. Bundan dolayı 2014 yılında seçim öncesinde pazarın durgunluğunun benzer bir modeli 2015 genel seçimler öncesinde de olacaktır.  Burada önemli olan, seçim sonuçlarına göre bu yavaşlamanın devam edip etmeyeceğidir. Ancak asıl önemli olan, 2015 yılında yakın coğrafyamızda süre gelen olayların hangi boyutlara ulaşacağıdır. Türkiye’nin Kuzeyinde Ukrayna’nın Rusya ile ciddi problemleri, Irak ve Suriye’deki iç savaş ve Türkiye’nin konumunun 2015 yılında en çok konuşacağımız konular olacağı kanaatindeyim. Ümidimiz kardeş kanının akmaması ve Müslüman olan toplumların kendi içlerinde barış içerisinde yaşamalarıdır”. 

İZOER Genel Müdürü Sinan Bingöl
“Büyüme, Taşyünü Yönünde Olacak”


“WOOLMAX taşyünü olarak 2014 yılını devreye alma ve satış organizasyonlarımızı tamamlamakla geçirdik. Doğal taşyünü üretiyoruz. Teknolojimiz sayesinde sadece bazalt kullanıyoruz. Ergime sıcaklığını ve elyaf mukavemetlerini düşüren alkali katkılar kullanmıyoruz. Bu bize, kullanım sıcaklığının artmasına ve yangın bariyerlerinde yüksek sıcaklıkta çabuk eriyerek damlama oluşmalarının önlenmesini sağlıyor.” 
“Taşyünü pazarında, fizibilite analizleri yapılmadan yatırımların yapılmasına karşılık insan kaynağının göz artı edilmesi nedeniyle rekabet konusunda bilimsel konulardan uzak, müşteriler yanıltılıyor ve bilgi kirliliği oluşturuluyor. Bir firma farklı bir mamulle ilgili bilgi verirken, demirin fazla olduğu, mekanik özelliklerin bu nedenle düşük olduğu, kendilerinin demirsiz, sapsarı ürün yaptığını belirterek mesnetsiz görüşleriyle rakibini kötülediğini zannediyor. Halbuki özünde kendi malını da kötülediğinin farkında değil. Yüksek alkali katkıları ve ergitme sırasında demirin oksidasyonunu yapamadıkları için malzemedeki demirin hepsininin dışarı atılmasına sebep oluyor, geriye kalan eriyikle de taşyünü yaptıklarını sanıyorlar. Bu konunun burada belirtilmesi, sektörümüzde en büyük sorunun eğitim olduğunu gösteriyor. Yalıtım dergisinde (Kasım 2014) arkadaşımızın belirttiği gibi, apartman girişlerinde görülen “pazarlamacı giremez” yazısı bir fenomen olarak karşımıza çıkıyor. Bunun sebebi de pazarlamayı sadece satıştan ibaret sayan, sattığı ürünü tanımayan kişilerden kaynaklanıyor. Bu da yalıtım pazarının sağlıklı büyümesini engelliyor.” 
“2015 yılının ekonomik belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir yıl olacağı öngörülmektedir. Dolayısıyla inşaat sektöründe bir yavaşlama olması beklenebilir. Yalıtım sektöründe ise mevcut yapı stoğundaki küçüksenmeyecek miktarda olan yalıtımsız binaların mantolanması, inşaat sektöründeki düşüşü kompanze edebilecektir. Yalıtım malzemesi olarak da Woolmax taşyünü daha çok öne çıkacaktır. Ayrıca hükümetin orta vadeli planında, ekonominin enerji yoğunluğunu azaltmak üzere enerji verimliliği çalışmalarına ağırlık vermeye devam edeceğini belirten Başbakan Yardımcısı Babacan, bununla ilgili eylem planı hazırladıklarını, bu çerçevede sanayide, konutlarda, kamu binalarında ne yapılacağına ilişkin çalışmaların sürdürüldüğünü söyledi. Bu konuda yeni teşvik ve yeni tasarruf programları oluşturacaklarını anlatan Babacan, “Sanayicimiz enerji verimliliği ile ilgili bir yatırım yaptığında onun karşılığını da devletin iyi bir teşviğini de beraberinde görecek. Bununla ilgili bakanlıklarımız şu anda bir model üzerinde çalışıyor’ dedi. Woolmax Taşyünü olarak da bu çalışmalara katkıda bulunmaya çalışacağız. Yalıtım pazarı büyümeye devam edecek ve bu büyüme ısı, ses, yangın, rutubet yalıtımı olarak 4’ü1 arada olan taşyünü yalıtım malzemesi yönünde olacaktır. Fakat uygulanan yanlış stratejiler nedeniyle artan hammadde ve enerji fiyatları satış birim fiyatlara yansıtılamamıştır. Aynı durum 2008 yılında Avrupa’da da gündeme gelmiş, bunun sonucu olarak da firmalar verimsiz fabrikalarını kapatmaya, bazı firmalarla konsilidasyona gidilmiştir. Şayet bu yanlışlar yapılmaya devam ederse 2015 yılında sektörümüzde istenmeyen durumlar ortaya çıkabilecektir.”

Kalekim Genel Müdürü Altuğ Akbaş
“Su Yalıtımı Mevzuatı Gerekiyor”


“Yapı kimyasalları alanında üretim ve satış kapasitesiyle Türkiye ve bölgesinde birinci, Avrupa’da ise 5’inci sıradaki konumunu koruyan Kalekim olarak bu yılı, önümüze koyduğumuz hedefleri gerçekleştirmek amacıyla önemli bir dönem olarak planladık. Önümüzdeki yıllarda meyvelerini toplayacağımız, daha fazla hamle yapacağımız bir döneme giriyoruz ve Kalekim olarak ısı ve su yalıtımı alanındaki gücümüzü daha da artırmaya yönelik faaliyetlerimize hız vereceğiz. Bu yıl ayrıca çok önem verdiğimiz bir projeyi hayata geçirdik ve dünyada bir ilke imza attığımız ‘Garantili Usta Sistemi’ ile ustalar ve tüketiciler için yepyeni bir dönem başlattık. Projenin ilk ortaya çıktığı andan itibaren nihai tüketicinin memnuniyetine ve avantajlarına öncelik verdiğimiz ‘Garantili Usta Sistemi’nin tüketicilere ve ustalara çok önemli katkıları olacağına inanıyoruz.” 
“Kalekim olarak, daha çok gelişen pazarlara yönelik hedeflerimize ulaşmak için çalışmalar yürütüyor, bu pazarlardaki fırsatları kovalamaya devam ediyoruz. Özellikle Türkiye’nin yakın çevresi bizim için çok önemli. Yapı kimyasalları alanında Ortadoğu ve Afrika’da farklı açılımlarla büyümek istiyoruz. Bir yandan da dünyaya entegre olarak, farklı coğrafyalarda üreten, o coğrafyanın insanlarına satan ve onlardan alan bir yapı oluşturuyoruz. Bu kapsamda 2014 yılını yüzde 30’a yakın büyümeyle kapatmayı planlıyor, 2015 yılında da bu büyümeyi sürdürmek istiyoruz.” 
“Bu yıl Türk yalıtım sektörünü doğrudan ilgilendiren bir gelişme yaşandı. Yalıtım konusunun, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı ‘Enerji Verimliliğinin Geliştirilmesi Programı’nın, 9 başlığı kapsayan ilk paketinde yer alması, tüketici ve yalıtım sektörü için çok önemli bir gelişmeydi. Bu planın uygulanmasıyla, 2015 ve sonraki yıllarda yalıtım sektörü için çok önemli adımların atılacağına inanıyorum. Enerjide yurtdışına bağımlı olan ülkemizde yalıtımsız binaların sayısının çok yüksek olması nedeniyle Kalekim olarak ısı yalıtımının önemine dikkat çekmeyi görev edindik. Ülkemizde su yalıtımının hayati öneminin yeterince anlaşılmadığını düşünüyorum. Sektörün öncü kuruluşu olarak  su yalıtımının önemine dikkat çekmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Su yalıtımı olmayan binalarda oluşan korozyon nedeniyle yapılarımız depreme karşı dayanıksız hale geliyor. Normal şartlarda yapıların ömrü 50 yıl, ancak su yalıtımı olmayan binaların taşıyıcı sistemi korozyon nedeniyle 10 yıl sonra başlangıçtaki taşıma kapasitesini yaklaşık yüzde 66 kaybediyor. Binalara sızan su ayrıca insan sağlığına zararlı küf, mantar ve benzeri organik maddelerin oluşumuna sebep oluyor. Gerek yapı güvenliği, gerekse sağlık ve konfor şartları açısından binalarda uygun malzemeler kullanılarak su yalıtımı yapılmalı. Bina güvenliği ve deprem dayanımı için çok önemli bir faktör olan su yalıtımı ile ilgili sektörde yaşanan sorunların en başında, yasal mevzuatların ve dolayısıyla uygulamaların istenen seviyede olmaması geliyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan, önemli konu başlıklarının yer alacağı ‘Su Yalıtımı Mevzuatı’nın kısa sürede uygulanmaya konulmasıyla su yalıtımı alanında en büyük eksikliğin tamamlanmış olacağını düşünüyoruz”.

Koramic Genel Müdürü Ali Yıldırım
“2017 Yılına Kadar 6 Üretim Tesisi Hedefliyoruz”


“Her yıl artarak devam eden büyüme hedeflerimizi yakaladığımız verimli bir yıl geçirdik. 2014 yılı yurtiçi yapı sektöründe yaşanan yavaşlama, yurtdışında ise özellikle komşu ülkelerde yaşanan olumsuzluklar nedeniyle biraz zorlu geçti. Biz bu dönemde yurtdışı pazarlarda yaşanan daralmayı, tüm zorlu şartlara rağmen yurtiçi satışlarımıza ağırlık vererek artırdık. Ayrıca yurtdışında yeni pazarlarda da faaliyetlerimizi güçlendirerek, çift haneli büyüme rakamlarına ve hedeflerimize ulaştık. Bu yıl özellikle Cezayir ve Tunus’ta çok olumlu gelişmeler ve satışlarda büyümeler gerçekleştirdik. Katar ve Gürcistan’da şu anda pazarlama ağırlıklı operasyonumuz ilerliyor, pazar hedefimizi belirledikten sonra hızlıca bu bölgelerdeki planlarımızı gerçekleştireceğiz. Balkan ülkelerinde Romanya ve Bulgaristan ile ilgili dağıtıcılarımız ile pazarda yer almaya başladık. Balkan ülkelerindeki girişimlerimiz ve çalışmalarımızla Irak, Suriye, Rusya, Ukrayna gibi ülkelerden kaynaklanan açığımızı kapattığımızı söyleyebiliriz. Hırvatistan, Arnavutluk, Bosna Hersek satış oranlarımız her geçen gün yükseliyor. Gelecek sene için de bu pazarlardan olumlu beklentilerimiz var. 2015 için yeni yatırımlarımızın devreye girmesiyle birlikte yine çift haneli büyüme rakamlarını yakalamayı ve yurtdışında daha da geniş pazarlara yayılmayı hedefliyoruz.”
“2013 yılında proje çalışmalarına başladığımız ve 2015’in ilk aylarında hizmete girecek olan Bozüyük’deki yeni fabrikamız ile yaklaşık 15 milyon dolarlık bir yatırım gerçekleştirdik. Bozüyük’de yer alan ve bir teknoloji üssü olarak tasarlanan yeni tesisimizin üretime geçmesinin hemen ardından 2015 yılının ikinci yarısında 5. üretim tesisimizi devreye almak üzere çalışmalara başladık. 2017 yılına kadar yurtiçinde toplamda 6 üretim tesisi hedefliyoruz. Yurtdışında da stratejik olarak belirlediğimiz 6 ülkede yatırımlarımız olacak. İran’la başlayan bu yatırımlarımıza hedeflediğimiz diğer ülkelerde de ortaklıklar şeklinde devam edecek. İkinci potansiyel yatırım alanı olarak Kuzey Afrika’yı görüyoruz. Yatırım ve ortaklık konusunda Kuzey Afrika pazarı için son noktaya gelmiş durumdayız. Yurtdışına yönelik yaptığımız tüm çalışmaların gerek Türkiye’nin gerekse kendi şirketimizin marka değerini daha da yükselteceğine inanıyoruz. Geçtiğimiz yıl itibariyle tamamen Türk-Belçika ortak Ar-Ge çalışması ve emeğin sonucu olarak Bozüyük Bilecik fabrikamızda üretmeye başladığımız CERMIX’in epoksi ve poliüretan sistemlerini oldukça önemsiyor ve pazarlama stratejilerimizi de bu ürün grupları üzerinde yoğunlaştırıyoruz. Endüstriyel yatırımlar, konut ve sosyal yapılarda, çoğunlukla yalıtım ve yüzey koruyucu sistemler olarak epoksi ve poliüretan esaslı malzemeler geçmişe göre sıklıkla kullanılan ürünler haline geldi. Günümüzde neredeyse kaplama ve yalıtım uygulamalarında epoksinin kullanılmadığı bir alan kalmadı. Epoksi, uygulanma kolaylığı, kullanım güvenliğinin olması,  yıpranmaması,  temizliğinin, tamir ve bakımının çok kolay olması, endüstride kullanım yaygınlığının en önemli nedenleri arasında. Türkiye’nin birçok şehrinde birçok dev projede Cermix epoksi sistemleri uygulanmaya devam ediyor.  2015 yılı içinde bu ürün grubumuzda penetrasyonu daha da artırarak gerek yurtiçi gerekse yurtdışında pazar payımızı üst seviyelere çıkarmayı hedefliyoruz.” 
“Koramic olarak 2015 yılı için büyüme hedeflerinden vazgeçmemekle birlikte daha tedbirli ve akılcı davranmaya çalıştık. Özellikle giderler ve satılan malın maliyeti konusunda Ar-ge ve üretim müdürlüklerimizde ciddi çalışmalarımız devam ediyor. Satış kanalları itibariyle baktığımızda vitrafix ürün grubunda İntema, Cermix ürün grubundaysa kendi kanallarımızda büyümeye devam edeceğiz. İhracat konusunda ise daha temkinli yaklaşarak daha uzak mesafelere ihracat şansımızı deneyeceğiz. Bunun altyapı çalışmalarına 2014 yılında zaten başlamıştık. Yalıtım sektörü 2013 ve 2014 ilk yarıda gösterdiği performansı 2015 yılında daha temkinli ve yavaş büyüyerek gösterecektir. Yatırımlar durmadan devam edecek fakat son iki yılda olduğu kadar yoğun bir yatırım dönemi yaşanmayacaktır. 2015 yılı daha çok şirketlerin kendilerini toparlama ve 2021-2023 hedefleri için stratejiler üreteceği bir yıl olacaktır.”

Köster Türkiye Satış Müdürü Selahattin Özüpek
“Umudumuz 2015’te Su Yalıtım Yönetmeliği’nin Hazırlanması”


“2014 yılı Köster Türkiye faaliyetleri açısından olumlu bir yıl oldu. Büyüme hedeflerimizin de yüzde 5 üzerinde gerçekleşen ekstra bir büyümeden söz edebiliriz. Dilovası üretim tesislerimizin devreye girmiş olması ve devam eden etaplar, faaliyetlerimizi önemli ölçüde destekledi. Yine devam eden üçüncü etap inşaatı 2015 yılı ilk çeyreğinde tamamlanarak faaliyetine başlayacak. Bu yıl içerisinde mevcut ürün portföyümüz içerisinde yeni ürünlerimiz de yer aldı. Özellikle sürme ve yapısal ürün gruplarımızı yeni ürünlerimizle destekledik. Genel faaliyetlerimiz içerisinde önemli bir oranla yeni ürünlerimizin karşılık bulması, planlamamızın tutarlılığı açısından ümit verici. Bu sonuç, önümüzdeki dönemler için iyimser hedefler belirlememizi mümkün kılıyor. Sadece 2014 yılında değil, son dönemde ürün portföyümüz içerisinde yer alan yeni ürünlerimizin de üzerinde durduğumuzu belirtmeliyim. Hassasiyetle ve sahada birebir takipçisi olduğumuz hiçbir ürün grubumuz bizi yanıltmadı. Sonuçta yapabileceklerimizi biliyoruz, sektörümüzün ihtiyaçlarının da farkındayız.  Gerçekçi yaklaşımlar sektörümüzde mutlaka karşılık bulmaktadır.”
“Köster olarak 2015 yılı ve sonrası için sektörümüze ve ülkemize katma değer oluşturacak yeniliklerimiz olacak. Türkiye’deki 20 yıllık faaliyetlerimizi ve teknolojik altyapımızı çok önemsiyoruz. Ulaştığımız tecrübe, bilgi birikimi ve sahip olduğumuz know-how, şirket olarak faaliyetlerimizde farklılığımızı destekleyecek. 2015 yılı ve sonrası için kısa vadeli hedeflerimiz olacağı gibi orta vadeli hedeflerimiz de olacak. Ancak yapı kimyasalları alanında orta vadeli politikaların daha gerçekçi ve verimli olduğunu da görmemiz gerekiyor. Bugüne kadar önemseyerek faaliyetlerimize yansıttığımız marka bilinirliği ve güvenilirliği, finans yönetimi, iş geliştirme, iş ortaklarımızla devamlılık, insan kaynakları, sektörel tüm pazarlara adaptasyon ve penetrasyon gibi politikalarımızın sürdürülebilirliğini esas alıyoruz. 2015 yılında da geleneksel yaklaşımlardan ziyade sonuç odaklı planlamalarımızı devam ettireceğiz.”
“2014 yılını yalıtım sektörü açısından değerlendirdiğimizde, yalıtım bilincinin arttığı, nihai tüketiciye kadar kolaylıkla ulaşabilen, yabancı yatırımcı profilinin ve yatırımlarının arttığı bir sürecin avantajlarının tam olarak elde edilemediği bir dönem olarak değerlendirilebilir. Dolayısıyla homojen olmayan bir yalıtım sektöründen söz edilebilir. Bir başka ifadeyle var olan nitelik sorunu 2014 yılında da devam etmiştir. Bu değerlendirme, yalıtım sektörünün 2014 yılı içerisindeki bir boyutudur. Diğer taraftan iç pazarda her şeye rağmen büyüyen yalıtım sektörü, ihracat temelinde de büyüme kaydedebilmiştir. Dolayısıyla üretim ve ihracat artışı dikkate değerdir. 2014 yılına ait yalıtım sektöründeki en önemli gelişmelerden bir tanesi de su yalıtımının zorunlu hale getirilmesini izleyen en önemli sürecin miladı olmasıdır. 2014 yılı Su Yalıtımı Yönetmeliği’nin oluşturulmasına yönelik uzun yıllardır süregelen çalışmaların meyvesini verdiği bir yıl olmuştur. Artık Türkiye, Su Yalıtımı Yönetmeliği’ne hazırlanmaktadır. Ümit ediyoruz ki 2015 yılı içerisinde Su Yalıtımı Yönetmeliği tamamlanmış ve uygulamaya alınmış olacaktır.”
“Son yıllarda makroekonomi üzerindeki etkileriyle sürekli desteklenen inşaat sektörünü olumsuz etkileyebilecek gelişmeler de görülmektedir. Özellikle KDV, KKDF, BSMV ve rant vergisi ile artan faiz ve vergiler, ayrıca inşaat sektörünün disipline edilmesi kapsamında oluşabilecek ekstra maliyetler sektör açısından olumsuzluklar arz edebilir. Bu ölçüde etkilenen inşaat sektörünün en önemli alt sektörlerinden yalıtım sektörünü de etkilemesi mümkündür. Diğer taraftan kentsel dönüşüm ile yapıların ıslahı ve yeni yapıların oluşturulması, dinamik ve dünyada iki numaraya ulaşmış Türk müteahhitlik sektörü, pozitif koşullara işaret etmektedir. Ayrıca 2015 yılı içerisinde Türkiye’nin genel seçim sürecinde olması, koşulların optimum seviyede gidebileceği kanaatini oluşturmaktadır. Dolayısıyla yalıtım sektörüne yönelik 2015 yılında hem iyi hem de kötü sinyaller bulunmaktadır.”

KYK Yönetim Kurulu Başkanı Onur Sürmeli
“Yeni Yatırımlar Hedefliyoruz”


“İnşaat sektöründe 2014 yılının ilk 3 çeyreğinin, 2013 yılı ile kıyaslandığında düşük bir büyüme performansıyla geçtiğini söyleyebiliriz. Türkiye için seçim yılı olması ve ekonomi üzerindeki etkisi, dünya ülkelerinde ve yakın çevremizdeki siyasi hareketlilik bunda büyük etki sahibi oldu. Buna karşın KYK olarak bu atmosferden etkilenmediğimizi söyleyebilirim. Yılın başında belirlediğimiz büyüme hedeflerine uygun bir grafik çiziyoruz. Tabi bunda bayi ağımızın gelişerek yenilerinin eklenmesi, yeni ürünlerimizle pazara penetrasyonumuzun artmasının etkisi büyük. 2014 bizim için lansmanlar ve yatırımla dolu geçen bir yıl oldu. Stratejik büyüme hedefimiz içerisinde yer alan yalıtım sektöründeki Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarımız son hız devam ederken, 2014 yılı içerisinde su yalıtım ürün gamımızı daha da güçlendirecek ürünleri pazara sunduk. Elastomerik polimer esaslı süper elastik su yalıtım malzemesi, kaplama altı, içme suyu uygunluk belgeli, UV dayanımlı, bitüm modifiyeli tipleriyle poliüretan esaslı su yalıtım malzemeleri, camtülü taşıyıcılı, polyester keçe taşıyıcılı ve arduvazlı tipleriyle serme membranlar, 2014 yılında lansmanlarını yaptığımız yeni ürünlerimiz oldu. Bununla birlikte 2014 yılında boya üretim yatırımımız da hayata geçti. Yeni üretim teknolojileri ve ekipmanları ile ürün çeşitliliğimizi ve kalitemizi artırmak ve geliştirmek adına 2011 yılında yapmış olduğumuz bitüm esaslı likid membran üretim tesisimizin ardından, paydaşlarımızdan gelen yoğun talep üzerine boya sektörüne giriş yaparak, yaklaşık 1,5 sene süren planlama ve projelendirme çalışmaları ardından yatırım çalışmalarını tamamladık. Yıllık 10 bin ton üretim kapasitesine sahip boya üretim tesisimizin yatırım sürecinde çevre ve insan sağlığı ölçütlerini benimsedik.”
“Yalıtım sektörü, büyümemizi sürdürmeyi hedeflediğimiz bir sektör. Sektöre doğru çözümler sunacağımız ürünlerin lansmanlarını gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Tabi işin bir de uygulama boyutu var. Burada üzerimize düşen görevi, yıllardır sürdürdüğümüz uygulamacı eğitim seferberliğiyle yürütüyoruz. Usta Buluşmaları adını verdiğimiz günlük eğitim seminerleri ve Milli Eğitim Bakanlığı ile ortaklaşa yürüttüğümüz 40 saatlik uygulamacılara yönelik eğitim programı ile de eğitimler veriyoruz. Sektörde bir ilk olarak, Usta Buluşmaları kapsamında KYK Eğitim Tırı ‘Kaşif’ ve Eğitim Otobüsü ‘Gezgin’ ile Türkiye’yi adım adım dolaşarak eğitim seminerleri gerçekleştiriyoruz. Büyüyen renovasyon pazarında nihai tüketicilerin beklentilerini ve ihtiyaçlarını karşılayacak hizmetler geliştiriyoruz. 2015 yılında bu projeleri sonuçlandırarak tüketicilere sunmayı hedefliyoruz. Orta vadede İç Anadolu ve Batı bölgelerimize hizmet verecek yeni üretim yatırımları hedeflerimiz var.” 
“2014 yılında açıklanan 10. Kalkınma Planı içerisinde ele alınan enerji verimliliği kapsamında, enerji tüketiminin düşürülmesine ilişkin hedeflerin yer alması önemli bir gelişmeydi.  Enerji verimliliğinin devlet politikası içerisinde yer bulması önümüzdeki dönemlerde de yalıtım sektöründeki talebin ve bilincin artacağının bir göstergesi. Bunun yanı sıra mevcut ve yeni binalarda Enerji Kimlik Belgesi alınması yönündeki yasal düzenlemeler de bunu destekler nitelikte.  Diğer taraftan Isı Yalıtım Yönetmeliği’ne dair yapılan çalışmaların sistem performansını tanımlayan ve uygulama prosedürlerini içeren detayda hazırlanması konusunda derneklerin, STK’ların çalışmaları da ısı yalıtım sektörü açısından bakıldığında doğru yolda ilerlediğimizin göstergesi. Su yalıtım yönetmeliğinin, temelden ıslak hacme kadar tüm noktalarda su yalıtım çözümleriyle hazırlanıyor olması, yapıların güvenliği ve konfor koşullarının yükselmesi açısından umut verici. 2014 yılındaki bu çalışmalar yalıtım sektöründe şimdiye kadar olan eksikliklerin tamamlanması, yapılan ürün seçiminde ve uygulamada yapılan hataların önüne geçilmesi için önemli adımlar olmuştur. Bu adımların kamu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle zorunlu hale getirilmesiyle sonuçlanması gerekmektedir. Bundan sonra atılması gereken bir diğer adım da, sektördeki kalite denetim ve gözetimindeki eksiklikleri giderecek çözümlerin üretilmesidir”.

Mardav Gn. Md. ve Yön. Kur. Üyesi Levent Pelesen
“Doğru Bilginin Paylaşılması için Çalışacağız”


“Mardav olarak 2013 yılında 100 milyon TL ciroyu geçerek hedeflerimize ulaştık. 2014 yılında ürün grupları bazında hedef gerçekleşmelerde farklılıklar göstermekle beraber genel şirket hedeflerimizin ilk çeyrekte oldukça üzerinde sonuç aldık. Yerel seçimlerin sonrasında ise Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar süren ve her ay bir öncekinden daha sert düşüşler yaşandı. Eylül ayı ile birlikte tekrar satış grafiklerinde artışlar gözlemlemeye başladık. Amacımız sene sonunda hedeflediğimiz oranlara paralel olarak büyümeyi yakalamak ve yaklaşık 125 milyon TL ciroya ulaşmak.” 
“2007 yılından bu yana Beşler Tekstil A.Ş. tarafından 20 bin ton kapasite ile kurulan ve 2013 yılında kapasitesini 70 bin tona çıkartan İzoberrock markalı taşyünü ürünlerinin yurtiçi satış ve dağıtımını yapıyoruz. 2007 yılından bugüne uzun süredir güvene dayalı devam eden çalışmamız 2013’ün Ekim ayında atılan imzalar ile Ravaber Yapı Ürünleri San Tic. A.Ş.’yi oluşturdu. İzoberrock taşyünü ürünleri artık Ravaber Yapı Ürünleri tesislerinde üretiliyor. Aynı zamanda iştiraklerimizden 7100 m2²  kapalı alana sahip ve yıllık kapasitesi 12.000.000 m2 olan Stoper, 2014 itibariyle Ravago bünyesine dahil oldu. Stoper, bundan böyle Ravago bünyesinde hizmet verecek, yurtiçi satış ve dağıtımı Mardav A.Ş. tarafından yürütülmeye devam edecek.”.
“Mardav sürekli gelişen, yenilenen ve bir adım ötesini hedefleyen bir firma.  Gerek ürün gamımızda, gerekse yatırımlarımızda bunu çok önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde iştiraklerimizden aldığımız güçle yenilikçi ürün ve hizmetler sunmaya devam edeceğiz. 
Türkiye’de özellikle ısı yalıtımı uygulamalarında birçok ilki gerçekleştiren firmayız. İlk dış cephe ısı yalıtım sistemini inşaat sektörüne biz sunduk. Bugünlere geldiğimizde, Blue’Safe Mavi Kale markamızla Türkiye’nin ilk pasif ev projesini hayata geçiren markayız. Öncülük yaptığımız tüm alanlarda yeni projeler geliştirmeyi hedefliyoruz. Tabii ki Mardav olarak öncelikli hedefimiz sektörü ve özellikle kamuoyunu yalıtım konusunda daha yoğun ve etkili şekilde bilinçlendirmektir.”
“Kentsel dönüşümle beraber sağlıksız ve güvenli olmayan binaları yıkarak, yerine güvenli ve sağlıklı, enerji verimli binalar yapmak hedeflendi. Isı ve su yalıtımı bu doğrultuda önem kazandı. Yalıtım sektöründe yaşanan hareketlilik, gündemde olan kentsel dönüşüm projeleriyle de sürekli büyüyor. Isı yalıtım sektörü 6 milyar TL pazar büyüklüğünü zorluyor. TS 825 Isı Yalıtımı Yönetmeliği de pazarın büyümesinin önemli etkenlerinden biri. İnşaat sektöründeki büyüme ile birlikte paralel olarak ısı yalıtım sektörü de büyümekte ve talepler artmaktadır.” 
“15 yıl öncesinde, Türkiye’de yalıtım konusunda bilgi eksikliğini bir dezavantaj olarak görür ve sürekli bilgilendirme çalışmaları yürütürdük. Yapılan çalışmalar ile bilgi ve bilinç çok arttı, bununla birlikte bilgi kirliliği ve yanlış reklam, yalan haberler ile çok yanlış uygulamalar da yapıldı, yapılmakta. Önümüzdeki yıl biz çalışmalarımızı doğru bilginin paylaşılması yönünde yoğunlaştıracağız. Tercihin de sadece fiyata dayalı değil, uzun süreli performansı hedefler nitelikte artacağına inanıyorum. Malzeme kalitesi yanı sıra iş kalitesi daha önem kazanacak görüşündeyim. Yani detay çözümü ve uygulamada özen öne çıkacak. Çevre Sağlığı ve İş Güvenliği tüm uygulamalarda ön planda tutulacak, tutulması gerekli.” 

Nime Çatı Satış ve Pazarlama Müdürü Selçuk Aktepe
“Öncelikli Hedefimiz Hizmet Kalitemizi Geliştirmek”


“Genel olarak bakarsak 2014 yılını bitirirken Nime Çatı olarak koyduğumuz hedeflere büyük oranda yaklaştığımızı söyleyebilirim. Ne mutlu ki 2014 Nime Çatı açısından verimli ve iyi bir yıl olarak geçti. Geçen yılın sonunda İkitelli şubemiz faaliyete girmişti. 2014’te ise Çorlu’da bulunan şubemize ek olarak Tekirdağ yolu üzerinde yeni bir hizmet noktasını açmış bulunuyoruz. Esasen, İkitelli şubemizi ve Çorlu’daki yeni hizmet noktamızı 2014 yılının iki büyük yatırımı olarak kabul edebiliriz.”
“2015 yılında öncelikli olarak hedefimiz, mevcut şubelerimizdeki hizmet kalitemizi ve hizmet ağımızı daha da geliştirmek olacak. Sektörümüze paralel olarak da büyümemizi devam ettirmek istiyoruz. Her zaman altını özellikle çizdiğimiz gibi en önemli varlığımız olan insan kaynağımıza yatırımlar yapmaya devam edeceğiz. Bunların yanı sıra önümüzdeki dönemde yeni açmayı planladığımız şubeler için de çalışmalarımıza devam edeceğiz.”   
“Bizim açımızdan, pozitif olmakla birlikte sektörel anlamda baktığımızda 2014’ü iniş ve çıkışlı bir yıl olarak değerlendirebiliriz. Kış aylarını tahminlerin üzerinde olumlu geçirdik diyebilirim. Nisan ayında başlayan inşaat sektöründeki daralmanın etkileriyle birlikte tahminlerin gerisinde gerçekleşen bir yaz dönemi yaşandı. Ancak, Ağustos ayında başlayan hareketlenme, kayıp dönemi telafi etti. Bu pozitif değişim, umuyorum ki tüm sektör firmalarımızın yılı iyi bir şekilde kapatmasını sağlayacaktır.” 
“Yalıtım sektörünün önünde, kat edilecek daha çok yolumuz olduğunu düşünüyorum ve 2015 yılında yalıtım sektörünün yine büyüme göstereceğini öngörüyorum. Özellikle zorunlu hale gelen su yalıtımının yanı sıra hem çevre açısından hem de enerji maliyetlerimizi düşürmemiz açısından oldukça önemli olan ısı yalıtımında da 2016 yılı ve sonrasında büyüme kaydedileceğine inanıyorum.”

ODE Genel Müdürü Ali Türker
“5. Tesisimizi Eskişehir’de Kuruyoruz”


“2014, siyasal ve ekonomik gelişmelerin belirleyici olduğu ve bu gelişmelerden tüm sektörler gibi inşaat sektörünün de etkilendiği bir yıl oldu. Bu anlamda geçtiğimiz yılın, şirketimiz açısından yılsonu hedeflerimizde ufak bir sapma olsa da genel olarak başarılı bir yıl olduğunu söyleyebilirim. 2014’te bizim için çok anlamlı, sevindirici gelişmeler de yaşadık. ODE, TÜSİAD, SEDEFED ve Sabancı Üniversitesi tarafından düzenlenen, kriterleriyle alanında Türkiye’nin en prestijli organizasyonu Rekabet Gücü Ödülü’nde Büyük Ölçekli İşletme Kategorisi 2013 Ödülü’nü kazandı. Yani sadece yalıtım sektöründe değil, tüm sektörler arasında Türkiye’nin en rekabetçi şirketi seçildik. Ayrıca, İstanbul Sanayi Odası’nın hazırladığı Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2013 Yılı Raporu’nda geçen yıla göre 16 basamak yükseldik ve bu yıl 102. sırada yer aldık. Bu sonuç yalıtım sektöründeki en başarılı performanslar arasında yer alıyor.”  
“Hiç şüphesiz bizim için yılın en önemli gelişmelerinden biri de Starflex markalı camyünü ürünlerimizde yaptığımız Ür-Ge çalışmalarından elde ettiğimiz başarılı sonuçlar oldu. Bu yenilik ile birlikte muadillerine göre tozuma, kaşındırma gibi olumsuzlukların en aza indirgendiği, çok daha yumuşak ve en önemlisi ısı iletkenlik katsayısının çok daha aşağılara çekildiği yeni bir camyünü segmentasyonu geliştirdik. Öte yandan diğer ürün gruplarımızda da yeni bir üründen ziyade müşteri taleplerine daha iyi cevap verebilmek amacıyla bazı değişiklikler yaptık. Örneğin R-flex (kauçuk köpüğü) ve Membran (bitümlü su yalıtım örtüleri) ürünlerinde segmentasyona gittik. Bu ürünlerimizin standart ve premium ürün gamlarını geliştirdik.” 
“Çorlu’daki 4 üretim tesisimize ek olarak 5. üretim tesisimizi Eskişehir’de kuruyoruz. Yüksek kapasite kullanım oranlarımız sebebiyle yeni yatırımımız için geçtiğimiz yıl Eskişehir’de 75 bin metrekarelik bir arsa alımı gerçekleştirdik. Fizibilite çalışmalarının ardından resmi süreçler de tamamlandı ve şu anda sahada çalışmalar sürüyor. İnşaat sürecini hızla tamamlayıp yeni tesisimizin faaliyete geçmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu anlamda 2015 bizim için yatırım yılı olacak diyebilirim.”
“Siyasal krizler ve bunların ekonomik yansımaları düşünüldüğünde 2014’ün kolay olmayan bir yıl olduğunu söyleyebilirim. Çok hızlı geçen ilk 2 ayın ardından Temmuz’da sektör neredeyse dip noktasını gördü. Yani iyi başlayan 2014, yıl ortalarına doğru iyice kötüleşti ve yıl sonuna doğru daha stabil bir sürece girdik. Ama yine de birçok firma miktarsal anlamda bir önceki yılı korumayı başardı. Her üründe hedeflenen miktarsal büyümeye ulaşıldı diye düşünüyorum.”
“2015’in en belirleyici tarafı hiç şüphesiz yapılacak seçimler... Seçim atmosferinin tüm sektörler üzerinde ekonomik etkileri olacaktır. Ancak yine de seçim dönemi sona erdiğinde daha stabil bir sürece gireceğimizi düşünüyoruz. Bizim açımızdan 2015’in bir diğer özelliği de daha önce bahsettiğim yeni camyünü ürünümüz ve devam eden Ar-Ge süreçleri ile birlikte segmentasyon çalışmalarımız. Diğer taraftan 2015 yılında da yeni üretim tesisimizin çalışmalarının devam edecek olması bizi heyecanlandırıyor.” 

Özpor Onursal Başkanı Cazım Özal
“2014’te de İlkleri Gerçekleştirdik”


“Özpor olarak 2014 yılının neredeyse tamamına yakınını yatırımla geçirdik. 30 yıldır yalıtım sektöründe bugüne kadar hep ilklere imza atmış bir firma olarak yeni yatırımımızın bitmesiyle yine bir ilki gerçekleştirdik. Özellikle Mantolama taşyünlerinde en önemli teknik özellik olan kPa çekme mukavemetlerini öne çıkarttık. 120 dansite 7,5 kPa, 135 dansite 10 kPa, 150 dansite 15 kPa, 155 dansite 20 kPa. Türkiye’de ilk defa orijinal paletli/streçli taşyünü ürettik. Böylece taşyünü kamyon ve tırlardan forklifte daha hızlı boşaltılıyor ve yükleniyor. Zaman tasarrufu sağlanıyor, işçiler daha az yoruluyor. Taşyünü stok fireleri ve paketlerin yırtılması ortadan kalkıyor, dışarıya da stoklanabiliyor ve son tüketiciye kadar paketler bozulmadan ulaşıyor. Yeni yapmış olduğumuz yatırımın tamamlanması ile birlikte Türkiye’de ilk defa üretilen paletli/streçli taşyünleri ve çok kaliteli mantolama taşyünleri ile Özpor 2015 yılında büyük bir atılım yapacak. Özpor yalıtım sektöründe 30 yılda dile kolay 17 fabrika kurdu 16’sını irili ufaklı yerli yabancı kuruluşlara sattı. 2014 yılında da 17 milyon euro’luk yeni bir yatırımı öz kaynakları ile gerçekleştirdi.” 
“Özpor 30 yıldır yalıtım sektöründe devamlı üretiyor, sektöre yatırım yapıyor.’Yenilenmezsen yenilirsin’ mantığı ile 2014 yılında mevcut taşyünü tesisimize teknolojik ve yenileme yatırımları yaptık. Hangi sektörde olursa olsun tekelcilik kötü şeydir. Ancak aşırı rekabet de kötüdür. Türkiye’de 2014 yılında taşyünü pazarı yaklaşık 130 bin ton civarında. Oysa bilinçsizce iyi fizibilite yapılmadan yapılan yatırımlar sonucu Türkiye’de üretim kapasitesi 250 bin tona ulaştı. Yani pazarın iki katı üretim kapasitesi oluştu. Bu yatırımlar ağır ve pahalı yatırımlardır. Yeni 6 ton saat kapasiteli iyi makinelerle taşyünü tesisi yaklaşık 20 milyon euro’ya mal oluyor. Bugünkü satış fiyatları ile kâr ettiklerini sanan üreticiler ancak kendilerini kandırıyorlar. Taşı 1400 derecelerde eritip elyaf elde edip, sonra bu taşın kenarlarını enini boyunu kesip piyasaya paketleyip veriyorsunuz. Buna hangi elyaf makinesi, bıçak, makine dayanır? Yeni makineler 2 yıl içerisinde eski makine oluyor. Ve devamlı yatırım yapılması gerekiyor. Bunun karşılığında da kâr yok. Para kazancı yok. Ancak gider çok. Tek sebep aşırı üretim kapasitesinin olmasıdır. İyi bir taşyünü tesisinin finansman, genel gider, amortisman ve üretim maliyetlerini sadece bu 4 başlık altında sıralayıp topladığımızda 1 ton taşyününün maliyeti ortalama 1500 TL/Ton civarında. Pazardaki fiyatlar ise ortalama 1200 TL/Ton civarında. Buna rağmen 2015 yılında taşyünü satışlarında herhangi bir gerileme olmayacağını düşünüyorum. Yüzde 10’dan fazla bir artış olmayacaktır. Fakat 250 bin ton üretim kapasitesi olduğu için satış fiyatları da bu yüzden fazla değişmeyecektir.”

Pakpen PakBoard Üretim Şefi Dr. Emrullah C. Işık
“2014, Çalışmalarımızın Meyvelerini Topladığımız Bir Yıldı”


“Çatı şirketimiz olan Pakpen’de sürdürülebilir büyümeye odaklanmış durumdayız. Büyümeyi sürdürülebilir kılmanın yolunun ise yeni yatırım ve Ar-Ge’den geçtiğini düşünüyoruz. 2014 yılını bu açıdan oldukça verimli geçirdik. Son iki yıldır yeni ürün anlamında odaklandığımız Ar-Ge çalışmalarımız dolayısıyla 2014 yılı, çabalarımızın meyvelerini topladığımız bir yıl oldu. Pakboard markasıyla pazara polistren ısı yalıtım levhaları sunduk. Türkiye’de ilk defa ozon tabakasına zarar veren HFC gazları içermeyen XPS üretimini gerçekleştirdik. Yaptığımız tüm Ar-Ge çalışmaları sonucunda çevre dostu, hijyenik, sağlam ve dayanıklı yeni ürünleri inşaat malzemeleri sektörüne kazandırıyoruz. Geliştirdiğimiz çevre dostu XPS ürünleri de bunlardan biri. Söz konusu XPS ürünümüzle sektördeki diğer üretici firmalara da örnek teşkil ettik. Onların da bu konudaki çalışmalarına hız vermesine, dolayısıyla HFC gazlarının yalıtım sektöründeki kullanımının azalmasına ön ayak olduk. Şirket olarak Ar-Ge çalışmalarımız ile sektörümüzde öncü bir rol üstlenmiş durumdayız.” 
“HFC Free Pakboard XPS ürünümüz, sürdürülebilir yaşam için büyük önem taşıyan yeşil binalara uyumlu bir ürün. Ülkemizde her geçen gün XPS maliyetlerini düşürmek için düşük yoğunlukta (22-24 kg/m3) üretimler yapılırken, HFC gazı içermeyen bir XPS ürününün 24-32 kg/m3 yoğunluk aralığında üretilmesinin zorluğunu aştık. HFC gazsız üretimle yaşadığımız dönüşüm, bize maliyet avantajı da sağladı. Çünkü HFC gazı, diğer gazlara oranla hem daha maliyetli hem de ithal bir gaz. Ayrıca aldığımız belgelerle de sektördeki iddiamızı her geçen gün artırıyoruz. Örneğin sektörün öncü derneklerinden biri olan İZODER tarafından Pakboard XPS ve Pakboard EPS ürünümüzle Kalite Onay Sertifikası-İKOS’a layık görüldük. Üretimimizde çevreye duyarlı ve sürdürülebilir çözümler üretme hedefimize paralel olarak UNIDO (Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı) tarafından ozon tabakasını koruma amacıyla hayata geçirilen HCFC (Umbrella) programına da katıldık. Projede ısı yalıtım malzemeleri üretiminde ozon etkisini azaltan son teknolojiyi geliştirmek için gerekli tüm makine-teçhizat yatırımları ve Ar-Ge çalışmalarını hayata geçirdik.” 
“Çoğunlukla sadece ısınma amaçlı düşünülen yalıtım, sıcak iklimlerde aşırı ısınmanın önüne geçilmesi ve yaşam konforunun korunması için de önemli bir rol oynuyor. Bu anlamıyla yalıtım amaçlı kullanılan malzemelerin iklime, coğrafyaya, bina özelliklerine uygun ve doğru seçilmesi önemli. Özellikle son 10 yılda sektör oldukça hareketli. Bugün artık binalarda yalıtım, yasalarca da düzenlenir hale geldi. Yalıtım yaptıranlar teşvik edilmeye başlandı. Özellikle 5627 Sayılı Enerji Verimliliği Kanunu gereğince tüm binalarda, Mayıs 2017 tarihine dek Enerji Kimlik Belgesi almak zorunlu hale getirildi; ki bu pazara yön verecek bir gelişme olacak. Yeni yapılan binalarda yalıtım ise artık ön planda. Kentsel dönüşüm sürecinin hızlanması, burada lokomotif olacaktır. Tüm bu gelişmeler ışığında yalıtım sektöründe yakalanan olumlu ivmenin süreceği kanaatindeyiz. Biz de Pakboard markamızla, yeni ürünlerimizin de etkisiyle pazardan önemli bir pay almaya hazırlanıyoruz.”

Panelsan Genel Müdürü Kaan Maşlak
“Panelsan için 2014 Yatırım Yılıydı”





“Panelsan Çatı ve Cephe Sistemleri’nin üretim tesisi Ankara Polatlı’da 40 bin metrekarelik alan üzerine 18 bin metrekare kapalı alandan oluşuyor. 2004 yılında mineral yün ve 2005 yılında EPS imalatı ile üretim hayatına başlamıştık. 2014 yılında ürün gamımıza Poliüretan (PUR) ve Poliizosiyanurat (PIR) yalıtımlı sandviç panel eklendi. Yıllık Ekspande Polistiren üretim kapasitemiz 620 bin metreküp. Sandviç panel üretim kapasitemiz ise yeni continue hat ile birlikte 4.250.000 metrekare oldu. Panelsan için 2014 yatırım yılıydı. Sinüs, Yarı-Sinüs, Matrix, Gizli Vidalı ve Dıştan Vidalı Cephe Paneli serilerimizin yanı sıra çatılarda sızdırmazlık problemine çözüm olarak 2 ve 3 hadveli gizli vidalı çatı paneli, 3 ve 5 hadveli çatı paneli, asidik ortamlar ile gıda üretim tesislerinde kullanılmak üzere ürettiğimiz CTP’li ve PET’li çatı paneli, ses yalıtımı için akustik taşyünü çatı ve cephe paneli, teras çatılar için PVC-TPO membranlı çatı paneli ve soğuk depo paneli ürün gamına ekleyerek, sandviç panel piyasasının tüm ihtiyaçlarına cevap verebilecek duruma geldik.  Panelsan için 2014 yılında başlayan yatırım rüzgarı, 2015 yılında da Kaizen ve Ar-Ge çalışmaları ile devam edecek. 2014 yılında yüzde 40 büyüme gerçekleştiren Panelsan ailesi, 2015 yılında da aynı hızda büyümeye devam etmeyi hedefliyor”.


Polyfin Geomembran Yön. Kur. Bşk. Burak Kıyıcı
“Mart’ta Yeni Üretim Tesisimizi Açacağız”



“2014 yılı firmamız adına oldukça olumlu geçti. Hem bayi ağımızı genişlettiğimiz hem de daha önce iş yapmadığımız ülkelerde önemli projelere imza attığımız bir yıl oldu. Bildiğiniz gibi uluslararası pazarda tam 50 yıllık geçmişi olan ECB geomembran sistemlerinin Türkiye ve çevre ülkelerde satışı, pazarlaması, malzeme stoğu, satış ağı ve sertifikalı uygulayıcı bayi sistemi ile faaliyet gösteren yegane firmayız. Yüzlerce projeden ve milyonlarca metrekare uygulamadan alnımızın akıyla çıktık. FPO Geomembran sistemi için de, son 2 yılın yükselen yıldızı diyebilirim. Özellikle bazı önemli kamu projelerinde müşavirlerin şartnamelerde tercih ettiği malzeme sistemi olması kuşkusuz firmamız için de çok olumlu oldu.”
“2015 bizim çok büyük heyecanla beklediğimiz bir yıl olacak. Polyfin AG 2015 yılı Mart ayında yeni üretim tesisinin açılışını gerçekleştirecek. Bu tesis aynı zamanda Avrupa’daki en büyük ve en yüksek kapasiteli geomembran üretim hattına ev sahipliği yapacak. Gerek Polyfin AG olarak, gerekse Polyfin TR olarak en büyük özelliklerimizden biri, bütün malzeme tiplerinden her zaman stoklarımızda bulunması ve sipariş alındığında çok kısa sürede müşterilerimize malzeme temini olmuştur. Dünya çapında hızla genişleyen satış ağımız gözönüne alındığında bu prensibi devam ettirebilmek adına bu yatırım kararı alınmıştır.”
“Sektörümüzdeki sıkıntılar maalesef artarak devam etmektedir. İhtiyacı karşılamaya uzak ama düşük birim maliyette görülen ürünler, proje sahiplerinin kafasını karıştırmakta ve haksız rekabete sebep olmaktadır. Ülkemizdeki kanuni garanti süresi de maalesef yeterli değildir. Garanti süresinin 10 yıl seviyesine çıkması ve satış yapan firmayı, ürünlerinin performansının hukuki olarak bağlaması gereklidir. Yıllardır ülkemizde yalıtım bilincinin arttığından bahsediyoruz. Buna biz de kısmen katılıyoruz. Yalıtım bilinci, yani ‘yalıtım yapılması gerekliliği’ konusunda fikren ciddi bir artış ve talep olmakla birlikte, müşteriler kendilerini yanlış yönlendiren firma ve satıcılar yüzünden ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak ürünlere para harcamaktadır. İhtiyaçları çözülmediğinde ise sektörümüze karşı genel bir olumsuz görüş oluşmakta, bu da işini ciddi yapan firmalara da olumsuz olarak yansımaktadır. Sektörün hacmen büyümeye devam edeceğini, ancak küçük ölçekli firmaların ekonomik olarak zorlanacağını düşünüyoruz. Ödeme vadelerinin kabul edilebilirlikten uzak bir şekilde uzaması, kendi finansman kaynağı olmayan veya ekonomik gücü yeterli olmayan firmaların dayanma güçlerini azaltacaktır. Ayrıca karşılıksız çeklere hapis cezasının kalkmasından sonra yapılan araştırmalarda, karşılıksız çek oranlarındaki artış oranı düşündürücüdür.”
“Bazı yerli üreticilerin, ithal ürünlerdeki kaliteyi yakalayabilmek adına yaptıkları yatırımların devam etmesi ise malzeme kalitesindeki ortak paydayı yükseltecektir. Sektörümüzdeki malzeme kalitesinin yükselmesi ise, bizim gibi A+ kalite segmentindeki firmalar için ‘rekabet anlamında’ daha avantajlı olacaktır.”

Sika Genel Müdürü Bora Yıldırım
“Tarsus Tesisimizi Devreye Aldık”


“2014 yılı özellikle inşaat ve inşaat malzemeleri sektörü için enteresan bir yıl oluyor. Özellikle ilk çeyrekte müthiş büyüme oranları yakalayan sektör, sonrasında büyümenin ciddi anlamda yavaşlaması ve hatta bazı bölgelerde bir önceki seneye göre daralması ile karşı karşıya kaldı. Biz de Sika Türkiye olarak bu durumdan doğal olarak etkilendik. Ancak yine de yılsonunda faaliyet gösterdiğimiz pazarların büyüme oranlarından daha yüksek büyüme oranı yakalayacağımızı öngörüyoruz. Diğer yandan yatırımlar açısından ekim ayında Türkiye’deki ikinci toz üretim tesisimiz olan Tarsus üretim tesisimizi devreye aldık. Bu da bizim faaliyet gösterdiğimiz pazarlar içerisinde müşterilerimize daha yakın olmak ve daha iyi servis vermek ile ilgili hedeflerimiz için önemli bir adım oldu.”
“Sika olarak grubumuz, globalde 2018 yılına kadar cirosunu 8 milyar SFR seviyesine çıkarmayı hedefliyor. Biz de Sika Türkiye olarak bu hedef paralelinde, önümüzdeki 5 yıl içerisinde ciromuzu iki katına çıkartmak ve faaliyette olduğumuz tüm pazarlarda ‘yenilemeyen lider’ olmak istiyoruz. Bu hedefimize koşmak için bir yandan mevcut portföyümüze yeni ürün ve yeni müşteri eklerken, diğer yandan şirket satınalma fırsatlarına da bakacağız.”
“2014 yılında inşaat sektöründe azalan bir büyüme olmasına rağmen yalıtım sektöründe bazı ürün gruplarında büyümenin pazarın genel büyüme oranlarından daha yüksek devam ettiğini gözlemliyoruz. 2014 yılında inşaat sektörümüzün hem yerel hem de global ve bölgesel ekonomik ve siyasi gelişmelerden ciddi anlamda etkilenmesi söz konusu oldu. 2015 yılında ülkemizde hem ekonominin hem de inşaat sektörümüzün büyümeye devam edeceğini öngörüyoruz.”

Soudal Genel Müdürü Engin Tanrıverdi
“Yeni Tesislerimize Taşındık”


“Soudal’ın 2011 yılında Işık Grubu’nun mastik, yapıştırıcı ve köpük üretim ve satış faaliyetlerini satın alması ile hızlanan büyümesi, 2014 yılında da rekor tazeleyerek devam etti. Üç yıldır üst üste yüzde 50’ye yakın oranlarda cirosunu artırmayı başaran Soudal Türkiye ekibi aynı zamanda bu kadar kısa sürede sektöründe büyük bir yaygınlık ve tanınırlık da sağlamış oldu. Son üç yılda hızla gelişip büyüyen iş hacminin karşılanması amacıyla Soudal Türkiye organizasyonu 2014 yılının son çeyreğinde yeni üretim tesislerine taşındı. Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi içinde bulunan 3600’ü kapalı 6000 metrekare alana sahip yeni tesisler günlük 150 bin kartuş dolumu ve 12 metre yüksekliğe sahip raf sistemleri ile 2500 palet stoklama imkanı sunuyor. Stoklanan ürünlerin ideal şartlarda muhafaza edilmesine olanak sağlayan iklimlendirme, olası yangın risklerine karşı koruyan modern ikaz ve söndürme mekanizmaları ile stok hareketlerinin bilgisayarlar ve web ağı üzerinden anlık izlenebildiği sistemlere sahip. Günlük ortalama 15 tır, kamyon ve konteynır yükleme ve boşaltımı gerçekleştiriliyor. Bu yeni tesis içinde aynı zamanda yeni yönetim ve idari personel ofisleri, kalite kontrol laboratuvarı, eğitim ve toplantı salonları da yer alıyor. Mevut yeni yapısı ve kapasitesi ile Soudal Türkiye 5 yıllık strateji planlarına uygun bir yatırım gerçekleştirdi.” 
“Soudal, profesyoneller ve son tüketiciler için sızdırmazlık ürünleri, yapıştırıcılar ve poliüretan köpük üreten Avrupa’nın bağımsız en büyük üreticisi. 2014 yılında yaklaşık 570 milyon € cirosu, dünya genelindeki 2100’ü aşkın çalışanı ve 16 üretim noktası bulunan şirket yapı kimyasalları alanında uluslararası bir uzman oyuncu konumuna geldi. Soudal, 2014 yılında 3 firma daha satın alarak iddiasını perçinledi. Soudal Türkiye de bu global vizyona uygun genişleme ve büyüme hedefleri ile 2015’e girecek ve uluslararası tecrübenin tüm kazanımlarını Türkiye’deki iş ortaklarına yeni ürünler ve yeni yerindeki güncel teknolojilerle sunacaktır.”  

Terraco Genel Müdürü Bulut Uzun
“Ar-Ge Çalışmalarına Ağırlık Verdik”


“Terraco Türkiye olarak 2014 yılı için şu anki verilere göre hem tonaj hem de ciro anlamında Grup içerisinde faaliyet gösteren 13 ülkedeki 17 fabrikamız arasında ikinci sırada yer alıyoruz. 2014 yılında özellikle gelişmeye yönelik Ar&Ge çalışmalarımıza ağırlık verdik. Terraco Grup bünyesindeki diğer ülkelerde üretilen fakat Türkiye’de üretilmeyen yeni ürünlerin adaptasyon çalışmaları, İrlanda’da bulunan Grup Teknik merkezimizle birlikte yoğun olarak devam ediyor. Bu yıl ihracat faaliyetlerimiz oldukça yoğun geçiyor. Özellikle İngiltere, Güney Afrika, Bulgaristan, Gürcistan, Ukrayna, Türkmenistan, İspanya ve Azerbaycan’a ihracat yapıyoruz. Önümüzdeki yıl ihracat ağımızı daha da genişletmek için bu yöndeki çalışmalarımıza daha fazla ağırlık vereceğiz. 2014 yılındaki en önemli uygularımızdan bir tanesi, renovasyon projelerine yönelik özel destek paketimiz Beşibiryerde Kampanyamız’dı. Terraco olarak paket sistemimizle ısı yalıtımı yapılacak binalara yalıtım öncesi ve sonrası termal kamera ile çekim ve teknik rapor sunumu, uygulama süresince İnşaat Bütün Riskler Sigortası, uygulamadan sonra 2 yıl Uygulama Sigortası, 10 yıl ürün garantisi, Enerji Kimlik Belgesi verilmesi ve İskele desteği sunuyoruz.”
“Terraco Türkiye olarak İngiltere’den Güney Afrika’ya kadar birçok ülkeye ihracat yapıyoruz. Önümüzdeki yıl en az 7 milyon liralık ihracat gerçekleştirme hedefimiz var. Bu hedefin gerçekleştirilmesinde Terraco olarak ana felsefemiz, mevcut yurtdışı müşterilerin korunması ve yeni pazarlar bulma çalışmalarının yapılması. Ürün portföyümüzde akustik sistemler de mevcut. Su yalıtımında yeni bir ürün gamı hazırlıyoruz. 2015 yılında su yalıtımı serisini tam olarak oluşturmuş olacağız. Terraco olarak çok geniş ve ihtiyaçlara yönelik çözüm üreten geniş bir ürün portföyümüz ve know-how’ımız var. Fakat pazarda sadece standart ürünlerin yer aldığı bir firma olarak algılanıyor. Önümüzdeki dönemdeki en önemli hedefimiz Terraco algısının hak ettiği yere taşımak olacak.”



 

R E K L A M

İlginizi çekebilir...

nZEB 101

Bu ay ki dosyamızı nZEB konusuna ayırdık. Yapacak çok şeyimiz var, yolumuz uzun ve zamanımız kısa. İş dünyası, hükümet ve sivil toplum arasındaki işbi...
23 Haziran 2022

Sürdürülebilir Konut

Sürdürülebilir konut dosyası...
21 Şubat 2022

Yeşil Mutabakat ve ESG'ler Yeşil Binaların Zamanı İşte Tam Şimdi Geldi!

Avrupa Komisyonu, Aralık 2019'da hem Birleşmiş Milletler'in 2030 Gündemi hem de Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını (SKA) uygulamak için gereke...
10 Ağustos 2021

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • BAU Teknolojileri Dergisi
  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2023 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.