"Büyüyen Ama Kazanamayan Bir Sektör: Yalıtım"
2025 Sektör değerlendirmesi ve 2026'dan beklentiler
Sararmaya Karşı Güçlü Performans: BOSTİK S730 Silicone Premium A
|
Su Yalıtımı Olmayan Bina Depreme Karşı Direnemiyor
Nüfusunun yüzde 95’i deprem tehdidi altında yaşayan Türkiye’de, 19 milyonu aşan yapı stoğunun yüzde 67’sinin ruhsatsız ve kaçak binalardan, yüzde 60’ının da 20 yaş üzeri konutlardan oluştuğunu belirten Eruslu, “Yapı Denetim Yasası’ndaki değişiklikler ve kentsel dönüşümle yapılan çalışmalar olumlu ancak yetersiz denetim nedeniyle sonuçlar beklenen seviyede gerçekleşmiyor. 17 Ağustos Marmara Depremi ve 2011 Van depremindeki acı sonuçları tekrar tekrar yaşamamak için tüketicilerin de bilinçli olması ve binalarının deprem güvenliğini sorgulaması gerekiyor” dedi. Yalıtım eksikliğinin, yapılarda korozyonun oluşmasındaki en önemli etken olduğunu belirten Eruslu, şu uyarıda bulundu: “Yapılar; yağmur ve kar gibi yağışlar, toprak tarafından emilen yağış, kullanma suları, yer altı suları ve banyo, tuvalet gibi ıslak hacimlerde su kullanımı nedeniyle suya maruz kalıyor. Yapıya sızan su, yapıların taşıyıcı donatıları korozyona yani paslanmaya uğratarak kısa sürede yük taşıma kapasitesinin ciddi miktarlarda düşmesine, beton bütünlüğünün bozularak çatlak ve kırılmaların oluşmasına yol açıyor. Örneğin 10 yıl sonra bir yapıdaki donatı başlangıçtaki taşıma kapasitesinin, belli koşullarda yaklaşık olarak yüzde 66’sını korozyon nedeniyle kaybediyor ve donatının başlangıçtaki hesap değerlerini karşılayamamasına neden oluyor. Su yalıtımı olmayan binaların taşıyıcı sistem içindeki donatı demir yıllar içinde korozyon, yani paslanma nedeniyle çürüyerek kesit daralması oluşuyor. Yani binanız içten içe çürümeye başlıyor. Bu da olası bir depreme karşı binanın dayanıklılığım düşürüyor. Bu tespit İstanbul’da 1999 depreminin ardından Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı araştırmayla da raporlandı. Yıkılan binalarda gerçekleştirilen denetimlerde binaların yaklaşık yüzde 70’inde korozyon nedeniyle taşıyıcı donatıda aşırı kesit kaybı tespit edilmiştir.” Su yalıtımının inşaat aşamasındaki maliyetinin, toplam bina maliyetinin yalnızca yüzde 3’ü kadar olduğunu açıklayan Eruslu, yapı güvenliği söz konusu olduğu için bunun fazladan bir maliyet olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Eruslu, “Isı ve yangın yalıtımından sonra su yalıtımının da acilen zorunlu hale gelmesi gerekiyor, aksi takdirde bir deprem ülkesi olan Türkiye’de can ve mal kayıpları kaçınılmaz olacak. Ayrıca kentsel dönüşüm sürecinin de bu açıdan önemli bir fırsat olacağına inanıyoruz” dedi. İlginizi çekebilir... Şişecam'ın ödüllü projesi "Poetry of the Factory" B2B iletişimde yeni bir dönem başlatıyorMIXX ve MarTech Ödülleri'nde toplam yedi ödül kazanan "Poetry of the Factory" projesiyle Şişecam, B2B iletişiminde yenilikçi bir yaklaşı... Flokser Kimya'dan Yeni Nesil Yalıtım ÇözümleriFlokser Kimya tarafından geliştirlen ısı, su ve ses yalıtımını bir arada sunan çok yönlü sistemler, uygulama kolaylığı ve uzun vadeli performans avant... Ülke ve aile ekonomisi için en değerli yatırım ısı yalıtımıTürk Ytong Genel Müdürü Agah Durukal "ısınmaya ayrılan bütçeyi azaltmak için enerjiyi verimli kullanmak ve tasarruf imkanlarını geliştirmek zorund... |
|||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.