Mardav, EPS Mantolama Paketini Piyasaya Sunuyor

Mardav, EPS Mantolama Paketini Piyasaya Sunuyor

6 Haziran 2013 | HABER
106. Sayı (Ocak 2013)

Mardav, 2013?ün ilk aylarında EPS Mantolama Paketini piyasaya sunmaya hazırlanıyor.

Ocak 2013 / Sayı: 106

Geçtiğimiz seneyi yoğun bir tempoda ve yeni ürün temsilcilikleri alarak geçiren Mardav, 2013 için de ciddi hazırlıklar yapıyor... Bu kapsamda yeni yılda EPS mantolama sektörüne de girecek olan Mardav’ın yeni markası ise “EPS Manto” olarak belirlendi. İsmi, XPS mantolamayla özdeşleşen Mardav böylece Mantolama Sistemleri markası altında Rock Manto’dan sonra EPS Manto ile ürün gamını tamamlamış olacak. Bu gelişmeyle ilgili bilgi aldığımız Mardav A.Ş. Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Alper Doğruer, “EPS mantolama sektörüne girmeyi uzun bir süredir planlıyorduk. EPS Mantolama Türkiye’de yoğun olarak satılan bir malzeme. Bayilerimizin hemen hemen hepsi satıyor. Mardav olarak servis edemediğimizden bu ürünü başka yerlerden tedarik ediyorlardı. Mardav Mantolama Sistemleri markası altında Rock Manto’dan sonra EPS Manto ile ürün gamımızı tamamlamış olacağız” ifadelerini kullanıyor.
EPS manto pazarının kalabalık ve karışık bir yapıda olduğunu belirten Doğruer, sektörde çok fazla firmanın mücadele ettiğini, rekabetin usulsüz yapıldığını ve fiyata odaklı bir pazar yapısı olduğunu vurguluyor. Bununla birlikte Mardav’ın diğer pazarlarda olduğu gibi mantolama pazarında da kendi çizgisinden ayrılmadan aynı prensiple çalışacağını dile getiren Doğruer, “Her girdiğimiz sektörün öncü firmalarından olmak gibi bir hedefimiz var. EPS Mantolama’da da bu geçerli. Türkiye’nin her yerine hizmet vereceğiz. EPS pazarı son dönemde büyüme kaydediyor. EPS mantolamada ürünlerimizin genelinde karbonlu malzeme olacak. Gözlemlerime göre İstanbul’da gri, Anadolu’da ve TOKİ projelerinde ise beyaz EPS kullanılıyor. EPS ürünlerinin tüm çeşitleri ürün gamımızda yer alacak” ifadelerini kullanıyor.


Mardav, 2012’nin son aylarında da Multiplan PVC ile bir işbirliği anlaşması imzalamıştı. Bu konuyla da ilgili yorumlarda bulunan Doğruer şu ifadeleri kullanıyor: “Multiplan,Türkiye’de başarılı bir marka ve belli bir müşteri kitlesine ve satış hacmine ulaşmış durumda. Mardav olarak hedefimiz, Multiplan PVC’yi daha da büyüterek Türkiye’nin her yerine yaymak. Multiplan’la böyle bir anlaşma yapmamızın sebebi, PVC membran ürünlerinin su yalıtımı pazarında belli bir ivmeyle yükselişte olması. PVC membranın şu andaki pazar payı yaklaşık olarak yüzde 8 ve her geçen gün bu oran yükseliyor. Bu yükseliş, Mardav’ın da büyümesinde kilit rol oynayacak. Multiplan PVC’nin tüm satışlarını sadece biz gerçekleştireceğiz. Multiplan, PVC membranın yanı sıra TPO membran da üretiyor. Ayrıca su depolarının hijyenini sağlayan Mavisu adında bir ürünleri daha var. Apartmanlardaki su depoları tam bir hastalık yuvası. Mavi Su ürünü bu noktada önemli bir rol oynuyor. Mavisu, içme suyu ile temasa uygunluk sertifikasına sahip bir ürün. Depoların yalıtımında son kat olarak kullanılarak bakteri oluşumunu engelliyor. Multiplan’ın, su yalıtımı dışında yangın yalıtımında kullanılan PIR isimli bir ürünü de bulunuyor. Yangına dayanıklı bir poliüretan malzeme. ABD ve Avrupa’da çok yaygın. Multiplan’la anlaşmamız, zamanla diğer sektörlere de yayılacak.”


Ravago’da Ürün Müdürlükleri Oluşturuldu
“Ortaklarımızdan olan Ravago, Belçika’da bulunan merkezinde yeni bir yapılanmaya gidiyor. Yönetimde merkezi birimler oluşturuluyor. İlk oluşturulan birim Avrupa Ürün Müdürlüğü oldu. Çeşitli ürünlerle ilgili Avrupa çapında ürünleri temsil etmek amacıyla Ürün Müdürleri seçiliyor. Bu kapsamda ben de taşyünü ve camyünü ürünleri için Avrupa Ürün Müdürlüğü görevine getirildim. Ravago, inşaat alanındaki faaliyetlerini biraz daha merkezileştiriyor. Reklam, strateji ve tedarik konularında bir yapılanma içerisinde. Yapılanma sürecine ilk olarak ürünle başladılar. Avrupa’da ürün temsilcisi olmamla Avrupa’daki piyasa bilgisine daha kolay erişmiş olacağız. Avrupa’da inşaat sektörü düşüşten bir toparlanma sürecine girdi. Avrupa’da hem inşaat sektörü hem de genel ekonomi bizi çok ilgilendiriyor. Çünkü ihracatımızın büyük bir kısmı bu ülkelere yapılıyor. Dolayısıyla Avrupa’daki firmalardan haberdar olmak, onlarla birebir temasta bulunmak bize daha çok güç katacak ve sinerji verecek...”


Yangın yalıtımı sektörü hareketlendi
“İZODER’de Isı Yalıtım Komisyon Başkanı olarak da görev alıyorum. Yalıtım sektörü özellikle yangın yalıtımı pazarında son günlerde oldukça hareketlendi. Yangın yalıtımıyla ilgili Bakanlık birtakım kararlar aldı. İZODER’de bu konuyla ilgili bir sektör birlikteliği oluşturuldu. Yalıtım konusunda bu kadar toplantı yapılmasının sebebi, sektörün büyümesine karşın kârlı bir gelişimin sağlanamaması. Sektör sağlıksız büyüyor. Fiyat bazında kalitesiz malla pazara giren üreticiler sektörü aşağıya doğru çekiyorlar. Pazarı asıl geliştiren, pazara yatırım yapan, seminer düzenleyerek sektörü anlatan, lokomotif kuruluşlar bu durumdan memnun değil. Artık onlar da yıprandılar. Aşağıdakiler de sektördeki bu sıkıntıya kayıtsız kalıyor. Dolayısıyla lokomotif kuruluşlar ve irili ufaklı firmaların kaynaşması için çalışıyoruz. Yalıtım sektöründe taşyünü pazarının payı oldukça küçük. Ancak ileride büyümesini beklediğimiz bir pazar. Türkiye’de taşyünü paketleme sisteminde bir düzensizlik vardı. Bundan ötürü Rock Manto ürünüyle bu düzensizliğin önüne geçmek istedik. Ancak
Türkiye’de maalesef taşyününün paket halinde satılması gibi bir alışkanlık yok. Hala taşyünü ve yapıştırıcılar ayrı ayrı alınıyor. Dolayısıyla taşyünü sektörünün pazar payını tam olarak ölçemiyoruz. Ancak, İZODER ve Isı Yalıtım Komisyonu’nda yapılan çalışmalarda 1 milyon metrekarelik bir pazar payı olduğu öngörülüyor. Önümüzdeki yıl da taşyünün pazar payının iki katına çıkacağını tahmin ediyoruz...”


Kredi sistemini üreticiler sahiplenmedi
“Mantolama sektörü oldukça zor bir pazar. Bayilerimiz en çok bu sektörde iflas ediyor. Bunun sebebi de İZODER’in çıkartmış olduğu banka kredi sisteminin üreticiler tarafından sahiplenilmemesi. Satışlar vadeli sistem üzerinden yapılıyor. Uygulamacılar uzun vadede yapılan ödemelere direnemeyerek bir süre sonra iş yapamaz hale geliyor. İşletmeleri batıran kar değil, nakit akışının olmamasıdır. Nakit akışının sağlıklı yapılamamasından ötürü sektörde büyük sıkıntılar yaşanıyor. Bayiler ve uygulamacılar banka kredisine yönelse, sektör bir nebze de olsa daha sağlıklı hale gelecek. Türk insanı bankaya gitmekten korkuyor. Tüzel bir kuruma borçlu olacağına insanlara borçlanmayı tercih ediyor. Banka korkusunun yanı sıra bir ikinci neden de, bankadan kredi kullanıldığında her şeyin faturalı düzenlenmesi gerektiği. Ancak sektör hala kaçak işlerle dolu. Nihai tüketici yüzde 18’lik KDV bedelini ödememek için ürünleri faturasız almak istiyor. Dolayısıyla sektörde banka kredisi kullanımı oldukça düşük. Bankalar yerine üretici ve uygulamacı arasında yapılan vadelendirmelerde de nakit akışında doğal olarak sıkıntılar meydana geliyor...”


Tüketici ucuz değil, eksik mal alıyor
“Her geçen gün birçok firma batıyor. Ancak batan sadece firma değil; bunun yanında milli servet de zarar görüyor. Dolayısıyla sektörün kontrol altına alınıp, pazarın daha hızlı ve sağlıklı büyümesi için çalışmalar yapılmalı. Sektörde kaliteli mal üretimi yaygınlaştırılmalı. Sağlıklı elde edilen kâr daha iyi hizmete dönüşüyor. Bu kâr da yine pazarın kaynağı olan nihai tüketiciye daha kaliteli hizmet olarak geri döner. Tüketici ucuz mal almıyor; eksik mal alıyor. Müşterinin üç isteği vardır: ‘En kaliteli malı, en ucuza ve hemen tedarik etmek’. Ama firmaların bunu yapması mümkün değil. Bunu biri yapıyorsa kesinlikle bir yerden kısıyordur...”


2013’te ciddi bir sıçrama beklemiyoruz
“Yeni yılda Türkiye ekonomisinde geçen yıla oranla büyük bir fark beklemiyoruz. Geçen yıl olduğu gibi
ekonominin yüzde 2-3 oranlarında büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Geçtiğimiz sene bizi şaşırtan olay, inşaat sektörünün Gayri Safi Milli Hasıla’nın altında kalmasıydı. Genelde hep tersi olurdu. Yeni yılda ekonominin kötüleşeceğini zannetmiyoruz ama çok iyiye de gideceğini sanmıyoruz. Komşularımızla ve Avrupa ile ilgili hala belirsizlikler var. Bu da 2013 yılında ister istemez ekonominin yatay bir seyir izleyeceğini gösteriyor. 2013’te yalıtım sektöründe de büyük bir sıçrama beklemiyoruz. Sektörde aşırı bir üretim var. Mevcut pazarın iki, hatta üç katı üretim kapasitesi bulunuyor. Devletin artık bu olaya çözüm araması gerekiyor. Denetim şart. Devlet Planlama Teşkilatı bunun için var. Örneğin bir üretime başlanırsa, çağdaş ülkelerde üreticiye, ‘Sen bu sektöre ne amaçla girdin?’ diye soruluyor. Çünkü üretimde kullanılan kaynağı, üreticinin kaynağı olarak değil; milli kaynak olarak görüyor. Bu algının artık bizim ülkemizde de yerleşmesi gerekiyor. Sektörün bu sistemle yönetilerek kontrol altına alınması şart.”


 

İlginizi çekebilir...

Türkiye İMSAD'ın Yeni Dönem Başkanı Murat Savcı Oldu

Türkiye İMSAD'ın 39. Olağan Seçimli Genel Kurulu'nda, yeni yönetim belirlendi. Türkiye İMSAD'ın yeni döneminin ilk Yönetim Kurulu toplantı...
6 Mart 2026

Depremlerde Yıkılmayacak Binalar için Doğru Yalıtım Şart

Toplum genelinde farkındalık yaratmak ve deprem bilinci oluşturmak için her yıl 1-7 Mart haftası 'Deprem Haftası' olarak anılıyor....
4 Mart 2026

Ravago Grubu'nun EPS, XPS ve Taş Yünü Çözümleriyle Geleceğin Yapıları Güvende

Ravago EPS ve Mineral Yün İş Birim Direktörü Özge Müçek, TS 825'in sektörde performans odaklı dönüşümü hızlandırdığını söylüyor....
4 Mart 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,875 sn