"Büyüyen Ama Kazanamayan Bir Sektör: Yalıtım"
2025 Sektör değerlendirmesi ve 2026'dan beklentiler
Sararmaya Karşı Güçlü Performans: BOSTİK S730 Silicone Premium A
|
İMSAD: İnşaat Sektörünün Güç Kaybına Dur Denilmeli
İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bilmaç, “Ekonominin can damarı olan inşaat sektörünün son dönemdeki görünümü olumlu değil” diyerek sektördeki ivme kaybına dikkat çekti. Bilmaç, konuşmasına şöyle devam etti: “2009 yılında gördüğümüz negatif gelişme dönemlerinden bu yana ilk defa sektör sıfırlı büyümelere yaklaştı. Ülkemizin yüzde 4 büyüdüğü bir ortamda bu yıl için inşaat sektörü büyüme beklentimizi yüzde 7 civarında belirlemiştik. Ancak genel büyümenin yüzde 3’ü aşmaması durumuna uygun olarak görünen o ki, sektörel büyümemizi de eksi yönde revize etmemiz gerekecek.” Sektördeki büyümenin beklentilerin altında kalmasının nedeni olarak yatırım yapma eğiliminin yılın ikinci çeyreğinde de düşük seyretmesini gösteren Bilmaç, birinci çeyrekte özel sektör yatırımlarının ikinci çeyreğe göre iki kat daha fazla olduğunu vurgulayarak “Bireylerin harcama ve yatırım yapma eğiliminin yılın 2. çeyrekte zayıf seyretmesi de inşaat sektörünün güç kaybetmesinde etkili oldu.” dedi. İMSAD Ekonomi Danışmanı Prof. Dr. Kerem Alkin de inşaat sektöründe bir ivme kaybı olduğunu ve ikinci 6 ayda sektördeki gelişimin ekonomideki gelişime bağlı olduğunu belirterek “2. çeyrek büyüme sonuçlarının açıklandığı bugünlerde yumuşak inişin sonunun gelip gelmediğini merak ediyoruz. Küresel ekonomide zaten var olan risklere yenileri de eklenebilir mi, hep beraber göreceğiz.” dedi. Alkin ayrıca ekonomik büyümeden de söz ederek “Bölgemizdeki Suriye ve terör gerginliği dikkate alındığında ve küresel ekonomik belirsizlikle ilgili dağılmışlık hesaba katıldığında, Türkiye’nin 2012 yılını yüzde 4’ün altında, hatta belki de yüzde 3’e yakın bir ekonomik büyüme ile tamamlaması kaçınılmaz gözüküyor. Bu temel risklerin ışığında, 2013 için de büyümeyi yüzde 5’in üzerine çıkarmamak, doğru bir strateji olarak tartışılabilir.” şeklinde konuştu. Soyak Holding CEO’su Dr. M. Emre Çamlıbel ise “Türkiye’de halâ mantolaması olmayan büyük bir bina stoğu varken sadece mevcut binaların kimliklendirilmesi yetmez, yaptırımlar da olmalıdır. Yaptığımız çalışmalar sonucunda gördük ki, mevcut binaları iyileştirmek, yeni bir HES yatırımı yapmaktan 6,6 kat daha verimli. Türkiye’de bundan sonra yapılacak konutların tamamı yeşil bina olarak yapılsa, 2023 yılında toplam tasarruf 25 milyar dolar olur” ifadelerini kullandı. Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK) Yönetim Kurulu Başkanı ve ULI Türkiye Başkanı Haluk Sur da yaptığı konuşmada yeşil binaların değerlemesi, yeşil krediler ve devletin rolü konularına değindi. Gayrimenkul sektörü değer tablosunda yeşil olan ve olmayan binaların ayrı liglerde değerlendirilmeleri gerektiğini söyleyen Sur, SPK’nın da gayrimenkul değerlemelerinde, yeşil bina belgeli binaların daha değerli olarak nitelendirilmesi için çalışma yürütmesi gerektiğini vurguladı. İlginizi çekebilir... Şişecam'ın ödüllü projesi "Poetry of the Factory" B2B iletişimde yeni bir dönem başlatıyorMIXX ve MarTech Ödülleri'nde toplam yedi ödül kazanan "Poetry of the Factory" projesiyle Şişecam, B2B iletişiminde yenilikçi bir yaklaşı... Flokser Kimya'dan Yeni Nesil Yalıtım ÇözümleriFlokser Kimya tarafından geliştirlen ısı, su ve ses yalıtımını bir arada sunan çok yönlü sistemler, uygulama kolaylığı ve uzun vadeli performans avant... Ülke ve aile ekonomisi için en değerli yatırım ısı yalıtımıTürk Ytong Genel Müdürü Agah Durukal "ısınmaya ayrılan bütçeyi azaltmak için enerjiyi verimli kullanmak ve tasarruf imkanlarını geliştirmek zorund... |
|||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.