Çok Amaçlı Salonlarda Akustik Koşulların Sağlanması

Çok Amaçlı Salonlarda Akustik Koşulların Sağlanması

3 Mayıs 2010 | TEKNİK MAKALE
83. Sayı (Mart - Nisan 2010)

M.S.G.S.Ü. Sedat Hakkı Eldem Oditoryumu Örneği Doç. Dr. Mimar Ayşe ERDEM AKNESİL / Beykent Üniv. İç Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Y. Mimar Zekeriya KURTULAN / Serbest Mimar Günümüzde yapı teknolojisinin gelişmesiyle mimari yapılardan, insanları dış hava koşullarına karşı koruyacak barınaklar olmanın ötesinde beklentiler olmalıdır.
Günümüzde yapı teknolojisinin gelişmesiyle mimari yapılardan, insanları dış hava koşullarına karşı koruyacak barınaklar olmanın ötesinde beklentiler olmalıdır. Günümüzün yapıları kullanıcılarının fiziksel, fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir ortam oluşturabilmelidir. ‹nsan elinden çıkmış olan bu ortamlar, uygun fizik ortam koşulları açısından doğal ortama göre daha olumlu sonuçlar verebilmelidir. Yapıların fizik ortam denetiminin bir bölümünü oluşturan ses denetiminin iki hedefi vardır. Bu hedeflerin ilki, kapalı ve açık hacimlerde istenilen seslerin üretilmesi, iletilmesi ve algılanmasını sağlayacak ve işitsel konforu artıracak koşulları sağlamaktır; ses denetiminin bu alanı “Hacim Akustiği” olarak adlandırılır. “‹stenmeyen seslerin ve gürültülerin yapı ya da hacim içine girmemesini sağlamak” olarak ifade edilebilen ikinci hedef ise “Yapı Akustiği” ya da “Gürültü Denetimi” olarak adlandırılır.

Hacim akustiği ve yapı akustiği konuları birbirleriyle ilişkili ve bağlantılıdır. Gürültü denetiminin hacim akustiği koşullarının sağlanmasında önemli bir yere sahip olması gibi, gürültü denetimi problemlerinin çözülmesinde de hacim akustiği önemli roller oynayabilir. Günümüzde mimari akustiğin bir bölümü olan hacim akustiğinin önemsenmesinin ve benimsenmesinin kayda değer nedenleri vardır.


Bu nedenler:

  1. Salonlarda yapılan  konuşmaların dinleyiciler  tarafından rahatça anlaşılabilmesinin sağlanması
  2. Müzik ve müzik öğelerinin  dinleyicilerce net ve açık bir şekilde algılanmasının  sağlanması
  3. Son dönemlerde inşa edilen oditoryum sayısının artması ve bu nedenden ötürü hacim akustiği sorunlarıyla daha sık karşılaşılması
  4. Yapı konstrüksiyonunda ve strüktüründe kullanılan iç  yüzey yapı malzemelerinin  teknolojik gelişmeyle çeşitlenmesi ve bu malzemelerin akustik özelliklerinin belirlenmesine duyulan gereksinim
  5. Mimari tasarım aşamasında doğru planlama kararlarının alınmasıyla pek çok akustik kusurun oluşmasının önlenmesi
  6. Uygun planlama kararları ve doğru malzemelerin seçimiyle, bir hacmin birden çok farklı amaç doğrultusunda kullanılması, bu sayede farklı her bir etkinlik için ayrı bir  ortam inşa etmeningerekmemesi, dolayısıyla da maliyetlerin azaltılması
olarak sıralanabilir.

Hacim Akustiği bilimi her geçen gün gelişmekte olan bir alandır. Bu nedenle, geçmişte inşa edilmiş olan salonların bu alanda edinilen yeni bilgiler ışığında incelenmesi, varsa sorunlarının saptanması, bu sorunlara yönelik çözümler üretilmesi ve doğru akustik performans açısından başarılı bir duruma getirecek iyileştirme önerilerinde bulunulması önemlidir. Bu makale yıllardır hizmet vermekte olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nun hacim akustiği koşulları açısından incelendiği, değerlendirildiği ve iyileştirme önerilerinde bulunulduğu çok kapsamlı bir çalışmanın kısa bir özeti niteliğini taşımaktadır.

 

M.S.G.S.Ü. Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu 1980’li yılların başında Sedad Hakkı Eldem tarafından tasarlanmış ve inşa edilmiştir. Sedad Hakkı Eldem’in ardından oditoryumun akustik açıdan yenilenme çalışmaları gerçekleştirilmiştir.

 

Oditoryumun vaziyet planı

Meclis-i Mebusan Caddesi’ne bakan oditoryum, üniversite yapısının hemen yanına inşa edilmiş olup, üniversitenin yola bakan bahçesinde kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda yer almaktadır. Oditoryuma, üniversite yapısının yanında olmasından ötürü, üniversite yapısı içinden bir fuaye aracılığıyla da geçilebilmektedir. Günümüzde oditoryumda sünger kaplı koltuklar, zeminde halı, tavanda ve yan yüzeylerde ahşap yonga levha yansıtıcı paneller yer almakta, oditoryum 1735 m3  hacmi ve 364 kişilik kapasitesiyle üniversite kapsamında gerçekleştirilen müzik resitali, tiyatro, dans gösterileri, konferans ve panel gibi etkinlikler doğrultusunda kullanımını sürdürmektedir. Oditoryuma sahne önünden ve salonun arkasından olmak üzere iki giriş bulunmaktadır ve salon döşemesi kademelendirilmiştir. Sahnedeki konuşmacının sesinin dinleyicilere daha net ve yetkin olarak ulaşabilmesi için salonda akustik tavan kullanılmıştır.


Oditoryumun Akustik Açıdan Değerlendirilmesi

Oditoryum, üniversite bünyesinde yapılan hem müzik amaçlı hem de konuşma amaçlı etkinliklerde kullanılan çok amaçlı salon özelliği taşımaktadır. Salonun akustik koşulları, konuşmanın anlaşılabilirliği ve müziğin algılanabilmesine yönelik farklı akustikçiler tarafından kabul gören ölçüm kriterleri kullanılarak değerlendirilmiştir. ‹ncelemede ses kaynağı olarak 12 yüzlü (dodechadron), omni-directional bir kaynak, ses alıcısı olarak da iki adet mikrofon kullanılmıştır. Omni-directional dodechadron kaynak, salonun simetri aksında sahne önünden 2 metre geride ortalama boyda bir insanın ağız seviyesine gelen 1,6 metre yüksekliğe konumlandırılmış ve kaynaktan ortama 120 dB ses basınç düzeyinde (frekans spektrumu üzerindeki her frekansta aynı ses düzeyine sahip)  beyaz gürültü verilmiştir. Olası hatalara karşı alıcı noktalarında ölçümler üç kere tekrarlanmış ve bu üç ölçümün uygun ortalamaları alınmıştır. Dinleyici bölümü üzerinde kaynaktan farklı uzaklıklarda, R01-R40 olarak görülen 40 noktada hacim akustiği parametrelerinin ölçümleri yapılmıştır.

Bu değerlendirmede R01-R34 noktalarında Yansışım Süresi (RT), Erken Düşme Süresi (EDT), Netlik (C80), Ayırdedilebilirlik (D50), Ses ‹letim Göstergesi (STI-RASTI) parametreleri ve R35-R40 noktalarında Fon Gürültüsü (BGN) parametresi ölçülmüştür. Bölgelerarası parametre değişimi ve birbirine yakın frekans çiftlerine göre parametre değişimi gibi detaylı çalışmalar da gerçekleştirilmiştir.


Oditoryumda Dinleyici Platformundaki Akustik Koşul Dağılımlarının İncelenmesi

Bir hacmin değerlendirilmesinde temel kriterlerden biri olan akustik koşulların düzgün dağılmışlığı, bu hacmin dinleyici platformu üzerinde belirlenen dinleyici noktalarındaki ölçüm sonuçları incelenerek ortaya konmuştur. 500 ve 1000 Hz yansışım sürelerinin ortalamasının dağılım durumu incelendiğinde dengeli bir dağılım oluşturdukları söylenebilir.

Müziğin ayırtedilebilirlik durumunu ortaya koyan netlik parametresi 500, 1000 ve 2000 Hz verilerinin ortalaması olarak alınarak [C80(3)] incelenmiş ve hacim içi dağılım durumları ortaya konmuştur. Netlik parametresinin alıcı noktalarına göre büyük değişim göstermesi, hacimde düzgün dağılımın yeterince sağlanamadığı anlamına gelmektedir. Özellikle alçak frekanslarda ortaya çıkan bu durum uzun dalga boylu seslerin yeterli büyüklükte yüzey bulamayıp dağılamamalarıyla açıklanabilir.

Farklı dinleyici noktaları için yapılan konuşmanın anlaşılabilirliğini ortaya koyan RASTI ve STI parametrelerinin farklı alıcı noktalarındaki durumu ise bize konuşmanın anlaşılabilirliği açısından düzgün dağılmışlığın sağlandığını göstermektedir.


Yansışım Süresinin Değerlendirilmesi

Akustik değerlendirmelerde yaygın kullanımı olan Yansışım Süresi (RT), kapalı bir hacimde kaynağın kapanmasından sonra ses basınç düzeyinin 60 dB düşmesi için geçen süredir. Oditoryumda 34 noktada, oktav bantlarda ölçülen ortalama yansışım süreleri ilgili grafikte görülmektedir.

Salonun konuşma ve müzik amaçlı kullanımı için Maekawa tarafından önerilen RTopt aralıkları kesikli ve kesiksiz çizgilerle gösterilmiştir. Barron’un konuşma amaçlı salonlar için önerdiği 0,70–1,00 s aralığı da noktalı çizgiler ile ifade edilmiştir. Salondaki Yansışım Süresi, Maekawa’nın konuşma ve müzik için önermiş olduğu optimum değerlerin altındadır. Barron açısından ise RT, 2000 Hz ve 4000 Hz dışında uygundur.

 

Erken Düşme Süresinin Değerlendirilmesi

Erken Düşme Süresi (EDT) kapalı bir hacimde ses kaynağının kapanmasından sonra ses basınç düzeyinin 10 dB düşmesi için gereken süre olarak tanımlanabilmektedir. ‹nsan kulağı, kaynağın kapanmasından hemen sonraki bu ilk bölüme karşı daha duyarlıdır. EDT’nin kabul edilebilir minimum değerinin belirlenmesinde Gade, Avrupa’daki konser salonları üzerinde yaptığı çalışmalar sonucunda, ölçülmüş olan EDT ve RT arasında bir ilişki saptamış ve EDT için RT cinsinden uygun bir değer belirlemiştir. Gade’e göre 0,70 saniyelik Yansışım Süresine sahip bu salon için kabul edilebilir minimum EDT değeri 0,57 saniyedir. Oditoryumun EDT ortalamalarının frekanslara göre dağılımı aşağıdaki grafikte görülmektedir. EDT değerleri 4000 Hz frekansı hariç tüm frekanslarda optimum değerlerin üstündedir. Bu durum 4000 Hz frekansında hacmin toplam yutuculuğunun fazla olduğunu göstermektedir.


Netliğin Değerlendirilmesi

Netlik, kapalı bir hacimde kaynağın açılmasından sonra bir alıcı noktasına ilk 80 ms içinde gelen ses enerjisinin, bu süreden sonra gelen ses enerjisine logaritmik oranı olarak tanımlanmaktadır. Salonda ölçülen netlik değerleri ortalamalarının frekanslara göre dağılımı incelendiğinde, tüm frekanslar için Beranek’in konser salonlarını değerlendirmede kullandığı (-4) ve (+4) dB aralığındaki optimum değerlerin üzerinde olduğu görülmektedir. Bunun anlamı salonda erken yansımaların yüksek, buna karşın yansımış ses enerjisinin yetersiz olduğudur.


Konuşmanın Anlaşılabilirliğinin Değerlendirilmesi

Bu çalışmada konuşmanın anlaşılabilirliğini belirlemeye yönelik olarak ayırtedilebilirlik (D50), Ses ‹letim Göstergesi STI ve RASTI parametresi incelenmiştir. Parametrenin değerleri % ile ifade edilmekte, %50 üzerindeki D50 değerleri sesin ayırt edilebilirliğinin yeterli olduğunu göstermektedir. Çünkü bu oran %90’lık anlaşılabilirliğe denk gelmektedir. ‹ncelemelerde 125 Hz dışındaki tüm frekanslarda ayırtedilebilirlik parametresi %65 ve üzerinde, 125 Hz’de ise %50’nin üzerindedir. Bu durum da, salonun konuşmanın anlaşılabilirliği açısından iyi durumda olduğunu göstermektedir. Oditoryumun 0–1 arasında değerlendirilen ortalama STI değeri 0.72, ortalama RASTI değeri de 0,71 bulunmuştur. Bu değerler iyi bir anlaşılabilirliğe denk gelmektedir.


Fon Gürültüsünün Değerlendirilmesi

Fon gürültüsü, bir hacimde bulunan mevcut gürültüdür. Bir hacimde gerçekleştirilen etkinliğin rahatça anlaşılabilmesi için fon gürültüsünün belirli bir sınırın altında olması gerekmektedir. Bu sınır değer “Kabul Edilebilir Gürültü Düzeyi” olarak tanımlanmakta ve hacmin kullanım amacına göre değişmektedir. Bir hacim için uygun Kabul Edilebilir Gürültü Düzeyi değerleri NC eğrileri yardımıyla bulunmaktadır. Bu oditoryum için bu değer NC35’dir. Salonda belirlenmiş alıcı noktalarında yapılmış olan ölçümler sonucunda fon gürültüsü değerleri belirlenmiştir.

NC35 eğrisine göre, oditoryumda kabul edilebilir gürültü düzeyi mevcut fon gürültüsü düzeyi ile karşılaştırıldığında, 2000 Hz ve 4000 Hz’de mevcut gürültü düzeyinin kabul edilebilir değerlerin üzerinde olduğu görülmektedir. Diğer frekanslarda ise mevcut gürültü düzeyi kabul edilebilir gürültü düzeyinin altındadır.


Sonuç

Bu değerlendirmeler ışığında, yüksek D50, STI ve RASTI değerleri yanında konuşma için uygun bir RT değeri elde edilmesiyle, salonun müzik etkinliklerinden çok, konuşma etkinlikleri için daha uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Salonun müziğe göre düşük RT değerleri yanında yüksek C80 değerleri, sesin salonu doldurmada yetersiz kaldığını göstermektedir. Bu bulgulardan yola çıkılarak salonun akustiği ölü ve kuru olarak algılanmaktadır. M.S.G.S.Ü Devlet Konservatuarı öğretim görevlileri ve öğrencileri ile yapılan yüz yüze sözlü görüşmeler sonucunda oditoryumla ilgili yukarıda tespit edilmiş olan bulgularla örtüşen eleştiriler alınmıştır. Bu öznel eleştirilerin nesnel bulgularla örtüşmesi salonda yapılmış olan ölçüm sonuçlarının doğruluğunu da desteklemektedir. Nesnel ve öznel bulgular ışığında temel sorun olarak hacmin toplam yutuculuğundan kaynaklanan kısa yansışım süresi belirlenmiştir. Sonuç çizelgesinde salonda ölçülen Yansışım Süresinin müzik amaçlı kullanımlar için uygun olan optimum aralığın altında kaldığı görülmektedir. Bu durum, yutuculuğun yüksek olduğunu ortaya koymaktadır ve salondaki toplam yutuculuğu azaltacak önlemler alınması gerekliliğini ortaya çıkartmaktadır. Bu önlemler zemindeki halının kaldırılması, sünger kaplı koltukların, daha az yutucu malzeme ile kaplı, örneğin ahşap yüzeyli koltuklarla değiştirilmesi ve etkinlikler sırasında sahnedeki perdelerin toplanarak bir nişe yerleştirilmesi olabilir. Salonun iyileştirilmesi konusunda daha detaylı çalışmaların yapılması ve önerilerin geliştirilmesi uygundur.


 

İlginizi çekebilir...

Isı Yalıtım Ürünlerinde Performans, Güvenirlilik ve Uygunluk: Avrupa Standartlarının Teknik Çerçevesi

Binalarda sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve güvenlik hedeflerinin karşılanması, doğru tasarlanmış bir yalıtım stratejisinin varlığına bağlıdır....
24 Ocak 2026

Polimer Bitümlü Örtüler ile Etkili Su Yalıtımı

Fosil esaslı bitüm bileşen ve asfaltın inşaatlarda kullanımı Avrupa'da 18. Yüzyıla kadar dayanmaktadır. Günümüzde Polimer modifiyeli bitümlü örtül...
19 Temmuz 2025

Pratik ve Çözüm Üreten Bitümlü Örtülerde Çeşitlilik Artıyor

Gelişen teknoloji ve değişen ihtiyaçlar doğrultusunda dünya genelinde yapıların ve inşaat tekniklerinin değiştiğini gözlemliyoruz. Bu değişimlere bağl...
21 Kasım 2024

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,875 sn