Geçen Yıl Kırılan Rekordan Sonra Avrupa Yalıtım Endüstrisi, 2008'de Farklı Sorunlarla Karşı Karşıya

TEKNİK MAKALE
73. Sayı (Temmuz - Ağustos 2008)

2008 yılında piyasa gidişatının üç ana konudan etkileneceği öngörülmüştür. Öncelikle, Batı Avrupa'da konut ruhsatlarının sayısı 2007 sonunda, ortalama yüzde 10 azalma göstermiştir. Benoit Huet ve Nicolas Godet / Exane BNP Paribas

2008 yılında, konut inşaatlarında, 1991-93 yıllarında olduğu gibi sert bir iniş  mi; yoksa 2001-2003 yıllarında olduğu gibi yumuşak bir iniş mi olacağı bilinmemekte olup, bir düşüş olacağı beklenmektedir. Buna ek olarak, özellikle Doğu Avrupa'da, yeni kurulan yalıtım tesisleri 2007 yılında ortaya çıkan arz-talep dengesizliğini azaltmıştır. 2008 yılında, yalıtım fiyatlarındaki artışın 2007'ye oranla daha makul olması beklenmektedir. Son olarak enerji fiyatlarındaki artışın -özellikle kok kömürü fiyatlarının hızla artmasıyla taşyünü segmentinde- girdi maliyetlerine olumsuz etkisi olacaktır.

 

Bu sorunlar kısa vadede belirsizlikler yaratsa da yalıtım piyasası uzun vadede sağlam bir temele sahip. Enerji tasarrufu fikrinin öne çıkmasıyla binalarda, orta vadede yalıtım ürünleri kullanımının artması beklenmektedir. Nisan ayında İngiltere'de yayınlanan Karbon Salınımı Azaltılması Hedef Yönetmeliği ve katı enerji verimliliği yönetmelikleri, yalıtım talebinin ileride artabileceğini göstermektedir (Exane BNP Paribas, 2008-2040 yılları arasındaki yalıtım malzemeleri talebinde, yıllık bileşik büyüme oranı olarak yüzde 6 civarında bir büyüme öngörmektedir.)

 

Batı Avrupa'da Konut Yapım Furyasında Yavaşlama

Son istatistiklere göre, Batı Avrupa'da konut amaçlı bina ruhsatının sayısı 2007 sonu itibariyle ortalama yüzde 10 azalma göstermiştir. İrlanda, İspanya ve Danimarka gibi pek çok ülkede konut sektörü uzun yıllardır süren büyümenin artından duraklamıştır. Almanya'da, 2007 yılının ikinci yarısından itibaren zayıflama süreci ortaya çıkmıştır. 2006 yılında 247.500 adet konut amaçlı bina ruhsatı verilirken 2007?nın aynı döneminde bu rakam yüzde 26.3 düşüşle 182.300 olmuştur. İngiltere'de de ruhsat sayısı konut yapımında yavaşlamayı göstermektedir (2007 yılında, bir önceki yıla göre yüzde -4). Ayrıca konut inşaat firmaları da siparişlerinde bir önceki yıla göre yüzde 15-20 arası bir düşüş yaşamışlardır. Fransa?da, ruhsat kurallarındaki bir revizyondan ötürü analiz zorlaşırken firmalardan gelen yorumlara göre konut piyasası dengeli hale gelmektedir. İtalya için herhangi bir istatistik yoktur; piyasa oyuncuları 2008 yılında istisnai bir büyüme beklememektedir.

 

Bu istatistikleri dikkatle değerlendirmek gerekir. Ruhsat miktarı mevcut konut ihtiyacıyla uyumlu olmadığı sürece konut ruhsatındaki düşüşle konut yapımındaki düşüşü bir arada ele almamak gerekir.

 

Orta Doğu Avrupa?da konut piyasası an itibariyle ekonomik krize karşı direnç göstermekte ve ruhsat sayısındaki artışla beraber piyasa büyümeye devam etmektedir (Macaristan hariç).

 

Mineral Yün Piyasası: Dengeli

Avrupa mineral yün piyasası oldukça dengeli bir hale gelmiştir. Batı Avrupa mineral yün pazarını dört oyuncu domine etmiştir (Saint-Gobain, Knauf, Rockwool, Uralita). Piyasadaki son dağılımların neticesinde ağımsız firmalar yavaş yavaş azalmıştır. Heraklith?in 2006 yılında Knauf tarafından; ve Pfleiderer?in yalıtım bölümünün 2003 yılında Uralita tarafından satın alınmaları en göze çarpan operasyonlardı. Bnunla birlikte, İngiltere Rekabet Kurulu, 2004 yılında SuperGlass?ın Knauf tarafından satın alınmasını uygunsuz bulmuştur.

 

Saint Gobain, Knauf ve Uralite üçlüsü birlikte Batı Avrupa camyünü üretiminin yüzde 90?ını gerçekleştirmektedir. Taşyünü piyasasında ise Rockwool ve Knauf firmaları en büyük oyunculardır. Saint Gobain taşyünü yatırımlarında bulunsa da ağırlıkla cam yününe yönelmiştir. Doğu Avrupa?da ise Paroc firması güçlü bir bölgesel oyuncudur.

 

Orta ve Doğu Avrupa mineral yün üretimindeki rekabette 5 büyük firmanın (Saint Gobain, Knauf, Rockwool, Uralita ve Paroc) yanı sıra  bölgesel firmalar da vardır. Orta Doğu Avrupa piyasaları (Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya vb.) ağırlıkla Batı Avrupa firmaları arasında dağılmışken Rusya piyasası oldukça bölünmüştür. Buna rağmen, Rusya içinde farklı bölgelerde farklı firmaların bölgesel liderliği vardır. Örneğin, TECHNONicol, Linerock ve Tizol Ural ve Sibirya bölgesinde ana üretici konumundayken, Merkez Rusya bölgesinde Rockwool ve TECHNONicol önde gitmektedir. En büyük iki oyuncu Uralita ve Rockwool iken (Hızla genişleyen Knauf?la birlikte) en büyük Rus oyuncular TECHNONicol ve Termosteps?dir. Rus üreticiler, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine yayılmaktadır ( Isoroc ve TECHNONicol)

 

Köpük Malzemeler: Bölünmüş

Genişleyen polistren (EPS) ve şişirme polistren (XPS) piyasasında muhtelif oyuncular vardır:

 

  1. Mevcut yapı malzemeleri firmaları (CRH, Knauf, Saint Gobain, Uralita vb.)
  2. Stiren kimyasallarını yalıtım malzemesine dönüştürerek dikey büyüme sağlamaya çalışan kimya şirketleri (Dow, BASF vb.)
  3. Giriş bariyerlerinin alçak olmasından dolayı ciddi miktarda bağımsız oyuncular

 

Saint Gobain köpük piyasasında iki şekilde çalışmaktadır: Eski BPB işletmeleri üzerinden (Rigips, Gyproc and Placo) EPS üreterek ve ülkeye bağlı olarak özel dağıtım anlaşmaları ile BASF veya Dow Chemical tarafından üretilen XPS?i satarak.

 

Polizosiyanürat (PIR), poliüretan (PUR) ve fenolik piyasalarında ağırlıkla bölgesel oyuncular vardır. Bununla birlikte Exane BNP Paribas bu piyasanın gelecekte daha dengeli bir dağılıma erişeceğine inanmaktadır. En önemli oyuncular Kingspan, Knauf, Recticel ve CRH?dır. Celotex sadece İngiltere?de, Efisol ise sadece Fransa?da pazarlanmaktadır. 2003?ten bu yana PIR/PUR/Fenolik piyasası önce İrlanda?da sonra da İngiltere?de piyasaya yeni giren firmalardan (ilk iki firma) etkilenmektedir (Quinn, Lennart ve Ballytherm). 2006 yılında İrlanda Rekabet Kurulu Leanort?un Kingspan tarafından satın alınmasını uygun bulmamıştır (Lenaort, Xtratherm ve markasıyla PIR, Hytherm markasıyla EPS üretmektedir.)

 

Kapasite Artış Dalgası

2007 yazından itibaren gerçekleştirilen kapasite artışları ile arz-talep arasındaki dengesizlik azalmıştır. Firmalar, bazı fabrikalardaki darboğazları aşarak üretimde artış sağlamıştır. Uralita firması Şubat 2007?de yaptığı açıklamada Slovenya ve Rusya?da bulunan cam yünü tesislerini genişleteceğini söylerken Fransa, Almanya, Belçika ve Polonya?da da genişleme sürecinin devam ettiğini belirtmiştir. Saint Gobain firması 2006 yılında, Polonya ve İngiltere?de yer alan üretim tesislerini yenilemiştir. Rockwool da Hollanda ve Çek Cumhuriyeti?nde kapasite artışı yapmıştır. Arz-talep dengesizliğin giderilmesi ile firmalar son iki yılda kontrol dışına çıkan envanterlerini yeniden yapılandırma fırsatı yakalamıştır.

 

Bu kapasite artışlarının en başında önümüzdeki yıllarda devreye alınacak pek çok büyük tesis vardır. Oyuncuların çoğu enerji verimliliği yönetmelikleriyle önümüzdeki yıllarda patlaması muhtemel yalıtım malzemeleri talebini karşılamak için kapasite arttırmaktadır.

 

Avrupa mineral yün üretim kapasitesinin önümüzdeki beş yılda ciddi oranda artması beklenmektedir. Örneğin Rockwool?un üretim kapasitesi  2006 ve 2010 yılları arasında yüzde 25 artacaktır. Gelişmelerin çoğu Doğu Avrupa ülkelerinde (Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Polonya ve Rusya) görülecektir. Bu ülkeler dışında Fransa, İngiltere ve Kanada?da gelişmeler beklenmektedir. Knauf, Saint-Gobain ve Uralita ciddi yatırımlar yapacaklardır. Arta kalan kapasite artışının büyük kısmı Rus oyuncular tarafından yaratılacaktır (Isoroc, TECHNONicol, Termosteps vb.)

 

Geçmişteki tecrübelere dayanarak söylenebilir ki, köpük üretim kapasitesi mineral yün kapasitesi ile birlikte hareket ederek artış göstermektedir. Bu gerçeğe rağmen, Exane BNP Paribas, yalıtım endüstrisinin önündeki parlak geleceğin yanında, kapasite artışının kısa süreli olarak kapasite kullanım oranlarında düşmeye sebep olacağına ve piyasada sıkıntı yaşanabileceğine de inanmaktadır.

 

Enerji fiyatlarındaki artış 2008 yılında girdi maliyetlerini etkileyecek

Enerji fiyatlarındaki artış çoğu zaman yalıtım malzemesi üreticileri için genellikle piyango gibi görülür: insanlar daha fazla ısınmaya/soğutmaya para öderken, yalıtım işlerinin geri dönüşü daha yüksektir. Amerika?daki ekonomik buhranın küresel bir ekonomik krizi tetiklemesinden endişe edilse de, brent petrolün varil fiyatı 110 doları aşmaktadır. Bu artış daha fazla enerji tasarrufu sağlayan binalara yönelmeyi mantıklı kılmaktadır. Madalyonun öteki yüzünde ise yalıtım malzemeleri üreticilerinin girdi maliyetleri büyük oranda enerji fiyatlarına bağlıdır.

 

Mineral yün üreticileri için ana maliyet kalemi enerjidir. Mineral yün üretiminin temeli yanmaya dayanmaktadır. Cam yününde ise ocak elektrikli ve gazlı, kürlenme ocağı ise genellikle gazlıdır. Taş yünü ocakları ise bazı gazlı veya elektrikli ocaklar hariç genellikle kok kömürüyle yanan kupol ocaklarıdır. Örneğin  Rockwool Fransa, Kanada ve Rusya dışındaki tüm tesislerinde kupol ocaklarını kullanmaktadır. Doğalgaz, fiberleştirme ve kürleme için kullanılmaktadır. Sonuç olarak taş yünü üreticileri için ana enerji masrafı kok kömürüdür. Enerji kaynağının farklılaşması (camyünü için gaz, taş yünü için kok) taşyünü ve camyünü piyasasındaki hareketleri etkileyen önemli bir öğedir.

 

Köpük üreticileri, üretim prosesinde enerjiyi fazla kullanmamaktadır. Bu prosesler genellikle kimyasal dönüşümlere dayanır. Bununla birlikte girdi maliyetleri, kendileri de birer petrol türevi olan,  polistren(EPS/XPS) ve poliüretana (PUR/PIR) bağlıdır. Bunun sonucu olarak, poliüretan ve polistren fiyatları esasen arz/talep dengesine bağlı olarak belirlense de, fiyatlandırma petrol fiyatlarından tamamen bağımsız değildir. Kimyasal madde üreticileri sık sık, petrol fiyatlarındaki artışların maliyete olan etkisinin müşteriye yansıtıldığını iddia ederler.

 

Maliyet enflasyonu etkileri

2008 yılında enflasyon, artan kok kömürü fiyatlarından ötürü, taşyününü olumsuz yönde etkilemektedir. Taşyünü üreticileri, ocaklarını yakabilmek için çapı 80 mm?den büyük  kok kömürüne (kömürden işlenir) ihtiyaç duymaktadırlar. Kömür fiyatlarının 2007 baharından itibaren artmasıyla kok kömürü fiyatı da artmıştır. Bunların yanında, kömür tedariğinde yaşanan sorunlar (Queensland,Avustralya?da bulunan Bowen Basin bölgesindeki yoğun yağışlar, Çin?in ihracatı dondurması, Güney Afrika?da enerji krizi) sıkışıklığı artırmış ve kömür fiyatlarını rekor bir seviyeye çıkarmıştır.

 

Bu gelişmeler sonucunda, Çin kömürünün FOB (Gemi Bordasında Teslim) fiyatları mart 2007?de 200-250 dolar/ton seviyesinden mart 2008?de 700-750 dolar/ton seviyesine yükselmiştir (Yüzde 225 artış) Çin ihracatları da aynı biçimde artan navlun fiyatlarından etkilenmiştir. Baltık Navlun Endeksi (BDI) mart 2007 ve mart 2008 arasında yüzde 44 artmıştır.

 

Çin?den kömür sevkiyatının azaldığı gerçeğinin yanında, Avrupa taşyünü üreticilerinin kok ithalatını sağlamak adına kısıtlı çözüm imkanları vardır. Farklı bir kaynak kullanmak gerçekten olanaklı değildir ve Avrupa?da kok üretiminin 2008 ve 2009 yılında ciddi anlamda artması beklenmemektedir. Kok kömürü alım için anlaşmalar aylar öncesinden oluşturulmaktadır. Bunun neticesinde, artan kömür fiyatlarının taşyünü maliyetine etkisi 2007 yılında kısıtlı olmuştur. Ancak 2008 yılında bu darbe sert olacaktır: Rockwool firmasının,  2007 yılı vergi ve faiz öncesi kazanç marjı yüzde 19.5 iken 2008 yılında bu marj yüzde 13 olarak öngörülmüştür. Exane BNP Paribas?a göre tüm firmalar benzer biçimde etkileneceklerdir. Camyünü üreticileri de enerji fiyatlarındaki artıştan -taşyünü üreticileri kadar olmasa da- etkilenirler. 2008 yılında doğalgaz fiyatlarının ortalama yüzde 10-20 aralığında artması beklenmektedir.

 

Köpük üretiminde ise, 2008 yılı fiyat artışları üreticiye yansısa dahi, polistiren ve poliüretan fiyatlarında ciddi bir artış beklenmemektedir.

 

Enerji Verimliliği Yönetmelikleri Uzun Vadede Önemli Rol oynayacak

Binaların yalıtımlarında yapılacak iyileştirmelerle enerji sarfiyatının azaltılması göz önüne alınabilir. Exane BNP Paribas?a göre, Avrupa?da ki mevcut konutların yüzde 75?i enerji verimliliği açısından olumsuz dinamiklere sahiptir (Binaların üçte ikisi 1975 yılından önce inşaa edilmiştir). Artan enerji maliyeti, çevresel bilincin güçlenmesi ve karbondioksit emisyonlarının azaltılmasına yönelik siyasi çabaların sonucu binalarda enerji verimliliği konusu daha sıkı olarak ele alınmaya başlanmıştır.

 

2008 yılında, İngiliz tüketicilerin ortalama enerji faturasının 1000 £?a ulaşması beklenmektedir (Bir önceki yıla göre yüzde 15 artış). Sadece bu veri dahi binalarda enerji verimliliğinin önemine ve zorunluluğuna kanıt olmaktadır.

 

Gerek mineral gerek köpük yalıtım ürünleri bu probleme karşı en güçlü çözümü sunmaktadır. Bununla birlikte düz camlar, ısıtma ve havalandırma sistemleri, alçıpan, refrakter sıvalar ve yalıtım tuğlaları da enerji verimliliğine yönelik artan talepten faydalanmalıdırlar.

 

Avrupa için de en zorlayıcı idari konu ise bu talebi kontrol altına almaktır. Avrupa?da, yeni binalardan istenen özellikler artırılmış ve enerji verimliliğini teşvik etmek üzere, özellikle eski evlerin yenilenmesinde ciddi teşvikler sağlanmıştır. Pek çok devlet, pasif (enerji nötr) konut yapımını 2020 yılına kadar standartlaştırmayı hedeflemiştir. Bu hedef, yalıtım seviyesinin iç kaplama dahil, mevcut standartların iki katı kalınlıkta olmasını gerektirecektir.

 

Özet

Yazarların görüşüne göre iklim değişikliğine karşı artan bilinç ve beraberinde enerji verimliliğini geliştirmeye yönelik yönetmelikler, yapı malzemeleri üreticilerini iki yönde etkileyecektir:

 

  1. Avrupa?da yenilenmek durumunda kalacak (ısı yalıtımlarının iyileştirilmesi için) bina sayısı önemli oranda aratacaktır. (Yıllık bileşik yüzde 5.5 büyüme)
  2. Termal ürünlerin olumlu etkisi yüksek fiyat/marj gibi veya yüksek hacim gibi karışık bir etkiye yol açacaktır.

 

Hesaplamalara göre, yeni yönetmelikler uyarınca uzun vadede ihtiyaç duyulacak yalıtım kalınlıkları, hacmin artmasına, dolayısıyla yüzde 2.5 yıllık bileşik büyüme oranı yakalanmasına yardımcı olacaktır. Pozitif senaryoya göre yeni konut yapımının azalması beklenen ülkelerde (örneğin İspanya) yeni yönetmeliklerden ötürü pazar hacminde bir genişleme olma ihtimali vardır.

 

Özetle, inşaat piyasasındaki yavaşlayan büyümeye rağmen, yukarıda bahsi geçen etmenlerin enerji verimliliği piyasasının 2008-2040 yılları arasında yıllık bileşik 6 büyüme oranına sahip olmasını sağlayacağı öngörülmektedir.

 

Global İnsulation Magazine Dergisi?nden Çeviren: Okan Yunusoğlu


 

İlginizi çekebilir...

Isı Yalıtım Ürünlerinde Performans, Güvenirlilik ve Uygunluk: Avrupa Standartlarının Teknik Çerçevesi

Binalarda sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve güvenlik hedeflerinin karşılanması, doğru tasarlanmış bir yalıtım stratejisinin varlığına bağlıdır....
24 Ocak 2026

Polimer Bitümlü Örtüler ile Etkili Su Yalıtımı

Fosil esaslı bitüm bileşen ve asfaltın inşaatlarda kullanımı Avrupa'da 18. Yüzyıla kadar dayanmaktadır. Günümüzde Polimer modifiyeli bitümlü örtül...
19 Temmuz 2025

Pratik ve Çözüm Üreten Bitümlü Örtülerde Çeşitlilik Artıyor

Gelişen teknoloji ve değişen ihtiyaçlar doğrultusunda dünya genelinde yapıların ve inşaat tekniklerinin değiştiğini gözlemliyoruz. Bu değişimlere bağl...
21 Kasım 2024

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,782 sn