Sika, Yeni Fabrikasını Faaliyete Geçirmeye Hazırlanıyor

Sika, Yeni Fabrikasını Faaliyete Geçirmeye Hazırlanıyor

SÖYLEŞİ
58. Sayı (Ocak Şubat 2006)

Sika, önümüzdeki aylarda yeni fabrikasını faaliyete geçirmeye hazırlanıyor. Tuzla’da 20 bin metrekarelik alan üzerine kurulu fabrika hakkında bilgi aldığımız Sika Genel Müdürü Murat Belen, ‘İki-üç yıl içinde yakalanacak bir ‘çıkış’a hazır olmak gerekiyor’ diyor...
Sika Yapı Kimyasalları’nın Tuzla Deri Organize Sanayii Bölgesi’nde üç sene önce yapımına başladığı yeni fabrikası önümüzdeki aylarda hizmete girecek. Türkiye’nin öneminin sürekli artmasına paralel olarak, yapım aşamasında bir çok kez gözden geçirilerek revize edilen fabrika, dünyadaki tüm Sika tesisleri arasında ilk on tesisten birisi olabilecek vasıflarda inşa ediliyor. Yeni teknolojilerle, daha teknik ve bölge merkezli bir yatırıma dönüştürülen ve 20 bin metrekarelik alan üzerine kurulu fabrika hakkında bilgi aldığımız Sika Yapı Kimyasalları Genel Müdürü Murat Belen, beton katkılarının dördüncü jenerasyonunu yaşadığını ve artık akıllı katkılar kavramının gündeme geldiğini söylüyor. Yeni tesiste çok teknolojik beton katkılarının üretileceğini vurgulayan Belen, ‘Yalıtımla alakalı olabilecek, özellikle poliüretan, silikon ve diğer ürünleri bugüne kadar bir çok firma gibi biz de ithal ediyorduk. Bu bir fizibilite meselesi. Üretmek için en azından belli tonajı sağlamanız gerekiyor. Fakat bunun yanında Türkiye’nin yalnızca üreten değil, ihraç eden ülke konumuna gelmeye başlaması, bu tür yalıtım malzemelerinin de Türkiye’de üretilmesini kolaylaştırıyor. Bunun altyapısını da bu fabrikada hazırlıyoruz’ ifadelerini kullanıyor. Bir takım lojistik merkezler de planladıklarını dile getiren Belen, üretimin tek merkezden yapılmasını tercih ettiklerini belirtiyor. Belen şöyle devam ediyor:

2006’da yeni yatırımımıza yoğunlaşacağız. Bu bizim için büyük bir heyecan. En geç 2007’de Türkiye’de gerçek anlamda bir çıkışın olacağına inanıyorum. Türkiye, ne politik olarak ne de ekonomik olarak artık belirsizliği, durgunluğu taşıyamaz. O yüzden önümüzdeki iki-üç yıl içinde yakalanacak bir çıkışa hazır olmak gerekiyor. Biz de o hazırlığı yapacağız. Sika olarak da yatırımımızın kapsamını büyütme kararını aldık. Azerbaycan ve Kazakistan’da birer fabrika kurduk. Sika Türkiye aynı zamanda Orta Asya ve Hazar ülkelerine liderlik görevini de yürütüyor.

2005’te varılması gereken noktalara varılamadı

Firma olarak 2005 yılından beklentilerimizi hacim olarak bulduk; tonajımız arttı. Fakat karlılık olarak bulamadık. Bunun bariz sebepleri var. TOKİ ve benzeri projelerle ve mortgage ümidiyle hazır betoncuların tonajları arttı, dolayısıyla bizlerin de beton katkılarında tonajları arttı. İkincisi ise hala TS 825’in etkileri devam ediyor. Yaşanılan depremler sonrasında da su yalıtımında bir takım gelişmelerin kalıntıları hala hissediliyor. 2005’i ülke için kazanılmış bir yıl olarak göremiyorum. Çünkü  ülkemizin çok ciddi olarak bir altyapı ihtiyacı var. Ülkemiz yabancı sermayenin geleceği ülkelerden birisi. Biz nedense her şeyde bir faz farkıyla arkadan geliyoruz. İş adamlarımız çok aktif, nüfusumuz çok genç. Fakat altyapı planlamasını kurmadığınız zaman sermayeyi çekemiyorsunuz. Her yıl bir öncekinin üzerine bir şey ekler; 2005 biraz oradan biraz buradan bir yıl oldu ama aslında varılması gereken noktalara varılamadı. 2006’yı da 2005’in bir uzantısı gibi görüyorum. Büyük proje yatırımlarının birden bire başlayabileceğini düşünmüyorum. Son aylarda birkaç iyi işaret var gibiydi ama nasıl gelişeceklerini bilmiyorum. Çünkü büyük proje demek devletin para hareketine girmesi demek. O da enflasyonu yaratıyor. Hükümetin temel hedeflerinden biri enflasyonu düşük tutmak olduğuna göre bu da pek mümkün gözükmüyor. O yüzden iyimser değilim.

Örgütlü çalışmalar yürütmek gerekiyor

Ciddi bir şirket olduğunuz zaman ne kaliteyle oynayabiliyorsunuz, ne de müşterinin saygısını bir an için kaybetmeyi göze alabiliyorsunuz. Sektörde standartlara uymayan kuruluşların bulunuşu nedeniyle bir takım sancılar çekiyorsunuz. Firmaların kendi bireysel çabalarından çok, beraber yapılacak örgütlü çalışmalar yürütmek gerekiyor. Eğitmek, ulaşmak ve farkı anlatmak gerekiyor. ‘Ucuz’ lafıyla ‘ekonomik’ lafının farkını vurgulamak lazım. Prensipleri çok sağlam ve katı bir şirket olmanın böyle bir sıkıntısını yaşıyoruz. Kalitenin ve iyi elemanın fiyatı var; bunlardan da vazgeçemiyoruz. Sizi bir defa sayan ve aslında işin ciddiyetini bilen müşteri de sizin veya en azından sizin gibi olan firmaların etrafında kalıyor.

Dernekler Yetkilendirilmeli

İZODER, KÜB, İMSAD veya ÇATIDER gibi sivil toplum kuruluşlarının yetkilendirilmesi gerekiyor. Bakanlıkların ilgili bölümlerine çok iş düşüyor. Bir sivil toplum kuruluşu, içinde belli teknik elemanlar barındırıyorsa, belli bir yetki sahibi olmak zorunda. Denetim yapmalı, projenin belli aşamalarını izlemeli. Biz ülke olarak elimizdeki mevcut kuvvetlerden istifade edemiyoruz. Belki bundan sonra bazı şeyler daha hızlanır. O konuda sizin gibi dergilere de çok iş düştüğünü düşünüyorum. Tüketiciyi aydınlatmayı, bir toplum hareketine dönüştürmemiz gerekiyor.

 
AB’den şimdilik vazgeçseydik daha hayırlı olurdu...

Avrupa Birliği’ne girmek için tahminlere göre 15-16 senemiz var; bu memnunluk verici. Ülke hazır olmadan girmek küçük ve orta sanayiimiz için oldukça riskli. Ben 15 sene sonra AB’nin olup olmayacağını düşünenlerdenim. Avrupa içinde büyük bir güç kargaşası var. 3 Ekim akşamı adaylıktan, en azından şimdilik vazgeçseydik daha hayırlı olurdu. İspanya’yı bundan otuz sene önce Avrupa’nın çingenesi diye itiyorlardı. Ama Güney Amerika’daki önemli etkinliğini anladıkları anda ilişkilerini geliştirdiler. Genç ve kalabalık nüfusumuz, Ortadoğu,  Orta Asya ve Türki cumhuriyetlerle ilişkilerimiz nedeniyle onların bize, bizim onlara olduğumuzdan daha çok ihtiyacı var. Biz, yapamadığımızı yaptırmak adına ve tembellikten AB’ye üye olmayı istiyoruz. AB, hammadde alacağınız kaynağı da, yaptığınız ihracatın dağılımını da denetliyor. Çok ciddi denetleme kurulları var. AB’nin, kendi gücünün tam farkında olmayan ve vizyonunu net koyamayan Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda hareket sahasını daraltacağını düşünüyorum. İleri medeniyetler seviyesine ulaşmak, hem ulu öderimize hem de çocuklarımıza borcumuz. Ama bunu kendi çabamız ve insan gücümüzle yapalım; bir birliğin itilen-kakılan üyesi olmaya çalışarak değil. Daha sonra biz istemesek de talep onlardan gelecek.


 

İlginizi çekebilir...

Yılın CEO'su Ödülü sahibi Atalay Özdayı; "Isı yalıtımı, yapının geleceğini belirleyen stratejik bir unsur"

Baumit Türkiye CEO'su, Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri'26 Yılın CEO'su Ödülü sahibi Atalay Özdayı Baumit'in sürdürülebilir başarısında...
24 Ocak 2026

Öntürk; "Konforlu, Sessiz ve Doğru Akustik Dengede Mekanlar Yaratmaya Odaklanıyoruz."

Yalıtım sektöründe ses yalıtımı uygulama ve taahhüt işlerinde özellikle son dönemde dikkat çeken Yeliz Öntürk, firmasının kuruluş öyküsü ve üstlendiği...
20 Kasım 2025

Cüneyt Boydaş; "Logiccore, sektörde fark yaratmayı hedefliyor"

Panelsan, yeni ürün hattı Logiccore ile geleceğin yapı teknolojilerini bugüne taşıyor. Bu yenilikçi seriyi daha yakından tanımak için Panelsan Satış v...
18 Eylül 2025

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,982 sn