
2026 Yılı Ödülleri Sahiplerine Törenle Takdim Edildi
2025 Sektör değerlendirmesi ve 2026'dan beklentiler
|
Dinamik Ltd. Genel Müdürü Metin Akdaş: "Türkiye'de polietilenin standardı bile yok"![]()
İzmir'de ziyaret ettiğimiz Dinamik L Genel Müdürü Metin Akdaş, sekizdokuz tane üreticimi olduğu Türkiye'de polietilenin bir standardının olmamasının sektöre büyük zarar verdiğini belirtiyor. Akdaş, TSE ile ortak bir çalışma başlattıklarını ve bir süre sonra polietilen köpük malzemelerin de bir standarda kavuşacağının müjdesini veriyor. zmir'de ziyaret ettiğimiz Dinamik Ltd. Genel Müdürü Metin Akdaş, firmaların sadece satışla .uzun yıllar ayakta durabilme şansının pek mümkün olmadığını belirterek polietilen ile ilgili ilk yatırım kararını 1999 yılının sonunda aldıklarını ifade ediyor. 2000 yılındaki krizin yatırımı bir süre engellediğini, 2003 yılında tekrar fizibilite çalışmalarına başlandığını, 2004 yılında da üretime geçtiklerini söyleyen Akdaş, "Fabrikamız, Tire Organize Sanayi Bölgesi'nde toplam 10 bin metrekarelik bir arazi üzerinde bulunuyor. İlk 2500 metrekaresini kapattık. Pazarın gelişimine göre yatırımımız devam edecek. 2 milyon dolarlık bir yaürım gerçekleştirdik. Bir genişleme projemiz de var, bu projeyle birlikte toplam 3.5 milyon dolarlık bir yatırım olacak. Şu anda birinci bölümünü bitirdik. Pazarın gelişimine göre ikincisini de gündeme getireceğiz." diyor. Şu anda polietilen üreten firmaların hepsinin tesisat yalıtımı ve kısmen ambalaj ürünleri çerçevesinde üretim yaptıklarını vurgulayan Akdaş, kurulan fabrika ile bu konsepti biraz daha geniş tuttuklarını ifade ediyor. Ambalaj sektörü de dahil olmak üzere farklı sektörlere yönelik üretim yapacaklarını bildiren Metin Akdaş,j "Ambalajda kullanılan malzemeler] bir süre sonra Avrupa Birliği'nde yasaklanacak. Örneğin ozon tabakasına zararlı gazlarla üretimi yapılanı ürünler AB'de şu anda ambalaj veya yalıtım malzemesi olarak kullanılmıyor. Onun yerine daha çok polietilen türü malzemeler kullanılıyor. Biz de bu amaçla konsepti geniş tuttuk; tesisat yalıtımı, inşaat yalıtımı, ambalaj sektörü, otomotiv sektörü, ayakkabı sektörü, spor aletleri gibi çok farklı sektörlere hitap eden, ürünler üretiyoruz" ifadelerini kull»l nıyor. Alüminyum folyolu boru üretimine başlayarak bu konuda bir öncülük yaptık Polietilen malzemenin çıplak halde kullanıldığındadirençsiz bir ürün olduğunu, özellikle dış ortamda güneşin, yağmurun malzemeyi etkilediğini söyleyen Akdaş bu anlamda Türkiyede kaplamalı ürüne ihtiyaç olduğunu ifade ederek, "Biz bu konudabir öncülük yaptık ve alüminyum folyolu boru üretimine başladık. Bu ürün bizim dışımızda Türkiye'de üretilmiyor. Bunun haricinde folyo laminasyonluürünler, pvc laminasyonlu ürünler, film laminasyonlu ürünler gibi pazarın değişik ihtiyaçlarına göre bir çok malzemenin üretimini yapıyoruz. Vana ceketi imalatına da başladık. Türkiye'de vana ceketinde bir iki tane üretici var. Bir tesisatta en zor yalıtım vanaların, armatürlerin, fittingslerin yalıtımıdır. Özellikle proseste kullanılan enerjideki verımsizlik ve savurganlık ciddi rakamlara ulaşıyor. Bu anlamda büyük miktarlarda enerji tüketen endüstriyel tesislere yönelik ciddiçalışmalar yaptık. Saha çalışması yaparak, işletmeye bir fizibilite sunuyor ve kazançlarını ortaya koyuyoruz"diyor. Akdaş sözlerini şöyle sürdürüyor: Rubaflex markalı Elastomerik kauçuk köpüğü üreten YSOLIS firmasıyla da işbirliği yapmaya başladık. Rubafrx'in Türkiye temsilcisiyiz. İthal malzemeleri Türkiye'ye getirip satmanın ötesinde Türkiye'de katma değer yaratan ikinci işlemler de yapıYoruz. Kendi tesislerimizde polietiLende yaptıgımız alüminyum folyo laminasyon gibi farklı laminasyon tekniklerini kauçuk köpüğü boru ve Levha ürünlerini de uyguluyoruz. Bu konuda polietilenin yaşadığı sıKıntılar kauçukta da var. Kauçuk da dış ortamda rahatlıkla kullanılan bir malzeme değil. Bu konuda da Türkiye de ilkiz?. Polietilen köpükle ilgili standartların ülkemize kazandırılması için çalışmalar yapıyoruz Mevcut üreticilerin büyük bölümü yeni pazar oluşturmaktan çok mevcut pazardan pay almayı hedefleyen bir yapıyla çalışıyorlar. Biz 1991 yılından bu yana pazarı geliştirme ve büyütme amacı güden bir firmayız. Polietilenin Türkiye'de üretici sayısı yedisekiz civarında. Ama bu üretici firmaların doğrudan pazara yönelik çalışmaları çok zayıf. Sekiz tane üreticinin olduğu Türkiye'de polietilenin standartı yok; polietilen belli standartlar çerçevesinde üretilmiyor. Bir sürü merdiven altı üretici var. Bunlar üretimlerinde kaliteyi göz ardı ediyorlar. Kullandıkları hammaddeler belli değil. Bizim fabrikamıza Petkim'den ve yurtdışı kaynaklardan orijinal hammadde geliyor ve o malzeme ürün olarak dışanya çıkıyor. Bu anlamda TSE ile ortak bir çalışma başlattık. Polietilen köpükle ilgili bir Avrupa Birliği standartı olan pr EN 14313'ün ülkemize kazandırılması için çalışmalar yapıyoruz. Bir müddet sonra polietilen köpük malzemeler bir standarda kavuşacak. Bu, pazarın genişlemesi için de çok önemli. Çünkü, ürün pazara istenilen kalitede sunulmadığı zaman kendine zarar veriyor, ürüne reaksiyonlar başlıyor ve ürün pazar kaybediyor. Coğrafi uzaklık bizim için olumsuz bir şey... İzmir 1985 yılından beri yatırım yapılamayan bir şehir. O dönem siyasi iktidarla ters düştüğü için İzmir bir dönem cezalandırıldı; bu cezalandırma hala devam ediyor. Türkiye'deki yatırımların ve yatırımcıların büyük kısmı İstanbul'da. Coğrafi uzaklık bizim için olumsuz bir şey, 2005 yılında İstanbul'da bir bölge ofisi açma düşüncemiz var. Özellikle bilgi akışında çok ciddi sıkıntılar yaşayabiliyorsunuz. Onun dışında nakliye ciddi bir dezavantaj. Bunların yanında iklim yönünden biraz daha avantajlıyız. Çoğu özel sektör yatırımları İstanbul'da şekilleniyor. Eğitimli eleman bulmak konusunda da İzmir'de bu konuda ilk üretimi yapan firma olarak yaşadığımız sıkıntılar var. Soğutma ile ilgili yalıtımı da biraz ön plana çıkarmak lazım İzmir'de yalıtım çok yavaş ilerliyor. İklimsel koşullar burada da kendini gösteriyor. TS 825'in İzmir'e göre hesaplarını yaptığınızda İzmir'de yalıtım yapmak da bir zorunluluk olmaktan çıkabiliyor. Ancak yoğuşma anlamında bir yalıtım zorunluluğu söz konusu oluyor. Bu anlamda da TS 825'in bugünkü haliyle bırakılmayıp geliştirilmesi lazım. İzmir'de ısı yalıtımı bilinci oldukça geri. İnsanlar yalıtımı ısıtmaya yönelik olarak algılıyorlar. İzmir'de yaz aylarında 45 dereceyi gördüğümüz oluyor ve insanlar çok ciddi sağlık problemleri yaşıyorlar. Soğutma ile ilgili yalıtımı da biraz ön plana çıkarmak lazım. TS 825'in eksiklerinden bir tanesi de bu... İç pazara yönelik üretim yapan firmalar çok ciddi sıkıntı çekiyorlar Fabrikamız faaliyete başlamadan önce yüzümüzü dışarıya çevirdik. Bunu da 2001 yılındaki krizde öğrendik. O zamanlarda üretici bir firma değildik ama ben aynı zamanda Ege Soğutma Sanayicileri ve İş Adamları Derneği'nin de başkanlığını yapıyordum. İç pazara yönelik üretim yapan firmaların çok ciddi sıkıntı çektiklerini o dönemde gördüm. Şu anda ciddi anlamda yurt dışı görüşmelerimiz sürüyor. Hatta geçtiğimiz ay içinde Ortadoğu'ya büyük bir ihracat gerçekleştirdik. Hedefimiz 2005 yılında üretimimizin yüzde yirmisini ihraç etmek. 2006'dan sonra daha yüksek oranlara çıkmak için şimdiden planlarımızı yapıyoruz.
İlginizi çekebilir... Türkiye İMSAD'ın Yeni Dönem Başkanı Murat Savcı OlduTürkiye İMSAD'ın 39. Olağan Seçimli Genel Kurulu'nda, yeni yönetim belirlendi. Türkiye İMSAD'ın yeni döneminin ilk Yönetim Kurulu toplantı... Depremlerde Yıkılmayacak Binalar için Doğru Yalıtım ŞartToplum genelinde farkındalık yaratmak ve deprem bilinci oluşturmak için her yıl 1-7 Mart haftası 'Deprem Haftası' olarak anılıyor.... Ravago Grubu'nun EPS, XPS ve Taş Yünü Çözümleriyle Geleceğin Yapıları GüvendeRavago EPS ve Mineral Yün İş Birim Direktörü Özge Müçek, TS 825'in sektörde performans odaklı dönüşümü hızlandırdığını söylüyor.... |
|||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.