Uluslararası İnşaat Teknolojileri Semineri

HABER
40. Sayı (Ocak Şubat 2003)

Aralık ayında Optıroc Serpo tarafından Bursa Holiday Inn Otel'de gerçekleştirilen Uluslararası İnşaat Teknolojileri Semineri'nde, HBE'nin(*) Doğu Bölgesi Kıdemli Başkan Yardımcısı Gunnar Olofsson’nun yaptığı konuşma ülkemizin içinde bulunduğu sürece, ‘İnşaat sektöründeki gelişmeler ve küreselleşme’ye Avrupa'dan bir bakış açısını yansıtıyor.
Bursa’da olmak ve Emir Kooperatifler Birliği’ne davet edilmek biz İskandinavlar için büyük bir zevk. Bizler Türkiye’yi, Avrupa ve Doğu Avrupa ile Orta Doğu arasında bağ kurabilecek önemli bir ülke olarak görüyoruz. Kişisel olarak düşüncem, Avrupa Birliği’nin, Türkiye’yi en kısa zamanda üye olarak kabul etmesinin çok önemli olduğudur.

Uluslararası inşaat işinde bizzat otuz yıldan beri çalışmaktayım. Türk müteahhitlerinin uluslararası iş kültürü ve inşaat teknikleri beni son derece etkiledi. Şimdi günümüzün inşaat endüstrisi ile ilgili eğilimleri içeren bazı kişisel düşüncelerimi ifade etmek istiyorum.

ULUSLARARASI STANDARTLAR

Gördüğümüz kadarıyla inşaat sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlar, gün geçtikçe daha fazla uluslararası çalışma eğilimini benimsemekte, diğer bir deyişle globalleşmektedir. Bu yüzden, yerel ve ülkelere özgü standart ve yönetmelikler yerine uluslararası standartlarla çalışmak (örneğin Avrupa Topluluğu bünyesinde) gittikçe artmaktadır. Yerel standartlar eski düşünce tarzını korur; uluslararası standartlar ise yeni düşünce açılımlarına olanak sağlar. Bu da yeni inşaat yöntemleri, yeni yapı malzemeleriyle kavramlarının ve daha yoğun rekabetin geliştirilmesine yönelik büyük bir adım demektir. Bunun sonucu olarak inşaat sektörü içinde daha fazla verim elde edilmesine yönelik büyük bir adım atılır.

ULUSLARARASI ŞİRKETLER BÜYÜK ŞİRKETLER

İnşaat ve yapı malzemesi endüstrisi içinde gittikçe daha az sayıda müteahhit, mimar ve yapı malzemesi üreticisine rastlanmaktadır. Geri kalan şirketler daha çok büyüyüp daha fazla uluslararası alanda  çalışmaktadır. Örneğin, İsveç’te 20 yıl öncesinde 10 büyük ve orta büyüklükte müteahhit varken, bugün 3 tane vardır ve hepsi de uluslararası çalışmaktadır.

Şirket sayısının azalması aynı zamanda görüşme sayısının azalması demektir. Böylece şirketler arasında inşaat sektörü için ürün geliştirilmesi konularında daha fazla işbirliği yapılabilmektedir.

İŞLEVE UYGUN ÜRÜNLER

Başka bir genel eğilim de ana müteahhidin proje müdürü olarak çalışması ve daha fazla sayıda taşeron kullanmasıdır. Müteahhit ve yapı malzemesi üreticilerinin arasındaki görüşmeler gittikçe daha fazla işlevler üzerine odaklanmaktadır. Halbuki, eskiden sadece tek bir ürün özelliği üzerinde durulurdu.

Yapı malzemesi üreticilerinin taşeronların bilgilendirilmesinde önemli bir rolü vardır. Böylece ana müteahhit, iş ve ürün arasındaki kombinasyona dayanarak beklenilen sonucu elde edebilmektedir. Araştırma tekniklerinin geliştirilmesi bu açıdan oldukça önemlidir. Bunun sonucu olarak işlevsel masraflar, bilgilendirme açısından tek bir ürün masrafından daha fazla önemlilik arz etmektedir. 90’lı yılların ortalarında, İskandinavya’daki ikinci en büyük müteahhit firma bünyesinde işçilik masrafları ile ilgili bir araştırma yapılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda çalışma saatlerinin 2/3’sinin yapı malzemelerinin inşaat sahasında taşınması, bekleme süresi ve dinlenme ile geçtiği ortaya çıkmıştır.

Ancak geri kalan üçte birlik süre gerçek anlamda inşaat işi için kullanılmaktaydı. İşte bu yüzden yapı malzemesi üreticilerinin lojistik sistemler ve uygulama ekipmanları geliştirmesi, müteahhit ve taşeronları eğitmesi ve son olarak doğru nitelikli ürünler sunması son derece önemlidir.

ZAMANA BAĞLI KULLANIM MASRAFLARI

Emlak sahipleri ile görüşüldüğünde, gittikçe daha fazla kullanım masrafları üzerinde durulmaya başlanmıştır. Eskiden yalnızca yatırım üzerinde durulurdu, artık bakım masraflarının daha önem kazandığı ifade edilmektedir. Bu açıdan, inşaat ve yapı malzemesi şirketlerinin büyük ve finansal açıdan güçlü olması önemlidir. Bazen problemler ortaya çıkacaktır, bu durumda büyük şirketlerin pazarda mevcudiyetini devam ettirmesi önemlidir.

SAĞLIKLI VE GÜVENLİ BİNALAR

Otuz yılı aşkın süreden beri çevrecilerin ortaya attığı sağlıklı binalar hususu inşaat sektörünün odak noktası olmuştur. Bu durum ise, yaşantımızın % 75’inden daha fazlasını ev, ofis ve fabrikada geçirdiğimiz düşünülürse son derece doğaldır.

Çevreci ve insan sağlığına değer veren yaklaşımın en belirgin örneklerinden biri, 1970’lerde olumsuzlukları ortaya çıkan asbest kullanımıdır. Yapılan araştırmalar sonucu asbest ile çalışan kişiler arasında kanser riskinin, normal nüfusa oranla 4 kat daha fazla olduğu kanıtlanmıştır. Bu duruma bağlı olarak da "sağlıksız bina sendromu" ortaya çıkmıştır. Son yıllarda yeni binalarda alerjik hastalıkların da arttığı tespit edilmiştir. Bahsedilen hastalıkların başlıca sebebinin yapı malzemelerinden ya da farklı yapı malzemelerinin bir arada kullanılması neticesinde ortaya çıkan emisyonlardan olduğu ispatlanmıştır.

Sağlıklı binalardan söz ederken, depreme karşı güvenli binaları da dahil etmemiz gerekir. Deprem riski yüksek olan Türkiye’de, güvenli binalar inşa etmek için gerekli her çabanın gösterilmesi ayrı bir önem taşımaktadır.

Benim açımdan sağlıklı ve depreme dayanıklı binalar estetik unsurları da içermelidir. Binaların iç ve dış görünüşlerinin kendimizi iyi hissetmemiz ile doğrudan ilişkili olduğunu düşünüyorum. Araştırma-geliştirme birimlerimiz bu konu üzerinde de sürekli çalışmaktadır.

(*) HBE

HBE (Heidelberger Building Materials Europe) Yapı malzemeleri ile genleştirilmiş doğal kilden elde edilen agrega konularında faaliyet gösteren HBE 30’dan fazla ülkede faaliyet göstermektedir.</I>


 

İlginizi çekebilir...

Türkiye İMSAD'ın Yeni Dönem Başkanı Murat Savcı Oldu

Türkiye İMSAD'ın 39. Olağan Seçimli Genel Kurulu'nda, yeni yönetim belirlendi. Türkiye İMSAD'ın yeni döneminin ilk Yönetim Kurulu toplantı...
6 Mart 2026

Depremlerde Yıkılmayacak Binalar için Doğru Yalıtım Şart

Toplum genelinde farkındalık yaratmak ve deprem bilinci oluşturmak için her yıl 1-7 Mart haftası 'Deprem Haftası' olarak anılıyor....
4 Mart 2026

Ravago Grubu'nun EPS, XPS ve Taş Yünü Çözümleriyle Geleceğin Yapıları Güvende

Ravago EPS ve Mineral Yün İş Birim Direktörü Özge Müçek, TS 825'in sektörde performans odaklı dönüşümü hızlandırdığını söylüyor....
4 Mart 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,797 sn