
2026 Yılı Ödülleri Sahiplerine Törenle Takdim Edildi
2025 Sektör değerlendirmesi ve 2026'dan beklentiler
|
Isıl Konfor Üzerine Bir Çalışma![]()
Türkiye’de enerji tüketimi için yapılan harcamaların önemli bir bölümünün ısıtmaya yönelik olduğu, bilinen bir gerçektir. Özellikle karasal iklim bölgelerinde yakıt tüketimi ve harcamaları daha da artmaktadır. Bu harcamaları minimum düzeye indirmek için başta ısı yalıtımı olmak üzere pek çok konuyu dikkate almak gerekmektedir. Alınması gereken temel ısı yalıtım önlemlerinin yanı sıra; belli birtakım faktörlerin de göz önünde tutulmasıyla, ısısal konforun iyileştirilebileceği göz ardı edilmemelidir. Bu faktörlerin ısı konforu üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amacıyla; Edirne yeni yerleşim bölgesinde, dubleks konutlardan oluşan özel bir sitede, bu konuya yönelik bir uygulama çalışması yapılmıştır. Toplam 32 konuttan oluşan sitede, 8 konut henüz kullanıma geçmemiş, uygulama çalışması ikamet edilen 24 konutun 19’unda uygulanmış, böylece ankete katılım oranı % 79 olarak belirlenmiştir. Çalışma; 22 Kasım Ğ 22 Aralık 2000 ve 2001 tarihleri arasında birer aylık periyodları kapsayacak şekilde yapılmış; konutlarda ölçülen sıcaklık değerleri; sabah 8.30 ve akşam 20.30 saatleri baz alınarak tespit edilmiştir. Ölçüm yapılan konutlara yerleştirilen termometreler, her konutta mimari plan üzerinde aynı noktaya gelecek şekilde, giriş katında bulunan yaşama mekanlarına yerleştirilmişlerdir. Merkezi ısıtma sistemi ile ısıtılan konutların tümündeki radyatör cinsi ve petek sayıları eşittir. 2000 yılında fuel Ğ oil ile ısıtılan kazan; 2001 yılında yapılan değişiklikle katı yakıt ile ısıtılmaya başlanmıştır. Konutların tümünde; duvar, çatı ve doğrama elemanlarının aynı malzemeler kullanılarak, aynı işçilik altında uygulandığı tespit edilmiştir. Yapılan değerlendirmelerde; konutların yönü, konumları, rüzgarlıklı olup olmadıkları, kullanılan döşeme kaplamaları ve mimari projeden farklı olarak, kullanıcıların sonradan uyguladıkları mimari plan değişiklikleri, farklılık yaratan faktörler olarak ele alınmaktadır. Değerlendirme sonuçları grafiklerle desteklenerek, aşağıda sunulmaktadır. Konutlar planlanırken, E Ğ 5 yol aksına paralel olacak şekilde konumlandırılmış olmalarından dolayı; sıcaklık ölçümü yapılan yaşama mekanları güney Ğ batı, batı ve kuzey aksında yer almışlardır. Grafik 1’de yön faktörü dikkate alınarak tespit edilen sıcaklık değerleri görülmektedir. Elde edilen sonuçlara göre; yönlendirmenin ısısal konfor üzerinde tek başına önemli bir etkisi olmadığı, yönler arasında belirgin bir ısı farklılığı olmadığı görülmüştür. Sıra evlerden oluşan bu sitede, planlama sonucu konutların ‘kenar’ ve ‘ara’ konutlar olmak üzere, 2 farklı şekilde konumlandıkları görülmüştür. Grafik 2’de konutların konumlarına göre değişen sıcaklık değerleri verilmektedir. Bu değerler dikkate alındığında; arada kalan konutların daha fazla ısındığı açıkça görülebilmektedir. Yön ve konum faktörleri bir arada değerlendirildiğinde; Grafik 3’de gösterilen sıcaklık değerleri elde edilmiştir. Bu durumda, ısısal konfor üzerinde yönlendirmeden çok konumun etkili olduğu bir defa daha ortaya çıkmaktadır. Mimari proje aşamasında, konutların ana giriş kapılarında rüzgarlık düşünülmemiştir. Ancak, kullanıcıların bir kısmı konutlarında ikamet etmeye başladıktan sonra bir giriş korumasına ihtiyaç duymuşlar ve giriş mekanlarına rüzgarlık ilave ettirmişlerdir. Isısal konforu yükseltmek için ilave edilen bu rüzgarlıkların, yaşama mekanındaki iç ortam sıcaklığı üzerindeki etkileri Grafik 4’de verilmektedir. Buna göre, rüzgarlık ilavesi ile iç ortam sıcaklığında olumlu sonuçlar alındığı tespit edilmiştir. Mimari projede var olan oda kapıları ve mutfak servis pencereleri, bazı konutlarda duvar örülerek kapatılmış veya tamamen kaldırılarak boş bırakılmıştır. Grafik 5’de yapılan bu plan değişikliklerinin ısısal konfor üzerindeki etkileri gösterilmektedir. Elde edilen değerler sonucu, kapıların kaldırılması durumunda sıcaklık değerlerinin düştüğü gözlenmiştir. Yaşama mekanlarında kullanılan döşeme kaplama malzemesi olarak, bazı konutlarda ahşap parke, bazılarında ise halı kaplama tercih edilmiştir. Döşeme kaplama malzemesinin sıcaklık değerleri üzerinde herhangi bir etkisini olup olmadığı incelenmiş, sonuçlar Grafik 6’da gösterilmiştir. Buna göre; döşeme kaplama malzemesi türünün sıcaklık değerlerine etki etmediği ortaya çıkmıştır. Örnek çalışma bölgesinde ısıtma sistemi optimal şekilde çalışmamaktadır. Merkezi ısıtmada, sürekli sorunlar yaşadıklarını ifade eden ve fuel Ğ oil ile ısıtmadan memnun kalmayan kullanıcılar, çareyi sistemi değiştirmekte bulmuşlar ve 2001 yılında sistemi katı yakıt tüketecek konuma dönüştürmüşlerdir. Bu durumda; 2000 yılında ölçülen ortalama sıcaklık değerleri; sabah: 21,6 0C ve akşam: 22,7 0C iken; 2001 yılında sabah: 24,4 0C ve akşam: 25,2 0C’ye yükselmiştir. Kazan kapasitesi ve kazan ısısının ısısal konfor üzerinde önemli bir etkisi olduğu bilinmektedir. Ayrıca konutlardaki iç ortam sıcaklığının; kullanılan ısıtma borularının kalitesiyle, yalıtımlı olup olmadıklarıyla ve konutların ısıtma merkezine olan uzaklıkları ile yakından ilgili oldukları ortaya çıkmıştır. Isıtma merkezine yakın konutların daha yüksek sıcaklıklara sahip oldukları tespit edilmiştir. Tüm bu veriler doğrultusunda yapılan çalışma değerlendirildiğinde; ele alınan faktörlerin ısısal konfor üzerindeki etkilerinin tek başına yeterli olmadığı ortaya çıkmıştır. Görülmektedir ki; ısıtma sisteminin yetersiz olması halinde alınacak diğer önlemler yetersiz kalacaktır. Bunun sonucunda da daha fazla ısıtma gideri ve daha çok çevre kirliliği kaçınılmaz olmaktadır. Dikkate alınması gereken bir diğer nokta da, her türlü olumsuzluğa rağmen, konutların iç mekan sıcaklıklarında optimal ısısal konfor koşullarına ulaşılabilmiş olmasıdır. Bu durumda, aşırı bir yakıt tüketimi olduğu kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Üstelik; uygun sıcaklıktaki mekanlarda yaşamalarına rağmen, kullanıcıların bu durumdan şikayet etmeleri ve çok iyi ısınamadıklarını dile getirmeleri, dikkate alınması gereken bir sorundur. Toplumumuzu oluşturan bireylerin, çevre kirliliği, gereksiz yakıt tüketimi, ısısal konfor koşulları hakkında doğru bilgilendirilmeleri ve amacın terlemek değil, sağlıklı koşullar altında yaşayabilmek olduğunun altının çizilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu amaçla, insanların bilinçlendirilmesi için üniversitelerimize ve gerekli kurumlara çok fazla görevler düştüğünü bir defa daha ifade etmemiz uygun olacaktır. İlginizi çekebilir... Isı Yalıtım Ürünlerinde Performans, Güvenirlilik ve Uygunluk: Avrupa Standartlarının Teknik ÇerçevesiBinalarda sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve güvenlik hedeflerinin karşılanması, doğru tasarlanmış bir yalıtım stratejisinin varlığına bağlıdır.... Polimer Bitümlü Örtüler ile Etkili Su YalıtımıFosil esaslı bitüm bileşen ve asfaltın inşaatlarda kullanımı Avrupa'da 18. Yüzyıla kadar dayanmaktadır. Günümüzde Polimer modifiyeli bitümlü örtül... Pratik ve Çözüm Üreten Bitümlü Örtülerde Çeşitlilik ArtıyorGelişen teknoloji ve değişen ihtiyaçlar doğrultusunda dünya genelinde yapıların ve inşaat tekniklerinin değiştiğini gözlemliyoruz. Bu değişimlere bağl... |
|||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.