Cam Yapı Kabuğu

Cam Yapı Kabuğu

TEKNİK MAKALE
27. Sayı (Kasım Aralık 2000)

20. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak cam işleme konusunda kaydedilen yenilikler, camı artık sadece pencerelerde kullanılan bir malzeme olmaktan çıkararak ısı ve ses yalıtımı sağlayan, güneşin aşırı parlaklığı ile radyasyon ısısını denetleyen ve yapı içini dış etkenlere karşı güvence altına alabilecek niteliklere sahip bir yapı kabuğuna dönüştürmüştür.
 Giydirme cepheler genel olarak pencere boşlukları, parapet önleri, kiriş ve kolon alınları ile sağır duvarları örterek binayı bir kabuk gibi sararlar. 2. Dünya Savaşı’ndan sonraki yıllarda yapı malzemeleri ve yapı fiziği konusunda kaydedilen teknolojik gelişmeler sayesinde öncelikle ABD’de, zamanla Avrupa ülkelerinde ve ülkemizde de uygulaması önem kazanmıştır.

Giydirme cephelerin dolgu maddesini oluşturan camın yapı strüktürüne tutturulabilmesi için doğrama sistemi ile bazı yardımcı montaj malzemelerine ihtiyaç vardır; doğramanın cam taşıma biçimi ise giydirme cephenin türünü belirler. Giydirme cephelerin büyük bir bölümünü geleneksel doğrama sistemleri oluşturmaktadır. Bu sistemde cam doğrama yuvası içine yerleştirilerek bütün kenarları boyunca doğrama çıtası ile örtülür. Strüktürel uygulamalar ise önden bakıldığında görünmeyen taşıyıcı özel silikonlarla yapıştırma; veya camlar üzerinde açılmış deliklerden özel vidalarla tutturma şeklindeki alternatif uygulamalardır.

Temperleme, laminasyon, yalıtım camı üniteleri, güneş ve ısı kontrol kaplamaları gibi ‘ikincil işlemler’ sayesinde çevre kontrolu açısından diğer cephe malzemeleriyle rahatça boy ölçüşebilecek duruma gelmiş olan camın tasarımı ışık geçirgenlik, renk, yansıtma, güneş ısısı geçirgenliği, ısı yalıtımı, gürültü, güvenlik ve savunma gibi birçok parametreyi içerir. Reflektif kaplamalı camlar giydirme cepheli ticari yapıların cephe gerisini gündüz saatlerinde gizlemeleri ve homojen cephe elde edilmesi açılarından ideal olmakla beraber, gece manzarasının önemli olduğu yapılar ile, konutlar ve mağaza vitrinlerinde kullanıma uygun değildir. Yapı cephelerinde daha iyi bir güneş ve ısı kontrolu yapılabilmesinde kaplamalı camların önemli bir yeri vardır. Şişecem kaplamalı camların üretimine 1991 yılında ‘LVC Prosesli-Laminar Vapour Coating’ sistemiyle elde edilen Aura Reflekta ile başlamıştır. 1994 yılı sonunda ise ‘Magnetron Sputtering’ yöntemi ile renksiz ve renkli alt camlar üzerine değişik yoğunlukta çeşitli metallerin kaplanmasıyla üretilen Intercam serisi pazara sunulmuştur. Çok sayıda renk seçenekleri ve performanslara sahip olan Intercam serisi güneş kontrol camları genelde proje bazında üretilmektedir.

Intercam low-E ısı kontrol kaplamaları ise yapı içindeki uzun dalga radyasyon enerjisinin büyük bir bölümünün pencere alanlarından kaçışını engellediğinden ısı yalıtım verimliliğini tek cama göre % 69, kaplamasız yalıtım camına kıyasla ise % 36 artırmaktadır. Güneş kontrol kaplamalarıyla bir arada kullanılan low-E kaplamalar kış koşullarını iyileştirmenin yanında yaz koşullarında da güneş kontrol kaplamasının etkinliğine artı değer katmaktadır.

Low-E kaplamaların bir türü olan IMF’70 kaplamalar renksiz cam kombinasyonlu yalıtım camlarına uygulandığında Isıcam Konfor 70/46 adını alırlar. İçten renksiz, dıştan belli açılarda uçuk mavi pırıltıları olan Isıcam Konfor 70/46 güneş ve ısı kontrol özelliklerini aynı kaplamada barındırır. Türkiye hem yaz hem de kış koşullarını yaşayan bir iklim kuşağında olduğu için ısıtma ve soğutma giderlerini azaltan cam çözümlerine ihtiyaç duymaktadır.

Hem bu açıdan hem de reflektif özellikleri olmadığından Isıcam Konfor Türkiye’nin bütün coğrafi bölgelerinde konutlar ve gece manzarasının önemli olduğu yapılar için ideal bir üründür.

GÜL PEKIŞIK / CAMTAŞ DÜZCAM PAZARLAMA A.Ş.
 

İlginizi çekebilir...

Isı Yalıtım Ürünlerinde Performans, Güvenirlilik ve Uygunluk: Avrupa Standartlarının Teknik Çerçevesi

Binalarda sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve güvenlik hedeflerinin karşılanması, doğru tasarlanmış bir yalıtım stratejisinin varlığına bağlıdır....
24 Ocak 2026

Polimer Bitümlü Örtüler ile Etkili Su Yalıtımı

Fosil esaslı bitüm bileşen ve asfaltın inşaatlarda kullanımı Avrupa'da 18. Yüzyıla kadar dayanmaktadır. Günümüzde Polimer modifiyeli bitümlü örtül...
19 Temmuz 2025

Pratik ve Çözüm Üreten Bitümlü Örtülerde Çeşitlilik Artıyor

Gelişen teknoloji ve değişen ihtiyaçlar doğrultusunda dünya genelinde yapıların ve inşaat tekniklerinin değiştiğini gözlemliyoruz. Bu değişimlere bağl...
21 Kasım 2024

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

1,094 sn