9 Temmuz 2026 | HABER
| 37 kez okundu |
Zayıf zemin koşullarının altyapı projelerinde yarattığı yük ve maliyet baskısı, mühendislikte daha hafif ve verimli çözümlere olan ihtiyacı artırıyor. Ravago EPS Kimya tarafından üretilen genleşebilir polistiren hammaddesinin kullanıldığı Geofoam uygulamaları bu noktada devreye girerek çok düşük birim ağırlığıyla zemine gelen yükleri azaltıyor. Ayrıca oturma riskini düşürüyor ve sahada hızlı uygulanabilen yapısıyla proje süreçlerini hızlandırıyor. Yüksek basma dayanımı, kapalı hücreli yapısının sağladığı düşük su emme oranı ve uzun süreli boyutsal kararlılığı sayesinde ise modern altyapı projelerinde güvenilir bir alternatif olarak öne çıkıyor.
Zayıf zemin koşulları; karayolu, demiryolu, köprü yaklaşım dolguları ve istinat yapıları gibi altyapı projelerinde mühendislik açısından kritik zorluklar yaratabiliyor. Bu kapsamda geleneksel dolgu malzemeleri zemine yüksek yük aktararak oturma problemlerine ve kapsamlı zemin iyileştirme ihtiyaçlarına yol açabilir. Tam da bu noktada devreye giren Ravago EPS Kimya’nın genleşebilir polistiren (EPS) hammaddesiyle ürettiği Geofoam çözümleri, söz konusu soruna modern bir yaklaşım sunuyor.
Projelerde zaman ve maliyet avantajı sağlıyor
EPS bloklardan oluşan Geofoam, geleneksel dolgu malzemelerine kıyasla yaklaşık 200 kata kadar daha hafif yapısıyla zemine gelen yükleri önemli ölçüde azaltıyor. Bu özellik, fore kazık, jet grout ve taş kolon gibi maliyetli zemin iyileştirme yöntemlerine olan ihtiyacı azaltarak projelerde zaman ve maliyet avantajı sağlıyor. Kapalı hücreli yapısı sayesinde düşük su emme oranına sahip olan Geofoam, yüksek basma dayanımı ve boyutsal kararlılığıyla uzun ömürlü performans sunuyor. Fabrikada hassas ölçülerle üretilen bloklar sahada hızlı şekilde uygulanabilir ve bu durum özellikle şehir içi projelerde trafik kesintilerini azaltarak iş programlarını hızlandırıyor. Geofoam, yoğunluğuna bağlı olarak değişmekle birlikte yüzde 2 deformasyonda yaklaşık 1,5 ila 6 ton/m² yük taşıma kapasitesine ulaşabiliyor.
Hafiflik ve yüksek dayanımı bir arada sunan teknoloji
Hafiflik ile yüksek dayanımı bir arada sunması, yol ve köprü projelerinde güvenli kullanım imkânı oluşturuyor. Donma-çözülme döngülerine karşı dayanımı, geri dönüştürülebilir yapısı ve ısı yalıtım katkısı da çözümü öne çıkaran diğer teknik özellikler arasında yer alıyor. Kullanım alanları giderek genişleyen Geofoam, karayolu ve demiryolu projelerinde zayıf zemin kaynaklı oturmaları azaltır ve yol genişletme uygulamalarında mevcut yapıya ek yük oluşturmadan çözüm sağlıyor. Köprü yaklaşım dolgularında farklı oturma problemlerini azaltarak geçiş güvenliğini artırıyor. İstinat yapılarında yatay yükleri düşürürken şev stabilitesine katkı sunuyor. Menfez ve boru hatlarında ise üzerlerindeki yükü azaltarak sistem ömrünü uzatır ve bakım ihtiyacını düşürüyor. Peyzaj ve mimari uygulamalarda da hafif dolgu malzemesi olarak tasarım esnekliği sağlıyor.
Kullanımı altyapı yatırımlarında her geçen gün artıyor
Geofoam teknolojisi dünya genelinde 50 yılı aşkın süredir Norveç, Japonya, Amerika Birleşik Devletleri ve birçok Avrupa ülkesinde otoyol, demiryolu, havaalanı ve istinat duvarı projelerinde kullanılıyor. Türkiye’de ise teknoloji, 2024 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından güncellenen Karayolu Teknik Şartnamesi’ne “Genleştirilmiş Polistiren Blok (Geofoam) ile Dolgu Yapılması” başlığıyla dahil edilerek resmi standartlara girdi. Bu gelişme, kullanımın altyapı projelerinde daha geniş ölçekte yaygınlaşmasını destekliyor. Akasya Acıbadem Projesi ile başlayan uygulama süreci; Sabiha Gökçen Havalimanı genişleme çalışmaları, İstanbul Havalimanı, Kuzey Marmara Otoyolu ve Başiskele Projesi gibi büyük ölçekli yatırımlarla devam ederek, Geofoam’un güvenilir bir mühendislik çözümü olarak konumunu güçlendirdi. Ravago EPS Kimya’nın üretimini gerçekleştirdiği EPS hammaddesiyle geliştirilen Geofoam çözümleri, hafiflik, dayanım ve uygulama kolaylığını bir araya getirerek altyapı projelerinde verimliliği artıran modern bir mühendislik alternatifi sunuyor.