Gürültü Kavramı ve Ses Yalıtımı

Gürültü Kavramı ve Ses Yalıtımı

9 Ağustos 2016 | HABER
148. Sayı (Temmuz 2016)

Sedat KILIÇ Knauf Insulation Pazarlama Müdürü sedat.kilic@knaufinsulation.com

Türkiye’de özellikle kentleşmenin hızla ilerlediği bölgelerde, yerleşik nüfusun yarıdan fazlasının maalesef yaşam alanlarındaki gürültüden şikayetçi olduğu bilinmektedir. “Gürültü”, özet olarak, istenmeyen ya da rahatsız edici ses topluluğu olarak tanımlanabilir. Peki neden gürültüden bu kadar şikayetçiyiz ya da neden yaşam alanlarımızdaki gürültü seviyesi artıyor?

Bu soruların cevabı, artan kentleşme oranı ve gün geçtikçe incelen yapı elemanları ile verilebilir. Ayrıca, artık daha sıkışık ya da bitişik yaşam alanlarını kullandığımız da bir gerçektir. Gürültü, insan sağlığında psikolojik ya da fiziksel olarak birçok probleme yol açabilir. Bireyler üzerinde, uyku düzensizlikleri, dolaşım sistemi bozuklukları, ruhsal bozukluklar gibi birçok negatif etkisi olan gürültü, Dünya Sağlık Örgütü tarafından da insan sağlığını tehdit edici bir unsur olarak kabul edilmektedir.

Gürültü ile başa çıkmanın tek yolu ise doğru ses yalıtımı uygulamalarıdır. Ses yalıtımı, gerek iç ortam gürültü seviyesinin bitişik ortamlara geçişini, gerekse çevresel kaynaklı gürültünün yaşam alanlarına geçişini azaltarak gürültü seviyesinin bireylerin yaşam kalitesi üzerindeki negatif etkisini ortadan kaldırır. Ses yalıtımı, özet olarak herhangi bir ses kaynağından ortama yayılan sesleri ya da diğer bir ifade ile gürültüyü, fiziksel ya da akustik özelliklerini değiştirerek daha önceden belirlenmiş bir seviyeye indirmek olarak ifade edilebilir.

Gürültüye maruz kalan yapılarda inşaat safhasında iç ortama gürültü geçişini minimize edecek şekilde duvar, döşeme ve tavanlarda gerekli önlemlerin alınması büyük öneme sahiptir. Mevcut yapılarda alınan önlemler zaman zaman çok daha maliyetli ve meşakkatli olabilmektedir. Bu sebeple yapıların henüz planlama safhasındayken çevresel gürültü ölçümünün yapılması ve dizaynın bu ölçümlere göre yapılması bir gerekliliktir. Ses dalgalarının yüzeyde bulduğu herhangi bir boşluktan geçerek rahatsız edici ses konumuna gelebildiği bilinmektedir. Bu sebeple, ses yalıtımını bir bütün olarak ele alarak, önlemlerin tüm detayları kapsayıcı olmasına özen gösterilmelidir.

Modern mimaride, ses yalıtımı için en ideal sistemin, “kütle-yay-kütle” prensibi ile dizayn edilmiş detaylar olduğu ifade edilmektedir. Yani, iki rijit dış kabuk arasında absorbant bir malzeme kullanarak ses geçişini minimize eden sistemlerdir.

Günümüzde tercih edilen hafif yapı ara bölme sistemleri, hem ses geçiş performansı açısından hem de uygulama kolaylığı ve binaya taşıttığı minimum yük açısından ideal sistemler olarak görülmektedir. Bu sistemlerde gözönünde bulundurulması gereken önemli noktalardan biri de, total duvar kalınlığı arttıkça duvarın ses yalıtım performansının artacağıdır. Bu sistemler içerisinde absorbant ya da yutumlayıcı olarak tercih edilen mineral yünler sistemin önemli bir bileşeni durumundadır. Kullandığınız sistem tipine göre değişim göstermekle birlikte, hafif yapı ara bölme sisteminde mineral yün yalıtım levhası kullanmamanın sistem performansında 6 ila 12 dB arasında bir performans kaybına yol açabileceği öngörülmektedir. Bu tip sistemlerde, genelde profiller arasına sıkıştırılarak uygulanan mineral yünlerde, sistemin ses yalıtımına etki eden çeşitli performans kriterleri mevcuttur.

Absorpsiyon katsayısı ya da hava akış direnci, bu kriterlerin en çok ön planda olanlarıdır. Bu çerçevede, absorbant ürünlerde yoğunluğun, sistemin toplam yalıtım performansına direkt olarak pozitif bir etkisi olduğunu söylemek mümkün değildir. Performans kriteri olarak yukarıda bahsi geçen absorpsiyon ve hava akış direnci değerleri önemli birer göstergedir. Ses yalıtım performansının sistem olarak değerlendirilmesi ve ölçümün sistem üzerinde yapılması, dikkat edilmesi gereken diğer bir husustur. Sistem bileşenlerinin tek tek ele alınarak mukayese yapılması zaman zaman yanıltıcı olabilir.

Ülkemizde ses yalıtımı konusunda hukuki ve teknik düzenleme ve değerlendirmeleri içeren “Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği” 2010 yılında gerçekleştirilen revize ile günümüze kadar gelmiştir. Bu konuda yeni çalışmaların olduğu ve yeni düzenlemelerin de önümüzde yıllarda gelebileceği bilinmektedir. Fakat bu konuda en belirleyici faktör, bireylerin bilinç düzeyinin artması olacaktır.

Günümüzde büyük kentlerde yaşayan bireylerin yarısından çoğu, bir şekilde gürültüden şikayet etmesine rağmen bu konuda herhangi bir önlem de almamaktadır. Öncelikle bireylerin gürültüyle yaşamak zorunda olmadıklarını ve doğru yalıtım uygulamaları ile gürültüyü minimum düzeye indirerek daha konforlu yaşam alanları oluşturabileceklerini bilmeleri gerekmektedir.

 

İlginizi çekebilir...

Türkiye İMSAD'ın Yeni Dönem Başkanı Murat Savcı Oldu

Türkiye İMSAD'ın 39. Olağan Seçimli Genel Kurulu'nda, yeni yönetim belirlendi. Türkiye İMSAD'ın yeni döneminin ilk Yönetim Kurulu toplantı...
6 Mart 2026

Depremlerde Yıkılmayacak Binalar için Doğru Yalıtım Şart

Toplum genelinde farkındalık yaratmak ve deprem bilinci oluşturmak için her yıl 1-7 Mart haftası 'Deprem Haftası' olarak anılıyor....
4 Mart 2026

Ravago Grubu'nun EPS, XPS ve Taş Yünü Çözümleriyle Geleceğin Yapıları Güvende

Ravago EPS ve Mineral Yün İş Birim Direktörü Özge Müçek, TS 825'in sektörde performans odaklı dönüşümü hızlandırdığını söylüyor....
4 Mart 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,797 sn