Temellerde Su Yalıtımı ve Önemi

TEKNİK MAKALE
63. Sayı (Kasım Aralık 2006)

İnş. Müh. Levent ÇEKİ Standart İzolasyon A.Ş. Bugün dünya üzerindeki bilim ve teknoloji gelişimi ile hayat standartları yükselmiş ve böylece insanlığın sağlıklı, konforlu ve güvenli bir ortamda yaşama isteği ortaya çıkmıştır.
Bu da yaşama ortamlarının iç ve dış etkenlere karşı doğru bir şekilde korunmasını ve uzun ömürlü olmasını gerektirmektedir. Uzun ömürlü yapılar oluşturmak, bu yapıları iç ve dış etkenlerden etkin şekilde koruyabilmek ise yalıtım ile mümkün olmaktadır. Bu durum yalıtım olgusunu oluşturmuş ve yalıtımı bir uzmanlık dalı haline getirmiştir.

Bu durum deprem bölgesinde bulunan ülkemiz için de geçerlidir. Yapılarımıza etki eden, zarar veren en önemli faktörlerden biri de sudur. Yağmur, kar, toprağın nemi, yapının üzerinde bulunduğu zemindeki yeraltı suyu, banyo ve tuvalette kullanılan sular yapılar için birer tehdit unsurudur. Yalıtımı bir bütün olarak düşünürsek yapılarımızı tehdit eden sudan korunmak için yapılan su yalıtımı da bu bütün içinde yerini almaktadır.

Su yalıtımı iç ve dış etkilere karşı yapılmaktadır. Ancak burada deprem bölgesinde bulunan ülkemiz için daha da önemlisi suyun yapı kabuğundan içeri girerek yapı elemanlarına dolayısıyla da yapıya zarar vermesini önlemektir. Yapılara bu şekilde nüfuz eden su, yapının taşıyıcı sistemi içerisinde yer alan demirlerin korozyona (paslanmaya) uğramasına neden olur. Oluşan paslanma demir kesit alanını zayıflatır ve mevcut demir gerekli teknik yeteneğini yitirir. Ayrıca bu durum betonun çürüyüp çatlamasına neden olarak, yapı  taşıyıcı sisteminin kapasitesinin düşmesine yol açar. Bununla beraber suyun oluşturduğu bakteri ve küf yapıları sağlıklı ve konforlu olmaktan uzaklaştırmaktadır.

Yapıların, özellikle de temelin yeterli sağlamlıkta yapılmış olması unsuru tek başına yeterli değildir. Yapılan temellerin mutlaka suya ve suyun olumsuz etkilerine karşı yalıtılmış olması  gereklidir. Yapı projesinin tasarlanma aşamasında su yalıtımı da göz önünde bulundurulmalı, zemine göre uygun temel sistemi seçilmelidir. Temel yalıtımı projelendirilmeden önce zemindeki su durumu tespit edilmeli, bu tespit zemin suyu seviyesinin en yüksek olduğu dönemde yapılmalıdır. Sondaj ve gözlemler sonucu zemindeki su durumu belirlenir ve su yalıtımı aşağıda belirtilen üç kategoriye ayrılarak projelendirilir. Temellerde su yalıtımı, "Zemin rutubetine karşı", "Basınçsız suya karşı" ve "Basınçlı suya karşı" su yalıtımı olmak üzere üç şekilde uygulanmaktadır.

Zemin Rutubetine Karşı Yapılan Yalıtım: Zemin toprağında mevcut bulunan, kılcal boşluklardan yapının bünyesine giren su zemin rutubetidir. Toprak ile temas eden statik yapı bu suyu bünyesine almaktadır. Bu tip durumlarda perdelere bir kat cam tülü taşıyıcılı 3 mm polimer bitümlü su yalıtım membranı ile yapılacak su yalıtımı yeterli olmaktadır. Ancak gerilmelere karşı daha dayanıklı olan Polyester keçe taşıyıcılı 3 mm polimer bitümlü membranı ile yalıtım yapılması önerilmektedir. Yapının çevresinde ve gerekli yerlerinde yapılacak drenaj sistemi su yalıtımını  tamamlamaktadır.

Basınçsız Suya Karşı Yalıtım: Kendi cazibesiyle akan serbest suya genel olarak basınçsız su adı verilir. Bu su, yapının yalıtımına basınç yapmaz, ancak geçici basınçlar olabilir.

Bu gibi durumlarda temel altında (tabanda) bir kat polyester keçe taşıyıcılı 3 mm kalınlıkta polimer bitümlü su yalıtım membranı  uygulaması yapılır. Ya da birinci kat olarak polyester keçe taşıyıcılı 3 mm membran ile ikinci kat olarak cam tülü taşıyıcılı 3 mm kalınlıkta polimer bitümlü membran uygulanır. Çift kat 3 mm kalınlıkta polimer bitümlü su yalıtım membranı uygulaması yapılması daha da sağlam ve uzun ömürlü bir yalıtım sağlamaktadır.

Perdelerde ise bir kat cam tülü taşıyıcılı 3 mm polimer bitümlü su yalıtım membranı ya da ikinci alternatif olarak cam tülü taşıyıcılı 3 mm kalınlıkta polimer bitümlü su yalıtım membranı çift  kat olarak uygulanabilir. Ancak yalıtım da kullanılacak en az bir örtünün polyester keçe taşıyıcılı su yalıtım membranı olarak tercih edilmesi önerilmektedir.

Basınçlı Suya Karşı Yapılan Yalıtım: Yapıya sürekli ve belli bir hidrostatik basınç yapan sular basınçlı sulardır. Su basıncı ile yapının yalıtıma yapacağı basınç değerlendirilerek yalıtım detaylandırılması yapılır. Projenin zemin yapısı ve yapı durumu iyi etüt edilmelidir.

Yalıtım yapılacak bölgedeki iklim koşullarına uygun malzemenin seçilmesi gerekir.

Yalıtım yaparken doğru detayın tercih edilmesi, nitelikli malzemelerin seçilmesi gerekmektedir. Ayrıca uygulamanın  kalifiye ve kaliteli işçilikle yapılması tamamlayıcı unsurlardan birisidir.
 

İlginizi çekebilir...

Isı Yalıtım Ürünlerinde Performans, Güvenirlilik ve Uygunluk: Avrupa Standartlarının Teknik Çerçevesi

Binalarda sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve güvenlik hedeflerinin karşılanması, doğru tasarlanmış bir yalıtım stratejisinin varlığına bağlıdır....
24 Ocak 2026

Polimer Bitümlü Örtüler ile Etkili Su Yalıtımı

Fosil esaslı bitüm bileşen ve asfaltın inşaatlarda kullanımı Avrupa'da 18. Yüzyıla kadar dayanmaktadır. Günümüzde Polimer modifiyeli bitümlü örtül...
19 Temmuz 2025

Pratik ve Çözüm Üreten Bitümlü Örtülerde Çeşitlilik Artıyor

Gelişen teknoloji ve değişen ihtiyaçlar doğrultusunda dünya genelinde yapıların ve inşaat tekniklerinin değiştiğini gözlemliyoruz. Bu değişimlere bağl...
21 Kasım 2024

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,891 sn