Geleneksel yapıların inşasında kullanılan yapım teknikleri ve bunların deprem karşısındaki davranışlarını inceleyen bildirilerin yer aldığı konferans 16-18 Kasım 2000 tarihleri arasında The Marmara Otelinde yapıldı. Dünyanın her yerinde geleneksel yapı tekniği olan kagir ve yığma yapılar hızla kaybolmakta, yerine betonarme binalar almakta. Oysa ki Kocaeli ve Düzce depremleri gibi yıkıcı etki yapan büyük depremlerde açıkça gözlemlendiği gibi geleneksel yapı tekniği ile yapılan binalar ya hiç hasar görmemekte ya da çok az hasarla felaketi atlatmaktadır. Bu nedenle modern çelik ve betonarme yapıların üretiminde geleneksel yapılardan öğrenilecek çok şey bulunmakta. İstanbulda ICOMOS Uluslararası Ahşap Komitesi, UNESCO ve T.C. Kültür Bakanlığı'nın desteği ile toplanan uluslararası konferansta yer alan 12 oturumda; 21 ülkeden katılan uzmanlar görüşlerini aktardılar. İller bankasının iki uzmanı İnci Özyürek Güney ve Demet Gülhan'ın sundukları bildiride; İki ay süren saha araştırmasının sonuçlarını sundular. İnci Özyürek Güney sunumunda, iki bölgenin mahallerinde yapılan hasar tespit çalışmalarının sonucunda; geleneksel yapılar diye adlandırdırılan ahşap ve yığma yapıların ve betonarme yapıların depreme karşı nasıl davrandığını sayısal grafiklerle anlattı. Çalışmaların sonucunda özellikle ahşap yapıların deprem karşısında sağlam kaldıklarını gözlemlediklerini belirtti. Betonarmenin kötü bir sistem olmadığını ama yanlışları bulunduğunu, bu sistemin kökten değişikliklere ihtiyacı olduğunu söyleyen uzmanlar ‘İnsanlara yapıları nasıl yapmaları gerektiğinin eğitimi verilirse daha doğru ve güvenli konutların yapılacağına inanıyoruz.’ dediler.