Küresel Isınma-Kyoto Konferansı

TEKNİK MAKALE
10. Sayı (Ocak Şubat 1998)

Tuncer BEYAZITLI Kaimann Avrasya Ltd. Şti. Birleşmiş Milletler'e üye 156 ülke Japonya'nın Kyoto kentinde toplanıp 11 gün boyunca Küresel Isın-ma'yı tartıştılar Aşağı yukarı aynı ülkeler, 1993'de Rio, 1995'de Berlin'de toplanmış yine aynı konuyu tartışmışlar, küresel ısınmayı önlemek için birtakım kararlar almışlardı.

Uygulamadılar! Onbir gün boyunca yine tartıştılar yine kararlar aldılar, yine uygulamayacaklar! Bu kadar net söylememiz kehanet değil, neredeyse kendileri ilan ettiler uygulamayacaklarını.

Türkiye bu konferansa taraf ülke olarak katılamadı, çünkü Rio konferansında imzaya açılan "iklim Değişikliği Çevre Sözleşmesi" ni imzalamamıştı. Bu yüzden gözlemci olarak katılabildi. Onca ülkeyi biraraya getiren konu sera etkili gazların kullanımından doğan küresel ısınma. Endüstriyel gelişimdeki sorumsuzluklar, doğayı hiçe sayma, insanoğlunun sınır tanımaz hırsı yerküremizi ölümcül boyutta tehdit ediyor

 

Tüm bu olumsuzlukların kaynağı olarak sera etkili gazlar, yani karbonik gazlar gösteriliyor Bu gazlar (karbondioksit, azotoksit, metan), doğal gazlardır ve yeryüzü ortamında, doğanın kendi dengeleri için gerekli olan gazlardır Bilindiği gibi günboyu ısınan yerküre, gece boyu yansıma yoluyla soğuyor ve bu denge milyarlarca yıldan bu yana sürüp gidiyor Ama biz insanoğlu, bu dengeyi bozmak için her türlü etkinlikten geri kalmıyor doğayı yenmek için herşeyi yapıyoruz. Ama bindiğimiz dalı kesiyor, son'umuza doğru hızla ilerliyoruz. Şimdi başlıklar vermek istiyorum.

 

?          Dünya Isınıyor I

?          Güney kutbundaki deniz buzullarının %25'i son yirmi yılda   eridi !

?          Buzulların erimesi sonucunda, okyanusa soğuk su akışı olacağından, Atlas Okyanusunda Norveç'e kadar uzanan sıcak su akıntısı kesileceği, bu akıntının Cebeli Tarık'da kalacağı ve doğu Avrupada sıcaklığın 4 derece düşeceği öngörülüyor Ve şöyle deniliyor   Paris 100 yıl sonra Sibirya gibi olacak !!

?          1997,19.yy.dan beri en sıcak yıl! Son buzul çağından, yani 20 bin yıldan bu yana atmosferimizdeki sıcaklık artışı

5 derece. Oysa yalnızca önümüzdeki yy. içinde sıcaklık artışı 3 derece olacak !!

?          Isınma sonucu deniz seviyesi 50 cm. yükselecek. Yükselme 93 cm. ye ulaştığında birçok kent ve ülke sulara gömülecek,95 milyon insanın hayatı tehlikeye girecek.!!

?          Sıcaklık artışı, sellere, kuraklıklara, çölleşmeye ve yangınlara neden olacak, bazı bölgeler böceklerin istilasına uğrayacak!!

?          Yeryüzünde her yıl 6 milyon hektar ekilebilir toprak çölleşiyor!

?          Yalnızca bu yıl çıkan-çıkarılan yangınlar Java.Sumatra, Borneo ve Sulavezi adalarında 800.000 hektar ormanı yoketmiştir

?          Endonezya'daki tropik ormanların %80'i son 25 yılda yok edildi.

?          Yıllardır tüm dünyanın gözleri önünde yağmur ormanları yok edilmektedir

?          Ormanlar canlı türlerinin %70'ini barındırmaktadır Bunlardan 6000'i her yıl yok olmaktadır.

?          Uluslararası Doğa Koruma Birliği (UICN) ne göre var olan türlerin %20'si on yıl içinde yok olacaktır

?          Ozon deliği Avrupa kıtası büyüklüğüne ulaştı !!!

 

Bu haberler, bilimsel bulgu ve öngörüler insanın tüylerini diken diken ediyor. Ürkütücü ve korkunç! Ancak insanoğlu korkmuyor, cahil bir cesaretle son'a doğru hızla ilerliyor.

 

Yukarıda söylediğimiz gibi Kyo-to'dan önce uluslar toplandılar imzalar atarak söz verdiler; Kirletmeyeceğiz, kirleticileri azaltacağız bunun için tüm önlemleri alacağız dediler. Ancak daha çok kirlettiler, daha çok tahrip ettiler

insanoğlunun temel hedefi doğaya hükmetmektir. Bilim, teknoloji ve her türlü etkinlik, doğanın sırlarını çözmek ve o'nu kontrol altına almak amacıyla gelişmektedir Bir anlamda bu hedefe ulaştığımız, doğayı yendiğimiz söylenebilir. Artık ürettiğimiz kirliliği doğa temizleyemiyor Sanki pes etti, benden bu kadar ne haliniz varsa görün diyor.

Yukarıda sunulan başlıklar, gelişmiş ülkelerin bilim adamları, araştırmacıları, laboratuarları, üniversiteleri ve sivil toplum örgütlerince yapılan açıklamalar Bazıları somut veriler, bazıları öngörü, bazıları da yalnızca teori düzeyinde, işte konunun zayıf karnı da burası.  Gelişmiş ülkelerin çoğu bunu bahane ediyor ve teorinin pratiğe dönüşüp gerçekleştiği zamana kadar bekleyelim, o zaman önlemleri alırız diyorlar Yani milyonlarca insan ölsün, binlerce canlı türü yok olsun, yeryüzünün büyük bir bölümü çölleş-sin, bazı okyanus ülkeleri haritadan şilinsin, o zaman teorileriniz, öngörüleriniz gerçekleşmiş kanıtlanmış olur, biz de birşeyler yaparız diyorlar

 

O günler gelinceye kadar bizi rahat bırakın gönlümüzce kar edelim gücümüze güç katalım diyorlar. Bilindiği gibi bunların en gelişmişi Amerika Birleşik Devletleri. En çok kirleten de karbonik gaz emisyonunun indirimine de en çok itiraz eden de o. Ancak ABD'ni kendi sanayicisi zorluyor Hatta bu sanayiciler "Küresel iklim Komisyonu" adı altında bir oluşumu gerçekleştiriyor ve emisyon indirimine karşı bir lobi oluşturuyorlar

 

ABD kökenli bu şirketleri (Fo-rest&Paper-Chevron-Exxon-Ford-General Motor-Mobil-Texa-co-Goodyear-Union Carbide)BP, Shell gibi Avrupalı şirketler de destekliyorlar Ve bu koalisyon "Küresel ısınmaya yolaçan etkenlerle ilgili bilimsel belirsizlikler azalana kadar, eyleme geçmeden önce 20-25 yıl kadar beklemeliyiz" diyorlar

Kısaca bunlar hem suçlu hem güçlü.

 

Dünya karbondioksit emisyonunun %27'si ABD'ne ait. Avrupa Birliği ülkelerinin payı %25. Kyoto bir fiyasko. Alınan emisyon düşürümü kararı komik. ABD %5.2, AB %5 düşürümü kabul ediyor buna karşılık örneğin Avustralya, Çin ve Hindistan bir ayrıcalık alarak %8 artış hakkı kazanıyor Kyoto'dan çok ciddi, radikal kararlar çıkması beklenirken, yukarıdaki oranlar çıkmış, yani dağ fare doğurmuştur.

 

Bilim adamlarının bir bölümü, karbonik gaz üretimini tümüyle durdursak bile, yeryüzünün bazı olumsuz gelişmelerden kurtulması imkansız diyorlar Üretim, ısınma ve ulaşım için fosil yakıtlar tüketiyoruz. Bu yakıtlar karbonik gaz emisyonunu artırıyor ve sera etkisi nedeniyle yerküre ısınıyor Isınma sonucunda bizleri nelerin beklediğini yukarıda sıralamaya çalıştık. Bunlar teori de olsa, öngörü de olsa inanılması, ciddiye alınması gereken şeyler

Kyoto fiyasko olabilir, ama gerçek şu:

 

Kayıtsız şartsız ENERJİ TASARRUFU yapmalıyız !! Daha  az  kirleten,   kirletmeyen enerji üretecek teknolojiyi bulana kadar, hatta bulunca bile enerji tasarrufu yapmak zorundayız. Konuya ilişkin diğer teknikleri ilgililerine bırakarak, kendi konumuza, YALITIM'a gelmek istiyorum. Artık çok net biliniyor, enerji tasarrufunun, en kolay, en etkin ve en ekonomik yolu yalıtımdır Yalıtım yaparak yukarıda belirtilen felaketleri yarı yarıya (daha da   fazla)   önlemek,   azaltmak mümkündür

 

Felaketlerden uzaklaşmak, alternatif enerjileri bulup üretinceye kadar zaman kazanmak, doğanın dolayısıyla hayatın ömrünü uzatmak için enerji tasarrufu yapmak, yalıtım yapmak zorundayız. Tüm canlıların temel hakkı yaşama hakkıdır Kendi ellerimizle yaşama hakkımızı tehdit ediyoruz. Yaşamak hakkı adına bize düşen YALITIM ÇAĞRISI'dır Böylesine yaşamsal bir konuya, böylesine duyarsız kalmak akıllara durgunluk veriyor Aklımızın başımıza gelmesi dileğiyle, saygılar
 


İlginizi çekebilir...

Isı Yalıtım Ürünlerinde Performans, Güvenirlilik ve Uygunluk: Avrupa Standartlarının Teknik Çerçevesi

Binalarda sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve güvenlik hedeflerinin karşılanması, doğru tasarlanmış bir yalıtım stratejisinin varlığına bağlıdır....
24 Ocak 2026

Polimer Bitümlü Örtüler ile Etkili Su Yalıtımı

Fosil esaslı bitüm bileşen ve asfaltın inşaatlarda kullanımı Avrupa'da 18. Yüzyıla kadar dayanmaktadır. Günümüzde Polimer modifiyeli bitümlü örtül...
19 Temmuz 2025

Pratik ve Çözüm Üreten Bitümlü Örtülerde Çeşitlilik Artıyor

Gelişen teknoloji ve değişen ihtiyaçlar doğrultusunda dünya genelinde yapıların ve inşaat tekniklerinin değiştiğini gözlemliyoruz. Bu değişimlere bağl...
21 Kasım 2024

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

1,064 sn