2026 Yılı Ödülleri Sahiplerine Törenle Takdim Edildi
2025 Sektör değerlendirmesi ve 2026'dan beklentiler
|
Yalıtım Uygulamalarında Ara İnsan Gücünün Rolü
1. Giriş Yalıtım, malzeme üretiminden uygulanmasına kadar titizlik, hassaslık ve detay çalışmalarını gerektiren, birçok bilim dalını ilgilendiren sistemler bütünüdür. Binalarda ısı yalıtımı; mevsim şartlarına göre binayı ısıtmak veya soğutmak için sağlanan soğuk ya da sıcak havanın yapıdan/yapı elemanından geçişini önleyerek ısı ekonomisi ve termik konfor sağlamak amacıyla yapılır. (1)Ülkemizde ilk kez 30 Ekim 1981 tarihinde "Isı Yalıtım Yönetmeliği" yürürlüğe konulmuş, daha sonra bu yönetmelik 16 Ocak 1985 tarihli Resmi Gazete'de kısmen değiştirilerek tekrar yayınlanmıştır. Söz konusu yönetmelik incelendiğinde, genel bir enerji tasarrufunun ön planda tutulduğu ve yeni yapıların bulunduğu iklim kuşağına bağlı olarak belli kalınlıklarda ısı yalıtımı ile korunmasının zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Fakat, bu yönetmeliğin uygulama aşamasında, diğer sektörlerde olduğu gibi, bazı eksiklikler vardır. Bu eksikliğin özünü, mevzuatla işlerlik kazandırılmasında-ki yaklaşımların oluşturduğu düşünülmektedir. Şöyle ki; Ülkemizin mevzuat sistemine göre, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) standartları yayımlar, fakat söz konusu standart ilgili bakanlıkça Resmi Gazete'de ilan edilmemişse uygulaması da zorunlu değildir. Bu nedenledir ki, yalıtım sektörü, uygulamalarda çok ilginç zorluklarla sıkça karşılaşır. Konuyla ilgili olarak, belediyelerin imar yönetmeliklerinin birçok hükmü, bunları uygulama konusunda bir zorunluluk getirmemektedir. Isı yalıtım yönetmeliğini uygulamada bugün bazı sorunlar söz konusudur. Bu sorunların özünde de ara'insan gücü ve bunların eğitim düzeyi ile teknik bilgi, deneyim eksekliği gibi hususlar vardır. 2. Yalıtım uygulamalarında ara insan gücünün rolü DPT Sosyal Planlama Başkanlığı,insan gücünü (manpovver); bilgi beceri ve yetenekleriyle değer yaratma potansiyeli açısından ele alınan insan unsuru olarak tanımlamaktadır (2). insan gücünün yalıtım sektöründe oynadığı rolü ele aldığımızda durum kısaca şöyle özetlenebilir. Ülkemizde, mevcut yalıtım malzemelerinin tamamına yakını dış kaynaklı lisans veya patentli teknolojiler ile üretilmekte ve uygulamalar önerilen esaslar doğrultusunda gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. Ayrıca, her geçen gün yeni bir işletme bu iş koluna dahil olmaktadır. Üretilen bir malzemenin uygulama yöntem ve teknikleri birbirine çok yakın olabilmelerine karşın, ara insan gücünün eğitim düzeyi, teknik bilgi ve uygulama yetersizliklerinden dolayı, uygulayıcılara çoğu kez karmaşık ve zor gelebilmektedir. Bu nedenle, yeni bir yalıtım malzemesinin ilk uygulaması, genellikle deneme-yanılma yolu ile olmaktadır. Genelde başarısızlıkla sonuçlanan bu uygulama hem amacına ulaşamamakta hem de diğer kullanıcıların bu üründen kaçınmalarına neden olabilmektedir. Diğer taraftan, yalıtım iş kolunda aktif olarak çalışan ara insan gücünde yukarıda verilen nedenlerden dolayı istenilen nitelik sağlanamamaktadır.Yalıtım sektöründe nitelikli insan gücünün ne kadar önemli olduğu düşünülürse, işçilerimizin bu eğitim düzeyi ile yalıtımda verimliliği artırmak ve modern/çağdaş atılımlar yapmak son derece zordur, hatta imkansızdır. Bu nedenle ara insan gücünün eğitilmesi büyük önem arz etmektedir. Eğitilmiş, nitelikli işçi temini, sektörün, her zaman, temel sorunlarından biri olmuştur. Yerli sanayideki doğal rekabete, son yıllarda hükümetlerin getirdiği ithal serbestisi nedeniyle piyasayı dolduran yabancı malların kalite ve fiyat zorlaması da eklenince, sanayicilerimizin, kalite kontrol, standarta uygunluk ve verimlilik gibi modern işletmecilik gereklerini yerine getirmesi zorlaşmakta, kilit rol oynayan nitelikli işçi açığı daha da büyük boyutlara ulaşmaktadır. Sektörde üst düzeyde insan gücü ihtiyacı ise; uygulama becerisi olmayan ancak kısa zamanda kendini yetiştirebilen üniversite veya yüksek okul mezunu personelle nispeten karşılanabilmektedir. Ancak, ülkemizde ara kademe yöneticisi olarak adlandırılan ve üst düzey yönetici ile işçi arasında görev yapacak personel ihtiyacını karşılayacak eğitim kurumlarının olmaması; aranan nitelikteki insan gücünün teminini, büyük ölçüde, işletmelere bırakmaktadır (3). Bugün piyasada, lise mezunu olup zihinsel faaliyetleri gelişmiş ancak el becerisi ile atelyede çalışma disiplini olmayan işçiler veya çekirdekten yetişmiş, el becerileri ile atelyede çalışma disiplini gelişmiş ancak zihinsel faaliyetleri gelişmemiş işçiler bulunabilmektedir. Bu durumda işletmelere, bunlardan birini alıp işyerinde sağlayacağı eğitimle yalıtım sektörüne katmak/kazandırmak zorunluluğu ve dolayısıyla da sorumluluğu düşmektedir. Genel olarak işletmeler, üniversite veya yüksek okul mezunu ya da çekirdekten yetişmiş elemanların yönetiminde olduğu için, bu eğitimin nasıl yapılacağı konusunda yeterli bilgi ve tecrübe sahibi değillerdir (3).Isı, ses ve su yalıtımında kalite ile ilgili yapılan bir ankette beş temel husus incelenmiş ve çıkan sonuçlar Tablo 1 de verilmiştir (2). Söz konusu tabloda belirtilen sayısal verilerden çıkan sonuca göre; kalitesiz yalıtım uygulamalarının özünde % 80-90 oranında ara insan gücünün rolünün önemli olduğu anlaşılmaktadır. Bir üretim öğesi olarak insanın ülkemizin koşullarına ve ulusal çıkarlarımıza uygun yetiştirilmesi, yönlendirilmesi ve devreye konulması gerekir. Oysa, günümüzde durumun genelde böyle olduğu söylenemez. Bilindiği gibi mal üretmek için bilgi, beceri ve eğitim söz konusudur. Bilgi yetersizliğinden kaynaklanan işgücü ve zaman kayıplarının ciddi boyutlara ulaştığı dikkate alındı-ğında ülke ekonomisinin lokomotifi durumundaki sanayi alanında da eğitimin önemli yeri ve rolü olduğu açıktır. Ülkemizde verimliliğin oldukça düşmesindeki temel nedenler, çalışma disiplini eksikliği, verimli iş bölümü yapılamaması, etkin yönetim yöntemlerine başvurulamaması, yetişmiş insan gücünün değerlendirilmemesi gibi hususlar yatmaktadır. Örneğin; imalat sanayinde kişi başına düşen ortalama emek verimliliği, Avrupa Topluluğu (AT) ülkelerine göre beşte bir gibi çokdüşük düzeylerdedir. Demek oluyor ki, ülkede uygulanan eğitim sistemi ile, bu konuda ihtiyaç duyulan nitelikli insan gücü yeterince yetiş-tirilememektedir. Ülkemizde sanayide çalışan işçilerin yaklaşık % 64'ünün ilkokul mezunu olması, "Eğitilmemiş Emek İsraftır" ilkesi ışığında, eğitimde önce "Verimli Düşünce" tekniğinin öğretilmesi ve işletmelerde zaman esaslı strateji uygulamalarının verilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır (4). Yalıtım uygulamalarında çağdaş uygulamalarının sergilenmesinde bir üretim öğesi olan insan potansiyelinin, eğitim yoluyla en geniş ölçüde değerlendirilerek, yalıtım sektörünün hizmetine sunulması esastır. 3. Sonuç Sonuç olarak, yalıtım uygulamalarında istenilen kalitenin, çağdaş düzeyde sağlanabilmesin-de, ekonomi, enerji, döviz tasarrufu vb. konularda başarılı sonuçların alınabilmesinde insan gücü eğitimi çok önemlidir, insan gücünün niteliklerinin artırılmasında 13-14 Aralık 1995 tarihinde istanbul'da yapılan 1. Isı, Ses, Su Yalıtımı Sempozyu-mu'nda sunulan eğitim model önerisine uygun bir çalışmaya bir an önce işlerlik kazandırılması veya alternatif eğitim modellerinin dikkate alınması gerekmektedir. Kaynaklar 1. Ekinci, C.E. ve Eminel, E. (1995), Kalitesiz Yalıtım Uygulamalarının Maliyeti. 1. Isı-Ses-Su Yalıtımı Sempozyumu Bildiriler Kitabı, istanbul: Teknik Yayıncılık Tanıtım A.Ş. Sf: 73-79. 2. DPT, (1990), Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Planının Sosyal Hedef ilke ve Politikalar Bölümünde Kullanılan Kavramlar ve Terimler Kılavuzu. Ankara: Yayın ve Temsil Dairesi Matbaa Birimi. Sf: 18. 3. ASO, (1985), Önsöz: işyerlerinde Eğitim. Ankara Sanayi Odası Dergisi. 9 (72), Sf: 3. 4. Pamukoğlu, S.Z., (1992), San-yayide Verimlilik Bilinci. Verimlilik Dergisi, 21 (3), Sf. 23-30
İlginizi çekebilir... Isı Yalıtım Ürünlerinde Performans, Güvenirlilik ve Uygunluk: Avrupa Standartlarının Teknik ÇerçevesiBinalarda sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve güvenlik hedeflerinin karşılanması, doğru tasarlanmış bir yalıtım stratejisinin varlığına bağlıdır.... Polimer Bitümlü Örtüler ile Etkili Su YalıtımıFosil esaslı bitüm bileşen ve asfaltın inşaatlarda kullanımı Avrupa'da 18. Yüzyıla kadar dayanmaktadır. Günümüzde Polimer modifiyeli bitümlü örtül... Pratik ve Çözüm Üreten Bitümlü Örtülerde Çeşitlilik ArtıyorGelişen teknoloji ve değişen ihtiyaçlar doğrultusunda dünya genelinde yapıların ve inşaat tekniklerinin değiştiğini gözlemliyoruz. Bu değişimlere bağl... |
|||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.