2026 Yılı Ödülleri Sahiplerine Törenle Takdim Edildi
2025 Sektör değerlendirmesi ve 2026'dan beklentiler
|
Yalıtım malzemelerinin tüketiminin artması için Ankara'dan medet ummayalım, Özel Sektörün Dinamizmine Güvenelim
Bu ayki ilk yazım Türkiye'de yalıtım malzemelerinin tüketim miktarının artmama nedenleri üzerinde olacak.Isı Yalıtımının yaygınlaşmaması ve tüketimin artmama nedenini içeren her yazıyı okuduğumuzda, her konuşmayı dinlediğimizde mutlaka kilişeleşmiş değerler verilmekte. (Örneğin; Sanayide, konutta, ulaşımda tüketilen enerji miktarı, ruhsatlı ve ruhsatsız binalarda yalıtım yapılma oranı gibi). Buna karşın, devletin bu konuyu teşvik etmediği yazılır ve devletin desteğiyle tüketimin artacağı fikri savunulur. Her konuda olduğu gibi çözüm devlete havale edilir. Oysa özel sektörün artık Ankara'ya endeksli olmadı-ğını ve kendi dinamiğiyle geliştiğini de son dönemlerde daha net olarak görmekteyiz. Hükümet krizi dönemlerinde bile özel sektörün Ankara'ya endeksli davranmadığını tespit edebiliyoruz. Durum böyle iken yalıtım malzemelerinin tüketiminin arttırılması için devletten medet ummaya gerek olmadığı kanaatindeyim. Çünkü devletin cari harcamalarını zor ödeyebildiği bir dönemde bir de bu konuya ödenek ayıramayaca-ğını düşünmekteyim. Bu konuya gönül vermiş, pazarın arttırılması doğrultusunda yoğun çalışmalarda bulunan tüm yalıtım firmalarının belirli ilkeler etrafında masaya oturup pazarın ve tüketimin artması için konsensüs sağlanması gerektiği fikrini savunmaktayım. Aksi taktirde şovlara popülist aktivitelere devam edildiği sürece, kalıcı bir şeyler yapılmadıkça, yalıtım malzemelerinin tüketimini arttırmamız mümkün değildir. Öncülük yapabilecek, yalıtım konusunda fikir üreten vizyonu geniş, istekli kişi ve kuruluşların bu konuyu masaya yatırıp çözebilecekleri kanaatindeyim. Gelecek sayıda somut önerilerimi sizlere aktarmaya çalışacağım. Yazımı şu alıntıyla bitirmek istiyorum. "Aktif insanlara yardımcı olu-nabildiği sürece bu ülke yaşanabilir olur. Ama figüran, ama baş aktör olarak rol almak aktif katılım sağlamak hepimizin görevi olmalı. Aksi taktirde seyirci olarak kalmayı seçerseniz, söz hakkınız olmaz, birileri sizin yerinize karar verir, siz de gazeteden, televizyondan öğrenirsiniz. Çıkarlarımız ortak. Azı paylaşmak yerine, uzlaşarak çoğaltıp, çoğu paylaşmak yoluna gidilmeli.Çatı çökerse hepimiz altında kalırız".Gelecek sayıda buluşmak dileğiyle. İlginizi çekebilir... Depremlere Karşı Koruyucu Aşı Henüz İcat EdilmediJeoloji Yüksek Mühendisi Ferdi Erdoğan 6 Şubat depremlerinin yıldönümünde yazdı.... "2025'deki gelişmeler, 2026 ve sonraki yıllarda da enerji verimliliği dönüşümüne katkı sağlayacak"Yalıtım sektörü 2025 yılını oldukça önemli adımlar atarak geride bırakıyor. Özellikle uzun yıllardır güncellenmesi gündemde olan TS 825 Binalarda Isı ... 17 Ağustos Farkındalık Günü: Deprem Gerçeği Karşısında Yapısal DayanıklılıkCephe Sanayici ve İş İnsanları Derneği (CEPHEDER) Yönetim Kurulu Üyesi Ersoy Çakır 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 26. yıl dönümü nedeniyle gö... |
|||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.