
"Büyüyen Ama Kazanamayan Bir Sektör: Yalıtım"
2025 Sektör değerlendirmesi ve 2026'dan beklentiler
Sararmaya Karşı Güçlü Performans: BOSTİK S730 Silicone Premium A
|
Türkiye Hazır Beton Birliği, İnşaat Sektörünün ilk Yaşam Döngüsü Rehberi'ni Hazırladı![]()
Türkiye Hazır Beton Birliği, günümüz iş modellerini etkileyen yeni çevreci yaklaşımlar konusunda farkındalığını arttırmak amacıyla “Hazır Beton Yaşam Döngüsü Rehberi” hazırladı. Bu rehberin inşaat sektörü ve inşaat malzemeleri alanında yaşam döngüsünü değerlendiren ve sektörün durumunu veriler ile gösteren ilk rehber olduğunu vurgulayan Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Hazır Beton Yaşam Döngüsü Rehberi, sadece hazır beton sektörü ve paydaşları için değil, yaşam döngüsü hakkında bilgi almak isteyen tüm kişi ve kurumlar için de örnek bir rehber niteliği taşıyor.” dedi. Günümüz doğrusal ekonomi modeli “al-kullan-at” prensibi ile çok miktarda atık oluşmasına neden olmakla beraber doğal kaynaklarının hızlı bir şekilde tüketilmesine, çevresel bozulmaya, iklim değişikliğine, enerji ve ham madde tedarikinde sorunların artmasına yol açmaktadır. Artan nüfus ve bu artışın doğurduğu ihtiyaçlar doğrusal ekonomi modelinde ekonomik, sosyal ve çevresel risklerin giderek artmasına da neden olmaktadır. Döngüsel ekonomi ise bir ürünün veya hizmetin yaşam döngüsü bittiğinde dahi ekonominin içinde kalmasını sağlayarak kaynak verimli ve düşük karbonlu sürdürülebilir bir büyümeyi gerçekleştirmesini amaçlar. Bir ürünün döngü içinde tekrar kullanılmasının temelinde daha verimli süreçlerin oluşturulması, atıkların azaltılması, tekrar üretme ve geri dönüşüm bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler; küresel olarak önümüzdeki 40 yıl içinde 230 milyar m2lik yeni bir alan inşa edileceğini ve dünyadaki binaların mevcut taban alanının iki katına çıkacağını tahmin etmektedir. Bu artışın büyük çoğunluğu Afrika ve Asya’da olacaktır, ancak 2060 yılına kadar 25 milyar m2 yeni inşaat alanı eklenecek olan Avrupa’da da hâlâ önemli bir büyüme beklenmektedir. Günümüzde pratik bir alternatifi olmayan beton, yeni bina ve altyapı talebini karşılamada önemli bir rol oynamaktadır ve oynamaya da devam edecektir.
Beton çevresel etkiyi azaltma potansiyeli yüksek bir yapı malzemesi hâline geliyor Betonun teknik ve teknolojik nitelikleri, tüm yaşam döngüsü boyunca yapı sürdürülebilirliğinin birçok yönü üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Sürdürülebilirliğin (çevresel ve ekonomik) tüm önemli ve ilgili yönleri dikkate alınarak performans değerlendirilmesinde bütünsel bir yaklaşım gerekmektedir. Bu doğrultuda çalışmalar yürüten Türkiye Hazır Beton Birliği, hazır beton sektörünün ve paydaşlarının döngüsel ekonomi, yaşam döngüsü analizi, yaşam döngüsü maliyeti, çevresel ürün beyanı başta olmak üzere günümüz iş modellerini etkileyen yeni çevreci yaklaşımlar konusunda farkındalığını arttırmak amacıyla “Hazır Beton Yaşam Döngüsü Rehberi” hazırladı. Rehberin birinci bölümünde yaşam döngüsü analizi, envanteri ve maliyeti gibi konular genel olarak açıklandı ve beton özeline girilmeden yeşil bina sertifikasyonu, gömülü karbon ve çevresel ürün beyanı gibi önemli başlıklar detaylıca işlendi. Rehberin ikinci bölümünde hazır beton sektörü irdelenirken Rehberin son bölümünde ise konu ile ilgili önemli terimlerin detaylıca açıklamaları yapıldı. Rehberin en önemli kısmı, kapsamlı bir sektör araştırması sonucu elde edilen veriler kullanılarak hesaplanan betonun çevresel performansı oldu. Araştırma kapsamında ülkemizdeki hazır betonun ortalama karbon ayak izini (gömülü karbon) hesaplamak için dayanım sınıfı bazında ortalama beton reçetelerinin tespit edilmesi amaçlandı. Ayrıca, çalışma kapsamında sektörün yakıt ve elektrik tüketimi ile ham madde kaynaklarının ortalama mesafeleri de araştırıldı ve bu veriler kullanılarak hesaplamalar yapıldı. Yapılan araştırmaya katılan üreticilerin toplam üretimi Türkiye hazır beton üretiminin %25’ini oluşturmaktadır. Bu oran güvenilir temsil için yeterli görüldü. Türkiye hazır beton sektörü tarafından üretilen ürünlerin içerikleri ve üretim oranları dikkate alınarak geneli temsil eden “ortalama bir ürün” tespit edildi. Bu temsili ürünün beşikten kapıya yani ham maddelerin çıkarılması, işlenmesi, nakliyesi ve ürünün üretilmesine kadar olan süreçteki karbon ayak izi 310 kg CO2 eq/m3 olarak hesaplandı. Çalışma kapsamındaki en düşük dayanım sınıfı olan C25/30 betonunda bu değerin 285 kg CO2 eq/m3 iken en yüksek dayanım sınıfı olan C45/55 betonunda 396 kg CO2 eq/m3 olduğu görüldü.
Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz
Hazır Beton Yaşam Döngüsü Rehberi bir referans kaynak olacak İlginizi çekebilir... Şişecam'ın ödüllü projesi "Poetry of the Factory" B2B iletişimde yeni bir dönem başlatıyorMIXX ve MarTech Ödülleri'nde toplam yedi ödül kazanan "Poetry of the Factory" projesiyle Şişecam, B2B iletişiminde yenilikçi bir yaklaşı... Flokser Kimya'dan Yeni Nesil Yalıtım ÇözümleriFlokser Kimya tarafından geliştirlen ısı, su ve ses yalıtımını bir arada sunan çok yönlü sistemler, uygulama kolaylığı ve uzun vadeli performans avant... Ülke ve aile ekonomisi için en değerli yatırım ısı yalıtımıTürk Ytong Genel Müdürü Agah Durukal "ısınmaya ayrılan bütçeyi azaltmak için enerjiyi verimli kullanmak ve tasarruf imkanlarını geliştirmek zorund... |
|||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.