E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 

2016 Nasıl Geçti, 2017'de Ne Olacak?

2016 Nasıl Geçti, 2017'de Ne Olacak?

4 Nisan 2017 Salı | DOSYA
153. Sayı (Aralık 2016)

Yalıtım sektöründe faaliyet gösteren firma ve dernek temsilcilerinin 2016'yı değerlendirip, 2017 ve sonrasıyla ilgili öngörülerini özetledikleri "Yılsonu Değerlendirme" dosyamızın ilk bölümünü sizlerle paylaşıyoruz...

Ali Murat Ekin
Fixa Yapı Kimyasalları Genel Müdürü

“Su Yalıtımı Yönetmeliği Çalışmaları Hız Kazanmalı”


“Kurulduğumuz 2001 yılından beri Türkiye ve dünyada ekonomik faaliyetlerin itici gücü olan inşaat sektörümüzün bir paydaşı olarak, artan ivme ve istikrarlı gelişim ile faaliyetlerimize devam ediyoruz. 2016’da ülkemizde önemli gelişmeler yaşandı. Sektör olarak, artan kurlar ve hammadde fiyatlarının, üretim maliyetlerini yükseltmesine rağmen satış fiyatlarımızın aynı oranda yükseltilemediği ve sektör temsilcileri tarafından sübvanse edildiği bir sene geçirdik. Tüm piyasalar daha önceki yıllarda olmadığı kadar tedirgin ve sıkıntılıydı. Haliyle bu sene bütçe hedeflerimize ulaşabilmek için daha fazla çaba göstermemiz gereken bir sene oldu. Öncelikle maliyetlerimize konsantre olduk. 2016 senesinde yeni bir yatırımımız olmadı ancak mevcut tesislerimizde kapasite kullanım oranlarımızı artırdık, verimlilik sağlamaya gayret ettik. Özellikle MS polimer ve silikon üretiminde mevcut ürünlerimizi hem geliştirdik, hem de maliyetlerinde sağladığımız avantajlar sonucunda satış fiyatlarını da düşürebilmeyi başardık. Yıl içerisinde tüm müşterilerimize ilgi ve alakamızı, ziyaretlerimizi artırdık. Satış kadromuzu takviye ettik. Daha fazla müşteriye ulaştık, sosyal medyada ve fuarlarda kendimizi daha iyi tanıtarak, marka bilinirliğimizin artırılması yolunda önemli bir yol kat ettik. Önem verdiğimiz stratejik ürünlerimizin tanıtım videolarını hazırlattık, başta web sitemizde olmak üzere tüm sosyal medyada bu videolarımızı paylaştık. Fixa olarak yaşanan her şeye rağmen iyi bir yıl geçirdik. Piyasalardaki olası dalgalanmaların ayak seslerini daha önceden duyabiliyorsanız, buna göre de gerekli tedbirlerinizi alıyorsunuz...”

Güvenilir bir yerli tedarikçi olmayı hedefliyoruz
“Önümüzdeki yıllarda da ürün ve üretim gamımızı genişletmeye yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ayrıca ısı yalıtım malzemeleri üretimi yapan diğer firmamız IGLOO ile de hem inşaat hem de ambalaj sektörüne hizmet veriyoruz. İnşaat faaliyetleri, kuşkusuz inşaat malzemeleri sanayini de etkiliyor. Konut piyasasında kentsel dönüşümün öneminin artması, konut-dışı ticari yapılar, kamu kaynaklı büyük altyapı ve dönüşüm projeleri, yurtdışı müteahhitlik işleri, yabancıların ülkemizde gayrimenkul alımına ilgisi de sektörümüzdeki iş hacminin artmasına destek olacak ve biz üreticiler bu gelişime her açıdan ayak uyduracağız. Ürün kalitesini daima en yukarıda tutarak, müşteri ihtiyaç ve beklentilerine yanıt verebilmek için çözüm ortaklarımız ile her daim işbirliği içerisinde olmaya devam edeceğiz. Şirketimizdeki farklı departmanlar kanalıyla tüm paydaşlarımıza ulaşıp, malzemelerimizin doğru kullanılması, su ve ısı yalıtımı bilincinin oluşturulması için her türlü desteklerimize, Ar-Ge ve Ür-Ge yatırımlarımıza devam edeceğiz. MS polimer ve nitelikli silikon üretimimizi büyütmek istiyoruz. Bu ürünlerde ülkemizin yurtdışından ithal bağımlılığını ortadan kaldırmak ve güvenilir bir yerli tedarikçi olabilmek en önemli hedefimiz”.

Yönetmelik çalışmaları hızlanmalı
“İnşaat sektöründeki özellikle halen devam etmekte olan kentsel dönüşüm projeleri, şehirlerarası otoyol ve hızlı tren projeleri, ihaleleri yapılan/yapılacak şehir hastaneleri, İstanbul’daki 3. havaalanı, Avrasya Tüneli ve bitmek üzere olan metro ulaşım projeler ve çeşitli sebeplerle 2016’da ertelenen gayrimenkul yatırımlarının da 2017 yılına sarkması bekleniyor. 2016’da yaşanan tüm bu gelişmelerin üzerine siyasi belirsizlikler, 5 Temmuz olayları, tekrar tekrar yaşanan terör olayları, döviz kurlarındaki çift yönlü dalgalanmaları gözönüne aldığımızda, ne kadar hareketli ve beklenti oranı yüksek bir yıl yaşadığımızı hatırlıyoruz. Bu sebeple 2017 yılının 2016 yılından daha hareketli geçeceğine olan inancımızı kaybetmek istemiyoruz. Mevcut yapı stoğunda olabilecek renovasyon ve yeni yapılarda su yalıtım zorunluluğu ile ilgili standartların oluşturulup, gerekli yasal düzenlemelerin bir an evvel yürürlüğe konulması için oluşturulacak Su Yalıtımı Yönetmeliği çalışmalarını, üyesi olduğumuz dernekler kanalı ile destekliyor ve çalışmalar içerisinde yer alıyoruz. 2016 yılı için sektörümüzü ilgilendiren en önemli gelişme, Su Yalıtım Yönetmeliği çalışmalarının yeniden hız kazanması ve sonuca çok yaklaşılmasıdır”.

Ali Türker
ODE Yalıtım Genel Müdürü

“Yatırım Atağımızı Devam Ettiriyoruz”


“Kazandığını sürekli işine yatıran, yatırımlarla büyüyen bir firma olarak nihai hedefimiz, Türkiye’den çıkan global bir marka yaratmak... Bu vizyon doğrultusunda, 2015 yılında başladığımız yatırım atağını 2016 yılında yaşanan siyasi, ekonomik, jeopolitik tüm olumsuzluklara rağmen devam ettirdik. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde 75 dönümlük arazi üzerinde kurulan ve 100 milyon TL yatırımla hayata geçirdiğimiz dev üretim tesisimizin ilk fazı bu yıl tamamlandı. Bu yatırımın tamamlanmasıyla toplamda 170 bin metrekare açık, 100 bin metrekare kapalı alan ile Türkiye yalıtım sektörünün en büyük kapalı alana sahip üreticisi konumuna yükseleceğiz. Diğer yandan, Eskişehir üretim üssümüzün açılmasıyla 20 bin tona çıkartacağımız kauçuk köpüğü üretim kapasitesi sayesinde teknik yalıtım sektöründe Çin ve Almanya arasındaki coğrafyanın da en büyük üreticisi olacağız. 2030 yılı ihtiyaçlarına göre tasarlanan ve Türkiye’nin en modern üretim tesisi olacak Eskişehir fabrikamızı 2017 yılının ilk çeyreğinde açmayı planlıyoruz. Şu anda 15 bin metrekare kapalı alana sahip lojistik merkezimizle sevkiyat ve depolama konularında sektörde lider konumdayız. Eskişehir üretim üssümüz de tam kapasiteyle faaliyete geçtiğinde elastomerik kauçuk köpüğünde yıllık 20 bin ton, membranda 25 milyon metrekare, shingle’da ise 5 milyon metrekare üretim hacmine sahip olacağız...”

İhracatımızı yüzde 100 artıracağız
“Türkiye’de İtalyan L’ISOLANTE K-FLEX ile yaptığımız ortaklıkla kauçuk köpüğü üretimi yapan ilk firma olmuştuk. Bu yıl Mayıs ayında İtalyan ortağımızın tüm hisselerini satın alarak R-Flex markalı ürünleri üreten şirketin tek sahibi olduk. Kauçuk köpüğündeki liderliğimizi sürdürmeye kararlıyız. Sektördeki bu üstünlüğümüzü, Eskişehir’de tesisimizle beraber artacak olan yüksek üretim kapasitemizle birleştirerek, ihracatımızı 4 yıl içinde yüzde 100 artırmayı hedefliyoruz. Bu tesisimizin tamamlanmasıyla Türkiye kauçuk pazarının 2 katı üretim kapasitesine sahip olacağız. Ayrıca bugüne kadar camyününde pazardaki dinamikleri değiştirecek birçok yeniliği hayata geçirdik. Geçtiğimiz yıl camyününde teknoloji yatırımı gerçekleştirdik. Bu yıl içinde de Çorlu’daki fabrikamızda multipack paketleme alanında hayata geçirdiğimiz yatırımı tamamladık. Bu yatırım, camyününde lojistik olarak aynı hacme yüzde 33 daha fazla yükleme, paletle indirme bindirme, dışarıda stoklama ve minimum stok maliyeti imkânı gibi birçok fayda sağlıyor. Ayrıca, 4 milyon Euro yatırımla gerçekleştirdiğimiz fırın yenileme ile de yüzde 30 kapasite artışı gerçekleştirdik. Geçtiğimiz yıl sektörümüzde yine bir ilki gerçekleştirerek tüm ürünlerimize tip III çevre belgesi alan ilk Türk firması olduk...”

Kendi teknolojimizi yaratmaya çalışıyoruz
“Toplam ciroda önceliğimiz Türkiye liderliği. 2018’e kadar yılda ortalama yüzde 25 büyüme hedefi belirledik. Buna göre, 2016-2020 yılları arasında toplam 104 milyon TL yatırım yaparak ısı yalıtımında üretim kapasitemizi 2 kat, su yalıtımı uygulama kapasitemizi ise 2,5 kat artıracağız. İhracat ve yurtdışı faaliyet gelirlerinin konsolide gelirlere oranını yüzde 25’e yükselteceğiz. Diğer yandan global marka olma vizyonumuz doğrultusunda kendi teknolojilerimizi yaratmaya çalışıyoruz. Hiçbir lisans anlaşmamız yok; tamamen kendi mühendisimiz ve Ar-Ge’mizle bir know-how oluşturduk. 2014-2018 yılları arasında Ar-Ge ve pazarlama faaliyetlerine toplamda 45 milyon TL kaynak ayırdık. Ayrıca, 2010 yılında TURQUALITY® Destek Programı’na katılan ilk yalıtım markası olarak, 5 yıl boyunca sürdürdüğümüz çalışmalar kapsamında gösterdiğimiz başarıyla 2016’da TURQUALITY® Destek Programı’ndan 5 yıl daha yararlanmaya hak kazandık...”

Zor bir yıldı
“2016 yılı, dünya ve Türkiye açısından oldukça zor bir yıldı. Doğu ve Güneydoğu’daki terör olayları, Rusya ile ilişkilerin gerilmesi sonucu Antalya turizminde yaşanan büyük düşüş ve 15 Temmuz darbe girişimi gibi olaylar ekonomiyi olumsuz etkiledi. Dünyada ise başkanlık seçiminden sonra dolarda ciddi bir hareketlenme oldu. 2016’da yeni yatırım ve taleplerde bir miktar daralma gözlense de ODE olarak, bu taleplerin uygun koşullar oluştuğunda yeniden oluşacağına ve pazarın büyüyeceğine inanıyoruz. Ayrıca, ısı ve su yalıtım pazarı sevindirici olarak ekonomik büyümenin üzerinde gelişiyor. Pazarın mevcut büyümesi de bizi pozitif etkiliyor. Fakat, üretilen tüm ürün gruplarında pazarın kapasite kullanım oranı maalesef halen oldukça düşük. Bu da rekabette sıkıntılı bir ortam doğuruyor...”

Adımlar atılması gerekiyor
“Türkiye’de yalıtım bilincinin oluşturulması için adımlar atılması gerekiyor. Türkiye, tükettiği enerjinin yüzde 78’ini ithal ediyor. Isı yalıtım kalınlığı haritası yalıtım sektöründe uzun vadede en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Türkiye’de 15 milyondan fazla yalıtımsız bina bulunuyor. Bu da, binaların yüzde 85’inin yalıtımsız olduğu anlamına geliyor. Yalıtımsız binalar nedeniyle yaşanan enerji kaybının her yıl ülke ekonomisine bedeli 10 milyar dolar. Kısacası, yalıtım bilincinin yerleşmesi için ülkemizde hem kamusal hem de bireysel alanda aşılması gereken çok mesafe var. Yatırım kalınlıkları Türkiye’nin 7 bölgesinde iklim koşullarına göre farklılık gösterirken, enerji verimliliği için yeterli ısı yalıtım kalınlığı sağlanması, sektörün uzun vadeli gündem maddeleri arasında yerini alacak”.

Altuğ Akbaş
Kalekim Genel Müdürü

“Balıkesir Fabrikamız Faaliyete Geçecek”


“Kalekim, üretim ve satış kapasitesi olarak Türkiye ve bölgesinde birinci, Avrupa’da ise 5’inci sırada yer alıyor. Ülkemizde yüzde 50’nin üzerinde pazar payına ulaşarak sektörde açık ara önde olan Kalekim, bulunduğu coğrafyada zirveye çıkmayı başarmış bir Türk şirketi olarak büyümeye devam ediyor. İstanbul, Yozgat, Isparta, Mersin, Erzurum ve Mardin tesislerinde üretim faaliyetlerini sürdüren firmamız, yapı kimyasalları fabrikalarında yıllık toplam 700 bin ton yapı kimyasalı, İstanbul’da bulunan Kale boya ve sıva işletmesinde yılda 100 bin ton boya ve sıva üretiyor. Bugün 70 ülkeye ürünlerini sunan Kalekim olarak ürün gamımızı, sektördeki trendleri ve tüketici ihtiyaçlarını gözeterek yeni ürünlerimiz ile genişletiyoruz. Balıkesir’e 30 milyon TL yatırımla yeni bir Kalekim fabrikası kuruyoruz. İstanbul, Isparta, Mersin, Yozgat, Erzurum ve Mardin olmak üzere 5 coğrafi bölgede üretim yapan fabrikalarımıza Balıkesir ile birlikte Ege’yi de katıyoruz. 2017 yılında öncelikli hedefimiz Balıkesir’deki fabrika yatırımımızı hayata geçirmek olacak...”

Afrika’da da etkinliğimiz artacak
“Ortadoğu ve Afrika’da farklı açılımlarla büyümek istiyoruz. Bir yandan da dünyaya entegre olarak farklı coğrafyalarda üreten, o coğrafyanın insanlarına ürün satan ve onlardan alan bir yapı oluşturuyoruz. Bugün dünyanın pek çok yerinde güçlü bir dağıtım ağına sahibiz ve ürünlerimizi tam 70 ülkede tüketici ve profesyonellerle buluşturuyoruz. İhracatımızın yüzde 6’sını Avrupa Birliği ülkelerine, yüzde 35’ini Ortadoğu’ya, geri kalanını tüm dünyaya yapıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu bölgelerdeki faaliyetlerimizle birlikte Afrika’da da etkinliğimiz artacak...”

Zorlayıcı hedefler konulmalı
“Büyüyen yapı sektöründe, enerji tasarruflu yapılar, yeşil binalar gibi çok önemli gelişmeler var. Bunların hepsini biraraya koyduğumuz zaman, yüksek standartlara sahip malzemelerin kullanılması ile birlikte konut kalitesinin de artmasının sektörümüz adına çok olumlu bir gelişme olduğunu görüyoruz. Ülkemizde yalıtım konusu, en fazla ekonomik boyutuyla öne çıkıyor. Oysa enerji tüketimini azaltıp israfı önlediği için ısı yalıtımının çevresel ve sosyal açıdan da değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Enerji tüketiminin yüzde 37’si binalarda gerçekleşiyor. Binalarda tüketilen enerjinin de yaklaşık yüzde 80’i ısıtma-soğutma için harcanıyor. Tüm gelişmiş ülkelerin önem verdiği gibi Türkiye’nin de en önemli sorunu, sürdürülebilir-yenilenebilir enerji elde etme ve bu enerjiyi verimli kullanmaktır. Gelecekte pasif enerjili veya sıfır karbonlu yeşil binalara kavuşmak istiyorsak zorlayıcı hedefler koymalı ve bu hedeflere ulaşacak uygulamaları hayata geçirmeliyiz. Avrupa standartlarına uygun, enerji tasarruflu, sağlıklı yaşam alanları oluşturabileceğimiz binalara sahip olabilmek için önümüzde kentsel dönüşüm gibi önemli bir fırsat var. Eğer elimizdeki bu fırsatı iyi değerlendirerek yeniden inşa edilecek tüm binaları deprem ve sel gibi diğer doğal felaketlere dayanıklı, ısı ve su yalıtımı yapılmış bir şekilde inşa edebilirsek hem oluşabilecek tehlikeli durumlarda can ve mal güvenliği sağlamış oluruz hem de ülke ekonomimize her yıl milyarlarca dolarlık katkıda bulunabiliriz...”

Korozyona dikkat çekiyoruz
“Kalekim olarak, deprem sırasında meydana gelen büyük yıkımların en önemli nedeninin korozyon (paslanma) olduğuna dikkat çekiyor ve su yalıtımlı binaların artırılması yönünde çalışmalar yürütüyoruz. Ülkemizde su yalıtımı konusu hayati önem taşıyor; çünkü korozyon nedeniyle yapılarımız depreme karşı dayanıksız hale geliyor. Su yalıtımı olmayan binaların taşıyıcı sistemi, korozyon nedeniyle 10 yıl içinde başlangıçtaki taşıma kapasitesinin yüzde 66’sını kaybediyor. Bu da binanın erken yaşlanmasına, en önemlisi de depremin yıkıcı etkilerine davetiye çıkarıyor. Binalara sızan su, korozyonla birlikte insan sağlığına zararlı küf, mantar ve benzeri organik maddelerin oluşumuna sebep oluyor. Gerek yapı güvenliği, gerekse sağlık ve konfor şartları açısından binalarda mutlaka uygun malzemeler kullanılarak su yalıtımı yapılmasını öneriyoruz...”

Ayşegül Yıldız
Teknosel, Ürün Yöneticisi

“Siyasi Problemler Ciddi Risk Taşıyor”


“Firmamız için 2016 yılı genel olarak başarılı geçti. Bu durumun en önemli nedenlerinden biri, TPO membranın kalitesinin ön plana çıkması ve sektördeki firmaların bilinçlenmesi ile bu sektörün özellikle yurtiçinde gelişmesiydi. Yalıtım alanında yurtiçi ve yurtdışında önemli projeler gerçekleştirdik. Yalıtım grubundaki ürünlerimizde hedeflerimize ulaştık. Isı yalıtımı özelliklerinin ön plana çıktığı sektörümüze yüksek ısı yalıtım değerine sahip ve A sınıfı yangın dayanımı olan Foamglas T3 ürününü kazandırarak ‘yenilikçi’ duruşumuzu devam ettirdik...
“Teknosel olarak kendimizi bir ‘sistem firması’ olarak tanımlıyoruz. Doğru ve sorunsuz sistem, yerinde çözüm sunmak ve bu misyonu hep geliştirmek, dünya standartlarındaki gelişen uygulama sistemlerini piyasaya sunmak bizim için daimi bir durum. Dolayısıyla bu, 2017 yılı için değişmeyen hedeflerimizden biri. Bunun yanı sıra kalite ve standartlarımızın iyileştirilmesi, artırılması ve müşteri memnuniyeti odaklıyız. Böylece, firmamızda sık denetimler gerçekleştirmek, müşterilere garantili sistemler sunmak ve koşullarımızı geliştirmeyi de planlıyoruz. Ayrıca Türkiye pazarında daha çok sayıda nitelikli projelerde imzamızın olması ve aynı şekilde yurtdışında da çalıştığımız projeleri sorunsuz şekilde teslim ederek, bu pazarlarda hakimiyetimizi artırmak istiyoruz...”

Yurtdışındaki dalgalanmalar sektörü etkiliyor
“Yalıtım ve inşaat sektörünün gelişimi ülke ekonomisiyle doğru orantılı. Ekonomideki artı ve eksiler olduğu gibi sektöre yansıyor. Yurtiçindeki durumumuzun yanı sıra yurtdışındaki dalgalanmalar da tabi ki sektörümüzü etkiliyor. Firmaca ürünlerimizi yurtdışından tedarik etmemiz sebebiyle Dolar ve Euro kurundaki dalgalanmalar bizi de fazlasıyla etkiliyor. Yine Ortadoğu’da süren savaşlar, özellikle Irak’taki yatırımların durmasına neden oluyor. Suriye gibi büyük bir pazarı ülkemiz tamamen kaybetti. Bunun yanı sıra siyasi gelişmeler ve belirsizlikler yatırımcıları tedirgin ederek sene içinde fazlasıyla inşaatların duraksamasına, yatırımların yavaşlamasına neden oldu, sonuç olarak piyasa ciddi anlamda olumsuz etkilendi...”

Sektörün 2017’de büyüyeceğini düşünüyoruz
“Yalıtımın öneminin gün geçtikçe arttığını düşünüyoruz. Yeni çıkan yönetmelikler ve piyasanın bilincinin artmasıyla 2017 yılında sektörün büyüyeceğini ve kaliteli ürünlerin ön plana çıkacağı düşüncesindeyiz. Ancak siyasi ve ekonomik problemler ülkemiz için ciddi risk taşıyor. Teknosel olarak bu riskleri de gözönünde bulunduruyoruz. Asya ve Afrika’daki potansiyel ülkelerde de belli hedeflerimizi gerçekleştirmek istiyoruz. Yurtiçi ve yurtdışı faaliyetlerimizle birlikte kalite ve sistem standartlarımızı ön planda tutarak 2017 hedeflerimize ulaşmayı planlıyoruz”.

Banu Çetinkol
Hilti Türkiye ve Orta Asya Pazarlama Direktörü

“İnovatif Markalar Büyüyecek”


“Hilti Türkiye olarak 2016 yılının ilk yarısında yüzde 34 büyüme yakaladık. Yılı yaklaşık yüzde 25 büyümeyle ve 30 yeni ürünün lansmanını yapmış olarak kapatıyoruz. 2016 yılının lansman ürünleri içinde, betona ve çeliğe çivi çakabilen ve sadece bataryayla çalışan dünyanın ilk Çivi Çakma Makinası Hilti BX 3-IF, darbeli-darbesiz delim ve kırım yapabilen Hilti TE 3 Delici Kırıcı ve sınıfının en iyi performansını sunan Hilti TE 30 ATC Kırıcı Delici yer alıyor. Bu yılın yeni yangın durdurucu ürünleri ise Hilti CFS-D 1” Yangın Durdurucu Kablo Macunu ve Hilti CFS-CC Yangın Durdurucu Kablo Kelepçesi oldu. Bu yeni ürünlerimizle yapılara güvenli bir ortam kazandırarak yangının olası hasarlarını önlemeye yardımcı olmayı hedefliyoruz. Kullanımı basit, uygulamada hızlı ve çok çeşitli uygulama yüzeyinde güçlü bir performans sunan yeni Hilti CFS-D 1” Yangın Durdurucu Kablo Macunu beton, alçıpan, ahşap ve tuğla yüzeylerde tekli ve çoklu kablo geçişleri için 25 milimetreye kadar açılmış deliklerde kullanıma uygun olmasıyla dikkat çekiyor. Alçak ve orta gerilim kablolar için uygun olan ve 32’li paketlerde satışa sunduğumuz Hilti CFS-D 1” Yangın Durdurucu Kablo Macunu, yüzde 100 delik doluluğu vaat ediyor. Yalnızca 10 saniye gibi kısa bir sürede uygulanabiliyor oluşuyla fark yaratan Hilti CFS-D 1” Yangın Durdurucu Kablo Macunu, dolgu, mastik ve taşyünü gerektirmeden basit uygulama avantajı sunmasıyla da tercih sebebi oluyor. Alçıpan ve beton duvar geçişlerinde yüzde 100 kablo geçiş yoğunluğunda hızlı ve kolay bir uygulama sağlayan Hilti CFS-CC Yangın Durdurucu Kablo Kelepçesi ise 100 milimetreye kadar manşonlu veya manşonsuz tüm delikler için uygun bir yangın durdurma çözümü sunuyor...”

İnovatif ürünler sunmaya devam edeceğiz
“Hilti olarak genel hedefimiz, inşaat sektörü içinde farklılaşma yoluyla, inovatif ürünlerimiz ve çözüm odaklı yaklaşımımızla öne çıkmaya devam ederek her yıl ortalama yüzde 20 oranında sürdürülebilir büyüme sağlamak. Çoğunlukla da hedefimizin üzerinde bir büyüme ile yılı kapatıyoruz. Bu doğrultuda 2017 yılında da en az yüzde 20 büyüme hedefliyoruz. Türk inşaat ve yalıtım sektörüne katma değeri yüksek, inovatif ürünler sunmaya devam edeceğiz...”

Sektörün önü açık
“Türkiye’de inşaat sektörü son 10 yılda çok büyük gelişim  gösterdi ve önemli bir noktaya geldi. Özellikle kentsel dönüşüm projeleriyle birlikte inşaat sektörü her yıl büyümeye devam ediyor. Yakın dönemde Kentsel Dönüşüm Yasası’nın uygulama yönetmeliğinde yapılan değişiklerle birlikte önümüzdeki süreçte dönüşüm çalışmalarının hızlanacağını da dikkate aldığımızda, sektörün önünün çok daha açık olduğunu görebiliyoruz. İnşaat sektörüyle birlikte dolaylı olarak yalıtım sektörü de büyüyor ve yalıtım bilinci artıyor. 1970’lerden itibaren çok sayıda ülkede yalıtım zorunlu hale getirildi. Dünya ülkeleri yalıtımın sağladığı olumlu etkilerini zorunlu uygulama olarak kabul ediyor. Türkiye’deki durum ise bu kadar gelişmiş olmasa da üretim standartları açısından Avrupa standartlarında üretim yapılıyor. Teknolojinin gelişmesine ek olarak en önemli unsur olan yalıtım bilinci daha da arttıkça sektör daha hızlı ve kaliteli büyüme sağlayacak...”

Kalkınma modeli inşaat sektörü üzerine kurulu
“Bundan birkaç yıl öncesinde Türkiye’de inşaat sektöründe haksız rekabetin çok yoğun olduğunu, markasız ve ucuz ürünlerin rağbet gördüğünü söyleyebiliriz. Ancak artık bu durum değişiyor. Çünkü Türkiye’de inşaat sektöründe yukarı doğru giden bir trend var. Hem Türkiye’de hem de Orta Asya’da kalkınma modeli inşaat sektörü üzerine kurulmuş durumda. Bu durum bizim için heyecan verici. Ayrıca Türkiye’deki büyük inşaat firmaları Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Moğolistan ve Kuzey Irak gibi ülkelerde önemli projelerde görev alıyorlar. Yıllarca Rusya’da, Libya’da veya Türkiye’de geliştirdikleri bilgi birikimini ve rekabetçiliği oralarda da gösteriyorlar. Bunun için de hepsi hem kaliteli ve konforlu yapılar hem de güvenli yaşam alanları inşa etmeyi amaçlıyorlar. Bu da kalite standartlarını yükseltiyor. Gelecek dönemde Ar-Ge’ye yatırım yapan inovatif ve kaliteli markaların daha da büyüyeceğini düşünüyoruz...”

Bora Yıldırım
SİKA Türkiye Genel Müdürü

“Türkiye’de Kalite Algısı Artıyor”


“2016, ekonomik ve siyasi belirsizliklerin yaşandığı, ülke olarak da önemli süreçlerden geçilen bir yıl oldu. 2015 yılı son çeyreğinde bütçe yaparken tahminlerimiz, bu yılın geçen yıla göre benzer şekilde geçmesi yönündeydi; ancak sonrasında 2016 yılının ilk yarısındaki çok iyi başlangıcın da etkisiyle çok daha olumlu bir yıl olacağını öngördük. Yılın ikinci yarısındaki birçok olumsuzluğa rağmen 2016 yılı genel olarak olumlu tamamlanacak gibi görünüyor. Son dönemde yaşanan gelişmeler ve döviz kurundaki ani değişiklikler, belirsizliklerin arttığı bir ortam oluşturuyor fakat tüm bu sıradışı gelişmelere rağmen Sika olarak iki haneli bir büyüme ile yılı sonlandıracağız...”
“Ar-Ge ve inovasyon, Sika olarak rekabette bizi farklılaştıran faaliyetlerimiz... Buna istinaden 2016 yılında da pazarın gidişatı doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge çalışmalarımız ve yeni ürünlerimiz ile pazara yön vermeyi sürdürdük. Bundan sonraki süreçte de devam edeceğiz. Diğer yandan Türkiye’nin dört bir yanında üniversitelerle ortaklaşa düzenlediğimiz eğitim faaliyetlerimiz de bizim için hem geleceğe yatırım hem de elimizdeki bilgi birikimini yeni nesillerle paylaşarak ülkemize ve sektörümüze değer katma anlamında önem verdiğimiz konular arasında...”

Stratejimizin merkezinde yeni ürün ve çözümler yer alıyor
“Sika denilince akla, su yalıtımında bir asrı aşan bir geçmiş geliyor. Gotthart Tüneli’nde sızdırmazlık harçları ile başlayan serüven, şu an su altı yapılarındaki kompartman sistemlere uzanan çok farklı uygulama ve yapılara sahip ürünlerle devam ediyor. Yeni ürün süreci, Sika’da sürekli olarak devam eden ve sektördeki lider konumumuzu borçlu olduğumuz bir durum. Yakın zamanda hem su yalıtımı ve hem de seramik yapıştırıcısı olarak kullanabileceğimiz, dolayısıyla zaman ve işçilikten çok büyük tasarruf sağlayan bir ürünümüz, Türkiye’deki raflarda yerini alacak. Sika için yeni ürün ve yeni çözümler, stratejimizin merkezinde yer alan unsurlardan biri. Bunun yanında mevcut ürünlerde de hep daha iyisini nasıl yaparız sorusu, ‘bizi biz yapan’ etkenler arasında. Bu kapsamda özellikle esnek su yalıtımı membranı olarak birkaç yıldır ülkemizde de satışı devam eden SikaProof ürünümüz, performansı ve uygulanabilirliği daha da artırılmış olarak yalıtım uygulamaları için çözüm sunuyor...”
“Gündemin yoğun oluşu ve ekonomideki ani gelişmeler temkinli olmayı gerektiriyor. Sika olarak biz de bu doğrultuda çalışmalarımıza yön veriyoruz. Ekonomideki iyileşmelere paralel şekilde, yeni yatırımlarımız 2017 ve sonrası için gündemimizde olacak...”

Yüksek performans isteyen projelerle karşılaşıyoruz
“Ülkemizdeki yalıtım sektörünün gelişiminin son dönemdeki hızlı gelişiminin 2016 yılında da devam ettiğini söyleyebiliriz. Ancak yalıtım sektöründeki büyüme oranının, inşaat ve yenileme sektörlerinin büyüme oranından daha fazla olduğunu gözlemliyoruz. Kanaatimiz, bu durumun önemli bir süre daha devam edeceği yönünde. Sektörümüzün sağlıklı bir rekabet ortamı içerisinde büyümesi için, bizler sektör paydaşlarımızla birlikte standartlar ve örneğin zaruri hale getirilmesi gerekli olan su yalıtımı gibi konularda önemli çalışmalar yaptık. Bu çalışmalara devam edeceğiz. 2016 yılı içerisinde özellikle yüksek performans istenen projeler ile karşı karşıya geldik. Bu durum ülkemizdeki kalite algısının ve ihtiyaçlarının arttığının bire bir kanıtı. Yalıtım sektöründe de ilerleyen dönemde çok daha fazla talep ve beklenti olacağının bir göstergesi...”

Yalıtım sektörünün geleceği parlak
“Yalıtım sektörünün geleceği, artan ihtiyaçlar, yasal düzenlemeler ve gelişen yaşam standartları doğrultusunda oldukça parlak. İlerleyen dönemde çok farklı teknolojilerle, yüksek performanslı çevreci ve uzun ömürlü ürünlerle sektörün, inşaat kalemleri arasında çok daha önemli bir rol alacağını ifade edebiliriz. Hem global hem de yerel ekonomideki mevcut durum ve gelişmelere istinaden, inşaat sektöründe ise 2016’ya göre çok ciddi bir büyüme olmasını beklemiyoruz. Yine de inşaat sektörünün büyüme performansının, genel ekonomik büyümeye göre yukarıda olacağını, buna ilaveten de yalıtım sektörünün son dönemde devam eden ivmesini sürdüreceğini öngörüyoruz”.

Bulut Uzun
Terraco Genel Müdürü

“Ülkemiz, Her Türlü Sıkıntının Üstesinden Gelecektir”


“Ülkemiz gelişen, buna bağlı olarak ihtiyaçları artan bir ülke... Diğer ülkelerde olduğu gibi gelişimin ana eksenini ise kaçınılmaz olarak ‘inşaat’ oluşturuyor. 2016 yılı her sektörde olduğu gibi inşaatta da zor bir yıl olmakla beraber Terraco için yüzde 45’e yakın büyüme ile kapandı ve toz grubu yatırımımızla birlikte kapasitemiz 7 katına çıktı. Yoğun geçen bir yıla bir de ödül sığdıran firmamız, Çatı ve Cephe Dergisi tarafından düzenlenen Çatı ve Cephe Malzemeleri Ödülleri kapsamında ‘Yılın Cephe Malzemesi’ ödülünü de Superwood ile kazandı...”

Karamsar değiliz
“Siyasi ve ekonomik gelişmeler belirsizlik ortamı yaratsa da önümüzdeki dönem için daha istikrarlı büyümenin gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Ülkemize ne kadar negatif bir süreç yaşıyor olsak da karamsar değiliz, ülkemizin her türlü sıkıntının üstesinden geleceğinin farkındayız. Geçen yılki toz grubunda yapıldığı gibi bu yıl da boya kapasitemizi, yapılacak yatırımlar ile 2 katına çıkarmayı planlıyoruz. Farklı ürünler ile altyapı ve numune çalışmaları tamamlandı. Terraco 2017’de de yılın trend yaratan firması olmaya devam edecek. Terraco Türkiye, uluslararası firma olmanın gereklerinden faydalanılarak, her sene yeni ürünleriyle gerek mimarlara, gerek müteahhitlere, gerekse son kullanıcılara farklı çözümler sunmayı hedefliyor. Pazarı takip eden değil, pazarın takip ettiği firma olma yolunda ürün geliştirme konusuna önümüzdeki dönemde daha fazla ağırlık vereceğiz...”

Taşyünü talebi artıyor
“2016’da ısı yalıtım sektöründe taşyünü talebinin artışı en önemli gelişmelerdendi. Özellikle büyük projelerin mimar ve müteaahitlerin -karar vericilerin- yeni ürünlere olan ilgisi, sektörün gelişimine büyük katkı sağladı. 2015 yılındaki toplam pazarın 2016 ile aynı olduğunu düşünüyoruz...”

Yalıtım, öncelikli sektör olarak değerlendirilmeli
“Isı yalıtımı sektörü bizce, yarattığı istihdam ve iş hacminin yanında ülke ekonomisinde ve ülkenin büyümesinde belki de ilk öncelikli sektör olarak değerlendirilmeli. Konforlu ve sağlıklı bir yaşam alanı yaratılmasını, enerji kaynaklarının korunmasını, hava kirliliğinin azaltılmasını, binaların korunmasını, ısıtma ve soğutma giderlerinin düşürülmesini sağlamak, optimal bir ısı yalıtımının en önemli avantajlarından. Zaman zaman dalgalanmalar olsa dahi gerek inşaat sektörünün gerekse ısı yalıtım sektörünün büyüyerek gelişeceğine inanıyor, en az bu yılki seviyeleri koruyacağını düşünüyoruz”.

Burç Ekser
Serge Ferrari Ülke Müdürü

“Durgunluk Yeni Yılda Toparlanacak”


“Serge Ferrari Türkiye ofisi olarak 2016 yılı hedeflerimizin büyük bir bölümünü gerçekleştirdik. Bu hedefler sadece satış bazlı hedefler değil, aynı zamanda yeniden yapılanma, hedef pazarlara yeni ürünler geliştirme ve pazarlama faaliyetlerimizi kapsıyordu. Bu sebeple 2016 yılı bizler açısından oldukça verimli geçti. Fransa merkez ofisimizle yakın temasta olup, ülkemizdeki gelişmelerin getirdikleriyle birlikte ‘ortak akılla’ hareket ediyoruz. Global üretici bir firma olmanın avantajlarını, yerel çözümlere indirgeyerek, içinde bulunduğumuz sektöre ve çözüm ortaklarımıza pazarda rekabet edebilme avantajı yarattığımızı düşünüyoruz. 2016 yılı içerisinde bulunduğumuz sektöre yeni ürün lansmanları gerçekleştirdik. Cephe yalıtımı, akustik yalıtım ve solar protection pazarlarımıza yönelik yeni ürünleri, ürün gamımız içerisine kattık. Çatı ışıklığı ve güneşten korunma konularında stadyum projelerinde ve alışveriş merkezi projelerinde kullanılabilecek yeni ürünler geliştirdik. Akustik yalıtım konusunda geliştirdiğimiz Batyline Aw Lux adlı ürünümüzle 2016 yılı içerisinde Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri kapsamında ‘Yılın Ses Yalıtımı Ürünü’ kategorisinde ödüle layık görüldük. Mimar, mühendis ve tasarımcılar tarafından oldukça rağbet gören Architect@Work Fuarı’na katıldık. Ulusal ve uluslararası pazarda katılımcı olduğumuz birçok seminer ve workshoplar oldu...”

Yeniden yapılanma sürecimiz devam edecek
“2016 yılı ile birlikte başlattığımız yeniden yapılanma sürecimiz 2017 yılı içerisinde de devam edecek. Ekibimizi geliştirmeye ve sayımızı artırmaya yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Kurum içi gelişime önem veriyoruz. Ekibimizdeki her arkadaşımızın kendi konusunda uzman olabilmesi, çevremizde gelişen her yeni gündeme rahatlıkla adapte olabilmesi için eğitimler düzenleyip, konusunda uzman kişilerle çalışmalar yapıyoruz. Özellikle pazarlama kanalımıza önem veriyoruz. Dijital pazarlama, 2017 gündemimizin olmazsa olmazlarından. Müşterilerimizi, çözüm ortaklarımızı ve bizler için çok değerli olan mimari grupları anlık olarak projelerimizden ve gelişmelerden haberdar edebilmek adına dijital pazarlamaya ağırlık vermeyi planlıyoruz. Üniversitelerin mühendislik ve mimarlık bölümleri ve çok değerli öğrenci gruplarıyla ortak projeler ve workshoplar düzenlemeyi planlıyoruz. Öğrencilerin tasarladıkları yapıları belediyelere sunarak uygulanabilir projeler haline getirmeyi arzu ediyoruz...”

İnşaat sektörü her krizi fırsata dönüştürüyor
“İnşaat sektörü ülkemizin lokomotif sektörlerinden biri. Birçok dinamiği içinde barındırıyor. Her dönemin kendine has işleyişi ve kuralları oluşabiliyor. Nüfusumuzun genç ve dinamik bir yapıda olması, bizlerin de oluşan yeni süreçlere adaptasyonunu kolaylaştırıyor. Her krizi fırsata dönüştürebilen bir yapıda ve anlayışta olan bir sektör içerisinde olmaktan mutluluk duyuyoruz. İnşaat sektörünün sürekli yenilenmesi, inovatif süreçlere yönelmesi, biz malzeme üreticilerine kendimizi geliştirmemiz ve pazara yönelik yeni ürünler tasarlamamız adına katkı sağlıyor. 2016 yılının inşaat sektörü açısından başarılı bir yıl olduğunu düşünüyorum. Son aylarda döviz kurlarında yaşanan artışların yarattığı bir durgunluk olmasına rağmen firmaların sunacağı alternatifli çözüm önerileri ile bu durgunluk döneminin yakın bir gelecekte aşağı yönlü bir hareketle toparlanma dönemine gireceğini düşünüyorum...”

Talep, eski canlılığına kavuşacak
“2016 yılının son çeyreğinde başlayan inşaat sektöründeki durgunluğun, 2017’nin ilk çeyreği sonrasında olumlu bir seyir izlemeye tekrar başlayacağını düşünüyorum. Piyasaların kur riski anlamında yatay ve hatta azalan bir seyir izlemeye başlaması ile birlikte sektöre yönelik talepler eski canlılığına kavuşacaktır düşüncesindeyim. Bu da konutlara olan talepte artışa, beraberinde ticari yapılara ve alışveriş merkezlerine olumlu etki yapacak”.

Bülent Çolak
LOGO Yalıtım Genel Md. ve SUDER Yönetim Kurulu Bşk.

“Su Yalıtım Yönetmeliği Yayınlanmalı”


“2016 yılı Logo Yalıtım için 2015 yılından daha iyi başladı demek yanlış olmaz... Çünkü 2015 yılı başlarında Rusya rublesinin değer kaybı ihracatımızı kötü etkilemişti. Gerekli önlemleri almamız ve yeni pazarlara girmemiz sayesinde 2016 yılı Temmuz’a kadar gerçekten iyi gidiyordu. O günlerden bugüne kadar süregelen belirsizlik ve döviz artışı nedeniyle de iç piyasadaki işlerimizde kendimizi güvenli tarafta tutmayı tercih ettik...”

Su yalıtımı danışmanlık hizmeti veriyoruz
“Yurtiçindeki projelere su yalıtım danışmanlık hizmeti vermeye başladık. Türkiye’de ilk defa Galataport olarak bilinen Salıpazarı Karaköy liman işletmeciliği projesinde su yalıtımı danışmanlık hizmeti bizim tarafımızdan veriliyor. Mimari ve mühendislik proje müellifleri ve ilgili diğer danışmanlarla (LEED, akustik danışmanları vb.) koordineli çalışarak su yalıtımıyla ilgili (Çatılar, kubbeler, peyzaj alanları, peyzaj detayları, bodrum kat duvarları ve temel yalıtımı ve bunların dışında su yalıtımı gerektiren bütün alanlar için) tasarım ve detaylandırma konusunda danışmanlık hizmeti veriyoruz. İhale aşamasında ise mimari ve mühendislik uygulama projelerinin hazırlanmasının akabinde, ihale dokümanlarının hazırlanmasında su yalıtımıyla ilgili kısımların oluşturulması, su yalıtım malzemelerine dair şartnamelerin oluşturulması, uygulama yöntemlerinin belirlenmesi, ihale şartnamelerindeki şartlara uygun firmalar konusunda işverene tavsiyede bulunulması, ilgili firmalardan gerekli onay belgelerinin istenmesi, referans, tecrübe, yeterlilik vb. kontrolü gibi konularda işverene bilgi verilmesi bizim sorumluluğumuz kapsamında bulunuyor”.

En kısa zamanda su yalıtım yönetmeliği yayınlanmalı
“Ayrıca SUDER Su Yalıtımcıları Derneği’nde Yönetim Kurulu Başkanlığı görevim devam ediyor. Tüm gücümüzü ve mesaimizi Su Yalıtım Yönetmeliği’ne harcıyoruz. SUDER olarak İZODER ve BİTÜDER ile birlikte geçtiğimiz günlerde Su Yalıtım Yönetmeliği taslağını hazırladık ve Bakanlığa yolladık...”
“2016 ilk yarısında yalıtım sektörü her şeye rağmen yüzde 8-10 büyüdü, ikinci yarıda ise büyüme sağlanamadı. Sonuç olarak baktığımızda 2015’e göre yüzde 3-4 büyüme sağlanmış diyebiliriz. İnşaat sektörü ise kentsel dönüşümle ilintili olarak 2015 ile aynı seviyelerde kaldı ve yapı stoklarında artış oldu. Yalıtım sektörü olarak hepimizin beklentisi, inşaat sektörünün büyümesiyle birlikte yalıtım sektörünün büyümesi ve en kısa zamanda da Su Yalıtım Yönetmeliği’nin yayınlanması”.

Bülent Güney
GN Yapı Yönetim Kurulu Başkanı

“Yalıtımsızlığın Bedeli Milyarlarca Doları Buluyor”


“2016 yılı malum ülkemiz için zor bir yıl oldu. GN Yapı olarak 2016 yılında mevcut durumu korumaya yönelik bir politika izledik. Özellikle inşaat tarafına ağırlık vererek enerji verimli ve yalıtımlı binalar üretmeye odaklandık. Gelecek dönemlerde konut üretiminin enerji verimli binalar üzerine kurulu olacağına inanıyoruz ve GN İnşaat olarak bu tür özel binaların yapımında önderliğini üstlenmek istiyoruz. Bu anlamda Maltepe’de yapmış olduğumuz Yeshill Residance projesi Avrupa Kalkınma Bankası’nın enerji verimli bina sınıfında fonlanmış ilk proje olma özelliği taşıyor. Bundan sonraki süreçte özellikle 2017 yılında inşaat tarafında enerji verimli binalar üretme konusunda çabalarımız devam edecek. Biz burada iki misyonu birden üstleniyoruz; hem inşaat alanında bu konuda bir marka olmak hem de yalıtım sektörünü belli bir yere taşımaya çalışmak...”   

Konut Yöneticileri Mantolama Konferansı...
“2017 için en büyük planımız, şu anda hazırlıklarını büyük bir titizlikle sürdürdüğümüz ve çok önemsediğimiz 6. Konut Yöneticileri Mantolama Konferansı. Bu yıl, geçen yıllarda yakaladığımız başarıyı, yapılan yeniliklerle bir üst noktaya taşımayı hedefliyoruz. Amacımız, ısı yalıtımı ile ilgili toplumda bir bilinç oluşturmak ve doğayı korumak. Basın sponsorlarımızın desteğiyle konuyu daha geniş kitlelere ulaştıracağımıza inanıyoruz. Sadece konferansa gelenlerin değil, ülkemizdeki herkesin konuyla ilgili bilgilenmesi, sosyal sorumluluk anlamında büyük adımlar atmış GNYAPI için çok önemli. Bu sebeple yalıtım sektörünün paydaşlarını konut yöneticileriyle biraraya getirerek nihai tüketicinin daha bilinçli karar almasını sağlamayı hedefleyen konferanslar serimizin bu yıl 6.’sını düzenliyoruz. Konferansımızda ‘Mantolama enerji tasarrufu sağlar mı?’, ‘Yüksek enerji tasarrufu elde etmek için nasıl mantolama yapmalıyız?’ gibi toplumu meşgul eden tüm soruların cevapları ile Enerji Verimliliği Yasası devlet yetkilileri, alanında uzman akademisyenler ve sektör liderleri tarafından tartışılacak. Yalıtım sektöründe her zamanki gibi üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. İnşaat kısmına bakacak olursak, yalıtım alanındaki deneyimimizi enerji verimliliği düşük ekipman ve malzemelerle donatılmış binalar yerine, enerji kayıplarını en aza indiren yüksek enerji verimliliğine sahip binalar üreterek GN İnşaat’ı 2017’de daha fazla konuşulur hale getirmek için bir yandan yüksek enerji verimli kentsel dönüşüm çalışmalarımız diğer yandan 2017 hedeflerimizin programlamalarını yürütüyoruz. Bu amaçla Yalıtım tarafında Konut Yöneticileri Mantolama Konferansı’nda yakaladığımız başarıyı inşaat tarafında da Konut Yöneticileri Kentsel Dönüşüm Konferansı düzenleyerek yakalamak istiyoruz...”

Enerji kaybını yüzde 50 azaltmak mümkün
 “2016, yalıtım sektörü açısından özellikle renovasyon tarafında insanların biraz daha beklediği, karar almakta zorlandığı ve uygulamayı bir sonraki yıla ertelediği bir yıl oldu. İhtiyaç duyulan enerjinin yaklaşık yüzde 72’sini ithal eden ülkemizde 16 milyondan fazla yalıtımsız konut bulunmakta ve bu mevcut binaların yüzde 80’inin yalıtımsız olduğu anlamına gelmektedir. Yalıtımı bulunmayan binalar sebebiyle enerji boşa harcanmakta ve her yıl bu harcamanın ülke ekonomisine bedeli milyarlarca doları bulmaktadır. Binalarda enerji kaybını ısı yalıtım uygulamaları ile yüzde 50 azaltmak mümkün. Bu amaçla bakanlıklar nezdinde ciddi çalışmalar yapılıyor. Ülke ekonomisine getireceği faydalar sebebiyle sektör temsilcileri olarak bizler de sorumluluk taşımalıyız...”

Cazım Özal
Özpor Yönetim Kurulu Başkanı

“Yatırımlarımızın Meyvelerini Topluyoruz”


“Mevcut taşyünü tesisimizde 2014 ve 2015 yıllarında yürüttüğümüz kalite iyileştirme ve Türkiye’de ilk defa uyguladığımız Palet/Strechood ambalaj sistemi ile ilgili yatırımlarımızın meyvelerini 2016 yılında fazlasıyla, yüzde 85 büyüyerek topladık. Ülkemiz 2016 yılında inanılması zor günler ve şansızlıklar yaşadı. Rusya krizi, 15 Temmuz’da yaşanan ve hepimizin lanetlediği darbe girişimi, Avrupa ile süren sorunlar gibi olumsuzluklara rağmen Özpor 2016 yılında cirosunu ve kârlılığını yüzde 85 artırdı...”

Üç aylık üretim kapasitemiz doldu
“2016 yılında, Türkiye’de sadece Özpor’un ürettiği orijinal paketlenmiş full otomasyon makinelerle imal edilen ve Palet/Strechood ambalajlı ürünleri pazara sunduk. Normal paketlenmiş taşyünlerinde bir tır taşyünü yaklaşık 120 dakikada boşaltılıp, yaklaşık 120 dakikada yüklenirken, yeni yatırımımız sonucu getirmiş olduğumuz palet strechood ambalajı sayesinde bayilerimiz ve müşterilerimiz kamyon veya tırı 15 dakikada boşaltıp, 15 dakikada yükleyebiliyorlar. Böylece orijinal makinelerle yapılmış ve robot tarafından muntazam dizilmiş Palet/Strechood ambalaj sayesinde Özpor taşyünlerinde zaman, işçilik tasarrufu ve stok maliyet avantajı sağlanıyor. Kamyon veya tırdan indirme ve yüklemelerden kaynaklanan büyük zayiatlar ve mağazalardaki, depolardaki, şantiyelerdeki stok zayiatları neredeyse sıfıra iniyor. Otuz yılı aşkın firma güvenirliliğimiz, ürün kalitemiz ve Palet/Strechood ambalajımızın sağladığı avantajlar nedeniyle taşyününe yaklaşık 90 gün sıra veriyoruz. 2017 yılı ilk 3 ayı üretim kapasitemiz, bayilerimizden gelen yoğun talepten dolayı şimdiden doldu...”
“Piyasada bazı firmaların yeni taşyünü yatırımları başlattığını, bazı firmaların başlatmak üzere olduğunu, bazılarının da yakında başlatacağı bilgilerini ediniyoruz. Bekleyip zaman içerisinde kimin yatırım yapıp, kimin yatırım yapamayacağını hep birlikte göreceğiz. Bu ülke için bir çivi çakan, 1 lira yatırım yapan herkesin kıskanılmadan takdir edilmesi gerekiyor...”

Yatırım, doğru karar vermeyi gerektirir
“2017 yılında inşaat sektörünün çok canlı olmasa da mevcut durumunu devam ettireceğini düşünüyorum. Tekelcilik ne kadar zararlı ise, iyi fizibilite yapılmadan yapılan yanlış yatırımlardan kaynaklanan üretimler nedeniyle aşırı rekabet de en az o kadar zararlıdır.
2017 yılında yatırım yapacak firmaların, özellikle yalıtım sektöründe yatırım yapacak firmaların artık söz konusu yatırımı, ‘komşum yaptı, o zaman iyidir’ gibi kulaktan dolma sözlere güvenerek değil de bilimsel, sağlıklı, doğru ve iyi bir fizibilite yaparak veya profesyonel kuruluşlara yaptırarak ne erken ne geç kalmadan doğru karar vermelerini, 30 yılda 17 fabrika kurmuş, 16’sını satmış ender tecrübeye sahip birisi olarak öneriyorum”.

Önümüzdeki Sayıda...
Yılsonu değerlendirme dosyamız kapsamında önümüzdeki sayı Celal Kocaoğlu (Tepe Betopan, Satış ve Pazarlama Direktörü), Cem Ercan (Emülzer, Proje ve Teknik St. Md.), Daniş Navaro (Braas Çatı Sistemleri Yön. ve İcra Kur. Bşk.), Emre Gürcan (Knauf Insulation Genel Müdürü), Erdil Dinçer (Knauf Mantolama ve Çimento Bazlı Sistemler St. Md.), Eylül Özdemir (İzobil, Pazarlama Uzmanı), Fırat İçmeli (Onduline Avrasya Paz. Md.), Gökben Güven Özçiçek (PonceBloc, İş Geliştirme, Satış-Pazarlama Dir. ve Yön. Kur. Ü.), Gökhan Korkmaz (Alfor Plastik Yön. Krl. Bşk.), Gülay Tütün (Panelsan, Yönetim Danışmanı), Harun Hasyüncü (Ravaber Genel Müdürü), Mehmet Yaman (İnterfiksı, St. ve Paz. Genel Md. Yrd.), Nazım Yavuz (ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkanı), Nil Tiritoğlu (Nil Tiritoğlu, Genel Müdür), Savaş Güzelküçük (Akçalı Şirketler Topluluğu Genel Koordinatör), Selahattin Özüpek (Köster Satış ve Paz. Md.), Selçuk Aktepe (Nime Çatı, Gn. Md. ve Yön. Kur. Ü.), Ümit Güneş (EPS Sanayi Derneği Yön. Kur. Bşk.), Volkan Dikmen (DKM İnşaat Gn. Md.) ile diğer bazı dernek ve firma temsilcilerinin görüşlerine yer vereceğiz.

 


İlginizi çekebilir...

İMSAD Türkiye Şubat 2019 Sektör Raporu

İnşaat malzemelerinde 2018'de üretim 23 alt sektörün 8'inde arttı, 15'inde azaldı......
15 Mart 2019 Cuma

Türkiye İMSAD Yapı Sektörü Raporu: İnşaat Camları (Düz Cam ve Yalıtım Camları)

Cam sektöründe üretilen ürünler, başta inşaat sektörü ve yapılarda olmak üzere ulaştırma araçlarında, mobilyalarda ve sanayide kullanılmaktadır....
13 Şubat 2019 Çarşamba

2018 Nasıl Geçti? 2019'da Ne Olacak? - 2. Bölüm

İlk bölümünü geçtiğimiz sayımızda yayınladığımız, Yalıtım Sektöründe faaliyet gösteren firma ve dernek temsilcilerinin 2018'i değerlendirip, 2019 ...
30 Ocak 2019 Çarşamba

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.