33 YALITIM • EYLÜL - EKİM / 2026 DOSYA / DERGİMİZ 30 YAŞINDA paylaşımını sağlamak amacıyla hareket etti. 2024 hariç ilk sayısından beri iki ayda bir yayımlandı. 2004’ten bu yana her yıl “Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri” düzenleniyor. Sekör profesyonellerini bir araya getirmektedir. Yazılı basının maddi ve manevi her türlü zorluğuna rağmen, İZODER’in (Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği) çalışmalarıyla paralel ilerleyerek sektöre yön verdi. EMÜLZER’IN GELIŞIMI Kuruluşu 1935 yılından itibaren, Türkiye’de bitümlü su yalıtım ürünleri denince akla gelen ilk markalardan biri, Emülzer olmuştur. Ürün Çeşitliliği: Başlangıçta klasik bitümlü sürme likit membranlarla öne çıkarken, zamanla polimer sürme likit membranlar, likit uygulamalar ve çevre dostu çözümler geliştirdi. Ar-Ge ve yönetmelikleri takip ederek, Avrupa standartlarına uyumlu ürünler geliştirerek ihracat kapasitesini artırdı. Emülzer, yalıtım dergisi gibi yayınlarla birlikte, uygulayıcı eğitimine ve doğru ürün kullanımına önem vererek, sektörel etkisini arttırdı. YALITIM DERGISI, “SEKTÖRÜN HAFIZASI”DIR 30 yılda yayımlanan içerikler, Türkiye’de yalıtım sektörünün gelişim sürecini belgeledi. Uygulamacıların eğitimi, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik konularını gündeme taşıyarak, eğitim bilincini arttırdı. Üretici firmalar, sivil toplum kuruluşları, dernekler ve uzmanlar için ortak bir bilgi paylaşım alanı oldu. Uygulama bayilerinin eğitimi, sürdürülebilirlik ve performans odaklı yalıtım çözümlerinin artmasına destek oldu. Sonuç olarak Yalıtım Dergisi, Türkiye’de yalıtım sektörünün gelişiminde kritik bir rol oynadı. Emülzer gibi markalar bu süreçte ürünlerini geliştirerek hem iç pazarda hem de dış pazarda güçlü bir konuma ulaştı. Dergi, sektörün bilgi kaynağı ve hafızası olarak önümüzdeki yıllarda da yalıtım bilincini artırmaya devam edecek. n 30 YILDA YALITIM: BIR ÜRÜNDEN YAPI KÜLTÜRÜNE EMRULLAH ERUSLU ERYAP Grup CEO’su Yalıtım Dergisi’nin 30. yılını kutlarken, aslında yalnızca bir yayıncılık başarısına değil, Türkiye yalıtım sektörünün son 30 yılda geçirdiği büyük dönüşüme de tanıklık ediyoruz. Yalıtımın Türkiye’deki hikayesi elbette 30 yıl önce başlamadı. Anadolu’da insanlar binlerce yıldır yapılarını sudan, nemden, sıcaktan ve soğuktan korumaya çalışıyor. Geleneksel yapılarda kullanılan kalın taş ve kerpiç duvarlardan suya dayanıklı harçlara, toprak damlardan iklime göre şekillenen yapı tekniklerine kadar pek çok çözüm, aslında bugünkü anlamıyla yapı fiziğinin erken örneklerini oluşturuyordu. Değişen şey; yalıtım ihtiyacının kendisinden çok, bu ihtiyacın zaman içinde bilimsel, endüstriyel ve ölçülebilir bir yapı disiplinine dönüşmesi oldu. Türkiye’de yalıtımın sanayileşmesine baktığımızda önce su yalıtımı ürünlerinin, ardından modern ısı yalıtım malzemelerinin geliştiğini görüyoruz. 1970’lerle birlikte ısı yalıtımı standartları ve enerji tasarrufu kavramları daha fazla konuşulmaya başlandı. 1990’lı yıllar ise sektörün kurumsallaşması, ürün çeşitliliğinin artması ve yalıtım bilincinin gelişmesi açısından önemli bir dönem oldu. Yalıtım Dergisi de tam bu dönüşümün önemli bir aşamasında yayın hayatına başladı. Bu nedenle derginin geride bıraktığı 30 yıl ile Türkiye yalıtım sektörünün son 30 yılı birbirinden bağımsız düşünülemez. 1990’ların ikinci yarısında yalıtım, çoğu projede hala ek maliyet olarak görülüyordu. Isı yalıtımı sınırlı, su yalıtımı büyük ölçüde saha tecrübesine bağlı, ses yalıtımı ise henüz öncelikli bir performans kriteri değildi. 2000 yılı ise sektör için önemli bir kırılma noktası oldu. TS 825 ve Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliği ile birlikte ısı yalıtımı, yeni yapılarda bir tercih olmaktan çıkarak teknik
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=