28 YALITIM • MAYIS - HAZİRAN / 2026 EPSDER'DEN nızca fiyat odaklı değil; yaşam döngüsü maliyeti, enerji performansı ve sürdürülebilirlik kriterlerinin de ihale süreçlerine dahil edilmesi büyük önem taşıyor. Sektörün gelişebilmesi için kaliteli üretim yapan firmaların korunması ve kayıt dışı üretimin etkin şekilde denetlenmesi artık zorunluluk haline gelmiştir. AVRUPA YEŞIL MUTABAKATI YENI DÖNEMIN HABERCISI Avrupa artık sadece ürün istemiyor; düşük karbonlu üretim istiyor. Önümüzdeki dönemde karbon ayak izi, geri dönüştürülebilirlik, sürdürülebilir üretim ve enerji performansı rekabetin temel unsurları olacak. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi uygulamalar, önümüzdeki yıllarda üretim süreçlerini dönüştürmeyen firmalar için ciddi maliyet baskıları oluşturabilir. Bu nedenle Türk yalıtım sektörünün küresel rekabette güçlenebilmesi için yalnızca üretim kapasitesini değil, markalaşma gücünü ve teknoloji ihracatını da artırması gerekiyor. Bu kapsamda; düşük karbonlu üretim lışların düzeltilmesi, EPS ürünlerinin teknik avantajlarının doğru anlatılması ve sürdürülebilir üretim kültürünün yaygınlaştırılması adına eğitim çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Doğru üretim ve yanlış bilgilerin düzeltilmesi için eğitim seminerleri, toplantılar ve çalıştay projeleri üzerinde duruyoruz. Yalıtım sektörünün stratejik önemini her platformda ön planda sergilemek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. SONUÇ: SEKTÖRÜN YENI BIR HIKÂYEYE IHTIYACI VAR Yalıtım sektörü Türkiye için büyük fırsatlar barındırıyor. Ancak mevcut yapı değişmezse büyüyen ama kazanmayan bir sektör yapısı devam edecek. Artık sektörün sadece tonaj değil; kaliteyi, verimliliği, sürdürülebilirliği ve katma değeri konuşması gerekiyor. Çünkü gerçek büyüme, sadece daha fazla üretmek değil; daha fazla değer üretebilmektir. Düşük fiyatla yüksek tonaj üretmek, sürdürülebilir sanayi modeli oluşturmuyor. Asıl değer; yüksek performanslı, sertifikalı, uzun ömürlü ve çevre dostu ürünlerle oluşturulan katma değerde yatıyor. Önümüzdeki dönemde sektörde ayakta kalacak firmalar; yalnızca üretim kapasitesi yüksek olanlar değil, teknolojiye yatırım yapan, sürdürülebilirliği merkeze alan, markalaşabilen ve kalite standardını koruyabilen firmalar olacaktır. Türkiye’nin yalıtım sektöründe gerçek dönüşümü yakalayabilmesi için artık “ucuz ürün” anlayışından “yüksek performanslı ve sürdürülebilir üretim” anlayışına geçmesi gerekiyor. Çünkü geleceğin rekabeti, en ucuz üretimi yapanlar arasında değil; en fazla değer üretenler arasında yaşanacaktır. n teknolojileri, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yatırımları ön plana çıkıyor. Yeni dönemde yalnızca üretim yapmak yeterli olmayacak; yapay zeka teknolojilerini kullanabilen, üretimi ölçebilen, karbon verisini takip edebilen ve dijital kalite kontrol süreçlerini yönetebilen firmalar öne çıkacaktır. EPS ÖRNEĞI: BÜYÜK POTANSIYEL, DÜŞÜK KARLILIK EPS sektörü; mantolama, paketleme, soğuk zincir, balık kutuları ve yerden ısıtma sistemleri gibi çok geniş kullanım alanlarına sahip. Ancak yoğun fiyat baskısı ve düşük kâr marjı nedeniyle üreticiler yeterli finansal güce ulaşamıyor. EPSDER olarak bizler üreticilerimizin finansmana erişimi konusunda oluşturabileceğimiz olası projeleri Yönetim Kurulumuz ile birlikte sürekli değerlendirmeye çalışıyoruz. Kamu ve özel alanda teknik şartnamelere dahil olma süreçleri ve standardizasyon çalışmaları ile sektörümüzün iş hacmine doğrudan katkı sağlayabileceğini düşündüğümüz her fikri önemle takip ederek uygulamaya gayret ediyoruz. Aynı zamanda doğru bilinen yan-
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=