Yalıtım Dergisi 227. Sayı (Eylül-Ekim 2026)

İKİ AYDA BİR YAYINLANIR • EYLÜL-EKİM 2026 YIL: 31 • SAYI: 227 • 160 TL. • ISSN 1302-8057 www.yalitim.net yaşında Yalıtım Dergisi 30 Yıllık Birikim

Bitümlü Su Yalıtım Membranları RAVAGO BİNA ÇÖZÜMLERİ Barbaros Mah. Begonya Sokak Alive TowerNo:7 Kapı No: 50 Ataşehir / İSTANBUL +90 216 571 35 55 (Pbx) www.ravagobuildingsolutions.com/tr Radyo reklamımızı dinlemek için lütfen QR kodu okutunuz.

2 YALITIM • EYLÜL - EKİM / 2026 EYLÜL - EKİM 2026 • SAYI: 227 • www.yalitim.net IÇINDEKILER 04 39 Haber Ürün Su Yalıtımında Yeni Dönem: Artık Sorunu Değil, Çözümü Konuşmalıyız Alper Doğruer BİTÜDER Yönetim Kurulu Başkanı 27 BİTÜDER'den Yalıtımda Yeni Dönem: Performans, Güvenlik ve Sorumluluk Oya Düşmez EPSDER Yönetim Kurulu Başkanıı 28 EPSDER'den 30 Yıllık Birikim: Yalıtım Dergisi 30 Yaşında... 30Dosya Bostik Seal & Block Ürün Serisi; Yapıların Suya Karşı Korunmasına Yönelik Tüm İhtiyaçlara Cevap Veriyor

3 YALITIM • EYLÜL - EKİM / 2026 SUNUŞ Sektörel yayıncılığa 1992 yılında başladım. 1996 yılında Yalıtım dergimizin ilk sayısını yayınladık. 2009 yılsonuna kadar ortağı olduğum firmada 9, 2009 yılında kurduğum İş Dünyası Yayıncılık’ta 6 derginin yayıncısı oldum. Yıllardır düzeyli rekabetin içinde olduğum Teknik Yayıncılık A.Ş.’nin hisselerini 2016 yılı Eylül ayında devraldım. İş ve meslek hayatım boyunca, Sektörel Yayıncılar Derneği SEYAD Kurucu Başkanı olma onurunu, toplamda 17 farklı sektör dergisinde, 4 ayrı sektör kataloğunda, Teknik kitaplarda, REHVA European HVAC Journal’da, 10’a yakın kurumsal dergide, Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri ve Çatı Cephe Malzemeleri Ödülleri’nde imzamın olmasının gururunu yaşadım. Dergimizin 30. Yaşında; gurur, mutluluk ve büyük bir iç huzuruyla firmam Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş.’deki tüm hisselerimi 24 yıllık çalışma arkadaşım Emine Erol Aktaş ve 10 yıldır birlikte çalıştığım Tayfun Aydın’a 2 Eylül 2026 tarihinde şirket merkezimizde gerçekleştirdiğimiz Genel Kurul kararına attığımız imzalarla devrettim. ELBETTE APAR TOPAR BIRAKIP GITMIYORUM B2B Medya / Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş.’nin yeni hissedarlarının önerisi ile yılsonuna kadar sektörümüzün içinde ve siz değerli okurlarımızla birlikte olacağım. Okuduğunuz Eylül sayısını yayına hazırladığım gibi Kasım sayısını da yine birlikte yayına hazırlayacağız. Bu sayımızda dergimizin 30. Yaşı nedeniyle değerlendirmelerini rica ettiğimiz değerli yöneticilerin görüşlerine yer verdik. 30 yıl boyunca dergimize emek vermiş tüm çalışma arkadaşlarım adına, bu satırlarda yalıtım sektörünün 30 yıllık sektörel hafızasında Yalıtım dergimizin önemine vurgu yapan firmalarımıza ve dergimizin ilkeli yayın politikasını takdir eden değerli yöneticilerine teşekkürü borç biliyorum. Dergimizin BİTÜDER’den sayfalarında yer alan yazıları ve Linkedin’de paylaştığı değerlendirmelerini yakından takip ettiğim BİTÜDER Başkanı Alper Doğruer ve Yönetim Kurulu üyelerinin sektörümüzün bileşenlerini de paydaş ederek, T.C. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı nezdinde başlattığı girişimlerin su yalıtımının öneminin, yapı güvenliğinin vurgulanması, standardizasyon, doğru uygulama ve yerinde denetim yöntemlerinin geliştirilmesi yönündeki çalışmalarının başarılı olmasını temenni ederim. Gelecek sayımızda bu başlığı tüm boyutları ile derli toplu gündeme taşıyamaya gayret edeceğimiz dosya konumuz için firmalarımızın katkılarını bekleyeceğiz. Gelecek sayımızda görüşmek üzere… En derin saygılarımla. B2B MEDYA / TEKNIK SEKTÖR YAYINCILIĞI A.Ş.’DE YENI DÖNEM Kuruluş Tarihi 1996 Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. Adına İsmail Ceyhan ismailceyhan@b2bmedya.com Danışma Kurulu Prof. Dr. Gül Koçlar Oral Prof. Dr. Nil Türkeri Dr. Erdener Ildız Cem Canseven Bülent Çolak F. Fethi Hinginar Orhan Turan Levent Ünüvar Yazı İşleri ve Reklam Barış Ceyhan barisceyhan@b2bmedya.com 0535 496 62 32 Abone abone@b2bmedya.com Grafik grafik@b2bmedya.com Baskı ve Cilt Şan Matbaa Tel: 0212 289 24 24 Yayınlayan Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. Fikirtepe Mah. Rüzgar Sok. Şua Elite Consept Sitesi 44A A1 Blok K: 1 D: 48 34720 Kadıköyİstanbul/Türkiye Tel: 0216 651 78 78 www.b2bmedya.com www.yalitim.net info@b2bmedya.com Fiyatı: 160 TL © 2026 Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. ISSN: 13052071 Yılda 6 sayı yayımlanır. Tüm Türkiye’de dağıtılmaktadır. Basın Kanunu’na göre yerel süreli yayındır. İSMAİL CEYHAN Sorumlu Yazı İşleri Müdürü YAPI VE YALITIM TEKNOLOJİLERİ DERGİSİ

4 YALITIM • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER BETEK BOYA, İSO 500 LISTESI'NDE SEKTÖR LIDERLIĞINI KORUYARAK 121. SIRADA YER ALDI Boya ve ısı yalıtımı pazarının güçlü oyuncusu Nippon Paint Betek, İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025” listesinde 20 milyar TL’yi aşan net üretimden satışı ile 121. sırada yer alarak sektörde yıllardır süregelen liderliğini bir kez daha tescilledi. İstanbul Sanayi Odası tarafından gerçekleştirilen, ülkemizdeki en büyük 500 sanayi kuruluşunun yer aldığı “İSO 500” araştırması sonuçları açıklandı. Nippon Paint Betek, 20.825.448.679 TL net üretimden satış gerçekleştirerek 121. sırada yer aldığı listede, sektörünün zirvesindeki konumunu korudu. Bu yıl da listenin üst sıralarında yer alarak sektöründeki açık ara liderliğini sürdüren şirket, güçlü ve istikrarlı performansını bir kez daha kanıtladı. Nippon Paint, Filli Boya, Dalmaçyalı, Favori, Tempo markalarıyla pazara öncülük eden şirket, endüstriyel yatırımlarına ve büyüme hamlelerine kesintisiz devam ediyor. Geçtiğimiz yıl 15 milyon dolarlık yatırımla Gebze’deki 2. Su Bazlı Üretim Tesisi’ni başarıyla devreye alan Nippon Paint Betek, üretim gücünü artırmayı sürdürüyor. Şirket, önümüzdeki dönemde İstanbul, Gebze, Kayseri ve Balıkesir’deki kendi üretim altyapısının yanı sıra Anadolu genelinde yerel sanayicilerle gerçekleştireceği stratejik iş birlikleriyle büyüme ivmesini tüm ülkeye yaymayı hedefliyor. n ASELSAN’DA GÜVENILIR YALITIM ÇÖZÜMÜ: BTM Türkiye'nin savunma sanayisindeki stratejik üretim üslerinden olan ASELSAN'ın Gölbaşı, Temelli, Oğulbey ve Akyurt yerleşkelerinde hayata geçirilen yapı projelerinde, BTM'nin yüksek performanslı yalıtım çözümleri tercih edildi. Toplam 250.000 m² taban alanına sahip tesislerde kullanılan BTM ürünleri, yapıların uzun ömürlü, güvenli ve enerji verimli şekilde hizmet vermesine katkı sağlıyor. Projelerde temel altı ve bohçalama uygulamalarında 250.000 m² BTM Bituproof Y SBS Modifiyeli Bitümlü Su Yalıtım Membranı, çatı sistemlerinde ise 100.000 m² BTM Elastoself MD Kendinden Yapışkanlı Su Yalıtım Membranı kullanıldı. Isı yalıtımı uygulamalarında tercih edilen 3.000 m³ BTM Polpan XPS Isı Yalıtım Levhası ile yapıların enerji verimliliği artırılırken, kullanım ömrünün uzatılmasına ve bakım maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlandı. 50 yılı aşkın bilgi birikimi ve tecrübesiyle geliştirilen BTM yalıtım çözümleri, yüksek mühendislik ve güvenlik standartlarına sahip projelerde güvenilir performans sunmaya devam ediyor. Kritik öneme sahip bu tesislerde kullanılan sistemler, su ve ısı yalıtımında uzun ömürlü koruma sağlayarak yapı güvenliği ve sürdürülebilirlik hedeflerini destekliyor. BTM, kamu ve özel sektörün prestijli projelerinde yer alan yenilikçi yalıtım çözümleriyle, yapıların dayanıklılığını artırmaya ve enerji verimliliğine katkı sunmayı sürdürüyor. n

5 YALITIM • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER GÜVENLI VE KONFORLU YAPILARIN TEMELINDE DOĞRU YALITIM VAR Isı ve su yalıtımı birlikte planlandığında enerji verimliliğinden yapı güvenliğine kadar birçok alanda uzun vadeli kazanımlar sağlanıyor. CUBO, CuboTherm Isı Yalıtım Sistemleri ve CuboSeal Su Yalıtım Sistemleri ile yapılara dört mevsim konfor, yüksek dayanıklılık ve sürdürülebilir çözümler sunuyor. Artan enerji maliyetleri, iklim değişikliğinin etkileri ve güvenli yapı ihtiyacı, yalıtımı yapı sektörünün en kritik gündemlerinden biri haline getirdi. Günümüzde kullanıcılar yalnızca estetik açıdan güçlü yapılar değil; enerji tasarrufu sağlayan, uzun ömürlü ve yaşam konforunu artıran yapılar tercih ediyor. Bu nedenle doğru projelendirilen ve doğru ürünlerle uygulanan yalıtım sistemleri, yapıların performansını doğrudan belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Uzmanlar, yapıların uzun ömürlü olabilmesi için ısı ve su yalıtımının birbirinden bağımsız değil, bütüncül bir sistem anlayışıyla ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Birbirini tamamlayan bu iki uygulama, enerji verimliliğinden yapı güvenliğine, kullanıcı konforundan ekonomik tasarrufa kadar birçok önemli avantaj sağlıyor. DÖRT MEVSIM ENERJI VERIMLILIĞI VE YAŞAM KONFORU Isı yalıtımı çoğu zaman yalnızca kış aylarında ısınma giderlerini azaltan bir uygulama olarak değerlendirilse de doğru tasarlanmış dış cephe yalıtım sistemleri yaz aylarında da önemli avantajlar sunuyor. Dış ortam sıcaklığının iç mekânlara geçişini sınırlandıran sistemler, kışın ise içeride oluşan ısının korunmasına yardımcı olarak yıl boyunca dengeli bir iç ortam sıcaklığı oluşturuyor. Böylece hem ısıtma hem de soğutma sistemleri daha verimli çalışırken enerji tüketiminin azaltılmasına katkı sağlanıyor. %100 yerli sermayeli CUBO tarafından geliştirilen CuboTherm Isı Yalıtım Sistemleri, yüksek performanslı sistem bileşenleriyle yapıların enerji verimliliğini destekliyor. Doğru projelendirme ve profesyonel uygulama ile CuboTherm Isı Yalıtım Sistemleri, yüzde 50’nin üzerinde enerji tasarrufuna katkı sağlayabiliyor. Bu sayede kullanıcıların enerji maliyetlerinin azaltılmasına destek olurken, doğal kaynakların daha verimli kullanılmasına ve karbon emisyonlarının düşürülmesine de katkı sunuyor. YAPI GÜVENLIĞININ GÖRÜNMEYEN KORUYUCUSU: SU YALITIMI Yapıların dayanıklılığını belirleyen en önemli unsurlardan biri de yapılardaki taşıyıcı unsurların korunmasıdır. Temelden çatıya kadar yapı elemanlarına nüfuz eden su ve nem, zaman içerisinde betonarme donatıların korozyona uğramasına neden olarak taşıyıcı sistemlerin performansını olumsuz etkileyebiliyor. Deprem kuşağında yer alan Türkiye’de su yalıtımı yalnızca rutubet ve nem oluşumunu önleyen bir uygulama değil, aynı zamanda yapı güvenliğini destekleyen kritik bir koruma sistemi olarak öne çıkıyor. Doğru ürünlerle gerçekleştirilen su yalıtımı uygulamaları, taşıyıcı sistemlerin korunmasına katkı sağlayarak yapıların kullanım ömrünü uzatırken bakım ve onarım maliyetlerinin azaltılmasına da destek oluyor. CUBO’nun CuboSeal Su Yalıtım Sistemleri; akrilik esaslı, çimento esaslı ve kristalize esaslı ürünlerden oluşan geniş ürün ailesiyle temellerden çatılara, perde betonlardan teraslara, balkonlardan ıslak hacimlere, havuzlardan otoparklara kadar çok farklı uygulama alanlarında uzun ömürlü ve güvenilir çözümler sunuyor. YALITIMDA SISTEM YAKLAŞIMI ÖNE ÇIKIYOR Yalıtım uygulamalarında ürün performansı kadar sistem bütünlüğü de büyük önem taşıyor. Doğru detay çözümleri, kaliteli malzeme seçimi ve doğru uygulama teknikleri bir araya geldiğinde, yapıların hem enerji performansı hem de dayanıklılığı önemli ölçüde artıyor. “Yapıda Kusursuz Çözümler” anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren CUBO; İnşaat ve Sanayi Boyaları, Efekt Boya ve Kaplamalar, Yapı Kimyasalları ile Isı ve Su Yalıtım Sistemleri alanındaki üretim gücü sayesinde yapı sektörüne bütüncül çözümler sunuyor. Sürekli geliştirilen ArGe çalışmalarıyla desteklenen CuboTherm ve CuboSeal ürün aileleri; mimarlar, proje geliştiricileri, uygulamacılar ve sektör profesyonellerine yüksek performanslı, güvenilir ve uzun ömürlü sistemler sunarken, yeni yapı projelerinden renovasyon uygulamalarına kadar uçtan uca geniş bir kullanım alanına hitap ediyor. n

6 YALITIM • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER FILLI BOYA GELECEĞIN ŞEHIRLERINE HEM RENK HEM DAYANIM KAZANDIRIYOR Türkiye’nin ekonomik dinamiklerini ve küresel gelişmelerin yansımalarını paydaşlarıyla değerlendirmek üzere yolculuğuna devam eden “Filli Boya ile Gündem Sohbetleri” serisi, beşinci durağında Trabzon’da iş dünyasını bir araya getirdi. Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun stratejik lojistik köprüsü olan kentte düzenlenen toplantıda küresel piyasalardaki dengelerden yapay zekanın ekonomideki etkilerine kadar geniş bir vizyon paylaşıldı. Buluşmada ayrıca Filli Boya’nın gelişmiş ürün teknolojileriyle Trabzon’un kentsel estetiğine, belediye projelerine ve değerli özel tesislerin geleceğe hazırlanmasına sunduğu güçlü katkılar aktarıldı. Türkiye boya ve ısı yalıtım pazarının öncü şirketi Nippon Paint Betek, iş ortaklarıyla bağlarını güçlendirmek ve bölgesel pazarların nabzını tutmak amacıyla hayata geçirdiği “Filli Boya ile Gündem Sohbetleri” buluşmalarında rotayı bu kez Karadeniz’in kalbi Trabzon’a çevirdi. Tarih boyunca deniz ticareti ve lojistikte stratejik bir kapı olan, günümüzde ise turizm, hizmet sektörü ve Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamındaki yatırımlarla kabuk değiştiren Trabzon’da, bölgenin inşaat ve iş dünyası temsilcileri yoğun bir katılımla bir araya geldi. Filli Boya’nın hem kentsel modernleşme projelerinde belediyenin resmi partneri olarak şehrin çehresini yenileyen rolünün hem de simge yapılara kazandırdığı renk ve dayanımın aktarıldığı toplantıda, kentin geleceğe dönük yapısal fırsatları tüm boyutlarıyla ele alındı. GÜNER: TÜRKIYE STRATEJIK BIR TICARET ÜSSÜ OLARAK ÖNE ÇIKACAK Toplantıda küresel piyasalardaki jeopolitik değişimleri ve makroekonomik göstergeleri değerlendiren Nippon Paint Betek Genel Müdürü Hasan Gökhan Güner, özellikle ABD ve İran arasındaki yeni dönemin bölgesel ticarete etkilerine dikkat çekti. Küresel arenada dengelerin yeniden kurulduğunu belirten Güner, “Uluslararası ilişkilerde yaşanan gelişmeler ve diplomasi trafiği, sınır komşumuz olan bölgelerde ticareti doğrudan etkiliyor. Uzlaşma ile sonuçlanmasını beklediğimiz sürecin ardından yepyeni bir ticaret döneminin başlayacağını öngörüyoruz. Ambargoların esnemesi ve yaptırımların kalkacak olması, özellikle barışçıl duruşunu ve lojistik gücünü koruyan Türkiye için çok büyük fırsatları beraberinde getirecektir. Bu sürecin sonunda Türkiye, bölgesinde pek çok ülkenin en büyük ticari ortağı ve ana tedarikçisi olarak öne çıkacaktır. Hükümetimizin devreye aldığı teşvikler, transit ticarete yönelik vergi kolaylıkları ve finansal sübvansiyonlar da ülkemizi küresel sermaye için tam bir 'hub' haline getirmeyi hedefliyor. Biz bu kapsamda Türkiye’nin çok pozitif ayrışacağını öngörüyoruz” dedi. Türkiye’nin bu büyüme potansiyeline olan inançla yatırımlara hız kesmeden devam ettiklerini vurgulayan Gökhan Güner, “Bu vizyonun bir parçası olarak geçtiğimiz yıl Gebze’deki tam otomasyonlu su bazlı boya tesisimizi devreye alarak kapasitemizi iki katına çıkardık. Ardından Diyarbakır’da bölgesel üretim adımımızı attık. Karadeniz’in bu yüksek potansiyeline yanıt verebilmek adına bölgede de yerel üretim için yatırım ve iş birliklerini değerlendiriyoruz. Ülkemize olan sarsılmaz inancımızla yatırımlarımızı artırarak sürdüreceğiz. Öte yandan, tarihsel ekonomik döngüler bize yastık altındaki varlıkların doyuma ulaştığında gayrimenkul sektörüne akacağını gösteriyor. Merkez Bankası verileri de hane halkı birikimlerinin büyük kısmının bu alanlarda olduğunu doğruluyor. Önümüzdeki dönemsel hareketlilikle birlikte, altından gayrimenkule çok güçlü bir sermaye geçişi öngörüyoruz. Trabzon da kentsel gelişim adımları ve alternatif turizm yatırımlarıyla bu canlanmanın merkez üslerinden biri olacaktır” açıklamasında bulundu. n

8 YALITIM • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER İZOCAM'DAN DIJITAL DÖNÜŞÜM HAMLESI: METRIKS SISTEMI ILE AKILLI ÜRETIM DÖNEMI BAŞLADI Dijitalleşmeyi yalnızca teknolojik bir yatırım olarak değil, şirketin uzun vadeli büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, “Dijitalleşmeyi; operasyonel mükemmeliyet, sürdürülebilir üretim ve verimlilik hedeflerimizin en önemli yapı taşlarından biri olarak değerlendiriyoruz. Üretimden kalite yönetimine, enerji kullanımından bakım süreçlerine kadar tüm operasyonlarımızı veri odaklı yönetim anlayışıyla sürekli geliştiriyoruz. Bu kapsamda devreye aldığımız Metriks sistemi, yalnızca mevcut süreçlerimizi dijital ortama taşımıyor; aynı zamanda üretim tesislerimizin geleceğini şekillendirecek akıllı üretim altyapısını da oluşturuyor" dedi. ÜRETIM SAHASINDAKI TÜM VERILER TEK MERKEZDE TOPLANIYOR Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi, üretim sahasında farklı noktalarda oluşan verileri tek dijital platformda bir araya getirerek tüm operasyonların gerçek zamanlı olarak izlenmesini sağlıyor. Daha önce operatörler tarafından manuel olarak takip edilen sıcaklık, basınç, hareket, enerji tüketimi ve benzeri üretim verileri, artık üretim hatlarına entegre edilen akıllı sensörler aracılığıyla otomatik olarak toplanıyor ve anlık olarak analiz ediliyor. Metriks platformu üzerinde önümüzdeki dönemde devreye alınması planlanan yapay zekâ destekli analiz modülleriyle üretim süreçlerinin daha da akıllı hale getirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda, üretim süreçlerinde oluşabilecek olası sapmalaÜretim süreçlerinde dijital dönüşümünü hızlandıran İzocam, Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi'ni Tarsus Tesisinde devreye alarak akıllı üretim dönemini başlattı. Yapay zekâ destekli sistem, üretim süreçlerini gerçek zamanlı yönetirken verimlilik, kalite, enerji yönetimi ve sürdürülebilirlik hedeflerine önemli katkı sağlıyor. Türkiye yalıtım sektörünün lideri İzocam, üretim süreçlerinde dijital dönüşüm yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Operasyonel mükemmeliyet, sürdürülebilir üretim ve verimlilik hedefleri doğrultusunda dijital altyapısını güçlendiren şirket, Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi’ni Tarsus Tesisinde devreye aldı. Üretim sahasındaki tüm kritik verileri tek merkezde toplayarak gerçek zamanlı analiz imkânı sunan sistem, yapay zekâ destekli altyapısıyla üretim süreçlerini daha akıllı, daha izlenebilir ve daha verimli hale getiriyor. rın henüz sorun büyümeden tespit edilmesi, operatörlerin anlık olarak uyarılması ve müdahale süreçlerinin hızlandırılması amaçlanıyor. Böylece üretim sürekliliğinin ve operasyonel güvenilirliğin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. ENERJI VERIMLILIĞI VE SÜRDÜRÜLEBILIRLIK HEDEFLERINE DE KATKI SAĞLIYOR Metriks sistemi yalnızca üretim süreçlerini daha etkin yönetmeye değil, enerji verimliliğini artırmaya ve sürdürülebilirlik hedeflerini desteklemeye de katkı sunuyor. Platform bünyesindeki Enerji Yönetim Sistemi (EMS) modülü sayesinde tesislerde enerji tüketimi anlık olarak takip edilirken, enerji kayıplarının kaynağı ve büyüklüğü ayrıntılı biçimde analiz edilebiliyor. Enerji kullanımının optimize edilmesiyle birlikte karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik çalışmalara da önemli katkı sağlanıyor. Dijitalleşmenin sürdürülebilirlik hedeflerini de ileriye taşıdığını belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, "İzocam olarak dijital dönüşümü yalnızca üretim verimliliğini artıran bir teknoloji yatırımı olarak değil, aynı zamanda sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Veriye dayalı yönetim anlayışı sayesinde hem kaynaklarımızı daha verimli kullanıyor hem de enerji tüketimimizi ve çevresel etkimizi daha etkin şekilde yönetebiliyoruz. Bu yaklaşım, 2050 net sıfır karbon hedefimiz doğrultusunda yürüttüğümüz çalışmalara da güç katıyor" şeklinde konuştu.

9 YALITIM • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER KALITE YÖNETIMINDE GERÇEK ZAMANLI KONTROL DÖNEMI Sistemin sunduğu ileri analitik ve makine öğrenme altyapısı ise yalnızca mevcut durumu izlemekle sınırlı kalmıyor. Üretim verilerini analiz ederek geleceğe yönelik tahminleme modelleri oluşturan sistem sayesinde ham madde bileşimlerinin ürün kalitesine etkisi önceden öngörülebiliyor, ekipman performansı takip edilerek bakım süreçleri daha etkin planlanabiliyor. Böylece hem üretim verimliliği artırılıyor hem de olası duruşlar ile yüksek bakım maliyetlerinin önüne geçiliyor. İzocam, Metriks platformunu önümüzdeki dönemde kalite yönetim süreçlerini daha da güçlendirecek yeni modüllerle geliştirmeyi planlıyor. Bu kapsamda devreye alınması hedeflenen Canlı İstatistiksel Süreç Kontrolü (SPC) altyapısı sayesinde üretim hattından gelen verilerin anlık olarak analiz edilmesi, süreçlerde oluşabilecek sapmaların erken aşamada tespit edilmesi ve hurda ile fire oranlarının azaltılması amaçlanıyor. Yine ilerleyen aşamalarda hayata geçirilmesi planlanan QR kod entegrasyonu ile ürünlerin üretim hattı boyunca izlenebilirliğinin artırılması ve kalite süreçlerinin daha şeffaf, daha kontrol edilebilir bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor. İzocam’da dijital dönüşüm yatırımlarının önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğini belirten Genel Direktör Kerem Kürklü, "Veri odaklı yönetim anlayışımızı güçlendirecek yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Dijital teknolojilerden, yapay zekâ destekli analizlerden ve akıllı üretim sistemlerinden en yüksek verimi alarak üretim süreçlerimizi daha rekabetçi, daha sürdürülebilir ve daha esnek bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyoruz. İzocam olarak geleceğin üretim anlayışını bugünden hayata geçirirken, sektörümüzde dijital dönüşüme öncülük etmeye devam edeceğiz" dedi. n İZOCAM, 60. YIL HATIRA ORMANI’NI OLUŞTURDU İzocam’ın 2025 yılında kutladığı 60. kuruluş yılı anısına başlattığı “60. Yıl Hatıra Ormanı” ağaçlandırma çalışması tamamlandı. TEMA Vakfı aracılığıyla Gaziantep Yeniceli Ağaçlandırma Sahası’nda oluşturulan Hatıra Ormanı’nda 22 bin fidan toprakla buluşturulurken, proje İzocam’ın çevresel sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olarak öne çıktı. Türkiye yalıtım sektörünün lider markası İzocam’ın 2025 yılında 60. kuruluş yılı kapsamında hayata geçirdiği “İzocam 60. Yıl Hatıra Ormanı” ağaçlandırma çalışması tamamlandı. TEMA Vakfı aracılığıyla Gaziantep Yeniceli Ağaçlandırma Sahası’nda oluşturulan hatıra ormanı kapsamında, İzocam bayilerinin de gönüllü desteğiyle 22 bin fidan toprakla buluşturuldu. Geçtiğimiz yıl “Biz Geleceğiz” mottosuyla kutladığı 60. kuruluş yılını, geleceğe kalıcı bir çevre yatırımıyla taçlandıran İzocam; oluşturduğu Hatıra Ormanı ile doğal yaşamın desteklenmesine, biyolojik çeşitliliğin korunmasına, karbon yutak alanlarının artırılmasına ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakılmasına değerli bir katkı sağladı. SÜRDÜRÜLEBILIRLIK VIZYONUNUN SOMUT BIR YANSIMASI Türkiye’yi 61 yıl önce çevre dostu ve sağlıklı yalıtım çözümleriyle tanıştıran İzocam, bugün de enerji verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik alanlarında öncü rolünü sürdürüyor. Üretim süreçlerinde geri dönüştürülmüş ham madde kullanımını artıran, kaynak verimliliğini geliştiren ve döngüsel ekonomi yaklaşımını benimseyen firma, çevresel etkilerini azaltmaya yönelik yatırımlarına aralıksız devam ediyor. İzocam, sürdürülebilirliği yalnızca ürün ve üretim süreçlerinde değil, toplumsal fayda yaratan projelerde de öncelikli bir çalışma alanı olarak görüyor. Bu anlayış doğrultusunda hayata geçirilen “İzocam 60. Yıl Hatıra Ormanı”, şirketin çevresel sorumluluk yaklaşımının ve sürdürülebilirlik vizyonunun önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. n

10 YALITIM • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER TÜRK YTONG’DAN YENILENEBILIR ENERJIYE STRATEJIK YATIRIM Türkiye’nin lider gazbeton üreticisi olan Türk Ytong, temiz enerji dönüşümü yolundaki ilk yatırımını Nakkaş Holding grup şirketlerinden Saves desteğiyle hayata geçiriyor. Yatırım kapsamında, Mardin’in Derik ilçesinde 21 MW güçte bir güneş enerjisi santrali (GES) kurulacak. Türk Ytong, Dilovası, Tekirdağ, Bilecik, Antalya ve Çatalca’da bulunan beş fabrikasının elektrik ihtiyacını güneş enerjisinden karşılayacak. 2027 yılı içerisinde işletmeye alınması beklenen bu yatırım, Türk Ytong’un temiz enerjiye geçiş sürecindeki en önemli dönüm noktası olacak. Türk Ytong Genel Müdürü Agah Durukal, projeye ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede Türk Ytong’un yenilenebilir enerji için gerçekleştirdiği bu yatırımın sürdürülebilir büyüme vizyonunun önemli kilometre taşlarından biri olduğunu söyleyerek şu açıklamayı yaptı: “Mardin Derik'te hayata geçireceğimiz güneş enerjisi santrali ile üretim tesislerimizin elektrik ihtiyacını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamayı ve karbon ayak izimizi önemli ölçüde azaltmayı hedefliyoruz. Bu yatırım çevresel sorumluluk anlayışımızı ortaya koyarak geleceğe daha sürdürülebilir bir üretim modeli bırakma hedefimize önemli katkı sağlayacak.” TÜRK YTONG, SÜRDÜRÜLEBILIR ÜRETIM IÇIN GÜNEŞE YATIRIM YAPIYOR Agah Durukal sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’de çağdaş yapılaşmanın ve mimarlık kültürünün destekçisi olmamızın yanı sıra, sürdürülebilirlik ve çevreci yapılaşma denildiğinde de akla ilk gelen markalar arasında yer alıyoruz. Çevreci, yenilikçi ürün, hizmet ve çözümlerle ön plana çıkıyoruz. Gerçekleştireceğimiz bu yatırım, Nakkaş Holding’in iki önemli grup şirketi olan Türk Ytong ve Saves arasındaki sinerjiyi güçlendirirken, Nakkaş Holding’in yenilenebilir enerjiye, temiz enerji dönüşümüne ve sürdürülebilir büyümeye verdiği stratejik önemin de güçlü bir yansımasını ortaya koyuyor. MARDIN’DE KURULACAK GES, TÜRK YTONG’UN ELEKTRIK IHTIYACINI KARŞILAYACAK 2024 yılında Romanya'nın ilk depolamalı GES yatırımını hayata geçirerek bu alandaki ilk Türk yatırımcısı olan Saves, Mardin Derik'te hayata geçirilecek güneş enerjisi santrali projesinde stratejik iş birliğine öncülük ederek proje geliştirme ve yönetim süreçlerini üstleniyor. Projenin EPC (Mühendislik, Tedarik ve İnşaat) süreçleri YEO Teknoloji tarafından yürütülürken, kalite, izleme ve saha yönetimi süreçleri ise şirketin dijital dönüşüm vizyonuna uygun olarak eyerod platformu üzerinden tamamen dijital olarak takip edilecek. n

11 YALITIM • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER İZODER’DEN 17 AĞUSTOS MARMARA DEPREMININ 27. YILINDA AÇIKLAMA İZODER Başkanı Atalay Özdayı; “Yapılarımızın güvenliği için temelden çatıya su yalıtımı uygulamalarını yaygınlaştırmalıyız”. Yalıtım sektörünün çatı örgütü İZODER, '17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yaparak binaların depreme karşı güçlendirilmesi noktasında temelden çatıya su yalıtımının hayati önemine dikkat çekti. İZODER (Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Atalay Özdayı, "17 Ağustos'ta her yıl depremin yarattığı büyük yıkımı hatırlıyor, önlemler konusuna dikkat çekmeye çalışıyoruz. Depremin yol açtığı yıkımların en önemli nedenlerinden birinin yapının taşıma gücünü etkileyen korozyon olduğu bir gerçek. Bir yapının ana unsurları olan demir ve betonu, suyun olumsuz etkilerinden yalıtımla koruyarak binalarımızı depremin etkilerine karşı güçlü hale getirmeliyiz. Mevcut binalarımızın depreme dayanıklılığı konusunda endişe duyuyor, güvenli ve sağlıklı binalara sahip olmak için kentsel dönüşümü fırsat olarak görüyoruz." dedi. DEPREMIN YOL AÇTIĞI YIKIMLARIN EN ÖNEMLI NEDENLERINDEN BIRI KOROZYON Depremde yaşanan ağır hasarların başlıca nedenlerinden birinin, yapıların taşıma kapasitesini azaltan korozyon olduğuna dikkat çeken Özdayı, şunları söyledi: "Betonarme yapı sistemlerinin en zayıf noktalardan biri suya karşı olan hassasiyetleridir. Yağmur, kar, yeraltı suları, zeminde yer alan nem, mutfak, banyo, tuvalet ların çökmesine yol açabiliyor. Bu durum da maalesef ülkemizin yabancı olmadığı bir gerçeklik. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit Komisyonu tarafından yapılan incelemeler sonucunda, yüzde 79’u hasarlı bulunan 55 bin 651 konut ve işyerinin yüzde 64’ünde korozyon tespit edilmişti." KENTSEL DÖNÜŞÜM GÜVENLI YAPILAŞMA IÇIN KRITIK ÖNEM TAŞIYOR İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı tarafından hazırlanan “İstanbul İli Olası Deprem Kayıp Tahminlerinin Güncellenmesi Projesi” raporunda yer alan sonuçları paylaşan Özdayı, “İstanbul’da 7,5 büyüklüğündeki bir deprem senaryosunda binaların ortalama yüzde 17’sinin (yaklaşık 194 bin bina) orta ve üst seviyede hasar göreceği tahmin ediliyor. 7,5 büyüklüğündeki senaryo depreminde İstanbul’daki binaların ortalama yüzde 26’sının hafif, yüzde 13’ünün orta, yüzde 3’ünün ağır ve yüzde 1’inin çok ağır hasar görmesi bekleniyor. Senaryo depreminde ağır ve çok ağır hasarlı binaların aldıkları deprem hasarının onarılamayacak boyutta olacağı ve bu hasar seviyelerindeki binaların yıkılıp tekrar yapılması gerektiği ortaya çıkıyor. Öte yandan orta hasarlı binaların da onarım yerine yıkılıp yeniden inşasının çoğunlukla daha uygun olduğu belirtiliyor. Böyle bir depremden etkilenecek diğer iller de hesaba katıldığında tablo daha da karamsar bir hal alıyor” dedi. n gibi ıslak hacimlerdeki su kaçakları, binanın inşa edildiği zeminde bulunan basınçlı veya basınçsız yeraltı suları nedeniyle binalar sürekli olarak suya maruz kalabiliyor. Suyun taşıyıcı yapı elemanlarına nüfuz etmesi durumda özellikle betonun içindeki demirin paslanmasıyla başlayan ‘korozyon’ yapının yük taşıma kapasitesini azaltıyor. Betonarme yapıların sağlıklı bir şekilde tasarım ömürleri süresince işlevlerini sürdürebilmesi için yapının tamamının standartlara uygun şekilde ısı ve su yalıtımı ile korozyondan korunması gerekiyor." Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şakir Erdoğdu’nun donatı ve korozyon ilişkisini ortaya koyan araştırmasını hatırlatan Özdayı, sözlerine şöyle devam etti: "Bu araştırma binalarımızı bekleyen tehlikeyi gözler önüne seriyor. Suya maruz kalan bir donatı, taşıma kapasitesinin 5 yılın sonunda yüzde 50’sini, 15 yılın sonunda yüzde 90’ını, 24 yılın sonunda ise tamamını kaybettiğini ortaya koyuyor. Donatı korozyonu, deprem veya herhangi bir dış etki olmaksızın belirli süre sonra yapı-

12 YALITIM • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER YALITIM, KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN GIZLI KAHRAMANI Yalıtım, enerji verimliliğinin yanı sıra, deprem güvenliği ve yapıların uzun ömürlü olması açısından da kritik önem taşıyor. Binaların temellerinden çatılarına kadar su yalıtımıyla korunması, donmaçözülme döngüleri ile nemin beton ve donatı üzerinde oluşturabileceği hasarın önüne geçilmesine katkı sağlıyor. Türkiye genelinde kentsel dönüşüm çalışmaları hız kesmeden devam ederken, güvenli ve sürdürülebilir yapıların inşasında kaliteli yapı malzemeleriyle birlikte doğru yalıtım uygulamaları da kritik rol üstleniyor. Doğru yalıtım uygulamaları, yapıların depreme karşı direncinin uzun yıllar korunmasına katkı sağlarken, taşıyıcı sistemi korozyona karşı koruyor ve yapı ömrünü uzatıyor. Yalıtım sektörünün öncü markası ODE Yalıtım, kentsel dönüşüm sürecinde doğru ısı, su, ses ve yangın yalıtımının birlikte ele alınmasının güvenli ve uzun ömürlü yapılar açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Türkiye'nin deprem kuşağında yer alması, yapıların kullanım ömrü boyunca dayanımını korumasını her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Bu süreçte su yalıtımı, taşıyıcı sistemi nemin oluşturabileceği olumsuz etkilere karşı koruyan temel uygulamalar arasında yer alıyor. Su yalıtımının bulunmadığı veya doğru uygulanmadığı yapılarda betonarme elemanlara ulaşan su, donatıların korozyona uğramasına ve taşıyıcı sistemin zamanla zayıflamasına yol açabiliyor. Araştırmalar, su yalıtımı bulunmayan binalarda taşıma kapasitesinin 10 yıl içinde yüzde 66'ya varan oranda azalabildiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle su yalıtımı, yapı güvenliğinin korunmasında ve binaların uzun yıllar dayanıklılığını sürdürmesinde kritik rol oynuyor. "SU YALITIMI YAPILMAYAN BINA DEPREMDE TAŞIYICI GÜCÜNÜ KAYBEDIYOR" ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Su ve ısı yalıtımının yapı güvenliğindeki ve enerji verimliliğindeki stratejik öneminin büyük olduğunu vurgulamamız gerekir. Kentsel dönüşümle inşa edilen yeni binaların uzun ömürlü ve güvenli olabilmesi için su yalıtımının standartlara uygun şekilde yapılmasının şart. Binaların temellerinden çatılarına kadar su yalıtımıyla koruma altına alınması, donmaçözülme döngülerinin ve nemin beton ile donatıya vereceği zararları engelliyor. Doğru uygulanan su yalıtımı, yapının tasarım ömrü boyunca ilk günkü mukavemetini korumasını sağlayan en temel kalkan işlevi görüyor.” Kentsel dönüşüm, yalnızca depreme dayanıklı binalar inşa etmek anlamına gelmiyor; aynı zamanda karbon ayak izi düşük, enerji verimliliği yüksek ve geleceğin çevre dostu şehirlerini kurma fırsatı sunuyor. Türkiye'deki binalarda tüketilen enerjinin büyük bir kısmı ısıtma ve soğutma amacıyla kullanılırken, nitelikli ısı yalıtımı uygulamaları sayesinde binaların enerji tüketiminde yüzde 70'e varan tasarruf sağlanabiliyor. Isı yalıtımı; ısıtma ve soğutma maliyetlerini düşürerek hane ve ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlarken, fosil yakıt kullanımını azaltarak kentsel karbon emisyonlarının düşürülmesinde de hayati bir rol üstleniyor. ODE YALITIM'DAN GELECEĞIN YAPILARINA ULUSLARARASI STANDARTTA KORUMA Yapı yalıtımı ve teknik yalıtım olmak üzere iki ana kategoride ürettiği 4 binden fazla ürün çeşidiyle yalıtım sektörünün lider markaları arasında yer alan ODE Yalıtım, Çorlu ve Eskişehir'deki 8 modern üretim tesisinde ürettiği ısı, su, ses ve yangın yalıtım çözümleriyle kentsel dönüşüm projelerine güç katıyor. Binaların her noktasındaki yalıtım ihtiyacına uluslararası standartlarda yanıt veren ODE Yalıtım, Çorlu ve Eskişehir tesislerinde ürettiği ürün gruplarında aldığı, tüm pazarlarda geçerli Çevresel Ürün Beyanı (EPD Environmental Product Declaration) belgesiyle de dönüşümün sürdürülebilirlik ayağını destekliyor. Türkiye'de yalıtım sektöründe Kurumsal Sosyal Sorumluluk Raporu yayınlayan ilk firma olan ODE Yalıtım; çevreye, topluma ve geleceğe karşı sorumluluk bilinciyle hareket ederek toplumda yalıtım ve enerji verimliliği bilincini artırmaya yönelik çalışmalarına ve ülke ekonomisine değer katmaya devam ediyor. n

14 YALITIM • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER DYO, BAYILERIYLE YENI DÖNEMIN EKONOMISINI VE BÜYÜME FIRSATLARINI DEĞERLENDIRDI DYO, Türkiye’nin dört bir yanından toptancı bayilerini bir araya getirdiği Toptancı Bayi Toplantısı’nda sektörün ve ekonominin mevcut görünümünü değerlendirirken, önümüzdeki dönemin büyüme yol haritasını iş ortaklarıyla paylaştı. Toplantıda değişen pazar koşullarında güçlü bayi ağı, sahaya yakınlık ve birlikte büyüme yaklaşımı öne çıktı. Türkiye boya sektörünün öncü markası DYO, toptancı bayileriyle gerçekleştirdiği buluşmada sektörün bugünü ve geleceğini kapsamlı bir şekilde ele aldı. Yaşar Holding ve DYO Boya Fabrikaları Yönetim Kurulu Başkanı Feyhan Yaşar, Yaşar Holding ve DYO Boya Fabrikaları Yönetim Kurulu Başkan Vekili İdil Yiğitbaşı ve Yaşar Holding İcra Başkanı Mehmet Aktaş’ın da katıldığı buluşmada, ekonomik görünüm, pazar dinamikleri, değişen müşteri beklentileri ve yeni dönemde büyümeyi destekleyecek uygulamalar değerlendirildi. Toplantıda DYO’nun önümüzdeki döneme ilişkin satış ve pazarlama yaklaşımı, sahadaki rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalar ve bayi kanalını destekleyecek yeni uygulamalar paylaşıldı. Değişen pazar koşullarında hız, doğru ürün ve müşteriye yakınlık başlıklarının önemine dikkat çekilirken, DYO’nun güçlü bayi ağıyla pazardaki etkinliğini daha da artırma hedefi vurgulandı. EKONOMI GÜNDEMI BAYILERIN PERSPEKTIFINDEN DEĞERLENDIRILDI Toplantının önemli başlıklarından biri de Türkiye ekonomisi ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler oldu. DYO Genel Müdürü Yakup Benli, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC) Başkanı Vahap Munyar ile gerçekleştirdiği söyleşide Türkiye ekonomisinin mevcut görünümünden enflasyon ve faiz beklentilerine, iç talebin seyrinden inşaat ve tüketici piyasalarına kadar iş dünyasının gündemindeki başlıkları ele aldı. Söyleşide makroekonomik gelişmelerin reel sektör ve ticaret üzerindeki etkileri değerlendirilirken, belirsizliklerin yüksek olduğu bir ortamda şirketlerin ve bayilerin değişen koşullara hızlı uyum sağlama becerisinin önemi üzerinde duruldu. “BÜYÜMEYI BAYILERIMIZLE BIRLIKTE GERÇEKLEŞTIRECEĞIZ” Toplantıda değerlendirmelerde bulunan DYO Genel Müdürü Yakup Benli, DYO’nun güçlü bayi yapılanmasının şirketin en önemli rekabet avantajlarından biri olduğuna dikkat çekti. Benli, “DYO’nun geniş ürün gamı ve kalitesini ispatlamış ürün gruplarına rağmen, gücü yalnızca ürünlerinden ve markasından değil, Türkiye’nin dört bir yanında yıllardır birlikte yol yürüdüğümüz iş ortaklarımızdan geliyor. Pazarın değiştiği, rekabetin yeniden şekillendiği bir dönemden geçiyoruz. Böyle dönemlerde sahaya daha yakın olmak, daha hızlı hareket etmek ve doğru fırsatlara birlikte odaklanmak her zamankinden daha önemli. Önümüzdeki dönemde hedefimiz net: Bayilerimizin rekabet gücünü artıran, ticaretlerini destekleyen ve DYO’nun pazardaki varlığını büyüten adımları birlikte atmak. Çünkü bizim için sürdürülebilir büyümenin yolu, bayilerimizle birlikte gelişmekten geçiyor.” dedi. Toplantıda ayrıca DYO’nun bayi ticaretini desteklemeye yönelik yeni dönem uygulamaları ve kampanyaları da paylaşıldı. Bayilerin finansal ve ticari koşullarını desteklemeyi amaçlayan çalışmaların yanı sıra satış noktasındaki hareketliliği ve DYO ürünlerinin pazardaki erişimini artıracak uygulamalar hakkında bilgi verildi. DYO, güçlü dağıtım ağı, köklü marka mirası ve sahadan beslenen yaklaşımıyla önümüzdeki dönemde de bayileriyle kurduğu uzun soluklu iş birliğini güçlendirmeyi ve Türkiye boya pazarındaki konumunu ileri taşımayı hedefliyor. n

15 YALITIM • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER KALITELI UYKU IÇIN ISI YALITIMI BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR bulunduğu birçok büyük şehirde ise 4 saatlik kayıp dikkat çekiyor. Bu veriler, yükselen gece sıcaklıklarının Türkiye'de de günlük yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini gösteriyor. Bu noktada binalarda ısı yalıtımının hem kış hem de yaz aylarında iç mekân konforunu korumak açısından kritik önem taşıdığı ortaya çıkıyor" ifadelerini kullandı. ISI YALITIMI YAZ AYLARINDA AŞIRI ISINMAYA KARŞI KORUMA SAĞLIYOR Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte binaların ısıl performansının daha da önemli hale geldiğini belirten Bayraktar San, “Yapı malzemelerinin karşılaştırdığı Avrupa’nın en büyük ArGe merkezi olan Viva Araştırma Parkı’nda gerçekleştirilen uzun süreli ölçümler, nitelikli ısı yalıtımının yaz konforu üzerindeki etkisini açıkça ortaya koyuyor. Dış ortam sıcaklıklarının 36 °C’ye kadar yükseldiği sıcak hava dalgalarında bile, tuğla ve beton kullanılan yalıtımlı masif yapıların iç ortam sıcaklıkları 24 °C ile 27 °C arasında kalırken, yalıtımsız yapılarda bu değer 30 °C’ye kadar çıkabiliyor. Bununla birlikte, duvar yapısının ısı depolama kapasitesi de iç mekân sıcaklıklarının dengelenmesinde önemli rol oynuyor. Masif duvarlar, gün boyunca depoladıkları ısı sayesinde sıcaklık değişimlerini azaltarak yaz aylarında daha serin, dengeli ve konforlu yaşam alanları oluşturulmasına katkı sağlıyor. Tüm bu veriler, nitelikli ısı yalıtımının aşırı sıcaklığın etkilerini azaltarak iç mekân konforunu artırdığını ve daha serin, dengeli ve konforlu bir uyku ortamına katkı sağladığını ortaya koyuyor” diye konuştu. n İklim değişikliği artık yalnızca doğayı değil, uykularımızı da etkiliyor. Climate Central'ın araştırmasına göre, son beş yılda dünya genelinde kişi başına yılda ortalama 56 saat uyku kaybı yaşanırken, bunun 6 saatten fazlası iklim değişikliği nedeniyle gerçekleşti. Türkiye'de Adana, yılda 7 saatlik uyku kaybıyla listenin başında yer aldı. Artan sıcaklıkların binaların yaz performansını da yeniden gündeme taşıdığını belirten Baumit Türkiye Teknik Müdürü Meltem Bayraktar San, nitelikli ısı yalıtımı sayesinde iç mekân sıcaklığının dengelenebileceğini, enerji tüketiminin azaltılabileceğini ve daha konforlu yaşam alanları oluşturulabileceğini ifade etti. İklim değişikliğinin etkileri her geçen gün daha geniş alanlarda hissediliyor. Mevsim normallerinin üzerine çıkan sıcaklıklar enerji tüketiminden kent yaşamına, bina performansından insan sağlığına kadar birçok alanda yeni riskler yaratıyor. Özellikle yaz aylarında artan gece sıcaklıkları, iç mekân konforunu olumsuz etkilerken sağlıklı yaşam koşullarını da zorlaştırıyor. Climate Central'ın 1.338 şehri kapsayan son analizi de iklim değişikliğine bağlı yükselen gece sıcaklıklarının uyku düzeni üzerindeki etkisini çarpıcı verilerle ortaya koydu. Araştırmayı değerlendiren Baumit Türkiye Teknik Müdürü Meltem Bayraktar San, iklim değişliğinin etkilerini azaltmada enerji verimli binaların ve nitelikli ısı yalıtımı uygulamalarının kritik rol üstlendiğini söyledi. ARTAN GECE SICAKLIKLARI YAŞAM KALITESINI OLUMSUZ ETKILIYOR İklim değişikliğinin artık gün içinde hissedilen aşırı sıcaklardan ibaret bir sorun olmaktan çıktığına dikkat çeken Meltem Bayraktar San, “Climate Central'ın araştırmasına göre, 20202025 döneminde dünya genelinde kişi başına yılda ortalama 56 saat uyku kaybı yaşandığı ve bunun 6 saatten fazlasının iklim değişikliğinden kaynaklandığı ortaya koyuyor. Araştırma ayrıca 1970'li yılların başından bu yana artan gece sıcaklıklarının neden olduğu uyku kaybının, incelenen şehirlerin neredeyse tamamında en az iki katına çıktığını gösteriyor. Gece boyunca yüksek seyreden sıcaklıklar vücudun doğal serinleme sürecini yavaşlatıyor. Bu durum uyku kalitesini düşürüyor ve dinlenme süresini kısaltıyor" dedi. ŞEHIRLERDE ARTAN SICAKLIKLAR ISI YALITIMININ ÖNEMINI ARTIRIYOR Türkiye'de birçok şehirde benzer bir tablonun görüldüğünü belirten Bayraktar San, “Araştırma kapsamında Türkiye’de incelenen 15 şehir arasında iklim değişikliğine bağlı uyku kaybının en yüksek olduğu ilin Adana olduğu görülüyor. Adana'da iklim değişikliği nedeniyle yılda 7 saatlik ek uyku kaybı hesaplanırken, Gaziantep ve Mersin'de bu süre 6 saate ulaşıyor. Antalya, Diyarbakır, Konya ve Malatya'da 5 saat, İstanbul'un da aralarında

16 YALITIM • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER ODE YALITIM'DAN ÇORLU'DA GES HAMLESI: YILLIK 1.939 TON KARBON AZALTIMI ODE Yalıtım, Çorlu fabrikasında devreye aldığı güneş enerji santraliyle yıllık 2.69 milyon kWh'lik yenilenebilir elektrik üretim kapasitesine ulaşıyor. 2.340 kWp kurulu güce sahip santral, yılda yaklaşık 1.939 ton karbon emisyonunu bertaraf ederek 35.721 ağacın yıllık karbon tutumuna eşdeğer bir çevresel fayda sağlıyor. Çorlu ve Eskişehir'deki yatırımların toplam etkisiyle şirket, elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 50'sini kendi yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayacak. ODE Yalıtım, sürdürülebilir üretim vizyonu doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarını genişletmeye devam ediyor. Şirket, Eskişehir tesislerinde aktif olarak kullandığı çatı tipi güneş enerji santrallerinin ardından, Çorlu üretim tesisinde kurduğu güneş enerji santralini (GES) devreye alarak bu alandaki dönüşümünü bir adım ileri taşıdı. Çorlu fabrikasında devreye alınan GES ile yıllık 2.69 milyon kWh elektrik üretecek. 2.340 kWp kurulu güce sahip santral sayesinde yılda 1.939 ton karbon emisyonu engellenirken, sağlanan katkı 35.721 ağaca eşdeğer olacak. Sanayi sektöründe artan enerji maliyetleri ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik küresel hedefler doğrultusunda gerçekleştirilen bu yatırım, ODE Yalıtım'ın çevre dostu üretim yaklaşımının somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Çorlu tesisinin çatılarına kurulan ve toplam 3.744 adet en son teknoloji ile üretilen panelden oluşan sistem sayesinde, üretimde kullanılan enerji yenilenebilir kaynaklarla desteklenirken; Çorlu ve Eskişehir'deki GES yatırımlarının toplam etkisiyle şirket, elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 50'sini kendi yenilenebilir kaynaklarından karşılayan bir üretim yapısına ilerliyor. YILLIK 2.69 MILYON KWH ÜRETIM, 1.939 TON DAHA AZ KARBON Toplam 2340 kWp / 1800 kWe kurulu güce sahip olan santral ile yıllık 2.693.400 kWh elektrik üretimi hedefleniyor. Camyünü üretimi gibi yüksek enerji tüketimine sahip ağır sanayi faaliyetleri dikkate alındığında, bu yatırım ODE Yalıtım'ın enerji dönüşümü açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Devreye alınan sistem sayesinde yılda yaklaşık 1.939 ton karbon emisyonunun önüne geçilmesi öngörülüyor. Sağlanacak bu çevresel katkı, 35.721 ağacın yıllık karbon tutumuna eşdeğer bir etki yaratacak. Bu yönüyle yatırım, yalnızca enerji verimliliğine değil, aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadeleye de doğrudan katkı sağlıyor. ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, yatırımın sürdürülebilirlik hedefleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları söyledi: “Sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin merkezine alıyoruz. Eskişehir tesislerimizde hayata geçirdiğimiz güneş enerjisi altyapısını Çorlu fabrikamıza da kurarak yenilenebilir enerji kullanımımızı daha ileri bir noktaya taşıdık. Yüksek enerji tüketimine sahip bir üretim alanında faaliyet göstermemize rağmen, enerji ihtiyacımızın bir bölümünü kendi kaynaklarımızdan karşılamak hem çevresel etkilerimizi azaltmak hem de uzun vadeli operasyonel verimliliğimizi güçlendirmek açısından kritik önem taşıyor. Bu yatırım, düşük karbonlu üretim hedeflerimiz doğrultusunda attığımız somut ve stratejik adımlardan biri. Önümüzdeki dönemde de yenilenebilir enerji yatırımlarımızı artırarak bu alandaki dönüşümümüzü sürdürmeyi hedefliyoruz.” n

17 YALITIM • EYLÜL - EKİM / 2026 HABERLER ŞIŞECAM GLASSBUILD AMERICA FUARI’NA KATILACAK Camın tüm temel alanlarında faaliyet gösteren tek global şirket olan Şişecam, 23-25 Eylül tarihleri arasında Las Vegas’da düzenlenecek olan Kuzey Amerika'nın lider cam, pencere ve kapı fuarı GlassBuild America'ya katılacak. Şişecam, ABD pazarının ihtiyaç ve standartlarına uygun olarak geliştirdiği ileri teknoloji ve enerji verimliliği sağlayan mimari cam çözümlerini sektör profesyonellerine tanıtacak. ŞIŞECAM, PAZAR İHTIYAÇLARINA UYGUN MIMARI CAM ÇÖZÜMLERIYLE ABD PAZARINDAKI GÜCÜNÜ PEKIŞTIRIYOR Şişecam, fuar süresince sunacağı ileri teknoloji global üretim yetkinlikleri ile geliştirilmiş, Kuzey Amerika pazarının performans gereksinimlerine uygun, katma değerli mimari cam çözümleri ile Amerika pazarındaki gücünü pekiştirecek. Güvenilir küresel çözüm ortağı olan Şişecam, ABD pazarı gereksinimlerine ve sektör standartlarına uygun şekilde geliştirdiği enerji verimli, sürdürülebilir ve yüksek performanslı cam çözümlerini öne çıkaracak. Fuar aynı zamanda mimarlar, cephe danışmanları, cam işleyicileri, üreticiler ve Kuzey Amerika genelindeki diğer sektör paydaşlarıyla ilişkilerin güçlendirilmesi açısından önemli bir platform sunacak. GlassBuild America kapsamında Şişecam, güneş kontrolü, ısı yalıtımı ve yüksek ışık geçirgenliğini bir arada sunan kaplamalı cam çözümlerini tanıtacak. Şişecam'ın geniş kaplamalı cam portföyü; enerji verimliliğini ve kullanıcı konforunu destekleyen özellikleriyle modern bina cepheleri ve pencere uygulamalarına çözümler sunarken, bina performansının artırılmasına ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkıda bulunuyor. Çevresel ve ticari faydaları bir arada sunan bu çözümler, uzun vadeli değer yaratmayı hedefleyen projelerde öne çıkıyor. Şişecam'ın ABD pazarı için sunduğu en önemli çözümlerden biri olan Şişecam Pure Clear, mimari tasarımlarda camın estetik etkisini ön plana çıkaran uygulamalar için yüksek şeffaflık ve doğal görünüm beklentilerine yanıt vermek üzere geliştirildi. Ürün, özellikle renk nötrlüğü, şeffaflık ve ışık geçirgenliğinin önemli tasarım kriterleri olduğu projeler için ideal bir çözüm sunuyor. n KALE GRUBU’NDA ÜST DÜZEY ATAMA Kale Grubu, yapı kimyasalları alanındaki küresel büyüme ve değer yaratma yolculuğunu hızlandırmak amacıyla sektörün deneyimli isimlerinden Aykut Aydoğan'ı Yapı Kimyasalları Grup Başkanı olarak bünyesine kattı. Türkiye yapı kimyasalları sektörünün lider şirketi Kalekim ile bölgesel ölçekte güçlü bir konuma sahip olan Kale Grubu, küresel büyüme hedefleri doğrultusunda organizasyon yapısını güçlendiriyor. Organik büyümenin yanı sıra stratejik yatırımlar, satın almalar ve yeni iş alanlarıyla sektördeki etkinliğini artırmayı hedefleyen Kale Grubu'nda, Yapı Kimyasalları Grup Başkanı olarak sektörün deneyimli isimlerinden Aykut Aydoğan göreve başladı. Kalekim A.Ş., Kalekim Lyksor A.Ş. ve Grup bünyesinde yapı kimyasalları alanında gerçekleştirilecek yeni yatırımların yönetiminden sorumlu olacak Aydoğan, Kale Grubu'nun liderliğini yeni coğrafyalara taşıma, büyüme fırsatlarını değerlendirme ve küresel rekabet gücünü artırma hedeflerine liderlik edecek. n

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=