28 YALITIM • EYLÜL - EKİM / 2026 EPSDER'DEN Yapı sektöründe enerji verimliliğinin, sürdürülebilirliğin ve yapı güvenliğinin her zamankinden daha fazla önem kazandığı bir dönemden geçiyoruz. Artık yalıtımı yalnızca enerji tüketimini azaltan bir yapı bileşeni olarak değil; ülkemizin enerji politikası, yapı kalitesi, kullanıcı konforu ve çevresel hedefleri açısından stratejik bir unsur olarak değerlendirmemiz gerekiyor. Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığının azaltılması ve 2053 Net Sıfır Emisyon hedeflerine ulaşılması açısından binalarımızın enerji performansının iyileştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu noktada sektörümüze düşen görev yalnızca daha fazla yalıtım yapılmasını sağlamak değil; doğru malzemenin, doğru kalınKALINLIKTAN ÖNCE DOĞRU MÜHENDISLIK Yalıtım sektöründe zaman zaman tartışmaların yalnızca “kaç santimetre yalıtım yapılmalı?” sorusuna indirgendiğini görüyoruz. Oysa doğru soru bundan daha kapsamlıdır: Binanın bulunduğu iklim koşulları, yapı bileşenleri ve hedeflenen enerji performansı dikkate alındığında hangi ürün, hangi teknik özelliklerle ve hangi kalınlıkta kullanılmalıdır? Isı yalıtımı bir malzeme tercihi değil, bir mühendislik çözümüdür. Bu nedenle ürünlerin yalnızca fiyat veya yoğunluk üzerinden karşılaştırılması yerine; ısı iletkenlik değeri, basınç dayanımı, boyutsal kararlılık, su buharı davranışı, yangın performansı ve kullanım yerine uygunluk gibi teknik kriterlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. YANGIN GÜVENLIĞINDE SISTEM YAKLAŞIMI Son dönemde sektörümüzün en fazla üzerinde durması gereken konulardan biri de yangın güvenliğidir. Yangın performansı değerlendirilirken yalnızca tek bir yapı malzemesine odaklanmak, yapının gerçek yangın davranışını açıklamak için yeterli değildir. Cephe ve yalıtım uygulamalarında ürünlerin ilgili standartlara lıkta, doğru detaylarla ve doğru uygulama yöntemiyle kullanılmasını güvence altına almaktır. YENI TS 825 ILE YALITIMDA PERFORMANS DÖNEMI TS 825 standardında yapılan güncellemeler, Türkiye’de ısı yalıtımı açısından önemli bir dönüşümün göstergesidir. İklim bölgelerinin ve enerji performansı beklentilerinin yeniden ele alınması, yapılarda daha yüksek ısıl performans sağlayan çözümlerin önemini artırmaktadır. EPS sektörü olarak bu dönüşümü yalnızca bir standart değişikliği olarak görmüyoruz. Bunu, Türkiye’nin yapı stokunun enerji performansını geliştirmek için önemli bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. EPS; düşük ısı iletkenlik değeri, farklı yoğunluk ve mekanik performans seçenekleri, kolay uygulanabilirliği, uzun hizmet ömrü ve ekonomik avantajları sayesinde gerek yeni yapılarda gerekse mevcut yapıların enerji verimli hale getirilmesinde önemli bir role sahiptir. Ancak performansın yalnızca ürünün üzerinde yazan bir λ değeriyle değerlendirilmemesi gerektiğini özellikle vurgulamak istiyoruz. Bir ısı yalıtım sisteminin gerçek performansı; ürün özelliklerinden uygulama kalitesine, detay çözümlerinden sürekliliğe kadar birçok unsurun birlikte doğru yönetilmesiyle ortaya çıkar. Yalıtımda Yeni Dönem: OYA DÜŞMEZ EPSDER Yönetim Kurulu Başkanı PERFORMANS, GÜVENLIK VE SORUMLULUK Değerli Sektör Paydaşlarımız,
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=