Yalıtım Dergisi 225. Sayı (Mayıs-Haziran 2026)

26 YALITIM • MAYIS - HAZİRAN / 2026 EPSDER'DEN Türkiye’de yalıtım sektörü son yıllarda hem üretim kapasitesi hem de pazar büyüklüğü açısından önemli bir gelişim gösterdi. Enerji maliyetlerinin yükselmesi, deprem gerçeği, sürdürülebilirlik politikaları ve Avrupa Yeşil Mutabakatı gibi dinamikler sektörü stratejik hale getirdi. İnşaat sektörünün ayrılmaz bir parçası olan yalıtım artık sadece “ek maliyet” değil; enerji verimliliği, yapı güvenliği ve çevresel sürdürülebilirlik açısından zorunlu bir ihtiyaç olarak görülüyor. Özellikle son yıllarda yaşanan enerji krizleri ve küresel iklim politikaları, yalıtımın yalnızca bina konforu sağlayan bir uygulama değil; doğrudan ekonomik bağımsızlık ve enerji güvenliği konusu olduğunu açık şekilde ortaya koydu. Ancak bütün bu büyümeye rağmen sektörün temel problemi değişmiyor: “Ciro büyüyor, ama kârlılık eriyor.” Bugün birçok yalıtım üreticisi daha fazla üretim yapıyor, daha fazla performansının göz ardı edilmesi gibi problemler; yalnızca sektör kalitesini değil, doğrudan yapı güvenliğini de tehdit ediyor. Uzun vadede ise bu durum tüketicinin kaliteli ürüne olan güvenini zedeliyor ve sektörün tamamında “fiyat odaklı” algıyı daha da derinleştiriyor. ENERJI VERIMLILIĞI KONUŞULUYOR, AMA GERÇEK UYGULAMA EKSIK Türkiye enerji ithalatına yılda milyarlarca dolar harcayan bir ülke. Buna rağmen binalarda enerji verimliliği hâlâ yeterince ciddiye alınmıyor. Doğru yalıtım uygulamalarıyla %40-60 seviyesinde enerji tasarrufu mümkün olmasına rağmen sektörde hâlâ minimum maliyet yaklaşımı hakim durumda. Oysa enerji verimliliği artık yalnızca bireysel tasarruf konusu değil; cari açık, karbon emisyonu ve ulusal enerji politikalarının da doğrudan bir parçası haline gelmiş durumda. Bugün Avrupa’da birçok ülkede enerji performansı düşük yapılar ekonomik değer kaybına uğrarken, Türkiye’de bu dönüşüm henüz yeterince hız kazanabilmiş değil. SEKTÖR BÜYÜYOR AMA FINANSAL YAPI BOZULUYOR Son yıllarda yalıtım sektöründe kapasite yatırımları hızlandı. Yeni tesisler açıldı, makine parkurları büyüdü, üretim hacimleri arttı. Fakat aynı dönemde tahsilat vadeOYA DÜŞMEZ EPSDER Yönetim Kurulu Başkanı Büyüyen Ama Kazanamayan Sektör: YALITIM satış gerçekleştiriyor, daha fazla müşteriye ulaşıyor; fakat buna rağmen finansal olarak güçlenemiyor. Firmalar çoğu zaman uzun vadeli tahsilat ve yüksek faizli finansman döngüsüne sıkışmış durumda. Hatta bazı firmalar kapasite büyüttükçe daha fazla zarar eder hale geliyor. Sektörde oluşan bu yapı, firmaları sürdürülebilir büyümeden uzaklaştırırken; düşük kârlılık nedeniyle teknoloji yatırımlarını, markalaşmayı ve nitelikli insan kaynağı gelişimini de sınırlıyor. Bu çelişki, sektörün yapısal sorunlarının artık ertelenemeyecek noktaya geldiğini gösteriyor. FIYATIN BELIRLEDIĞI PAZAR, KALITEYI CEZALANDIRIYOR Türkiye’de yalıtım sektörünün en büyük açmazlarından biri, ürünün teknik performansından çok fiyatının konuşuluyor olmasıdır. Bir projede çoğu zaman şu soru soruluyor: “En kaliteli ürün hangisi?” değil, “En ucuz ürün hangisi?” Bu yaklaşım sektörün tamamını aşağı çekiyor. Kaliteli hammadde kullanan, standartlara uygun üretim yapan, Ar-Ge yatırımı gerçekleştiren firmalar maliyet baskısı altında ezilirken; düşük yoğunluklu, standart dışı, kısa ömürlü ürünler piyasada avantaj elde edebiliyor. Özellikle bazı uygulamalarda ürün yoğunluklarının teknik standartların altında tutulması, yangın ve enerji

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=