E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
ÇUKUROVA YALITIM
MAPEI
PANELSAN
ALFOR
MARDAV
KNAUF
ERYAP GRUP
EMÜLZER

EPSDER Başkanı Erdem Ateş: 'Levha Kalınlıkları Artırılmalı'

EPSDER Başkanı Erdem Ateş: 'Levha Kalınlıkları Artırılmalı'

7 Ağustos 2018 Salı / 09:06 | RÖPORTAJ
173. Sayı (Ağustos 2018)

Geçtiğimiz günlerde EPSDER’in Yönetim Kurulu Başkanlığını üstlenen Erdem Ateş, EPSDER Akademi, Kalite Denetim Sistemi, haksız rekabet ve geofoam uygulamalarıyla ilgili güncel çalışmaları okurlarımıza aktardı. Enerji verimliliğinin gündemlerindeki diğer önemli bir konu olduğunu vurgulayan Ateş, ısı yalıtım levhalarının kalınlıklarının artırılması gerektiğinin de altını çizdi.

YALITIM: EPSDER hakkında kısa bir bilgi alabilir miyiz?

ERDEM ATEŞ: EPSDER (EPS Sanayi Derneği) EPS (Expanded Polystyrene) hammaddesini ağırlıklı olarak, ısı yalıtım malzemesi, ambalaj malzemesi ve dekoratif ürün haline getiren sanayicilerin (EPS mamul üreticileri, EPS hammadde üretici ve tedarikçileri ve makine imalatçıları) kurduğu bir sivil toplum kuruluşu. EPSDER, 1996 yılında Polistren Üreticileri Derneği (PÜD) adı altında Ankara’da kuruldu. Derneğin merkezi daha sonra İstanbul’a taşındı ve 2012 yılında ismi EPSDER (EPS Sanayi Derneği) olarak değiştirildi. 58 üyesi bulunan EPSDER, Türkiye coğrafyasına üyelerinin dağılımı bakımından ülkedeki ender sivil topluk kuruluşlarından biri. Türkiye’nin yedi farklı bölgesinde üyelerimiz faaliyetlerini sürdürüyor. 

YALITIM: EPSDER’in kuruluş amacı neydi?

ERDEM ATEŞ: EPSDER’in kuruluş amacı, sektör birlikteliği sağlamak, EPS ile ilgili standartların, yönetmeliklerin oluşturulması ve oluşturulan bu standart ve yönetmeliklerin geliştirilmesi amacıyla düzenleyici organlar nezdinde sektörün temsil edilmesi ve görüşlerinin iletilmesidir. Bu amaçlar doğrultusunda EPSDER, EPS’nin tüm kullanım alanlarını ülkemizde ve çevre coğrafyamızda yaygınlaştırmaya çalışmakla birlikte, önceliğimiz ısı yalıtımında EPS kullanımının yaygınlaştırılması ve doğabilecek haksız rekabet unsurları ile mücadele etmek. Bunu yaparken kendi iç kontrolümüz içinde Kalite Denetim Sistemi (KDS) adını verdiğimiz bir uygulama ile çalışma yapıyoruz. Ayrıca sektörün test ihtiyaçlarını düşünerek 2007 yılında Türkiye’nin ilk ısı yalıtım akredite laboratuvarı olan ÇEVKAK (Çevre, Enerji Verimlilik ve Kalite Kurulu İktisadi İşletmesi)’ı kurarak üreticilerin standart periyodik test ihtiyaçlarını karşılamaya başladık. ÇEVKAK 2012 yılında ısı yalıtım malzemeleri (EPS, XPS, mineral yünler) ve mantolama ısı yalıtım sistemleri için onaylanmış akredite kuruluş olarak atanarak CE işaretlemesi, Fabrika Üretim Kontrolü (FÜK) ve Ar-Ge çalışmaları hususlarında üreticilere cevap veriyor.

EPSDER çalışmalarını yürütürken gerek yurtiçi gerekse yurtdışı kamu kurumları ve sivil toplum örgütleriyle de çalışıyor ve sektör faydası doğrultusunda çalışmalar yürütüyor. Yurtiçinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TSE, TOBB Türkiye Plastik, Kauçuk Kompozit Sanayi Meclisi, Türkiye İMSAD, İZODER, PAGEV, yurtdışında ise EUMEPS (Avrupa EPS Üreticileri Birliği), ortak çalışmalar yürüttüğümüz önemli kuruluşlar arasında gösterilebilir. 

YALITIM: KDS’den bahsettiniz... KDS hakkında daha detaylı bilgi verebilir misiniz?

ERDEM ATEŞ: EPSDER - EPS Sanayi Derneği üyelerinin ve diğer EPS üreticilerinin kaliteli ve standartlara uygun ürün üretmeleri ve EPS ısı yalıtım malzemesi kullanıcı haklarının güvence altına alınması için Kalite Denetim Sistemi (KDS) devreye alındı. Çok hızlı gelişen ısı yalıtım sektöründe, lider konumdaki EPS’nin talebinin artmasına paralel olarak arzda da çok hızlı bir artış oldu ve yakın bir zamana kadar 40-50 adet olan üretici firma sayısı 140’lara çıktı. Buna paralel olarak farklı yalıtım malzemeleri üreten firmalarda da sayı ve üretim miktarında artışlar yaşandı. Büyüyen yalıtım malzemeleri pazarında haksız rekabet unsuru temel sorunlardan birisi haline geldi; rekabet, kaliteden çok fiyat odaklı bir hale dönüştü. Bu sorunu çözmek, yasa ve standartlara uygun üretim yaparak yine ürünlerini etik değerler çerçevesinde piyasaya sunan firmaları teşvik etmek, onları ve son kullanıcıları korumak, aksi yönde faaliyet gösteren firmaları ise doğru yöne çekebilmek amacıyla, üyelerden gelen yoğun talep göz önüne alınarak “Kalite Denetim Sistemi - KDS” uygulamasına başlandı. Sistem dahilinde, pazardan farklı ısı yalıtım malzemeleri tarafsız şekilde toplanıyor ve bu ürünler akredite kurum olan ÇEVKAK’ta test ediliyor. Test sonuçları ile ürüne ait beyan değerleri ÇEVKAK tarafından karşılaştırılıyor ve ilgili üretici ile bu sonuçlar paylaşılıyor.

YALITIM: Gündeminizdeki konular nelerdir?

ERDEM ATEŞ: Dönem itibariyle EPSDER Akademi’nin oluşturulması sürecindeyiz. EPSDER Akademi, içeriğinde eğitim faaliyetlerinin yürütüleceği EPSDER’e ait bir alt marka. Gelecek talepler doğrultusunda üniversiteler, kamu kurumları, belediyeler, meslek odaları ile diğer STK’lara ısı yalıtımı, ısı yalıtım farkındalığı, enerji verimliliği, yenilikçi inşaat mühendisliği uygulamaları gibi konularda ders, seminer ve eğitimler vermeyi planlıyoruz. Bu çalışmanın yapılabilmesi için işbirliği talep yazılarımız birçok kurumla paylaşıldı. Arzumuz, kısa zaman içerisinde bu çalışmaların aktif bir şekilde yapılmaya başlanması. Binalarda enerji verimliliği kapsamında ısı yalıtımının rolü bildiğiniz gibi çok büyük. Doğru ısı yalıtım uygulamalarının binalarda uygulanması çok önemli. Yanlış uygulamaların nelere sebebiyet verdiği, yaşanan sıkıntılar ile apaçık karşımızda duruyor aslında. Bu işbirliklerin, doğru uygulama modellerinin anlatılması, ilgililerde farkındalığın artırılması amacına hizmet edeceğini düşünüyoruz.

Enerji verimliliği ve binalarda kullanılan ısıtma ve soğutma enerjisinin azaltılması, gündemimizdeki başlıca diğer önemli konular. Enerji verimliliği açısından, binalarda ısıtma ve soğutma için kullanılan enerji miktarının azaltılmasının önemi ile ilgili olarak da farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Isı yalıtım uygulamalarında kullanılan sistemler içerisinde ısı yalıtımını sağlayan malzeme, ısı yalıtım levhasıdır. Levha kalınlığı arttıkça, ısıl direnç ve buna bağlı olarak ısı yalıtımı artar ve kullanılan enerji miktarı azaltılmış olur. Sistem içerisindeki tüm sarfiyatlar ve işçilik aynı iken, ısı yalıtım levhasının kalınlığının artırılması için ödenecek az bir fark ile ısı yalıtımının verimliliği artacak ve karşılığında çok daha az yakıt maliyeti ile sistemin kendisini amorti etmesi sağlanacaktır. Elbette, ısı yalıtımı ve ısı yalıtım malzemesi kalınlığı haricinde de binalarda kullanılan ısıtma ve soğutma enerjisi tüketimi azaltılabilir. Ancak, binalarda konfor şartlarından ödün vermeden, diğer yöntemlere göre daha az maliyetle ve en etkin enerji tasarrufu yöntemi, doğru detayda, doğru özellik ve kalınlıkta ısı yalıtım malzemesi kullanmaktır. Binalarda kullanılan enerji miktarının azaltılması için TS 825 ve BEP (Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği) ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı başkanlığında, TSE ile birlikte başlatılan çalışmalara biz de katkı veriyor ve katılıyoruz.

Uzun süredir EPSDER gündeminde olan bir diğer konu da Geofoam. EPS’nin inşaat ve geoteknik mühendisliği uygulamalarında, geleneksel zemin iyileştirme yöntemlerine alternatif olarak özellikle taşıma kapasitesi düşük zeminlerde hafif dolgu olarak kullanılması, dünyada çok yaygın bir uygulama. Bu teknoloji artık ülkemizde de kullanılmaya başlandı. Çok kısa bir zamanda yaygın olarak kullanılmaya başlanacağını düşünüyor ve bu yönde de çalışıyoruz.

Gündemimizden hiç düşmeyen diğer bir konu ise Haksız Rekabet. Konuyu ısı yalıtımı ve EPS sektörü üzerinden değerlendirmemiz gerekirse, standart ve yönetmeliklere aykırı malzeme üretimi ve yanlış uygulamalar, bazı dolgu ve kaplama malzemelerinin yanlış şekilde ısı yalıtım malzemesi olarak kullanılması, piyasa gözetim ve denetim mekanizmasındaki eksiklikler gibi unsurlar, hem standartlara uygun üretim yapan üreticileri, hem de konu hakkında kısıtlı bilgi sahibi olan son kullanıcıları olumsuz olarak etkiliyor ve ülkemizi zarara uğratıyor. Aslında bu konu, genel olarak tüm yalıtım ve inşaat malzemesi üreticilerinin sorunu. Sektörde kime sorarsanız sorun denetim eksikliği ve haksız rekabetten şikayetçi. Biz bu konunun çözümü için devletin ve sektör sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etme konusunda daha fazla çaba göstermesi gerektiğine, yapılan denetimlerin artırılarak devam edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Haksız rekabet konusunda daha önce bahsettiğim KDS çerçevesinde hareket ederek elimizden geldiğince bir iç denetim mekanizması çalıştırıp, ilk önce uyarı ve düzeltme talebiyle, sonrasında ise durumu takip ederek olumsuzluğun sürmesi halinde ilgili yerlere bildirimlerde bulunarak elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

YALITIM: EPS son zamanlarda yangınlarla çok gündeme gelen bir malzeme oldu... Bu konudaki yorumlarınız nelerdir? Yasal düzenlemelerle ilgili eleştirileriniz, görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

ERDEM ATEŞ: Son yıllarda yaşanan ve bina dış cephesinde alevlerin yayıldığı yangınlarla ilgili değerlendirmelerde, bu yangınların, “Mantolama” olarak bilinen ısı yalıtım sistemleri ile ilişkilendirilmesi ile çok büyük yanlışlıklar yapıldığını gözlemledik. Aslında karşılaşılan durumlarda, bina dış cephesinde mantolama sistemi değil, giydirme dış cephe uygulamalarının yapıldığını gördük. Giydirme dış cepheler ile mantolama sistemleri birbirlerinden teknik açıdan, uygulama detayları açısından, kullanılan malzemeler açısından, yani tüm yönleriyle tamamen farklı unsurlardır. Bu hatalı mantolama ve giydirme dış cephe karışıklığından dolayı, EPS ısı yalıtım levhaları da dış cephe mantolama sistemlerinde en yaygın kullanılan ısı yalıtım malzemesi olduğu için, hatalı şekilde yaşanan yangınlarla ilişkilendirilmekte ve sektörümüz haksız rekabete uğratılmaktadır.

2018 yılı Nisan ayında yaşanan Gaziosmanpaşa Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi yangını ve geçmişte Türkiye (İzmir Otel Yangını 2018, Polat Towers İstanbul Yangını 2012, GOP Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Şantiye Yangını 2011) ile dünyanın farklı coğrafyalarında (Londra Grenfell Tower Yangını 2017) yaşanan yangınlarla ilgili benzer yanlış değerlendirmelerin yapıldığı görülmektedir. Bahsi geçen tüm durumlarda, mantolama sistemi uygulaması olmadığı ve bina dış cephesinin yönetmeliklere aykırı inşa edilmiş “havalandırma boşluklu giydirme cephe” olduğu görülmektedir. Kaldı ki, havalandırma boşluklu giydirme cepheleri yönetmeliklere uygun şekilde ve tamamen yangın güvenli şekilde teşkil etmek de mümkündür. Bu tip giydirme cepheler, dış cephe kaplamalarının kendine ait bir karkasa (çelik konstrüksiyon, demir/çelik iskelet) mekanik olarak sabitlendiği ve en dış yüzeyde yer alan cephe kaplaması malzemesi (örneğin cam, kompozit ahşap panel, kompozit metal panel vs.) ile cephe (örneğin taşıyıcı perde duvar veya dolgu duvar) arasında havalandırma boşluğu bırakılan cephelerdir. İşte bu bahsi geçen havalandırma boşluklu giydirme cepheler, yönetmeliğe aykırı şekilde, en son dış yüzey katmanı olan kaplamaları yanıcı malzemeler ve bu cephe tipi için yanlış olan malzemeler kullanılarak, yanlış detay uygulamaları ile Gaziosmanpaşa Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde olduğu gibi teşkil edildiğinde bu tür istenmeyen olayların yaşanması kaçınılmaz. Havalandırma boşluklu giydirme cepheleri, uygun malzeme ve detay çözümleri ile yönetmeliklere uygun ve yangına karşı güvenli inşa etmek mümkün, ancak yaşanan örneklerde bunun tam tersi bir durum söz konusu.

Mevcut mevzuatımız olan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik, bina cephelerini “Giydirme Cephe” ve “Geleneksel Cephe” olarak iki ana başlık altında tanımlıyor. Yönetmelikte yer alan “Giydirme Cephe” tanımında, dış cephe kaplamalarının kendine ait bir konstrüksiyona (karkas, çelik iskelet) mekanik olarak sabitlendiği ve dış cephe kaplaması (örneğin cam, kompozit ahşap veya metal panel vs.) ile cephe (örneğin taşıyıcı perde duvar veya dolgu duvar) arasında havalandırma boşluğu oluşturmanın mümkün olduğu çözümler ifade ediliyor. Yine, en son yaşanan GOP Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden örnek vermemiz gerekirse, hastane cephesinin bu yönetmelikte tanımlanmış olan giydirme cephe, dış cephe kaplaması (ahşap kompozit lamine panel) ile cephe (betonarme taşıyıcı duvar ve gazbeton dolgu duvar) arasında havalandırma boşluğu oluşturularak teşkil edilmiş bir cephe olduğu görülmektedir. Aynı yönetmelikte, “Geleneksel Cephe” tanımında ise ısı yalıtım levhaları ve üzerinde yer alan tüm sıva katmanlarının arada hava boşluğu oluşturmayacak şekilde doğrudan dış cephe üzerine uygulandığı, piyasada mantolama olarak bilinen dış cephe ısı yalıtım sistemlerinin de dahil olduğu komple sistem çözümleri tanımlanmıştır.

Giydirme dış cepheler ile mantolama sistemleri ve arasındaki farklar hakkında hiçbir bilgisi olmayan kişiler, yangınlarla ilgili söylemlerinde, sanki bu yangınlara konu olan dış cephelerde, mantolama sistemleri uygulanmış izlenimi veren bilimsellik ve teknik gerçeklerden uzak açıklamalarda bulunmaktadır. Bu durum, ne yazık ki enerji verimliliği, ısı yalıtımı sektörlerine ve ülkemiz açısından son derece önemli olan enerji tasarrufu eylemlerine zarar vererek, ülkemizin cari açığının kapanmasına büyük engel teşkil etmektedir. Ayrıca, kamuoyuna yapılan bu tip yanlış bilgilendirme ve yanlış yönlendirmeler ile başta EPS ısı yalıtım levhası üreticileri ile diğer ısı yalıtım malzemesi imalatçıları, mantolama sistemi üreticileri, mantolama sistemi yardımcı malzeme imalatçıları, hammadde tedarikçileri, makine üreticileri, mantolama sistemi uygulamacıları gibi çok büyük istihdam yaratan kurum ve kişiler de çok ciddi haksız rekabete uğramaktadır.

YALITIM: EPS’nin ısı yalıtımı alanındaki avantajları, mevcut pazar durumu ve gelecekle ilgili tahminleriniz nelerdir?

ERDEM ATEŞ: EPS ısı yalıtım levhaları, diğer muadil ısı yalıtım ürünlerine göre daha yüksek ısı yalıtım performansını daha ekonomik olarak sunar. Isı yalıtımındaki uygulama kolaylığı, ithal girdisinin ve üretiminde kullanılan enerji miktarının çok düşük olması, önemli avantajlarındandır. EPS, çevreyi kirletecek bir atık çıkarmaz. Üretim ile uygulamada oluşabilecek EPS atıkları, tamamen geri dönüştürülebilir olduğu için EPS çevre dostu bir malzemedir. Üretim ve uygulamasında diğer muadillerinden farklı olarak işçi sağlığı açısından risk oluşturmaması, çok hafif olması, kolay şekil verilebilir olması gibi nedenlerle pazarda daha çok tercih edilmekte ve ülkemizde ısı yalıtım uygulamalarının yüzde 65’inde senelerdir kullanılmaktadır.

Ülkemizde sadece bina dış cephe ısı yalıtımı olan mantolamada, günümüze kadar yüz milyonlarca metrekare EPS ısı yalıtım levhası uygulaması yapıldı. EPS, bu kullanım miktarı ile sektörde ilk sıradaki yerini koruyor. Bundan sonraki süreçte de aynı kullanım yüzdeleri ile en fazla tercih edilen ürün olmayı hedefliyoruz.

YALITIM: Son kullanıcılara ısı yalıtımı konusunda ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz?

ERDEM ATEŞ: Öncelikle, yapılacak ısı yalıtımı uygulamasına uygun olarak imal edilmiş, Uluslararası Teknik Onay (CE İşareti)’a veya Ulusal Teknik Onay (G İşareti)’a sahip ürünlerin kullanılmasına dikkat edilmesi gerekir. Ayrıca, ısı yalıtım uygulamasının konusuna hakim ekiplerce yapılması oldukça önemlidir. Hatta mantolamada uygulamaları gibi, Mesleki Yeterlilik Belgesi (MYK)’nin yasal bir zorunluluk gereği uygulama yapacak kişilerde bulunması gereken uygulamalarda, uygulamayı yapacak kişilerde bu belgesinin olmasına dikkate edilmelidir.

EPS ile yapılacak ısı yalıtımı öncesinde, yapının kendi fiziksel şartları, bulunduğu iklim şartları ve ihtiyaçları doğru tespit edilmeli, detaylar doğru çözümlenmeli, mantolama gibi uygulamalarda cephede bulunan aparatların (klima, uydu anteni, denizlik, yağmur iniş boruları gibi) mantolama ile birlikteliği, öncesi ve sonrası ile birlikte iyi analiz edilmelidir.

Mantolama gibi uygulamalarda sadece kullanılan malzemelerin değil, kullanılan tüm malzemelerin biraraya getirilmesiyle oluşturulan bitmiş sistemin standartlara uygun, belgeli, Uluslararası Teknik Onay, yani CE işareti veya Ulusal Teknik Onay, yani G İşareti taşıması gerekiyor. Tüm sistem bileşenlerinin performanslarını hem tek başlarına, hem de bir bütün olarak sistem halinde ilgili mevzuatlara göre belgelendirilmiş olması şart.

Isı yalıtımı uygulamalarında dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan birisi de “kalınlık”. Malzeme kalınlığı, “TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Yönetmeliği’ne göre belirleniyor ve “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’nin en önemli unsuru olan, “Enerji Kimlik Belgesi” yazılımı “BEP-TR” ile hayata geçirilmiş bulunuyor. Buna rağmen unutulmamalıdır ki, yönetmelik ve standartlarda bulunan sonuçlar, asgari uygulanması gereken kalınlıkları ifade eder. Bu asgari kalınlıkların üzerinde yapılacak her ısı yalıtımı, daha fazla tasarruf ve daha fazla konfor sağlayacaktır. Kaldı ki, EPS hariç ısı yalıtım sistemini oluşturan tüm sistem bileşenleri (işçilik ve tüm sarf malzemeleri) aynı iken, ısı yalıtımının esas unsuru olan EPS’nin kalınlığını artırarak daha fazla ısı enerji tasarrufu sağlamak mümkündür.

YALITIM: EPS’nin karayollarında Geofoam olarak kullanımıyla ilgili görüşleriniz nelerdir? Ne gibi yararları var?

ERDEM ATEŞ: Geofoam, EPS’nin alternatif bir zemin ıslahı yöntemi olarak genellikle hafif dolgu malzemesi şeklinde inşaat mühendisliği uygulamalarında kullanılmasına verilen isimdir. Özellikle, taşıma kapasitesi düşük zeminlerde, geleneksel zemin ıslahı yöntemlerine alternatif olarak, Geofoam hafif dolgu kullanılarak, inşaat maliyetleri düşürülebilmekte ve büyük ölçüde inşaat süresi kısaltılabilmektedir. Geofoam’un yoğunluğu, geleneksel sıkıştırılmış toprak dolgusunun yoğunluğunun yaklaşık yüzde 1 olduğu için, Geofoam dolgunun zemine uyguladığı düşey yük, sıkıştırılmış toprak dolgulara göre yaklaşık yüz kat daha azdır. Dolayısıyla, Geofoam dolgu kullanıldığında toplam oturmalar önemli şekilde azaltılır. Uzun süreli performans kriterlerine bakıldığında, Geofoam yol dolgularında meydana gelen toplam oturmaların, geleneksel dolgularda meydana gelen oturmalara göre çok daha az olması sebebiyle Geofoam’un tercih edildiği ve bu sebeple karayolu bakım ve onarım maliyetlerinin daha az olduğu gözlenmiştir.

Ayrıca Geofoam olarak EPS, yol bendi inşası ve yol şeritleri genişletilmesinde, geri dolgularda, istinat yapıları arkasında bu yapılara gelen yükleri azaltmak amacıyla, titreşim sönümlemede, menfez gibi sanat yapıları ve yer altına gömülü isale hattı ile enerji nakil hatları üzerinde bu yapılara gelen yüklerin azaltılması amacıyla, bina temelleri ve istinat yapıları çevresinde bu yapılara gelen deprem etkilerinin azaltılması amacıyla ve köprü yol yaklaşım dolgularında da çok pratik ve ekonomik olarak kullanılabilir.

1972 yılından bu yana birçok ülkede yüzlerce projede kullanılan bu metodun kullanımı, ne yazık ki ülkemizde 3-5 proje ile sınırlı. Bu sebeple, EPSDER olarak konunun daha net anlaşılması ve ülkemizdeki inşaat ve geoteknik mühendisliği uygulamalarında malzemenin kullanılarak daha düşük maliyetli ve daha güvenli yapılar inşa edilebilmesi için, alanında çok önemli uluslararası bir konferansın beşincisini ülkemize kazandırdık.

EPSDER - EPS Sanayi Derneği tarafından 9-11 Mayıs 2018 tarihleri arasında düzenlenen, 5. Uluslararası Geofoam Konferansı, 5 kıta ve 23 ülkeden gelen katılımcılar ile Kıbrıs’ta gerçekleştirildi. Etkinliğimiz, Türkiye’den ve dünyanın çok farklı coğrafyalarından alanında uzman akademisyenleri, araştırmacıları, geoteknik mühendislerini, inşaat mühendislerini, zemin mekanikçilerini, EPS Geofoam üreticilerini, EPS hammadde tedarikçilerini, EPS imalatında kullanılan makine ve ekipman üreticisi firmalar ile inşaat sektörünün önde gelen müteahhitlik firmalarını, proje firmalarını ve müşavirlerini, STK temsilcilerini ve kamu ile özel sektör temsilcilerini biraraya getirdi. Geoteknik ve inşaat alanlarının kesişim noktasına odaklanan kongrede, “Hafif düşün, doğru yap” mottosu kullanıldı.


 


İlginizi çekebilir...

Şişecam Düzcam Pazarlama ve Satış Başkan Yardımcısı Ebru Şapoğlu: "Şişecam Düzcam İnovatif Çözümlere Öncelik Veriyor"

Şişecam Topluluğu'nun düzcam alanında faaliyet gösteren şirketi Şişecam Düzcam, 'güçlü markaları ile hızlı büyüyen ve yenilikçi çözümler sunan...
8 Kasım 2018 Perşembe / 10:42

Sika Türkiye Genel Müdürü Turgay Özkun: "Sürdürülebilir ve Karlı Büyüme Stratejimizi Devam Ettiriyoruz"

Türkiye'de 28 yıldır faaliyet gösteren İsviçre merkezli Sika, bu yıl içerisinde Türkiye'deki üst yönetiminde değişiklikler yaptı....
8 Kasım 2018 Perşembe / 10:39

Anadolu Motor Satış Yöneticisi Alper Eron: "Anpa Yalıtım, Nanoteknolojik Yalıtım Ürünleriyle Enerji Tasarrufunu Artırıyor"

Motor üretim ve satış şirketi Anadolu Motor, Anpa Yalıtım markasıyla yalıtım sektörüne de giriş yaptı....
9 Ekim 2018 Salı / 16:32