E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
ODE YALITIM
BAU 2019
BLOKSAN
ARMACELL
MOLÜMER
TUNÇMAN PLAST
BTM

Yönetici ve Yönetici Adayları için Yeni Bir Kitap: 'Yönetirken Risksiz Misiniz?'

Yönetici ve Yönetici Adayları için Yeni Bir Kitap: 'Yönetirken Risksiz Misiniz?'

16 Temmuz 2018 Pazartesi / 17:19 | HABER - RÖPORTAJ
172. Sayı (Temmuz 2018)
17 kez okundu

İnşaat malzemeleri sektörünün yakından tanıdığı üst düzey yöneticilerden Murat Belen, 40 yıllık kariyerinin özellikle son yirmi yılında CEO, Genel Müdür, Türki Cumhuriyetler ve Orta Asya’dan Sorumlu Bölge Müdürü, Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı olarak bilfiil yaşadığı deneyimleri, “Yönetirken Risksiz misiniz” isimli kitapta topladı.

Kurucusu olduğu Belen Danışmanlık (Belen Consulting) şirketiyle halen ulusal ve uluslararası şirketlerin üst yönetim danışmanlığı ve profesyonel yönetim kurulu üyeliklerini yürüten İnşaat Y. Müh. Murat Belen’in kitapta yer verdiği her vakayı gerçek hayatta birebir yaşamış olması, çalışmayı daha da önemli kılıyor.

Kitabın ana başlıklarından olan Satıştan Mali İşlere, Hukuktan İnsan Kaynaklarına kadar her bölümü gerçek vakalarla anlatan Belen, bugün Türkiye ve dünyada, kurumların yaşadığı iflas, skandal ve çöküşlerin temelinde, ilk anlarda söndürülemeyen “Risk Kıvılcımları” olduğunu dile getiriyor. Belen, kitabı kaleme alış amacını ise, uzun zaman harcayarak ve hatta bazen deneye-yanıla öğrendiği ve kendi kendine sık sık “Keşke profesyonel hayata başladığım yıllarda birileri bu konuda bana biraz yol gösterip, dürtseydi” dediği konuları, fayda odaklı bir paylaşım halinde derli toplu bir şekilde sunabilmek olarak özetliyor.

Kitap, İnsan Kaynakları başlığı altında “Doğru İşe Doğru İnsan Konusuna Gereken Önemi Vermemek”, “Performans Değerlendirme Sistemini Kurmamak”, “Görev Tanımlarının Belirsizliği”, “Torpilli Elemanın Doğrudan ve Dolaylı Riskleri”, “Kilit Elemanların Ayrılma Riski”, “Maaş Politikasının Olmama Riski”; Pazarlama başlığı altında “Rakiplerin Yakın İzlenmemesinden Kaynaklanan Riskler”, “Kör Kıyaslamanın Doğurabileceği Riskler”, “Ar-Ge ile Pazarlamanın İletişim Eksikliği”, “Pazarlama ile Satışın Tam Bir Koordinasyon ve Dayanışma İçinde Olmaması”, “Müşteri Şikayetlerini Yönetememe Riski”, “Pazarlama Çalışmaları için Kaynak Eksikliğinin Doğuracağı Riskler”; Satın Alma başlığı altında “Alternatif Tedarikçilerin Belirlenmeme Riski”, “Sistemli ve Düzenli Tedarikçi Değerlendirmesinin Yapılmama Riski”, “Tedarikçi Ödemelerinin Bilinçli Olarak Geciktirilmesinden Kaynaklanan Riskler”, “Satın Alma Maliyetleri için Dönemsel Hedef Konulmamasının Riski”, “Sipariş-Teslimat-Fatura Mutabakatının Sürekli İzlenmemesinin Doğurabileceği Riskler”, “Etik Değerlerin Kurumun Kültüründe Eksik Olma Riski”; Yönetim Kurulu başlığı altında “Yanlış Organizasyon Yapısı Üzerinde Baskı Kurma Riski”, “Yönetim Kurulunun Tepeden İnme ve Gerçekçi Olmayan Bütçe Hedefleri Koyma Riski”, “Toplantı Disiplini Eksikliği ve Yetkilendirme Zafiyet Riskleri”, “Şirket Yönetim Kadrosuna Kulak Vermeyen ve Sadece Talimat Veren Bir Yönetim Kurulu Riski”, “Organizasyonel Görevi Olmayan YK Üyelerinin Müşteri ile Doğrudan Temas Kurma Riski”, “Yönetim Kurulunun Kurum İçi Güveni Yok Etme Riski”, “İsimsiz Karalama Mektuplarının İşleme Alınma Riski”; Satış Departmanı başlığı altında “Şirketin Yazılı Fiyat Verme Prosedürünün Olmamasının Neden Olabileceği
Riskler”, “Satıcıların Yeterli Ürün Bilgisine Sahip Olmama Riskleri”, “Takip Kültürünün Olmama Riski”, “Satışa Verilen Hedeflerin Çok Fazla ya da Çok Az Olması Riski”, “Satış Ekibinin Temsil Eksikliği Riski”, “Kaybedilen Müşteriler ve İhalelerin Kaybedilme Nedenlerinin Araştırılmama Riski”; Üretim başlığı altında “Ekonomik Sipariş Miktarı ve Stok Devir Hızının Belirlenmeme Riskleri”, “Fason Üretim Analizinin Yapılmama Riski”, “Maliyet Azaltan Çalışmaların İhmal Edilme Riski”, “Üretim Planlaması İhmal Riski”, “Kilit Performans Göstergelerini (KPG) Kullanmama Riski”, “Üretim Ekipmanları Kritik Parçalarını Stokta Bulundurmama Riski”; Mali İşler başlığı altında “Tahsilat Takip Yönetim Riski”, “Satış Yönetimi ve İletişim Eksikliği Riski”, “Tahsilat ve Diğer Sorunlarda Önlem Almakta Gecikme Riski”, “Bütçe Sürecini Yönetememe Riski”, “Yeni Müşteri Risk Analizlerini Yapmama ve Kredi Limitlerini Güncellememe Riski”, “Mali İşler Müdürünün Diğer Bölüm Faaliyetleri Hakkında Bilgisiz Olma Riski”; Hukuk başlığı altında “Tedarikçi Sözleşmelerinin Eksik Olma Riski”, “Çalışanlarla Yapılan Sözleşmelerin Eksik Olma Riski”, “Müşteri Tazminat Davalarına Karşı Hazırlıksız Olma Riski”, “Bayi Sözleşmelerinde Eksiklik Riski”, “Tahsilat Gecikmelerinin Hukuksal Riski”, “Usulsüzlük Konularında Tedbirsizlik Riski” konuları ile diğer ana başlıklar olan Risk Haritaları ve Riski Azaltan Etkenler’i içeriyor.

Biz de Murat Belen’le kitapla ilgili kısa bir röportaj yaptık ve kitapta konu edindiği bazı başlıkları özetlemesini istedik... İşte Belen’in kitapta yer verdiği önerilerden, uyarılardan ve yorumlardan bazıları...

İŞLETME KÖRLÜĞÜ YÖNETİCİLERDE DE OLUŞUYOR
“Beni kitabı yazmaya iten unsurlardan birisi, yöneticilerin, personellerinde görerek şikayet ettikleri ‘İşletme Körlüğü’nün aslında yöneticilerde de oluştuğunu anlatmaktı. Bu, bir yönetici için en büyük tuzaklardan birisi... İnşaat Y. Mühendisi olmakla birlikte kariyerimin çok uzun bir bölümü yöneticilikle geçti. Detaycılıklarıyla ünlü bir İsviçre firmasında da uzun yıllar yöneticilik yaptım, Japonlarla da, Amerikalılarla da, Karadenizlilerle de çalıştım. Edindiğim bu deneyimleri bire bir yaşanmış vakalar yoluyla anlattığım kitapta, şirket yönetiminde olası yapılabilecek hataları ve riskleri öngörüp, tedbirleri baştan alma yönünde tavsiyeleri özetlemeye gayret ettim. Kitapta doğrudan kârı ve iş sonuçlarını etkileyecek Üretim, İnsan Kaynakları, Satış, Mali İşler gibi sekiz ana başlık yer alıyor. Bu sekiz ana başlıkta kendi yaşadığım altı-yedi vakayı ele aldım. Olası tuzakları, yaşarken göremediğimiz unsurları özetledim...”

VAKA ANLATILDIĞINDA İNSANLAR HEYECANLANIYOR
“Maltepe Üniversitesi’nde tasarladığım ve bir-iki dönem verdiğim fakat şu anda devam edemediğim ‘İşletmelerde Operasyonel Risk Analizi’ ve ‘Yönetim Riskleri’ derslerinde vaka anlattığım zamanlarda öğrencilerin gözlerinde farklı bir parıltı görüyordum. Çünkü genelde bu dersler teorik olur ve neler yapılması gerektiği anlatılır. Bense hazırladığım derste nelerin yapılmaması gerektiğini, bire bir yaşadığım olaylarla anlatıyordum. Vaka anlatıldığında insanlar çok heyecanlanıyorlar. Bu tarz bir anlatımın çok yararlı olduğunu düşünüyorum. Kitabı yazma nedenlerimden bir diğeri de, biri ‘Girişimcilik’, biri ‘Networking’ ve üçüncüsü ‘İş Dünyasında Linkedİn ile Networking’ konularında üç kitabı olan oğlum Ertuğrul Belen’in bana uyguladığı yakın ve sıkı markaj ve paylaştığı deneyimleriydi. Ona çok şey borçluyum. Ve onun her üç çalışmasının da yayınevi olan Optimist’in bana gösterdiği ilgi ve verdiği destek de çok önemliydi. Optimist’e de teşekkürler....”

KÂR DETAYLARDA GİZLİ
“Yöneticiliğim boyunca kârın detaylarda gizli olduğunu gördüm. Artık günümüzde sadece masrafları kısarak kâr sağlamak pek mümkün olamıyor. Kolayca fiyat artıramıyorsunuz. Ciddi bir rekabet söz konusu. Dolayısıyla operasyonları doğru yapmak, riskleri doğru kurgulamak, tedbirleri doğru almak gerekiyor. Tabii uçağın kaçırılma riskine karşı tedbir alacağım diye uçağa hiç binmemek de olmaz. Doğru tedbirlerle riskleri minimize etmek gerekiyor. kitapta tüm bunları yaşanmış vakalarla anlatmaya çalıştım. Kitabın bir özelliği de okurun kendini ölçümleyebilmesi. Testi, kitabı okumadan çözüp, sonrasında en azından bazı bölümleri okuduktan sonra bir daha çözerse, kendini geliştirdiği yönleri çok kolay görebiliyor, ölçümleyebiliyor. Okur bunu, örümcek metodu olarak adlandırılan basit bir şematik sunumla yapabiliyor. Dolayısıyla kendisinin değişik konularda hangi seviyede olduğunu görebiliyor...”

KİLİT ELEMAN KAYBI...
“Yöneticilere kitaptaki başlıklar çerçevesinde birkaç tavsiyede bulunabilirim. Mesela İnsan Kaynakları... Son dönemde PricewaterhouseCoopers’ın 1400’den fazla yöneticiyle gerçekleştirdiği risk araştırmasında, yöneticilerin yüzde 45’inin ‘Kilit Eleman Kaybı’nı öncelikli risk olarak değerlendirdiği görüldü. Gerçekten kilit elemanların kaybedilmesi ciddi risklerden birisi. Türkiye’de firmalarda gereken değerin verilmemesinden dolayı birçok değerli eleman elden kaçırılıyor. Ayrıca üst düzey yöneticilerin, alt pozisyonlardaki yönetici adaylarını, kendilerine tehdit olarak gördüklerinden, olabildiğince erken pasifize etme çabalarıyla çok sık karşılaşılıyor. Bu, herhalde bir işletmeye yapılabilecek en büyük kötülük. Kilit bir elemandan tabii ki vazgeçilebilir. Etik dışı davranışta bulunursa bunun affı yok. Ayrıca bu eleman kendiyle barışık değilse, takım çalışmasından öteye birlikte çalıştığı insanların önünü açamıyorsa, tek tabanca çalışmak istiyorsa bu aday da tabii ki üst düzey yöneticilik için uygun olmaz. Fakat sadece rekabet için önü kesiliyorsa bu şirket için hiç de iyi bir şey değildir...”

TORPİL GEMİYİ DE, ŞİRKETİ DE BATIRIR
“İnsan Kaynakları konusunda firma yöneticilerinin eleman seçme ve değerlendirmede çok dikkatli olmalarını öneririm. Bu konuda ‘En iyinin, iyinin düşmanı’ olduğuna inanıyorum. Yani en iyi profesyoneli bulacağım diye bir sene beklenmez. Ayrıca insan kaynakları firmalarından da destek alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu hatayı geçmişte ben de yaptım fakat artık Türkiye’de çok iyi İnsan Kaynakları firmaları var. Geleneksel yöntem olarak başvuranı dinliyoruz, gözünün içine, kariyerine bakıyoruz ve sonunda karar veriyoruz fakat aslında birçok şeyi de gözden kaçırıyoruz. Bu konuda hizmet veren uzman firmalarsa kişinin sosyal yönden nasıl bir yapıya sahip olduğu, liderlik vasfının olup olmadığı gibi unsurları olabildiğince bilimsel yöntemlerle irdeleyebiliyorlar. Yani eleman seçiminde profesyonel destek almaktan kaçınılmaması gerektiğini düşünüyorum. Bir elemanı yönetici olarak işe aldıktan altı ay sonra yanıldığınızı anladığınızda, şirket sırlarınızı da paylaşmış olduktan, ciddi bir zaman kaybettikten sonra işleri yeniden toparlamak o kadar kolay olmuyor. İnsan Kaynakları ile ilgili diğer bir uyarım ise ‘Torpilin gemiyi batırdığı gibi firmayı da batırabileceği’nin bilincinde olunması. Bu konuda profesyonel yöneticilerin biraz dik durması lazım. Torpil ile tavsiyeyi veya referansı karıştırmamak gerekiyor...”

PAZARLAMA FAALİYETLERİ BUZKIRAN GEMİSİNİN İŞLEVİNİ GÖRÜR
“Kitaptaki başlıklardan birisi olan Pazarlama ise firmalar için oldukça önemli bir konu. Pazarlama faaliyetleri bir bakıma buzkıran gemisinin işlevini görür. Önden gider, yolu açar, arkadan satış gemileri gelir. Fakat Türkiye’de pazarlamaya maalesef bazı yanlış anlamlar atfediliyor. Doğru pazarlama ise gerçek bir pazar araştırmasını, Ar-Ge’yi, ciddi
satış faaliyetlerini içerir. Büyük ve düzgün bir firma olma amacı güden bir kuruluşun pazarlamaya önem vermemesi büyük bir handikap oluşturur...”

TEDARİKÇİLER KONUSUNDA DİKKATLİ OLMAK GEREKİYOR
“Satın Alma konusunda söylenecek çok şey var... Satın alma genellikle firmaların yüzde 40 ile 60 arasında maliyetinin önemli kısmını oluşturur, hele ki bir üretim şirketiyse. Dolayısıyla tedarikçiler konusunda çok dikkatli ve alternatifli olmak, prensipleri çok iyi ortaya koymak, genellikle de kalite belgesi olmayan üreticilerden mümkün olduğunca kaçınmak gerekiyor. Bu konulara dikkat edilmemesi ileride iş kaybına, büyük tazminatlar ödenmesine, zamanında tedarik sağlanamadığı zaman da imaj ve müşteri kaybına neden olabilir...”

YÖNETIM KURULU YERLI YERSIZ MÜDAHALE ETMEMELI
“Yönetim Kurulu da kitabın önemli başlıklarından birisi. Türkiye’de yönetim kurulu üyeleri genelde profesyonel yöneticilerin işlerine yerli yersiz müdahale ederler. Tabii ki yönetim kurulunun büyük yetkileri vardır. Ayda bir, üç ayda bir konulan bütçeye göre hesap sorar ama iş programlarına ve işin yürümesi sırasında şirketin CEO’su veya genel müdürünün yaptığı plana müdahalede bulunmaması ve o kişileri önemsizleştirmemesi lazım. Çünkü yönetim kurulunun her müdahalesinde profesyonel yöneticinin çalışanlar gözündeki değeri düşüyor, yönetici pozisyonu sorgulanıyor, anlamsızlaşıyor...”

TAKİP, SATIŞIN KALBİDİR
“Satış, bir firmanın en önemli departmanlarından... Satış kadrolarında yaşanan en büyük risklerden birisi ise müşterinin ‘çantada keklik’ görülmesi. Fakat artık günümüzde böyle bir şey yok. Takipçilik çok çok önem kazanmaya başladı. Bugün herkes iyi üretim yapabiliyor, dolayısıyla gerçekten farklılığı ‘takip’le de müşteriye anlatabilmek gerekiyor. Çünkü müşteriyi yeniden kazanmak çok daha pahalı. Takip, satışın kalbidir diyebilirim. Satış personelinin eğitimli olması ve şekli şemali de çok önemli. Çünkü müşteri, firmayı genelde o satış elemanın şahsında tanıyor. Dolayısıyla satış personelinin doğru denetlenmesi, ölçümlenmesi, eğitilmesi son derece önemli. Ayrıca satış faaliyetlerinde şirketin fiyat verme konusunda sistematik çalışma yöntemlerinin olması gerekiyor. Müşteriler şirketten farklı kişilerden farklı fiyatlar alamamalılar. Bir fiyat akış diyagramı olması şart. Yani fiyatta belli bir listenin olması ve bu listeden hangi oranlarda kimin nereye kadar yetkili olduğunun önceden belirli olması gerekiyor. Bunun eksikliği, şirketi kişilikli ve sistemli bir şirket olmaktan uzaklaştırır, saygınlığı zedeler. Kâr da kaybettirir. Ayrıca müşteri ilişkilerinde prosedürel davranılması ve satış hedeflerinde doğru hedeflerin konulması da şart. Satış başlığı altında son söyleyebileceğim şey ise, kaybedilen işlerin kazanılan işlerden çok daha öğretici olduğudur. Kaybedilen işin arkasındaki hata sistematik olarak araştırılmıyorsa, ileride tekrar aynı hataları yapmaya mahkum olunur...”

ANAHTAR VERİMLİLİK GÖSTERGELERİ KULLANILMALI
“Kitaptaki ana başlıklardan birisi de Üretim. Üretimde Anahtar Verimlilik Göstergeleri (KPI) gibi programların kullanılmasını şiddetle öneririm. Tablolarla ne kadar sattığınızın yanında kişi başına ne kadarlık bir üretim yaptığınız, satış departmanının harcadığı yakıtı bile değerlendirmeye alan bir verimlilik analizi çok işe yarar. Bu, hem üretimdeki giderinizi bire bir gösterir, hem de geçmişe bakarak değerlendirme imkanı verir. Dolayısıyla üretimde bu verimlilik göstergelerinin çok iyi takip edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Üretim başlığı altında diğer bir önerim de fason üretim alternatiflerinin korkmadan gözden geçirilmesi gerektiğidir. Gerek fason üretmek, gerek fason ürettirmek günümüzün önemli alternatiflerinden birisi. Çünkü artış uzmanlaşma her alanda yaygınlaşmaya başladı. Sizden daha iyiyi, daha ucuza üreten birilerini bulabilirsiniz. Ama tabii kalite limitlerinizi çok iyi kurmanız ve fasoncuyu denetlemek lazım. Üretim’in bir önemli konusu da bence sık bozulan ve zor temin edilen ekipmanın stoklarını, yedek parçalarını elde tutmak gerektiği. Üretim bandındaki bir problemin çözümü günlerce sürerse ciddi bir maddi yük oluşturur...”

TAHSİLATTA YAZILI PROSEDÜR OLUŞTURULMALI
“Mali İşler konusunda ise tahsilata çok dikkat edilmesi gerekiyor, bu konuda yapılacak ilk iş ise kesinlikle yazılı prosedürün oluşturulmasıdır. Ayrıca tahsilatın Mali İşler departmanının olduğu kadar satış departmanın da görevi olduğu unutulmamalı. Satış ve Mali İşler çalışanlarının ortak çalışıp müşteri analizleri yapıp, müşterileri gruplamaları da önemli tavsiyelerden birisi olabilir. Çünkü müşteriden müşteriye fark vardır. Birisine iki ay tolerans gösterebilirsiniz ama bir diğerine elinizi verseniz kolunuzu alamayabilirsiniz. Tahsilat konusunda hukuki süreçlerden de kaçınmamak gerekir. Tabii bu sürecin ne zaman başlayacağına da ancak önceden oluşturulmuş olan tahsilat prosedürü yön gösterebilir. Böyle bir prosedür müşteriye firma prensiplerini düzgün anlatabilmeyi de sağlar...”


 


İlginizi çekebilir...

Mapei'nin Yeni Genel Müdürü Selman Tarmur Oldu

2018 yılı başından itibaren yeniden yapılanma çalışmaları yürütülen Mapei Türkiye'nin Genel Müdürlüğüne Selman Tarmur atandı....
10 Ağustos 2018 Cuma / 15:54

İZODER'de Başkan Levent Pelesen Oldu

İZODER'in Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı 13 Nisan Perşembe günü yapıldı. Toplantıda, İZODER'in yeni Yönetim Kurulu belirlendi ve Yönetim Kurulu...
15 Mayıs 2017 Pazartesi / 15:49

Eryap Taşyününde Kapasitesini Artırıyor

Geçtiğimiz sene altyapısını düzenleyen ve Çamlıca'daki yeni yönetim merkezine taşınan Eryap Grup, yıl içinde ayrıca taşyünü konusunda kapasite artırım...
7 Nisan 2017 Cuma / 17:36

©2018 Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | 19.12.2018 / 07:13:50 | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.