E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
ÇUKUROVA YALITIM
MAPEI
EMÜLZER
MARDAV
KNAUF
ERYAP GRUP
PANELSAN
ALFOR

Ravaber, Avrupa'da Fabrika Açmayı Planlıyor

Ravaber, Avrupa'da Fabrika Açmayı Planlıyor

10 Ağustos 2016 Çarşamba / 16:08 | HABER - RÖPORTAJ
149. Sayı (Ağustos 2016)

Geçtiğimiz aylarda Türkiye'de seramik yünü üreterek bir ilki gerçekleştiren Ravaber, şimdi de Avrupa'da bir üretim tesisi kurmayı planlıyor.

Yurtiçinde taşyünü pazarının yaklaşık yüzde 35’ine hakim olan Ravaber, Avrupa’da bir üretim tesisi açarak uluslararası arenada önemli oyunculardan biri olmayı hedefliyor. Geçtiğimiz aylarda Türkiye’de ilk seramik yünü üretimine de başlayan firma, taşyününden topraksız tarım yapmak için de gün sayıyor.
Ravaber’in Belçikalı Ravago ile ortaklığından sonra yatırımlarını sessizce ilerleten Ravaber, yeni yatırım hamleleri ve hedeflerini açıkladı. Ravaber’in kuruluşundan bu yana faaliyetleri hakkında bilgi veren Ravaber Genel Müdürü Harun Hasyüncü, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Taşyünü alanında faaliyete 2008 yılında, 20 bin tonluk bir kapasiteyle başlamıştık. İlk yıl 4 bin ton malzeme satmıştık. Açıkçası biraz moralimiz bozulmuştu. Ama zaman içerisinde hem fiyatların geriye gelmesi, hem de enerji tasarrufu bilincinin Türkiye’de artmasıyla sektörün önü açıldı. Biz de bu süre zarfında 2012 yılında kapasiteyi artırma kararı alarak 20 bin tonluk hattımızın yanına 40 bin tonluk bir hat daha kurduk. Şimdi mevcut tesisimize üçüncü hattımızı kuruyoruz. Ürünlerimizi o dönemde Belçika menşeili Ravago firmasına ait Mardav firması alarak, yurtiçinde yaklaşık 150 bayisine ulaştırıyordu. İşler iyi gidince ve biz de kapasiteyi artırınca, kendilerinden, ürünü beraber üretip satma teklifi geldi. Bizim finansman durumumuz iyi olduğu için para karşılığı bir ortaklık yapmak istemedik. Kendi başımıza taşyünü üretebilme kabiliyetimiz, patentli makinelerimiz vardı. Bazı makineleri bile kendimiz üretebiliyorduk. Fakat onlar ‘lokal bir firmasınız, güzel işler başardınız; biz bu ürünü alıp zaten uluslararası pazarda satıyoruz, neden birlikte üretip satmayalım’ dediklerinde bize de çok cazip geldi ve 2012 yılının son çeyreğinde Belçikalı Ravago firmasıyla yarı yarıya ortaklık modeliyle devam etme kararı aldık. Ravago’nun yaklaşık kırk ülkede üç yüz elliden fazla üretim tesisi var. Ciroları zannediyorum 7 milyar euro’nun üzerinde. Ağırlıklı petrokimya ve plastik tarafında faaliyet gösteriyorlar. Ayrıca 17 ülkede de yalıtım malzemeleri üretiyorlar. Dolayısıyla şu an ‘Ravago’nun yapı sektöründe olan firmalarına burada ihracatını yapabilir miyiz; yoksa onların olduğu bölgelerde üretim mi yaparız’ diye bir arayış içindeyiz...”

Avrupa’da taşyünü üretecek
Avrupa’da taşyünü üretim tesisi hazırlığı da yaptıklarını söyleyen Hasyüncü, bu yatırımı uluslararası marka olma yolunda önemli bir adım olarak gördüklerini vurguladı. Hasyüncü, Avrupa’daki yatırımlarının ayrıntıları hakkında ise şu bilgileri verdi: “Ravago’nun yapı kısmı RBCS’nin yönetim kadrosunda bana da bir görev verildi. Orada 4 kişilik bir yönetim takımı var. Ben de bu yönetime dahil oldum. Buradaki amacımız nasıl ki Ravago, Mardav ürünlerini alıp satıyordu, şimdi de üretip satıyor. Aynı şekilde biz de taşyününü sadece Avrupa’da üretip satmak istiyoruz. Bununla ilgili ciddi bir fizibilite çalışması içindeyiz. İlk aşamada hangi ülkede üretim yapacağımıza karar verdik. O ülkede lokasyona bakıyoruz. Yakın zamanda da nihai kararı alıp Ravaber’in aynı ortaklık yapısı içinde Avrupa’da üretici olacağız. Bu yatırımızda Belçika ve Macaristan lokasyonu üzerinde duruyoruz. Macaristan bölgesi şu an için ağır basıyor. Yaklaşık 35 milyon euro’luk bir bütçeyle fabrikamızı kuracağız. İlk aşamada 120 kişilik istihdam sağlayacağız. 100 bin metrekarelik alanda faaliyete başlamış olacağız. Bu yatırım, Türkiye’deki kapasite artışı üzerine yapacağımız yatırımlardan çok daha cazip geliyor. Yurtdışına yatırım yaparak Ravaber’i uluslararası bir marka yapmak istiyoruz”.

Türkiye ve çevresinin en büyük taşyünü tesisi olacağız
Türkiye’de kurulu kapasitelerini 110 bin tona çıkararak taşyünü alanında en büyük tesis olacaklarını ifade eden Hasyüncü, “Avrupa’da yatırımımızı kovalarken, Türkiye’de de ikinci fabrikamız için yatırım hazırlığı yapıyoruz. Mevcut fabrikamızda üçüncü hattımızı kuruyoruz. Temmuz ayında bu hattımızın devreye girmesiyle 110 bin tonluk bir kapasiteye ulaşacağız. Böylelikle aslında sadece Türkiye’de değil, Türkiye’nin çevresindeki ülkelere de bakıldığında taşyünü alanında en büyük kapasiteye sahip tesis olacağız. Mevcut istihdamımız 220 kişi. Bu yatırımımızla yaklaşık 90 kişilik yeni istihdam sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

Ravaber bu yıl yüzde 40 büyüyecek
Bu yıl için belirledikleri yüzde 40’lık büyüme hedefinin, ilk çeyrek rakamlarına göre daha üzerinde bir büyüme sağlayacaklarını kaydeden Hasyüncü, “2015 yılında yüzde 25 oranında bir büyüme kaydettik. Bu yıl için daha agresif bir büyüme hedefi koyduk. Çünkü hem mevcut hatlarımızdaki kapasite kullanımını artırma hedefimiz vardı, hem de yeni hattın devreye girmesini öngörerek bu yıl yüzde 40’lık bir büyüme hedefimiz var. İlk çeyrek rakamımıza baktığımızda aslında bu rakamın üzerinde seyrediyoruz. Kışın daha yumuşak geçmesi, inşaat sektörünü çok durdurmadı. Dolayısıyla hazırladığımız büyüme planı olumlu yönde etkilendi” dedi.
Taşyünü pazarının yaklaşık yüzde 35’ine hakim olduklarını belirten Hasyüncü, “Sektör olarak taşyünü büyüyen bir sektör ama çok rekabetçi bir pazar. Türkiye’de şu anda toplam pazar büyüklüğünü 170 bin ton olarak öngörüyoruz. 300 bin tona ulaşan bir kurulu kapasite var. Yani atıl kalan tesisler oluyor. Ama Rusya pazarı 2 milyon tonluk bir pazar var. Dünyanın en büyük taşyünü pazarı Rusya’da ama buna rağmen fiyatlar bizimkinden yüzde 20 daha pahalı. İç pazardaki ürün fiyatları küçük üreticilerin maliyetlerinden daha düşük. Biz şu an pazarın yaklaşık yüzde 35’ine hakimiz. Yeni yatırımlarla bu payı biraz daha yükseltmiş oluruz” şeklinde konuştu.

Atıklardan briket ürettik, demir hammaddesi çıkardık
Tamamen entegre çalıştıklarının da altını çizen Hasyüncü, üretimleriyle ilgili ise şu bilgileri verdi: “Madenimizi kendi ocaklarımızdan çıkarıyoruz. Elyafı ürettikten sonra bağlamak için kullanılan tutkalı kendimiz üretiyoruz. Eritmede ihtiyacımız olan oksijeni kendimiz üretiyoruz. Çevreci bir firmayız. Yeni bir briket tesisi kurduk. Taşyünü üretiminde, üretim süreci içinde meydana gelen bütün atıkları alıyoruz ve sıkıştırarak taş haline getiriyoruz. Onu hammadde olarak fırında tekrar eritip, geri kullanıyoruz. Erittiğimiz taşın yüzde 11’i demir. Demir de yalıtım malzemelerinde istenilen bir ürün değil. Demiri taştan ayrıştırıp, çöp olarak atıyorduk. Bunun için de farklı bir formül geliştirdik. Günde yaklaşık 13-14 ton demir elde ediyoruz. Bunu demir külçesi haline getirip, demir çelik sanayine satıyoruz”.

Taşyününden topraksız tarım yapılacak ürün geliştiriyoruz
“Taşyününden topraksız tarım yapılabilmesine imkan veren yeni ürün projemiz yaklaşık 2.6 milyon TL’lik bütçeye sahip bir TÜBİTAK Projesi. Üretilen taşyününün yüzde 98’i doğaltaş. Yani toprağın içindeki değerler, taşın içinde de var. Taşyünü üretirken küçük miktarda kimyasal bir bağlayıcı kullanıyoruz. Bu bağlayıcıyı küçük miktarda da olsa tarım alanında kullanmak istemedik. Yeni bir bağlayıcı geliştirdik. O bağlayıcı ile beraber taşyününde de gelişme sağlayarak tarım sektörüne girmeye karar verdik. Bizim için biraz uzun bir süreçti. TÜBİTAK, yatırımımızın yüzde 40’ını destekledi. Yaklaşık 18 aylık bir program. İlk 6 ayını tamamladık. Şu anda makinelerimiz kuruluyor. Ayrıca kendimize bir laboratuvar serası yapacağız. Oradaki gelişmeleri takip edeceğiz. Diğer yandan yurtdışından bu ürünü ithal eden seralara numune ürünler gönderiyoruz. Onlardan da dönüşleri dikkate alarak, ürünü geliştirmek için çalışmalara devam ediyoruz. Bu ürünümüzü Ravagri markası ile piyasaya sunma planımız var. Topraksız tarım alanında taşyünü üretiminde Türkiye’de ilk ve tek, dünyada üçüncü üretici olacağız”.

Avrupa’nın üçüncü seramik yünü üreticisi olduk

“Taşyününün önemli bir özelliği de 1000 °C’ye kadar yanma mukavemetinin olması. Ama bunun da karşılayamadığı, mesela demir çelik, çimento ve cam endüstrisi gibi sıcaklıklar var. Yalıtım olarak 1000 °C’nin üzerindeki yerlerde seramik yününe ihtiyaç duyuluyor. Seramiğin hammaddelerini 300 0C’de eriterek, 1300 ile 1600 °C sıcaklığa dayanan çeşitli özelliklerde seramik yünü elde ediyoruz. Bu alanda da Avrupa’da şu anda iki üretici var. Türkiye’ye ise bu ürünler ağırlıklı Uzakdoğu pazarından geliyor. Üretimine yaklaşık 1 ay önce başladığımız bu ürünümüzle Türkiye’de ilk ve tek, Avrupa’da üçüncü üretici olduk. Amacımız ithalatın önünü kesip, elimizden geldiğince yerli ürünü desteklemek. Kurduğumuz hattın kapasitesi 3 bin ton. Türkiye’nin toplam pazarı da 2 bin ton civarında. Ağırlıklı iç pazarda çalışacağız. Aynı zamanda yine ortağımız olan Ravago’nun Avrupa’daki firmaları vasıtasıyla bu ürünün Avrupa Bölgesi’ne ihracatını yapma çalışmalarına da başladık...”.

 


İlginizi çekebilir...

Mapei'nin Yeni Genel Müdürü Selman Tarmur Oldu

2018 yılı başından itibaren yeniden yapılanma çalışmaları yürütülen Mapei Türkiye'nin Genel Müdürlüğüne Selman Tarmur atandı....
10 Ağustos 2018 Cuma / 15:54

Yönetici ve Yönetici Adayları için Yeni Bir Kitap: 'Yönetirken Risksiz Misiniz?'

İnşaat malzemesi sektörünün yakından tanıdığı yöneticilerden Murat Belen'in geçtiğimiz günlerde piyasaya çıkan 'Yönetirken Risksiz misiniz?...
16 Temmuz 2018 Pazartesi / 17:19

İZODER'de Başkan Levent Pelesen Oldu

İZODER'in Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı 13 Nisan Perşembe günü yapıldı. Toplantıda, İZODER'in yeni Yönetim Kurulu belirlendi ve Yönetim Kurulu...
15 Mayıs 2017 Pazartesi / 15:49