E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 

Cephe Kaplama Tuğlasındaki Uygulama Farklılıklarının Malzeme Kullanım Performansına Etkisi

21 Haziran 2016 Salı / 13:01 | TEKNİK MAKALE
147. Sayı (Haziran 2016)

Doç. Dr. Emrah GÖKALTUN Anadolu Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bülümü

1. GİRİŞ

Mimarlık; zaman, mekan ve yaşamsal özellikleri ile kentsel ortamı somut hale getirir, görünür kılar. Kent ise bu somut ortama, toplumsal hayata ve bu hayattaki ilişkilere ev sahipliği yapar. Kimliğini, barındırdığı kentlilerin yaşamından, bu yaşamın geçtiği binalardan ve binaların mimarilerinden alır. Mimari, kentsel mekana, yüzeysel ve dokusal karakteristiklerin zengin bir birleşimi olarak yansır. Mimari yüzeyin niteliği, malzeme, renk ve doku gibi özellikler ile bunların biraraya geliş örüntülerine göre değişir. Yapı kabuğuna ilişkin bu özellikler, kente özgü bir mimarinin oluşmasında da önemli rol oynar (1, s.159). Burada belirleyici olan nokta, bina cephelerinde kullanılan ortak yapı malzemesinin türü ve özellikleridir. Malzemenin renginin çoğu zaman belirleyici bir özelliği olduğunu söylemek mümkündür. Özellikle, malzeme ve renk arasında açıklanamaz bir bağlantı vardır. Doğru kullanıldığında renk, bir binanın karakterini ve bakan kişide uyandırması istenen duyguları ifade edebilir (2). Bu açıdan bakıldığında tuğla; renk ve doku gibi özellikleri ile özgün mimari bir dilin oluşumuna katkı sağlayan yapı malzemelerinden biri olarak karşımıza çıkar. Toprağın yumuşak etkisinin, tuğlayı, taş gibi sert ve ağır bir etkiden uzaklaştırması, taşıyıcı amaçla kullanıldığında bile üzerine herhangi bir kaplama malzemesi gerektirmemesi, farklı örgü teknikleri ile cephede farklı dokular elde edilmesini sağlaması, iç mekanda kullanıldığında ortamda sıcak bir etki yaratması, tuğlanın bir çok malzeme içinde tercih edilirliğini artıran nedenlerden bazılarıdır (3). Ayrıca ana yapım maddesinin doğada yaygın şekilde bulunuşu ve kolay biçimlendirme özelliğiyle yapı malzemeleri arasında her zaman önemli bir yer tutar (4). Özel mekandan kamusal mekana kadar geniş bir kullanım alanı olan tuğla, gerek algılanmasında etkili olan doku ve rengiyle, gerekse estetik görünümüyle Batı ülkelerindeki birçok kentte, bazen bütün kente, yerleşime, siteye ya da kampüse atmosferini veren bir malzeme olarak dikkat çeker (Şekil 1). Rengi ve dokusuyla her ortamda sıcaklığını, çekiciliğini, gizemini koruyan tuğla, insanda farklı etkiler uyandıran kentsel mekanların oluşturulmasında düzenleyici bir malzeme olarak kullanılır. Bu nedenle, özellikle pişmiş toprak üretimi yapan ülkelerde, bölgelerde ya da kentlerde sıklıkla tuğlaya özgü bir atmosferin oluştuğu ve tuğlanın, fiziksel çevrenin karakteristiğini belirlediği gözlenir.

Makalenin devamı için tıklayınız...

 


İlginizi çekebilir...

Gürültü Bariyeri ile Trafik Kaynaklı Çevresel Gürültünün Azaltılması

Çevremizdeki sesler bizi rahatsız etmeye başladığı zaman 'gürültü' olarak algılarız. Gürültü sadece rahatsız edici olmakla kalmayıp, beden ve ...
15 Nisan 2019 Pazartesi / 13:14

MYK Tarafından Yetkilendirilmiş Belgelendirme Kuruluşu Nasıl Olunur?

Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK), ükemizde mesleklere standart, bireylere nitelikli belge kazandırmak amacıyla yürütülen ulusal yeterlilik sisteminin k...
15 Mart 2019 Cuma / 10:56

Havalandırma Sistemlerinde Gürültü ve Çözümü

Zahid Poyraz S&P AFS Havalandırma Sistemleri A.Ş. Genel Müdürü...
30 Ocak 2019 Çarşamba / 11:01

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.