E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
ÇUKUROVA YALITIM
DYOTHERM YALITIM SİSTEMLERİ
EMÜLZER
PANELSAN
ALFOR

Türkiye için U-Değerleri Haritaları 3. Bölüm

Türkiye için U-Değerleri Haritaları 3. Bölüm

18 Ocak 2018 Perşembe / 11:27 | RAPOR314 kez okundu

Hazırlayan: Sven Schimschar, Thomas Boermans,
David Kretschmer, Markus Offermann, Ashok John

Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği (EPBD) bağlamında maliyet etkinliğe yönelik karşılaştırmalı metodolojinin uygulanması...

4. Maliyet etkin U-değerlerinin uygulanmasıyla enerji tasarrufu potansiyeli

4.1 Metodoloji

Bu bölümde mevcut şartların sürdürülmesi durumu (Business as usual “BAU” senaryosu) ile karşılaştırıldığında maliyet etkin U-değerleri ile sağlanacak enerji tasarrufu potansiyeli değerlendirilmiştir.

Bu maksatla mevcut bina stokunun boyutlarını, toplam ve kullanım alanına bağlı enerji tüketim miktarını bilmek ve gelecekteki gelişmeler için gerçekçi tahminlerde bulunmak gerekir. Metodoloji bölüm 4.1’de, sonuçlar ise bölüm 4.2’de açıklanmıştır.

4.1.1. Mevcut Bina Stoku Boyutu

Mevcut bina stoku boyutunu tahmin etmek için resmi bir istatistik mevcut değildir, ancak başka pek çok faydalı kaynak vardır ve kullanılmıştır:

Bu ana bilgi kaynakları, il bazında ve bir bütün olarak Türkiye’deki mevcut bina stokunun sağlam bir resmini çizmeyi mümkün kılar. Tüm kaynaklar biraraya getirildiğinde mevcut bina stokunun yaklaşık 2.375 milyon metre kare zemin alanından oluştuğunu tahmin ediyoruz. Dünya genelinde karşılaştırılabilir diğer ülkelerdeki göstergeler ile bağdaşan bu değer kişi başı yaklaşık 30 m2lik ortalama oturma alanına karşılık gelir.

Bölüm 2.2’de açıklanan metodoloji ve bu raporda kullanılan 6 tanımlanmış iklim bölgesine göre bina stokunun bu iklim bölgelerine göre dağılımı aşağıdaki tabloda sunulmuştur;

Tablo 8. İklim bölgelerine göre ayrılan 2015 yılındaki Türkiye’nin konut stoku

4.1.2 Gelecekteki Bina Stoku Gelişimi

Bina stokunun beklenen gelişimi için Ecofys tarafından geliştirilen ve başka diğer çalışmalarda (örn: Ecofys & IEEJ (2015) Molenbroek ve diğerleri (2015)) da kullanılan bir metodoloji kullanılmıştır. Bu yaklaşım, ekonomik güç (kişi başı GSYİH) ile mevcut oturma alanı arasındaki bağlantıları kullanır (aşağıdaki şekle bakınız).

Şekil 36. Kişi başı GSYİH ile kişi başı mevcut taban alan arasındaki bağlantının niteliksel görseli

Nüfus artış verisi, BM Dünya Nüfus Beklentileri’nde bulunduğu “Orta Değişken”, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) Ekonomik Bakış Açısı’ndan GSYİH büyüme tahminleri “Uzun dönem büyüme senaryoları” 2015 revizyonundan alınmıştır (gerçek GSYİH büyümesinin 2012-2017’de %5.2, 2018-2030’da %4.1 ve 2031-2050’de %2.3 olması bekleniyor).

Metodolojimiz Ecofys’in bina stoku araştırmasındaki tecrübelerine dayanmakta ve (ki çoğu gizli pazar araştırması projeleridir) konut ve konut dışı binaların taban alanlarının ayrı ayrı hesaplanmasına olanak sağlamaktadır. Buna karşılık Ecofys & IEEJ (2015) “Avrupa’da yenileme izleri” (Boermans ve diğerleri, 2012), ısı pompası uygulama senaryoları (Bettgenhäuser ve diğerleri, 2013) ya da Avrupa konut dışı inşaat sektörünün panaroması (Schimschar ve diğerleri, 2011) gibi yayınlamış örnekler de vardır.

Model ve altında yatan formüller dünyadaki 50 ülkeden gelen bina stoku istatistiklerine dayanır ve yıllar geçtikçe sürekli gelişmiştir (devam eden gizli doktora tezi çalışması, Schimschar, 2015). Model, Isaac & van Vuuren’i (2009) baz alır ve kişi başı GSYİH ile konut yaşam alanı arasındaki ortalama korelasyonları kullanır (burada “ortalama” ifadesi, dünyanın farklı bölgelerindeki ayrık, bitişik nizam müstakil konut ve apartmanlar gibi farklı bina kategorileri arasındaki ortalamayı belirtir). Ayrıca konut ve konut dışı binaların taban alanları arasındaki tipik korelasyonlar da kullanılabilir. Mevcut şartların sürdürülmesi senaryosu ve maliyet etkinlik senaryosu olmak üzere 2 senaryo geliştirdik. Yukarıda açıklanan yaklaşımın sonucu olan ve zamanla değişen yeni inşaat oranına ilaveten her iki senaryo için aşağıdaki yıkım ve yenileme oranları kullanılmıştır:

Tablo 9. İki senaryo için kullanılan dönüşüm oranları

Diğer parametreler ile mukayese edildiğinde özellikle %1,5 olan yıkım oranı öne çıkmaktadır. Bu yüksek yıkım faaliyetinin sebebi, 2030 yılına kadar 6.5 milyon konutun yıkılmasını gerektiren Türkiye’nin Kentsel Dönüşüm Planı’dır (Elsland et al., 2014).

4.1.3 Enerji Tüketimi

Türkiye’nin konut sektöründeki toplam enerji tüketimi bilgisi ve kullanım alanına göre bölünmüş tüketim değerleri EUROSTAT toplam enerji dengeleri-yıllık verilerinden alınmıştır (EUROSAT, 2016). Bazı kaynaklara göre (Utlu & Hepbasli (2003), Nishimura ve diğerleri, (2011), Elsland ve diğerleri, 2014, UNDP & GEF (2011)), toplam enerji tüketimi farklı enerji kullanımlarına bölünmüştür ve sonuçlar diğer ülkelerden gelen göstergeler ile karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak, 2015’te ısıtma için 79.5 TWh ve soğutma için 2.1 TWh olduğu öngörülen ısıtma ve soğutma tüketimini hesaplamak ve tanımlamak mümkündür. Gelecekteki enerji tüketimi gelişimini tahmin etmek için mevcut tüketimin, hesaplanan enerji talebine (ki normaldir) eşit olmadığı düşünülmelidir.

Pek çok düşük gelirli hane halkı ülkenin soğuk kesimlerinde yaşamaktadır ve evlerini ısıtmak için sınırlı mali kaynaklara sahiptir. Bu gibi durumlarda binanın tüm kısımları aynı şekilde ısıtılmamakta ve insanlar tüm ısınma sezonu boyunca binalarını, örneğin 20°C’ye ısıtmamaktadır. Genelde örneğin yatak odaları, mutfak, banyo vb. ısıtılmamakta veya soğutulmamaktadır. Bu nedenle teorik talep ve gerçek tüketim arasında önemli bir fark meydana gelebilir. 2015’te ~227 TWh nihai ortam ısıtma enerjisi talebi ve ~14 TWh nihai ortam soğutma enerjisi talebi hesapladık, ki bu da teorik ortam ısıtma talebinin yalnız yaklaşık %35’inin ve ortam soğutma talebinin %14’ünün hali hazırda karşılandığı sonucuna karşılık gelir. Senaryolarımızda bu yüzdelerin 2050’ye kadar doğrusal olarak (ısınmanın %70’e, soğutmanın %50’ye) yükseleceğini düşünüyoruz.

4.2. Sonuçlar

Aşağıdaki şekil, Tablo 9’da tanımlanan dönüşüm oranları ve bölüm 4’te açıklanan metodolojiye göre stok büyüme beklentilerinden elde edilen yeni yapılaşma oranı kabulleriyle 2015 ila 2050 yılları arasındaki konut stokunun gelişim beklentilerini göstermektedir. Şekil 37, 2015’teki ~2.375 milyon metrekare olan konut stokunun 2050’de neredeyse 4.000 milyonmetre kareye yükseleceğine dair beklentiyi göstermektedir. Bu %~65’lik bir artışa tekabül eder.

Şekil 37. Türkiye’de 2015 ve 2050 yılları arasındaki konut stokundaki büyüme tahmini

TS 825’e göre inşa edilmiş yeni binaların, stoktaki yıkılacak binaların (stoktaki tipik yalıtımsız binalar) ve mevcut şartlarda yapılan olağan yenilemelerin sayısına bağlı olarak 2015-2050 yılları arasında mevcut şartların sürdürülmesi durumunda ısıtma ve soğutmaya yönelik beklenen nihai enerji tüketimindeki artış Şekil 38’de gösterilmektedir. Ayrıca Şekil 38’de tüm yeni bina ve yenilemelerin bölüm 3.2’de sunulan hesaplanmış maliyet etkinlik seviyelerine göre gerçekleştirilmesi kabulüyle maliyet etkinlik eğrisi gösterilmektedir.

İki senaryoya ilaveten Şekil 38, iki senaryo arasındaki nihai enerji tasarrufu potansiyelini gösterir . Bu verilere göre 2023’te %7~, 2030’da %14, 2040’da %21 ve 2050’de %28 azalma hesaplanmıştır.

Şekil 38. BAU ve maliyet etkinlik senaryoları ile BAU senaryosuyla karşılaştırıldığında maliyet etkin senaryodaki ortaya konan nihai enerji tasarrufu açısından 2015-2050 Türkiye konut sektöründeki ortam şartlandırması için gerekli enerji tüketimine yönelik (ortam ısıtma ve ortam soğutma) hedeflenen nihai enerji tüketimi

Devam edecek...

Bu raporda yer alan tablo, şekil ve diğer ayrıntılara e-dergi üzerinden ulaşmak için lütfen tıklayınız...