E-DERGİ
Yalıtım 167.Sayı

 


E-Dergi Oku 

EMÜLZER
ÇUKUROVA YALITIM
ALFOR
DYOTHERM YALITIM SİSTEMLERİ
PANELSAN

2017 Yılı Nasıl Geçti? 2018 Yılından Beklentiler Neler? - 2. Bölüm

2017 Yılı Nasıl Geçti? 2018 Yılından Beklentiler Neler? - 2. Bölüm

18 Ocak 2018 Perşembe / 12:11 | HABERLER

Yalıtım sektöründe faaliyet gösteren firma ve dernek temsilcilerinin 2017’yi değerlendirip, 2018 ve sonrasıyla ilgili öngörülerini özetledikleri “Yılsonu Değerlendirme” dosyamızın ilk bölümünü geçen sayımızda yayınlamıştık. Söz konusu görüşlerin devamını da bu sayımızda sizlerle paylaşıyoruz.

Alper Doğruer / Mardav Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı
“Geleceğe Umutla Bakıyoruz”

“2017 yılını Mardav olarak büyümeyle bitiriyoruz. TL bazında geçen yıla göre yüzde 25 gibi bir büyüme yakaladık. Böyle bir büyüme tabii ki tesadüf değil. Mevcut ürün portföyümüzde yer alan ürünlerin satışı yanında 2017 yılı içinde Türkiye’de ilk kez üretilen Ravaber Seramik Yünü satışına başladık. 3M ile yaptığımız bir anlaşmayla 3M Poliüretan Mastik dağıtımına geçtik. Kendi üretimimiz ve ortaklık yapımız altında üretilen Stoper Bitümlü Membran ve Ravaber Taş Yünü satışlarında fabrikanın tüm kapasitelerini doldurduk. Bütün bu olanlar bize ilerisi için de ümit veriyor. Türkiye’ye güveniyoruz ve yatırımlarımız devam ediyor. 2017 yılında Stoper Membran fabrikamız ikinci hatyatırım kararı aldı ve 2018 yılı 3. çeyrekte bu gerçekleşecek. Böylece 25 milyon metrekare üretim kapasitesine ulaşacağız. Taşyününde şu an 110 bin ton kapasiteyle zaten en büyük üretim kapasitesine sahibiz...”

“Bölgesel olarak büyümeye devam ettik. Halihazırda faaliyette olan İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Bursa ve Karadeniz Bölge yapılanması üzerine Diyarbakır ve Erzurum bölge organizasyonlarımızı devreye aldık. Böylece Türkiye’nin her yerine dağılmış bulunan 101 bayi, 176 satış noktası ve 30 üretici bayimize ve müşterilerimize 10 ayrı lokasyonda hizmet veren yerel Mardav organizasyonları ile daha da yakınlaşmış olduk...”

Teknik yalıtımda daha aktif olmayı planlıyoruz

“2018 yılı için büyüme planlıyoruz. Yukarıda da bahsettiğim gibi burada bizi tek sınırlayan, fabrikaların üretim kapasiteleri. Ek yatırımlarımız devreye girene kadar tam kapasite üretim ve satışa devam edeceğiz. Yeni ürünler ekleyeceğiz. Özellikle teknik yalıtım konusunda daha aktif olmayı planlıyoruz...”

Yönetmelikler sektörün önünü açacak

“2017 yılı sonlarına doğru zorunlu hale gelen Su Yalıtım Yönetmeliği ve Ses Yalıtım Yönetmeliği’nin sektörün önünü daha da açacağını düşünüyoruz. Burada her zaman olduğu gibi kaliteli malzeme ve doğru uygulamaya yönelik bilinçlendirme çalışmalarının tüm paydaşlarca yapılmasını bekliyoruz. Mardav olarak iyi bir 2017 yılı geçirdik, 2018 yılına ve geleceğe umutla bakıyoruz”.


Atalay Özdayı / Baumit Genel Müdürü
“2017 Kolay Bir Yıl Olmadı”

“Baumit Türkiye olarak ana hatlarıyla olumlu bir yıl geçirdiğimizi söyleyebilirim. Son yıllarda büyüme grafiğimiz başarılı bir şekilde sürüyor ve 2017’de de çift haneli büyümeye devam ettik. Birçok önemli üst ve altyapı projesinde yer aldık. 2017 yılı için bayi ağımızı genişletme planlarımız vardı; bu konuda da önemli adımlar atarak ağımızı genişlettik. Ankara’da Bölge Müdürlüğü ve Lojistik Merkezimizin açılışını gerçekleştirdik. Marmara Bölgesi’nde yüksek bir penetrasyonumuz var; bu konudaki pozitif etkiyi diğer Anadolu illerine de aktararak büyümeye devam ettik. Yapı Market kanalında özellikle Koçtaş mağazalarında ürünlerimizin daha fazla şubede kullanıcılara ulaşmasını istiyorduk, ki bunu da büyük oranda gerçekleştirdik...

Bizim için iki önemli iki konu daha vardı... İlki 2016 yılında başlattığımız siloyla ürün sevkiyatı. Bu uygulamamızın ürünlerin kullanımı, sevkiyatı, maliyeti ve işgücü gibi konularda projelere büyük katkısı bulunuyor. Silolu ürün kullanımının 2017 yılı içerisinde de önemli projeler tarafından tercih edilerek artması bizi memnun eden gelişmelerden birisiydi. Üzerinde önemle durduğumuz diğer önemli konu olan eğitim konusunda da Baumit Akademi bünyesinde belirli periyodlarla mimarlara, uygulamacılara ve öğrencilere eğitimler gerçekleştirdik...” 

Yıl içinde yatırım kararlarımızı şekillendireceğiz

“2018 yılından Baumit Türkiye olarak beklentimiz fazla... Ürün gamımızı farklı ürünlerle geliştirmeyi planlıyoruz. Renovasyon projelerinde daha aktif rol alacağız. Bu yıl içerisinde lojistik anlamda Ankara Bölge Müdürlüğü ve Lojistik Merkezimizi açmıştık. Yıl içerisinde ülkenin dinamikleri açısından gidişatı gördükten sonra da diğer yatırım kararlarımızı
şekillendireceğiz...”

3. Köprü...

“İnşaat sektörü açısından açıkçası 2017 yılı kolay bir yıl olmadı. Özellikle kur artışları, hammaddelerini ithal eden firmaların maliyetlerini çok ciddi oranda etkiledi. Ayrıca Anadolu yakasında fabrikası olan firmaların Avrupa nakliyelerinde 3. Köprü nedeniyle yaşadığı maliyet artışları da mal maliyetlerinde ciddi sorunlar yarattı. Bu artışlar maalesef aynı oranda satış fiyatlarına yansıtılamadı. Bu nedenle firmalar ciro değil ama genel bir kârlılık problemi yaşadılar. Ayrıca 2017’de üst yapıdan ziyade altyapı projelerinin inşaat sektöründeki büyümeyi desteklemesi, talepten daha fazla konut arzı ve ciddi seviyede satılamayan konut stoğu ve bu nedenle ertelenen projeler oldu...”

Kolay bir yıl olmayacak

“Yalıtım ve inşaat sektörü için 2017 yılı gibi 2018 yılı da kolay bir yıl olmayacak. Diğer yandan bu tabii ki kişisel bir öngörü ama yeni yatırımların çok aktif rol oynayacağı bir yıl olacağını düşünüyor ve bu açıdan pozitif bir yıl bekliyorum. Bankaların verdiği uzun vadeli kredi destekleri sayesinde konut satışlarında 2017 yılının son çeyreğinde başlayan hareketliliğin 2018’de de devam edeceğini düşünüyorum. Tabii renovasyon projelerinin Türkiye genelinde penetrasyonuna devam edeceği de öngörülüyor. Son olarak inşaat sektörüne devam eden hükümet desteği, sektörün gelişimi konusunda pozitif bir etki yaratacaktır.”


Levent Gökçe / İzocam Genel Müdürü
“Kentsel Dönüşüm Bir Fırsat”

“Dövizdeki yükseliş, Türk Lirası’ndaki değer kaybı, seçim öncesi yaşanan belirsizlik ve ihracat yaptığımız pazarlardaki istikrarsızlıklara rağmen 2017 yılını satış olarak beklentilerimizin üzerinde tamamladık. Bu yılı yüzde 20’ye yakın bir büyümeyle bitireceğiz. Bu yıl Ar-Ge çalışmalarımız sayesinde 2017’nin yaz aylarında, hafif ara bölmelerde kullanılmak üzere geri dönüşümlü malzemeler kullanarak en yeni ürünümüz olan İzocam Ara Bölme Levhası’nı sektöre kazandırdık. Mamul ambar inşaatımızı yılın ikinci yarısında devreye alarak plastik ürünlerde stok seviyelerimizi müşterilerimizi memnun edecek seviyeye yükseltme imkanı yakaladık. İhracat tarafında ise, Başarılı İhracatçılar Ödülleri kapsamında İSİB, İzocam’ı En Çok Yalıtım Malzemesi İhracatı Yapan Firma kategorisinde birincilik ödülüne layık gördü. Bugüne kadar yüzü aşkın ülkede çözüm sunmuş olan ve önümüzdeki 5 yıl toplamda 150 milyon doların üzerinde ihracat yapmayı hedefleyen bir firma olarak yeni pazar arayışlarımız bu yıl da devam etti. Özellikle Orta Afrika’da pazar arayışlarımız sürdü. 2018 yılını hem ciro hem de kârlılık tarafında büyüyeceğimiz bir yıl olarak görüyoruz. Değer kaybeden Türk Lirası’nın ihracat pazarlarımızda bize avantaj sağlayarak ilave satış miktarları getireceği düşüncesindeyiz. Fakat 2018 yılı ve sonrasında bizim için en önemli konunun kapasite imkânlarımızın kısıtlı olduğu ürünlerde yapmak zorunda olduğumuz yatırımları öncelikli olarak tamamlamak olduğunu söyleyebiliriz...”

Yılın en önemli gelişmesi, yayınlanan Gürültü Yönetmeliğiydi

“Bu yıl sektörümüz açısından en önemli yenilik, 31 Mayıs’ta yürürlüğe konulan ‘Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik’ oldu. Şehirleşme ve sanayileşme ile birlikte gün geçtikçe artan ses ve gürültü kirliliği, insanları ruh ve beden olarak zorlayarak, yaşam kalitesini düşürüyor. Gürültü kirliliğinden korunmak için en ideal yöntemlerden biri ise ‘Yalıtım’... Doğru malzemeyle yapılan kalın yalıtım uygulamaları hem ısı kayıplarını hem de olası bir yangın halinde azami ölçüde can ve mal kaybını önleyebiliyor...”

Kentsel dönüşüm bir fırsat

“Kentsel dönüşüm faaliyetlerinin yapı ve inşaat sektörü gündemini son derece meşgul ettiği bir yıl geçirdiğimizi söyleyebilirim. Isı ve ses yalıtımlı, enerji verimliliği yüksek, yangın güvenliği sağlanmış yeni binaların inşa edilmesi, enerji tüketimini sınırlandıracak. Kentsel dönüşüm, ısı yalıtımının yanı sıra ses yalıtımı için de bir fırsat. Yalıtımın sağladığı çözümlerden biri de yangın güvenliği. Kentsel dönüşümün yangın güvenliği için çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Özellikle çarpık kentleşmenin neden olduğu yangında can ve mal kaybı oranları bu sayede düşürülebilir. Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’e uygun, özellikle yüksek binalarda taşyünü ve camyünü gibi yanmaz yalıtım malzemeleri vazgeçilmez tercih olmalı. Binaların yüksekliğine ve konumlarına göre yangın yalıtımı da değişkenlik gösteriyor. Yönetmelik, 28,5 metre ve daha yüksek binalarda yangın güvenliği için sıvalı dış cephe ısı yalıtım sistemi uygulamalarında A1 sınıfı hiç yanmaz malzeme kullanımını şart koşuyor. Plastik ürünlerin kullanılması durumunda ise yangın bariyerlerinin uygulanması şartı bulunuyor. Ayrıca yönetmeliğe göre yüksek binalarda kat aralarında yanmaz olarak sınıflandırılan A sınıfı malzemelerin kullanımı zorunlu hale getirildi. Yüksek sıcaklığa dayanıklı olan camyünü ve taşyünü yangın yalıtımında yüksek korunum sağlıyor. Bu kapsamda ele alındığında kentsel dönüşümün getirileri sadece 2017 değil, 2018 ve sonrası için de sektörü canlı tutacak bir gündem...” 

Sürdürülebilir yaklaşımlar gündemi edecek

“Sektör açısından baktığımızda, küresel ısınmanın büyük bir tehlike olduğu günümüzde enerji verimli binaların her geçen gün hem dünyamızın korunması hem de ülke ekonomisi için oldukça önemli bir yer tutacağı düşüncesindeyim. Zaten ‘Türkiye Cumhuriyeti, 1/CP.19 ve 1.CP/20 sayılı kararlar uyarınca, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin (BMİDÇS) 2. maddesinde yer alan temel hedefini sağlamaya yönelik olarak beyan edilen ulusal katkısı (NDC) ve yürütülmesi öngörülen plan politikalar’ ve hazırlanmakta olan ‘Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı’nın çıktıları da bu düşüncemi kanıtlar nitelikte. Özellikle NDC beyanında yeni yapılan konut ve hizmet binalarının Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği’ne uygun enerji etkin olarak inşa edilmesi gerekliliği, binalarda Enerji Kimlik Belgesi oluşturularak enerji tüketimlerinin yıllara bağlı olarak azaltılması zorunluluğu vurgulandı, NDC’de yer alan hedeflere ulaşılması için Yeşil Bina ve Sıfıra Yakın Enerjili Ev tasarımlarının yaygınlaştırılması ile enerji ihtiyacının minimuma indirilmesinin öneminin altı çizildi. İşte bunları gerçekleştirebilmek için önümüzdeki yıl yalıtım ve tasarımdan uygulamaya yenilikçi sürdürülebilir yaklaşımlar daha çok gündemimizi meşgul edecek...”

BEP’in uygulanması büyük önem taşıyor

“Önümüzdeki yıl BEP ile ilgili yeni gelişmeler olmasını bekliyoruz. Güncel BEP ile birlikte önümüzdeki 10 yılda mevcut binalarda da enerji verimliliği önlemleri ile yalıtım seviyelerinin artacağını, sektöre ve ülkemize büyük katkıları olacağını öngörüyoruz. BEP, ülkemiz için kuşkusuz son derece önemli bir adım. Ancak BEP’in tüm detaylarının ve denetim mekanizmalarının, tüm işlerliği devreye sokularak uygulanması büyük önem taşıyor. Bu yönetmelikte geliştirilmesi gereken hususların tekrar gözden geçirilerek bir an önce tamamlanması gerekiyor...”

Kalın malzeme tasarrufun artmasını sağlıyor

“Türkiye’deki 2016 sonu itibariyle, 9,4 milyonun üzerindeki bina stoğunun iyimser bir tahminle sadece yüzde 14,9’u TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kurallarına uygun yalıtılmış durumda. Bu rakam 23,4 milyon üzerindeki mevcut konut sayısında yüzde 30,8’ini kapsıyor. Kentsel dönüşüm bu rakamın daha da yükselmesini sağlayacak. Bu süreçte ince ve kalitesiz yalıtım malzemesi kullanılmasını engellemek için denetimlerin yoğun biçimde uygulanması gerekiyor. Daha kalın yalıtım malzemesi kullanımı, sistemdeki diğer maliyetleri yükseltmeden, tasarrufun orantılı bir şekilde artırılmasını sağlıyor. Ülkemizin sağlıklı çevre ortamına kavuşması için kentsel dönüşümün doğru değerlendiriliyor olması gerekiyor. Kentsel dönüşümde yapılacak binaların enerji tüketimlerinin daha fazla sınırlandırılması, AB’nin 2020 hedefleri gibi Türkiye’nin de İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı ve Enerji Verimliliği Strateji Belgesi’ndeki hedeflerini destekleyecek, yenilikçi uygulamaların yaygınlaşmasını sağlayacak. Avrupa Parlamentosu’nun yayımladığı Binalarda Enerji Performansı direktiflerine göre 31 Aralık 2020 tarihinden itibaren bütün yeni binalar sıfıra yakın enerjili bina olacak. Ülkemizin de daha gecikmeden bu tür yenilikçi yaklaşımlarla geleceğini enerji etkin şekillendirmesi önem arz ediyor. Kentsel dönüşümün önümüzdeki yıl bu kapsamda ele alınması daha çok gündeme gelebilir”.


Levent Ürkmez / BTM Yönetim Kurulu Başkanı
“Talep Daralması Yaşanabilir”

“BTM olarak 42. yılımızı geride bıraktığımız 2017 yılı ülkemizin ve çevremizin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik kargaşalar nedeniyle dalgalanma ve dengesizlikler içinde geçti. Başta inşaat sektörü bu durumdan etkilenirken, beklenenin aksine az bir büyüme gerçekleştirdi. Bu büyüme sayesinde yalıtım sektörü de hemen hemen aynı oranda büyüme gösterdi...”

“2017 yılını su yalıtım sektörü için çok önemli hale getiren ise, 42 yıldır uğraşını verdiğimiz zorunlu Su Yalıtım Yönetmeliği’nin İZODER ve BİTÜDER’in özverili çabalarıyla çıkartılmış olmasıdır. Yayımlanan Su Yalıtım Yönetmeliği ile su yalıtımının nerelerde, nasıl yapılacağı, hangi malzemelerin kullanılacağı gibi konular netliğe kavuştu. Yönetmeliğin amacı, binalarda yapı elemanlarının muhtelif yollarla suya veya neme maruz kalması sonucu oluşan korozyon ve dayanım kayıpları gibi etkenler ile sürdürülebilirlik ve kullanım yönünden risk oluşturan durumlara karşı tasarım ve yapım bakımından alınacak önlemler ve uyulacak kurallara ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi. Tüm emeği geçen arkadaşlara teşekkür ediyorum...”

Yüzde 18 Büyüdük

“BTM, 2017 yılı içerisinde yaklaşık olarak ihracatta yüzde 12, genel ciroda yüzde 18’lik bir büyüme gerçekleştirmiş olacak. Önümüzdeki aylarda ciromuzu daha net açıklayabileceğiz. 2018 yılında BTM Grup Şirketleri olarak başta Kazakistan tesislerimiz olmak üzere tevsi ve modernizasyon yatırımlarımıza devam edeceğiz. Ve her geçen sene artmakta
olan yurtdışı bağlantılarımıza azami özen göstererek sayılarını artırmaya çalışacağız. BTM için 2018 yılı ihracatta önemli ataklar yaptığımız bir yıl olacak...”

Fiyat gerilemeleri yaşanabilir

“Ülkemiz geneli için 2018 yılının nasıl geçeceğini tahmin etmek oldukça güç. Fakat şu anki tablo gösteriyor ki inşaat sektörünün aşırı şişmesi nedeniyle talep daralmaları ve buna bağlı olarak fiyat gerilemeleri yaşanabilir. Bu da ülke genelinde işsizlikte bir artış yaşanabileceğinin habercisi. Yine bağlantılı olarak yalıtım sektörü etkilenecek ve talep daralmaları yaşanacaktır diye düşünüyoruz...”

Arz-talep dengesizliği var

“Yalıtım sektörünü ele alırsak, en büyük sıkıntının arz-talep dengesizliği olduğunu söyleyebiliriz. Karşımıza çıkan uzun vadeli satışlar, standartlara uygun olmayan üretim ve kayıt dışı satışlarsa bu durumun bir kanıtı olarak karşımıza çıkıyor. Burada tüketiciye çok iş düşüyor. Tüketici yapı elemanları ile ilgili uzun vadeli düşünmeli, kısa vadede kârlı gibi görünen ama kendisini zarara uğratacak ürünleri tercih etmemesi gerektiğini bilmelidir. Mümkün olduğu kadar standartlara uygun kaliteli ve güvenilir mal talep etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu noktada biz sektör firmaları olarak tüketiciyi bilinçlendirmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Fakat tüketicinin de burada araştırması, bir bilene danışması büyük önem taşıyor...”


Mehmet Aydoğdu / Ejot, Etics Bayi Kanalı Yöneticisi
“Isı Yalıtımı Büyük Bir İvme Kazanacak”

“Enerji verimliliği kavramının giderek önem kazandığı bu dönemde ısı yalıtımı uygulamaları, binalarda enerji verimliliğini sağlamak adına vazgeçilmez bir uygulama. Kamu ve kamuoyu bilinçlendikçe ısı yalıtımı uygulamaları artacak ve bu yalıtım branşı ciddi şekilde büyüme kaydedecek. Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’nin tam anlamıyla uygulanması zorunlu olacak Enerji Kimlik Belgesi alacak binaların A-B ve C sınıfı performansına yükselebilmeleri için en etkin yol ısı yalıtımı yaptırmak. Bu bakımdan önümüzdeki yıllarda ısı yalıtımı uygulamalarının büyük bir ivme kazanacağını söyleyebiliriz. Yalıtım sektörü sürekli büyümeye ve gelişmeye açık bir sektör. Bu rakamlar sektörün daha da büyüyeceğinin bir göstergesi. Bugün Türkiye’de 15 milyondan fazla yalıtımsız bina var. Bu da binaların yüzde 85’inin yalıtımsız olduğu anlamına geliyor. Yalıtımsız binalar nedeniyle yaşanan enerji kaybının, ülke ekonomisine bedeli oldukça yüksek. Türkiye, toplam enerji ihtiyacının yüzde 75’ini ithal ediyor. 2017 yılında ülkemizde 55-60 milyar dolar enerji maliyeti oluştu ve bunun 20 milyar dolarının konutlarda oluştuğunu biliyoruz. Kabaca bir tahminle doğru yalıtımla, 8,5 milyar dolar gibi büyük bir rakamda tasarruf sağlanabilir. Yani konutlarda standartlara uygun yalıtım uygulamaları ile ülke ekonomisine ciddi bir katkı sağlayacağımız aşikar...”

İnovasyonun öncüleri arasındayız

“Ejot Türkiye olarak Türkiye için Avrupa’nın yalıtım tecrübesinden faydalanıyoruz. Avrupa’da yapı sektöründe inovasyonun öncüleri arasındayız. Mantolama dübellerimiz ‘Kaliteli Bağlantı’ ilkesiyle özel olarak geliştiriliyor. Başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesinde 70’li yıllardan beri mantolama sistemlerini ilk günkü performansta cephede tutan dübeller üretiyoruz. Mantolama dübellerimizin yanında sıva filesi, damlalık ve köşe profillerinde ürün yelpazemizi geliştirdik. Her geçen yıl inovatif ürünler eklemeye ve pazara sunmaya devam edeceğiz...”

Sektörde bir daralma gözlemliyoruz

“Yaşanan ekonomik gelişmeler doğrultusunda 2017’de yalıtım sektöründe de bir daralma gözlemliyoruz. Pazara giren pek çok yeni oyuncu ile rekabet artıyor, kapasite kullanım oranlarının düşmesi sonucu da fiyatlar aşağı seyrederken, satış vadeleri uzuyor. Değişen kurlar nedeniyle maliyetler artıyor, bu da kârlılığın azalmasına neden oluyor. 2017 yılı içinde uzunca bir süre Türkiye’de yaşanan ekonomik belirsizlikler konut sektöründe daraltma yaşattı...” 

“Ejot olarak, 2017 yılında Türkiye pazarında yüzde 30 büyüme yakaladık ve bu büyümeyi 2018’da artırarak devam ettirme hedefiyle ‘Kaliteli Bağlantı’ elamanlarımızı güvenle pazara sunmaya devam edeceğiz”.


Murat Koray Arslantaş / Ravaber Yapı Üretim Planlama Satış ve Destek Uzmanı
“2018 Durağan Geçecek”

“2017 yılının, Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan inşaat sektörü açısından durağan geçse de mevcut bina stoğundaki renovasyon çalışmaları ve devam eden kentsel dönüşüm projeleri ile yalıtım sektörü açısından olumlu geçtiğini söyleyebilirim. Tüm dünya gündeminde geniş yer tutan Londra yangını, yangın yalıtımının önemini ve yöntemlerini tüm
dünyanın yeniden gözden geçirmesine sebep olurken, ülkemizde konut sahiplerinin konfor şartlarının iyileştirilmesi için yayınlanan ve 2018 yılında yürürlüğe girecek olan Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkındaki Yönetmelik ile de ses yalıtımı standartları belirlenerek yasal zemine oturtuldu. Bu yönetmelikle artık binalarda konuşma gibi doğrudan bitişik odalara iletilen sesin bu mekanlarda yaşayanları olumsuz etkilememesi için ilave önlemler alınacak. Mekanları ayıran duvarlar ses geçişini en aza indirecek şekilde yapılacak. Lifli yapısı sayesinde üst düzey ses yalıtım sağlayan taşyünü ve camyünü kullanımı, bina ara duvarları ve yüzer döşemelerinde de tercih sebebi olacak. Yine binalarda aranacak olan ve yeni binalarda asgari C olması gereken Enerji Kimlik Belgesi (EKB) hakkındaki yönetmelik ve halen çalışmaları devam eden U değerlerinin tespiti, pazardaki talebi etkileyecek dinamikler arasında yer alıyor...”

Yeni yatırımlara imza attık

“2017 yılında yine geçen yıllarda olduğu gibi yeni yatırımlara imza attık ve pazara yeni ürünler sunduk. Bu yatırımlarımızdan birisi, mevcut tesisimizde yatırımı devam eden ve 2018 içerisinde tamamlanması planlanan camyünü üretim hattı ile kendi bünyesinde taşyünü, seramik yünü ve camyünü olmak üzere tüm mineral yünleri üreten dünyada tek tesis olacağız. Bir diğer yatırımımızı üretim ve pazar tecrübemizi Avrupa pazarına taşıyacağımız Macaristan yatırımımız oluşturuyor. Buradaki üretim üssümüzü 2019 yılı içerisinde tamamlayarak Ravaber’i dünya markası yapma yolunda önemli adımlardan ilkini tamamlamış olacağız. Yine 2017 yılı içerisinde ‘Topraksız Tarım’ uygulamalarında kullanılmak üzere üstün niteliklere sahip Ravaber Agro ürünümüzün Ür-Ge faaliyetlerini tamamlayarak üretimine başladık. Çalışmaları tamamlanan ve uluslararası Growtech Fuarı’nda beğeniyle karşılanan ve piyasaya çıkması beklenen ürünümüzü 2018 yılı pazara sunacağız. 3 bin 500 ton kapasite ile üretimini yaptığımız seramik fiber üretimimize ek yatırımlarla Chopped ve Bulk ürün gruplarını da ilave etmiş bulunuyoruz. Türkiye’de ilk ve tek olarak üretimini yaptığımız seramik yünü ve topraksız tarım için taşyünü ürünlerimizle her iki ürün grubunun hitap ettiği sektörleri dışa bağımlılıktan kurtarmanın yanında, ihracını da gerçekleştirerek yine cari açık sorununa olumlu katkı sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz...”

2018 durağan geçecek

“2017 yılında faaliyete geçirilen paketleme yatırımı ile mevcut taşyünü stok ve sevklerinde gerek şantiye, gerekse depo sahalarında istifleme, indirme, yükleme ve muhafaza etmede kolaylık sağlayan palet sistemini devreye alarak mantolama ürün gruplarının tamamını paletli sevk etmeye başladık. 2017 yılını mevcut hedefleri gerçekleştirmiş olarak tamamlayacağız. Artan döviz kurları, devam eden savaşlar nedeniyle gerek dünya, gerekse ülkemizde ani siyasi ve ekonomik değişimler ve belirsizliklerle girdiğimiz 2018 yılının da 2017 yılında olduğu gibi ekonomi ve inşaat sektörü açısından durağan geçeceğini düşünüyorum”.


Murat Erenoğlu / Isıdem Genel Müdürü
“Sektöre Birçok Yenilikçi Ürün Kazandırdık”

“Isıdem Yalıtım’ın öne çıkan mesajlarından birisi ‘Yenilikçilik’... Artık inovasyon yurtiçinde ve yurtdışında rekabet gücünü sürekli kılmak ve yüksek katma değerli bir büyüme yakalamak için en önemli unsur haline geldi. Kurulduğumuz günden itibaren ürün/hizmet kalitemizi artırmak amacıyla yoğun mesai harcıyoruz. Bu çalışmalar sonucunda sektöre birçok yenilikçi ürün kazandırdık. Bunlardan biri olan Coolflex HF elastomerik kauçuk köpüğü ürünümüzle 2017 yılında Yılın Isı Yalıtım Ürünü Ödülü’nü kazandık. Yenilikçi ve teknoloji odaklı strateji oluşturabilmek için sektörü yakından takip ediyoruz. Bu doğrultuda kurulduğumuz günden itibaren uluslararası prestije sahip fuarlara katılıyoruz. 2017 yılında yurtiçinde İzmir ve Ankara Sodex fuarlarına, yurtdışında ise Almanya ISH, Gana Construction, İran HVAC&R ve Dubai Big5 fuarlarına katıldık. Hem sektörü yakından takip ettik, hem de sektör profesyonellerine firmamızın yenilikçi ürünlerini tanıtma imkânı yakaladık. Ayrıca yalıtım sektöründe dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olan ve 2017 yılında Polonya’nın Krakow şehrinde düzenlenen Global Insulation organizasyonuna katılarak, sunum gerçekleştiren tek Türk firması olduk...

Avrupa’daki pazar payımızı güçlendirmek istiyoruz

“Isıdem Yalıtım olarak hedefimiz teknik yalıtım sektöründe kendi coğrafyamızda yenilikçi ve tercih edilen bir marka olmak. Bu hedefimiz doğrultusunda gerek yurtiçi gerekse yurtdışı çalışmalarımız hızla devam ediyor. Bu süreçte Avrupa’daki pazar payımızı güçlendirmek, paydaşlarımıza daha hızlı ve kusursuz hizmet verebilmek adına İtalya ofisimizi ve depomuzu faaliyete aldık. 5 kıtada elliden fazla ülkeye ihraç ettiğimiz Coolflex, Flexiduct ve Duct Connect markalı ürünlerimizle yurtiçi ve yurtdışı satışta bir önceki yıla oranla yüzde 50 büyüme yakaladık. Bir önceki yıla göre 15’ten fazla yeni ülke pazarına giriş yaptık. Özellikle elastomerik kauçuk köpüğü üretimimiz de bir önceki yıla oranla iki kat arttı. 2017 yılında toplam gelirimizin yüzde 45’ini ihracattan elde ettik. 2018 yılında hedeflerimizden biri de üretimimizin yüzde 50’sini yurtdışına ihraç etmek...”

Yalıtım sektörü büyük bir hızla büyüyor

“Gerek teknolojisi gerekse üretim ve tüketimi hızla gelişen iklimlendirme ve yalıtım sektörü son yıllarda büyük bir hızla büyüyor. Hükümet, 2018 büyüme hedefini yüzde 5,5 olarak açıkladı, IMF ise tahminini yüzde 3,5 olarak belirtti. İnşaat sektörü 2018 büyüme oran tahmini ise yüzde 7. Bu bilgiler ışığında ülkemizde inşaat sektörünün Avrupa standartlarında ve üzerinde çalışmalar yapması, konut dışı ofis, hastane, AVM, ticari ve endüstriyel binalar gibi yapılara olan talebin artması, kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri inşaat sektörüne büyük bir ivme katacaktır”.

Nil Tiritoğlu / Nil Tiritoğlu İnşaat Genel Müdürü
“Müşterilerimize Zaman Avantajı Sağlıyoruz”

“Geçtiğimiz yıl temel konseptimiz ‘Hızlı olmak’tı. Dolayısıyla 2017 yılı bizim için de çok hızlı geçti. Hızlı olmayı iki şekilde uyguladık: Talep edilen malzemelerin hızlı teslimi ve geleneksel sistemlere göre uygulaması daha kolay yeni nesil malzemelerle çözümler. Geçmişten gelen tecrübemizle malzeme tedariğinde hızlı olmanın önemini biliyor ve bunu müşterilerimize sağlıyoruz. Mimar olmamın yanı sıra babam Murat Tiritoğlu ile birlikte çalışırken edindiğim deneyimler, müşterilerimize doğru ve hızlı çözüm sunabilmede bana birçok şey kattı. Teknik ve teorik olarak sahip olduğumuz bilgi, hem firmamıza hem de müşterilerimize avantaj sağlıyor. Pazarın gelişimini ve müşterilerimizin taleplerini öngörebiliyoruz. Güçlü sermaye yapımızla bağlantılarımızı sağlam tutuyor ve hızlı tedariğimizle müşteri memnuniyetimizi sürdürülebilir kılıyoruz. İkinci olarak, geleneksel yöntemlere göre hantal kalacak malzemelerin yerine önerdiğimiz yeni nesil malzemelerle ‘hızlı olma’ya çalıştık. Bu konuda müşterilerimize sağladığımız en önemli avantaj ‘Zaman’... Para ile satın alınamayan zamanın ne kadar çok verimli kullanılmasını sağlarsak müşterilerimize o kadar faydalı oluruz. Nitekim zaman açısından doğru yürütülemeyen her proje, yatırımcısının maliyet giderlerini artırıyor. Müşterilerimize sunduğumuz malzemeler, uygulaması kolay olması sebebiyle de zaman kazandıran malzemeler...”

“2018 yılında yeşil çatıların önünü açmak ve yaygınlaştırmak istiyoruz. Avrupa’da yeşil çatılar oldukça yaygın. Türkiye, dünyaya hızlı adapte olabilen ve yeniliklere açık bir ülke. Yeşil çatı hepimizin seveceği ve ihtiyaç duyacağı bir uygulama. Ülkemizde yeşil çatılar daha çok AVM gibi kamusal alanlarda ya da yatırımcı tarafından konut projelerinde bir pazarlama aracı olarak tercih ediliyor. Ancak yakın zamanda İstanbul’da yaşanan sel felaketinin zararları hala onarılmaya çalışılıyor. Aşırı yağışa bağlı sel vakaları ve küresel ısınmanın tahribatı, eski yapı malzemelerinin çok daha kısa sürede zarar görmelerine ve ömürlerinin de kısa sürede tamamlanmasına sebep oluyor. Yeni nesil inşaat malzemeleri dış etkenlere karşı çok daha mukavemetli. Yeşil çatılara önem vermemizin nedeni mevsimsel değişiklik ve hızlı yapılaşma. Aşırı yağışa bağlı sel vakalarının önüne yeşil çatı uygulamaları ile geçebiliriz...”

İnsan sağlığı gündemimizde olacak

“2018 yılında insan sağlığı gündemimizde olacak. Bir yapı ne kadar sağlıklıysa içerisinde yaşayan kişilere sunduğu yaşam koşulları da bir o kadar sağlıklı olur. Yapı sağlığının temelinde yalıtım olduğuna göre yeni yılda da önceliğimiz yalıtım olacak. Ancak yalıtımı tek başına düşünmemek gerek. Yalıtım birçok parametreyi içerisinde barındıran bir sistem. Isı, su, ses ve yangın hepsi ayrılmaz bütünün parçası. Yalnızca yatırımcı değil, son tüketici açısından da yalıtımın öneminin ve bilincinin arttığını gelen taleplerden gözlemliyoruz. Yapılan bilinçlendirme çalışmalarının sonucunda tüketiciler ısı yalıtımının hem enerji verimliliği hem de bina ömrü, sağlığı açısından önemini kişisel olarak anladı. Yalıtımın çok yönlü bir yatırım olduğunu kavradı. Bilincin artması doğru uygulamaları peşinden getiriyor. Su Yalıtımı Yönetmeliği’nin çıkmış olması, su yalıtımı için beklentimizi yükseltti. Su yalıtımının depreme veya diğer yanal yüklere karşı yapıların daha güvenli olmasındaki önemi konusunda bilinç arttı. Zaten toprak altında kalıyor diye en ucuz şekilde  çözülmeye çalışılan, ancak hayati önem taşıyan su yalıtımında da bu yönetmelikle birlikte güzel gelişmeler, doğru talepler bekliyoruz. Ses ve yangın yalıtımı için girişimlerimiz olacak. Açıkçası ses yalıtımına biraz daha yönelmek istiyoruz. Dolayısıyla çalışmalarımızda insan sağlığına odaklanıyoruz”.

Selçuk Aktepe / Nimeçatı Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü
“2018’de Bazı Güçlükler Olabilir”

“Nimeçatı olarak 2017 yılında her yönüyle iyi bir yıl geçirdik. 2017 yılına belki biraz durağan başladık. İlk yarıda az da olsa bir büyüme sağladıktan sonra özellikle yılın ikinci döneminde yapmış olduğumuz çalışmaların karşılığını alarak 2017 yılında Nimeçatı’yı hedeflediği yerlere yaklaştırmış olduk. Esasen bizler de Türkiye’deki gelişmelerle birlikte iyi veya kötü yönde etkileşimler gösteriyoruz. Her şeye rağmen çok kötü bir dönemi (Temmuz 2016-Temmuz 2017) geride bıraktık. Sonra hem Türkiye’nin kaydettiği gelişim ile hem de bizim 2016 yılında başlayan çalışmalarımızın etkisiyle Temmuz ayından itibaren ivmemizi yukarı yönlü olarak çevirdik. Hem finansal hem de adet ve miktar olarak bir büyüme gerçekleştirmiş olduk...”

20. kuruluş yıldönümümüzü kutlayacağız

“2018 yılı Nimeçatı açısından çok önemli olacak. Çünkü firmamızın kuruluşunun 20. yılını yaşayacağız. Bu bağlamda Nimeçatı her beş yılda bir yeni yatırımlarıyla ve yeni çalışmalarıyla kendini geliştiren bir firma oldu. Tabii ki bu durum 20. yılımızda da devam edecek. Kurulduğu günden bugüne kadar kurumumuz kendine koyduğu hedefleri eninde sonunda gerçekleştirdi. 2018 yılında da hedefimiz mevcut 3 şube ve 1 satış noktamıza ilave olarak yeni bir yer daha açmak. Sektörümüzün geliştiği ve ürünlerimizin arttığı bir süreçte mevcut iş ortaklarımızın bununla paralel bir durumda olduğunu gözönünde bulundurursak, 2018 yılında yeni bir yer daha açmamızın zorunlu hale geldiğini görüyoruz. 2018 yılında, önce organizasyonumuzdan başlayarak hem kendimizi güncelleyecek, ürün gamımıza da yeni ürünler ekleyerek 20. yılımızı tüm paydaşlarımızın da katılacağı organizasyonlarla birlikte gerçekleştireceğiz...”

İnişli çıkışlı bir yıl geçirdik

“2017 yılında sektörümüzde inişli-çıkışlı bir dönem geçtiğini söylemek lazım. Dönem dönem oluşan hammadde tedarik sıkıntısı, fiyat artışları ve bunun karşısında hızlı talep artışları birçok firmayı zor duruma düşürdü. İnşaat sektörü ise buna benzer durumların etkisinde diğer taraftan talep düşüklüğü de gözlendi. Bir yandan inşaat sektörünün temel malzemelerinde (Demir, çimento, beton) fiyat artışlarıyla karşı karşıya gelirken bir yandan da ürün bulmakta zorluklar yaşandı...” “2018 yılında hem yalıtım hem de inşaat sektöründe bazı güçlükler olabileceğini öngörüyorum. Bununla birlikte sektörde bilgisi, tecrübesi ve kredibilitesi iyi olan firmaların bu tür durumlardan başarıyla çıkacaklarını düşünüyor ve gelecekte kendileri için oluşacak yeni fırsatlara hazır halde olma imkanına sahip olabileceklerini tahmin ediyorum”.