E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
EMÜLZER
PANELSAN
ALFOR
ÇUKUROVA YALITIM

2017 Nasıl Geçti? 2018'de Ne Olacak?

2017 Nasıl Geçti? 2018'de Ne Olacak?

7 Aralık 2017 Perşembe / 17:21 | HABERLER
165. Sayı (Aralık 2017)
489 kez okundu

Yalıtım Sektöründe faaliyet gösteren firma ve dernek temsilcilerinin 2017'yi değerlendirip, 2018 ve sonrasıyla ilgili öngörülerini özetledikleri "Yılsonu Değerlendirme" dosyamızın ilk bölümünü sizlerle paylaşıyoruz. Yılsonu değerlendirmeleri önümüzdeki sayıda devam edecek...

A. Bülent Güney / GNYAPI Yönetim Kurulu Başkanı

“Konut Yöneticileri Kentsel Dönüşüm Konferansı Düzenleyeceğiz”

“2017 yılı iş potansiyeli anlamında 2016 yılına göre daha iyi ama 2015 yılına göre daha geride bir yıl oldu. Daha çok, büyümeye odaklanmak yerine mevcut durumu korumaya yönelik bir politika izledik. Bilinçlendirme çalışmalarına ağırlık vererek tüketicilerin yalıtım konusunda doğru bilgilendirilmesi için faaliyetlerde bulunduk.”

“GNYAPI tarafında konut yöneticileri için her yıl düzenlediğimiz mantolama konferansları ile nihai tüketiciye ulaşmaya devam ettik. 2016 yılında 6.’sını düzenlediğimiz konferansa 700 konut yöneticisi katılım gösterdi. Konferansa ilginin artması, katılım sayısının her konferansta artış göstermesi doğru bir iş yaptığımızın sinyalini veriyor.”

“Yalıtımın önemi ve renovasyon alanında yalıtımın nasıl yapılacağına dönük değerlendirilmenin yapıldığı bu konferansta, yatırım maliyetleri, ödeme koşulları, kredi seçenekleri, sağlanacak tasarruf miktarları, amorti süreleri gibi önemli sorular yanıtlanarak nihai tüketicinin daha bilinçli karar alması sağlanmakta. Dolayısıyla sektörün geleceği için bu konferansın bir kilometre taşı olduğuna inanıyoruz. Bu yıl 6 Ocak 2018 Cumartesi günü Marriott Hotel Asia’da 7.’sine imza atacağımız konferansta katılım sayısının binleri bulacağını öngörüyoruz. Bu vesileyle de herkesi konferansımıza davet ediyoruz.”

“Yine aynı amaçla her yıl düzenlediğimiz ‘Usta Konferansımızı’ bu yıl da düzenleyerek ustalarımızı doğru uygulama ve mesleki yeterlilik belgesinin önemi, iş güvenliği ve sektörel gelişmeler hakkında bilgilendirdik. Mart ayında 7.’sini düzenleyeceğimiz Usta Konferansımızı da sürdürülebilir kılarak her yıl düzenlemeye ve uygulama yapan ustalarımızı bilgilendirmeye devam edeceğiz.”

“GN İNŞAAT tarafında da bu misyonu sürdürüyoruz. Bu amaçla ‘Konut Yöneticileri Kentsel Dönüşüm Konferansı’ düzenlemeye karar verdik. Nihai tüketiciye yönelik düzenlenecek ilk konferans olma ayrıcalığına sahip bu konferansla sektörde bir ilki gerçekleştirmek istiyoruz. Sürdürülebilir şehirler için kentsel dönüşümün önemi, gayrimenkul sektörünün kentsel dönüşüme bakışı, kentsel dönüşüm sürecinde deprem gerçeği, kentsel dönüşüme farklı bakış ve önerilerle kentsel dönüşüm için alternatif finansman modelleri ve hukuki süreçler hakkında bilgi verilecek konferansın çalışmalarını bu yıl başlattık. 7 Nisan 2018’de de konferansı düzenleyeceğiz. Katılım için ön talepleri de toplamaya başladık.”

2018’in ilk 6 ayı zor olacak

“2018 yılının ilk 6 ayının ülke ekonomisi için zor bir dönem olacağını düşünüyoruz. Bununla birlikte özellikle devletin yalıtım alanında bazı teşviklerde bulunması, özellikle mevcut binaların yalıtımı konusunda halkın bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalar yapması, algıda son derece olumlu fikirler oluşmasına katkıda bulunacaktır.”

“Şirket bünyesinde ise 2018 yılı için geliştirme faaliyetlerimiz devam edecek. Hizmet sektörü, müşteri memnuniyetinin ön planda tutulması gereken bir alan. Bunun için de çalışma arkadaşlarımızın vizyonu, sahiplendikleri değerler bizim için önemli. Bu kapsamda ‘İnsan Kıymetleri’ değerimizi artırmak için hem kişisel hem de iş ile ilgili becerileri geliştirmek adına şirket içi eğitimlere 2018 yılında da devam edeceğiz. İnovasyon faaliyetleri ile şirketin sürdürülebilir bir geleceğe sahip olması için çalışmaya devam ediyoruz.”

Taşyünü kullanımı artıyor

“Yapı sektörünün gerek sosyal medya gerekse yazılı basında çıkan doğruyu yansıtmayan haberlerle yara aldığını söyleyebiliriz. Bu sebeple tüketici algısını doğru yönetmek için bizlere çok iş düşüyor, tüm olumsuz algılara karşı insanları yalıtım konusunda doğru bilgilendirmek çok önemli. Kaliteli malzeme ve işinin ehli ustalar ile yapılacak doğru yalıtım uygulamasının tüketiciye sağlayacağı faydayı ön plana çıkartmak bir çözüm olabilir. Konu ile ilgili tüketiciye, en sağlıklı görüşün ise İZODER kanalı ile yapılabileceğinin de altını çizmekte fayda var. Yalıtım dünyası ile ilgili en güncel ve sağlıklı veriye

buradan ulaşabileceklerini belirtmek gerekiyor.”

“Sektörel gelişme anlamında ısı yalıtım uygulamalarında ‘taşyünü’ kullanım talebinin arttığını söyleyebiliriz. Bu artış bir hareketlenmeye yol açtı. Bunun dışında özellikle su yalıtım yönetmeliğinin çıkması sektör adına büyük bir kazanç oldu. Yönetmeliğin 2018 yılına olumlu yansıyacağını ve sektörü hareketlendireceğini öngörüyorum.”

“İnşaat sektöründe ise sancılı bir dönemin bizleri beklediğini söyleyebiliriz. Arzın talepten fazla olması ve ülke ekonomisinin mevcut durumu daire satışlarının azalmasına sebep oluyor. Bunun da beraberinde bazı problemler getireceğini söylemek mümkün.”

“Yalıtım ile ilgili devlet tarafında yaşanan her gelişmenin, süreçlerin bir standarda bağlanmasının kaliteyi arttıracağını ve bunun sektöre olumlu yansıyacağını söyleyebilirim. 2018 yılının ilk çeyreğinde 2017 yansımaları devam etse de ikinci çeyrekte toparlanmaya ve yükselmeye başlayacağını öngörüyorum.”


Cem Ercan / Emülzer Proje ve Teknik Satış Müdürü

“Su Yalıtım Yönetmeliği’nden Sonraki Aşama ‘Su Yalıtım Projesi’ Olmalı”

“Çevre ve Şehircilik Bakanlığının hazırladığı ‘Su Yalıtım Yönetmeliği’ Resmi Gazete’de yayımlandı ve 1 Haziran 2018’den itibaren yürürlüğe girecek. Pazara olumlu yönde katkı sağlayacak, sektörün uzun zamandan beri beklediği bu yönetmelik, inşaat kalitesini artıracak son derece önemli bir karar oldu. Uygulamada; Bakanlığa, mimari ofislere, mühendislik firmalarına, belediyelere, yapı denetim kuruluşlarına ve müteahhitlere çok iş düşüyor. Bunun bir sonraki aşaması ise mimari ofislerden ‘Su Yalıtım Projesi’ istenmesi olmalı.”

“Gelişmiş ülkelerde bir mimari ofis, yılda 8-10 proje çizdiği zaman, o yılın çok yoğun geçildiği düşünülüyor. Oysa ülkemizde bu sayı bazı proje firmalarında üç haneli rakamlara bile çıkabiliyor. Çünkü projeye göre pafta sayıları ülkemizdekine göre 10 kattan daha fazla olabiliyor. Ayrıntılara inildikçe pafta sayısı da artıyor. Tabi ki yapılan işe göre alınan bedelin de tatminkar olması gerekiyor.”

“Emülzer olarak 2017 yılında satış hedeflerimize ulaştık. İhracattaki oranımız ise yüzde 25’in üzerine çıktı. Bu yıl bayilerin sayısından çok etkinliğini artırmak için çalışmalar yaptık. Bu yolda bayilerimizle iletişimimizi artırarak yeni ürünlerimizi tanıtmak yoluna girdik. ‘Talep yaratmak amacıyla daha çok şantiye ziyaretleri yaptık. 2017 yılında; 3. Havalimanı, Kuzey Marmara Otoyolu, Gebze-İzmir Otoyol Projesi, Marmaray CR3, Samsun-Kalın Demiryolu Modernizasyonu, Yüksek Hızlı Tren projeleri, Çamlıca Tüneli, metro şantiyeleri, AVM projeleri ve konut projeleri başta olmak üzere önemli projelere ürün verdik.”

“İnternet üzerinden erişimde, aranan su yalıtım firmalarından biriyiz. Böylece müşterilerimize daha kısa sürede ulaşabiliyoruz. Yeni ürünleri tanıtmak için sosyal medyadan, yazılı ve görsel medyadan daha çok faydalanmayı planlıyoruz. Şantiyelerde hem öğretmen hem de öğrenci gibiyiz; çünkü şantiyeler ürün geliştirmede, yeni ürünleri müşterilerimize sunmada oldukça önemli bir alan. Talepler üzerine Ar-Ge’miz tarafından geliştirilen tek bileşenli, bitüm-poliüretan esaslı yeni ürünümüz Purready B, cirosal olarak önemli ölçüde fayda sağladı. Bu yıl niş projelerde etkinliğimizi daha da arttırmayı planlıyoruz.”

“Su Yalıtım Yönetmeliği’nin faaliyete geçmesi ile gelen taleplerin daha da artacağını umuyoruz. Yönetmeliğe ek olarak uygulama kılavuzu hazırlanacaktır. Bu aşamada pazara daha fazla penetre olmak için kamu yatırımlarına, mimari proje firmalarına ve uygulayıcılara yönelik pazarlama çalışmaları artacaktır.”

“Ülkemizdeki yapılaşmanın çoğu betonarme yapı olarak inşa ediliyor. Kentsel dönüşüm projeleri, birçok alt ve üst yapı projeleri ile betona talep oldukça arttı. Bu talep son derece olumlu. Ancak, insan faktörü olan her işte olduğu gibi, serbest piyasa koşullarında hangi ürünü alırsanız alın, ilk mamul ve son ürün çıktısının kalite kontrolünü yapmak gerekli.”


Faruk Tiritoğlu / EPSDER Yönetim Kurulu Başkanı

“Döviz Kurları ve Fa izler İnşaat Sektörünü Etkiledi”

“İnşaat sektörü, toplam hasıladaki payı düzenli olarak artan ve ekonomiye yön veren sektörlerin başında geliyor. Bu nedenle de ülkenin ekonomik performansından doğrudan etkileniyor. Döviz kurları ve faizdeki gelişmeler inşaat sektörünün 2017 yılı içerisindeki durumunu oldukça etkiledi. Ancak bunun yanında, artan göç doğrultusunda oluşan konut talebi, kentsel dönüşüm gibi etkenlerin oluşu, 2017 açısından sektörü hareketli kıldı. Yalıtım sektörü ise hem inşaat sektörüne hem de yükselen hayat standartlarına ve kaliteli yapılara duyulan ihtiyaç doğrultusunda ilerleyen ve hızla büyüyen bir sektör. 2017 yılı yalıtım açısından hızlı, gelişim kaydeden bir yıldı. EPS açısından ise; sektördeki fabrikaların çoğunda kapasite artmaları gördük. Yüzde 70-75’lik bir pazar payına sahibiz. Cirosal bazda her şeye rağmen 2017 yılı iyi bir yıldı diyebiliriz, fakat her geçen yıl yüzde 10-12’lik pazar payı kaybettiğimiz de bir gerçek.”

EPSDER Bölgesel Seminerleri devam edecek

“EPS Sanayi Derneği olarak, 56 EPS üreticisi, 6 hammadde üreticisi ve 2 makine üreticisinden oluşan üyelerimizle faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Kurulduğumuz günden beri sektör birlikteliğini sağlamayı ve bu birliktelikle EPS’nin ülkemizdeki kullanım alanlarını yaygınlaştırmayı, ısı yalıtımı konusundaki bilinci artırmayı, standartlar ve yönetmelikler hazırlanırken düzenleyici ve karar verici kuruluşlar nezdinde sektörü temsil etmeyi, ısı yalıtım malzemeleri test ve belgelendirmesinde de sektöre hizmet etmeyi amaçlıyoruz. Bu yıl da yine bu amaçlar doğrultusunda hareket ettik. Türkiye genelinde, EPSDER Bölgesel Seminerleri düzenledik ve bu seminerlerle EPS’nin kullanım amaçları hakkında bilgilendirme yaptık. Bu çalışmalarımıza devam edeceğiz”

“Yine dernek olarak mücadele ettiğimiz bizi yakından ilgilendiren bir konu da, Yangın Yönetmeliği konusu. Değişen yasaya göre, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’in 27. maddesinde ‘(1) Dış cephelerin, bina yüksekliği 28.50 m’den fazla olan binalarda zor yanıcı malzemeden ve diğer binalarda ise en az zor alevlenici malzemeden olması gerekir’ hükmüne yer verilmiştir. Binalarda yaygın olarak tercih edilen ekstrüde polistren köpükler (XPS) ve ekspande polistren köpükler (EPS) A yanıcılık sınıfında değildir. Dolayısıyla, ‘bina yüksekliği 28.50 metreden fazla olan binalarda dış cephe ısı yalıtım malzemesi olarak XPS veya EPS kullanılması halinde, bina, yangın yönetmeliğine aykırı olacaktır’ denilmiştir. Biz bu yasada geçen teknik açıdan hiçbir gerekçesi, dayanağı bulunmayan, ne sebeple getirilmiş olduğu belli olmayan ‘28.50 m’ ibaresinin kaldırılması yönünde hukuki bir süreç başlattık. Bu konu ile ilgili mücadelemiz devam edecek.”

“Dernek olarak, 9-11 Mayıs 2018 tarihlerinde, Kıbrıs’ta, 5.’si düzenlenecek olan Uluslararası EPS’18 Geofoam Kongresi’ne ev sahipliği yapacağız. Katılımın yüksek olacağını öngördüğümüz bu kongrenin sektörümüze katkı sağlayacağının garantisini şimdiden verebiliriz.”

“EPS mühendislik harikası bir malzeme. Günümüzde kullanılmadığı hiç bir alan yok. Son olarak balıkçılık sektörüne de EPS zorunluluğu getirildi. Çünkü malzemenin yüzde 98’i hava olduğu için sağlıklı koşullarda gıda taşımacılığı yapılabiliyor, bunun yanında son derece hafif. Dolayısıyla bizler bu malzemenin uygun kullanımı halinde ne kadar ekonomik ve iş gören bir malzeme olduğunu elimizden geldiğince tanıtmaya gayret edeceğiz. Bünyemizde bulunan ve akredite bir laboratuvar olan ÇEVKAK ile kalite kontrollerimizi ve denetimlerimizi yapmaya devam edeceğiz. Yönetim Kurulu toplantılarımızı her ay farklı bir ilde yapmaya karar verdik. Yangın Yönetmeliği’ne karşı başlattığımız hukuki süreç ve mücadelemiz tüm hızıyla devam edecek. Seminerlerimizi tüm hızıyla gerçekleştireceğiz ve sektörümüz adına faydalı girişimlerde bulunmak için devamlı çalışacağız. Geofoam’ın kullanımına yönelik çalışmalarımız için gerekli mercilerle görüşmelerimiz olumlu olarak devam ediyor. Kısacası 2018 bizim için ‘mücadele yılı’ olacak. Önümüzdeki süreçte EPS adına daha çok yol kat etmiş olmayı diliyoruz.”


Ferdi Erdoğan / Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı

“İnşaa t Sektörü Büyüdükçe Ekonomiyi de Büyütecektir”

“İnşaat malzemeleri sanayisi, Türkiye’nin en güçlü sanayi kollarından biri. Sektör, toplam üretimi, dış ticaret hacmi ve istihdamdaki payının yanı sıra, ülke ekonomisi için önemli sektörlerle yakın ilişkisinden dolayı stratejik öneme sahip. Son dönemde yaşanan gerilemelere karşın, hala Türkiye’nin en yüksek ihracat yapan ve ülke ekonomisine en çok katma değer sağlayan sektörü konumunda. Herkesin bildiği gibi, ekonomi için lokomotif sektör, istihdam için sünger sektör. İnşaat sektörü büyüdükçe beraberinde ekonomiyi de büyütecektir. Biz, inşaat malzemesi sanayicileri olarak, sektörümüzden umutluyuz ve yakın vadede sektörün büyümeye devam edeceğine inanıyoruz.”

“2017 yılı özeline inmeden genel bir durum değerlendirmesi yapacak olursak; 2014 yılında 21 milyar doların üzerinde olan inşaat malzemesi sektörü ihracatımız 2015’te 17 milyar dolara geriledi. 2016 yılında ise yüzde 10,2 düşüşle 15,24 milyar dolar olarak gerçekleşti. İhracattaki gerilemede bölgesel gelişmelerin yanı sıra hedef pazarlardaki, jeopolitik sorunlar, ekonomik durağanlıklar ve gerilemeler etkili oldu. İnşaat malzemeleri ithalatı ise ihracatın aksine 2016 yılında yüzde 1,9 artarak 9,31 milyar dolara yükseldi.”

“Son yıllarda Afrika, Ortadoğu ve Yakın Doğu Asya’nın yanı sıra ABD de, sektörümüz için önemli pazarlardan biri konumuna geldi. Avrupa ülkeleri zaten her zaman önemli pazarlarımız arasındaydı. Rusya ve İsrail ile ilişkilerin düzelmesinin genel itibariyle ihracata olumlu yansıyacağını düşünüyoruz.”

“İnşaat sektörü için özellikle son iki yıldır Afrika pazarı mevcut pazarlara eklendi. Sahra Altı Afrika’daki ülkelerin neredeyse tamamı çeşitli büyüklükte inşaat potansiyeline sahip. Türk inşaat malzemeleri sektörünün özellikle odaklandığı Etiyopya, Gana, Mozambik, Kamerun ve CEMAC ülkeleri, Kenya, Nijerya ve Angola. Bu ülkelerde, hem altyapı hem de üstyapı inşaat çalışmaları hızla devam ediyor. Pek çok yeni proje ihaleleri hazırlanıyor. Bunların arasında özellikle konut projeleri, turizm ve sosyal tesisler, yol, köprü, baraj projeleri ilgi alanımızda bulunuyor. Dış pazarda Rusya ve İsrail gibi ülkelerle ilişkilerin normalleşmesi, İran’a ambargoların kalkması gibi gelişmeler de önümüzdeki dönemde sektörümüze olumlu yansıyacak. İran’da ciddi yatırım projeleri var. Sektör olarak bu projelerde yer almayı arzuluyoruz.”

2018’de ihracat hedefi 17 milyar dolar

“İnşaat malzemesi sektörünün çatı örgütü olarak, ülkemizin ekonomik büyümesinin 2017 yılı sonunda yüzde 6-7 oranında, 2018’de ise yüzde 3-4 oranında gerçekleşeceğini öngörüyoruz. İnşaat sektörünün ise 2017 yılında yüzde 6,5 büyümesini, bu oranın 2018’de yüzde 4-5 aralığında olmasını bekliyoruz. Türkiye inşaat malzemesi sektörü olarak, 2017 yılı ihracatımızın 16 milyar dolar civarında gerçekleşmesini, 2018 yılında ise bu rakamın 17 milyar dolara çıkmasını hedefliyoruz.”

“Türkiye İMSAD olarak, son dönemde odaklandığımız ana konulardan biri teknolojik gelişmeler. Bu yıl geniş bir katılımla gerçekleştirdiğimiz 8. Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi’nde, ‘Geleceğe Yatırım: Dijital Dönüşüm’ temasıyla Endüstri 4.0, dijitalleşme ve teknolojik gelişmeler gibi konuları ele alıp, dijital dönüşüme nasıl ayak uydurabileceğimizi ve bu konuda neler yapabileceğimizi konuştuk. Ülke ekonomisinin büyük bir bölümünü gerçekleştiren KOBİ ve OSB’lerin sisteme nasıl entegre olabileceğini, madencilikten uygulamacı ustalara kadar uçtan uca bir sektör olan inşaat sektörünün yatay ve dikey entegrasyonunun nasıl planlanacağını, yüzde 60’a yakını korsan yazılım olan ülkemizde bu dönüşüm için en büyük tehdit olan siber riskleri nasıl yöneteceğimizi tartıştık. ‘Hadi dönüşelim’ demekle dönüşümün gerçekleşmeyeceğinin farkında olan inşaat sektörü, tüm tarafların birlikte çalışarak entegrasyonu sağlıklı yapmanın farkındalığını yaratmaya bu zirve ile başlatmıştır. 2018’de de sektörün gerçek gücünü ortaya koyabilmek ve güç birliğini sağlamak amacıyla gündemin nabzını tutacak, sektörümüzün gelişimine, değişimine katkı sağlayacak konularda çalışmalarımız ve etkinliklerimiz devam edecek.”

Güvenli Yapılar Eğitim Merkezi

“Türkiye İMSAD olarak, afetler ve güvenli yapı konusunda kamuoyunda bilinç oluşturmayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda Tuzla Belediyesi ile ‘Güvenli Yapılar Eğitim Merkezi’ projesi için işbirliği yaptık. Eğitim Merkezimiz için yer tahsis eden Tuzla Belediyesi ile bir protokol imzaladık. Türkiye İMSAD olarak, temsil ettiğimiz inşaat sektörünün önde gelen paydaşlarıyla birlikte bir sosyal sorumluluk projesi olarak planladığımız Güvenli Yapılar Eğitim Merkezi tamamlandığı zaman bölgenin bu alandaki ilk ve tek projesi olacak. En iyi güvenli yapı örnekleri ve uygulamalarının sergileneceği Eğitim Merkezimizde ayrıca interaktif etkinlikler, simülasyonlar, konferanslar ve bilgilendirme toplantıları yapmayı hedefliyoruz.”


Fulya Özgül Koçak / Onduline Avrasya Genel Müdür Yardımcısı

“Onduline AVRASYA, 2017’de 3 Yeni Ürünü Pazara Sundu”

“Onduline Avrasya olarak 2017 yılını verimli geçirdiğimizi söyleyebiliriz. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da müşterilerimizi yeni ürünlerimizle buluşturduk. 2016 yılında oluklu levha ürün grubumuza eklediğimiz Onduline Andormeda, Onduline Zigana, Onduline XHR ve Onduline FIT ile birlikte 2017 yılında da estetik ve kesinlikle su geçirmeyen ‘Onduline Zigana Tile’ levhamızı üretmeye başladık. Bununla birlikte kiremit altı su yalıtımı ürün gamımıza eklediğimiz Ondutiss nefes alan su yalıtım örtülerini ve ıslak hacimlerin su yalıtımını sağlayan Ondulikit sürme esaslı membranımızı piyasaya sunduk.”

“2018 yılında da her zaman olduğu gibi önceliğimiz, ürünlerimizin kalitesinden ve güvenilirliğinden asla taviz vermeden müşterilerimize kusursuz bir hizmet sunmak olacak. Ayrıca, Ar-Ge çalışmalarımıza kesintisiz devam edecek ve usta eğitimlerimizi daha da geliştirerek sürdüreceğiz.”

Su Yalıtımı Yönetmeliği yol gösterici olacak

“Kuşkusuz su yalıtım sektörü için 2017 yılının en önemli gelişmelerinden biri, binalarda su ve neme karşı alınması gereken önlemlerin teknik kurallarının yönetmelikle düzenlenmesi oldu. Ekim ayının sonunda Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği’, ülkemizdeki mevcut yapı stoğunun büyük bir bölümünün su yalıtımı problemleriyle karşı karşıya olması ve bu problemlerin onarım ve güçlendirme maliyetlerinin çok yüksek olması nedeniyle hazırlandı. Onduline Avrasya olarak binalarda temelden çatıya kadar uzanan su yalıtımının önemini uzun yıllardır her platformda anlatmaya çalışıyor ve sektör profesyonellerinden tutun da son kullanıcılara kadar toplumun her kesiminde bir bilinç uyandırmaya çalışıyoruz. Bu kapsamda, ilgili su yalıtım yönetmeliğinin herkesin için yol gösterici olacağına inanıyoruz.”

“İnşaat sektörünün ülke ekonomisine etkisi büyük. Bu nedenle sektörde yer alan şirketlerin ekonomik parametreleri de değerlendirerek kaliteli mal ve hizmet üretmek için daha önemli stratejiler geliştireceğini ve bu stratejiler ışığında sektörün ihtiyacı olan ivmeyi yakalayacağını düşünüyoruz.”


Hakan Nayır / Armacell Yalıtım A.Ş. Teknik Pazarlama Müdürü

“Akademik ve Sektörel Eğitim Faaliyetlerimizi Artırdık”

“Armacell olarak 1954 yılında ARMAFLEX markası ile sektöre sunduğumuz Elastomerik Kauçuk Köpüğü esaslı ürünlerimizle dünyada lider durumdayız. O zamandan günümüze elastomerik kauçuk ve yalıtım konusunda devamlı gelişerek büyüyen araştırma geliştirme faaliyetleri ve farklılaşan ürün paletimizle öncü bir misyonu da üstlenmiş vaziyetteyiz. Armacell, 2000 yılında, yalıtım piyasasında edinmiş olduğu haklı itibarla o zamanlar bağlı bulunduğu Armstrong Şirketler grubu bünyesinden ayrılarak ayrı bir kurumsal marka haline geldi. Bu noktadan sonra bilinirliği sayesinde hızla büyüyerek dünyaya yayıldı ve 2015 yılında da ülkemizdeki potansiyeli görerek, Das Yalıtım şirketini ve dolayısıyla Oneflex markasını bünyesine katarak Türkiye’ye adım attı. Armacell olarak Bursa’daki üretim tesisimizle beraber toplam 16 ülkedeki 3 bin çalışanımızın hizmet verdiği 25 üretim tesisimizde, ısı yalıtımı, yangın yalıtımı ve ses yalıtımı konusunda 100’ü aşkın ürünle sektöre yön veriyoruz.”

“Armacell Yalıtım olarak 2017 yılını, hedefimiz olan yüksek teknik değerlere ve belgelere sahip ürünlerimizin satışını artırarak başarıyla tamamlıyoruz. Akademik ve sektörel eğitim faaliyetlerimizi artırdık, bu manada Armacell Akademi girişimimiz için iyi bir yıl oldu, bunun yanında bölgesel ve ulusal etkinliklerde de yerimizi aldık.”

Elastomerik Kauçuk Ürünleri, marka projelerde öne çıktı

“Armacell’in, yapı, otomotiv, tren, denizcilik gibi farklı sektörlerdeki ihtiyaçlara yanıt veren elastomerik kauçuk ürünleri; marka projelerde, yapılarda, endüstriyel uygulamalarda, petrol ve gaz endüstrisi gibi enerji dağıtımının gerekli olduğu pazarlarda 2017 yılında öne çıktı. İklimlendirmede, HVAC kanallarında ve sistemlerinde, ısı, yangın ve akustik yalıtımında üstün teknik özellikleriyle Armacell ürünleri fark yarattı. Bir başka hizmetimiz olan ArmWin yalıtım kalınlığı hesap programı, ısı kaybını ve yoğuşmayı önlemek için doğru malzeme kalınlığını kolaylıkla seçme imkanı yarattı. Zor bir yıl olmasına rağmen Armacell olarak 2017 yılını başarıyla tamamlıyoruz. 2018 yılında yurdumuzda ve bağlı ihracat pazarlarımızda daha da ilerleyerek, tüm zorluklara rağmen kanıtlanmış Armacell teknolojisine sahip yeni ürünlerimizle büyüyeceğimize ve ülke ekonomimize de bu manada katkı sağlayacağımıza inanıyoruz.”


Levent Pelesen / İZODER Yönetim Kurulu Başkanı

“Su Yalıtımı Yönetmeliği ile Binaların Kaderi Değişecek”

“Yalıtım sektörü, enerji verimliliği kavramının giderek önem kazandığı günümüzde, büyümeye ve gelişmeye çok açık bir sektör haline geldi. Kamu ve kamuoyu daha çok bilinçlendikçe, yalıtım uygulamaları, binalarda enerji verimliliğini sağlamanın vazgeçilmez unsuru olarak gelişmeye devam edecek. Yalıtım bilincini yaygınlaştırmak amacıyla 24 yıldır faaliyet gösteren ‘Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği İZODER’ olarak; günümüzde, dünyanın en önemli gündem konuları haline gelen ‘enerji’, ‘çevre’ ve ‘istihdam’ kavramlarıyla direkt ilişkili bir sektörü temsil ediyoruz. Ülkemizde önemli bir büyüklüğe ulaşan yalıtım sektörünü tek çatı altında toplayan bir kuruluş olmanın sorumluluğuyla hareket ederken, 2017 yılında da, tüm yalıtım uygulamalarının artmasını ve sektörün büyümesini sağlamak amacıyla önemli adımlar atıyoruz.”

“Bu yıl sektörümüzde yaşanan önemli gelişmelerden biri, ülkemizin ‘Su Yalıtımı Yönetmeliği’ne kavuşması oldu. Türkiye’de inşaat sektöründe büyük bir eksikliği gidererek, binalara dayanıklılık, kalite ve güç kazandıracak su yalıtımı uygulaması ile ilgili beklenen yönetmelik, 27 Ekim 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Türkiye inşaat sektörü ve vatandaş açısından önemli bir adım olan yönetmelik, binaların kaderini değiştirecek.”

“Yeni yapılan binalarda bu yönetmelikte öngörülen esaslara uyulmadığının tespit edilmesi hâlinde, bu eksiklikler giderilinceye kadar binaya yapı kullanma izin belgesi verilmeyecek. İZODER olarak, yönetmeliğin oluşturulması aşamasında yaptığımız katkıyı sürdürerek, ülkemizde su yalıtımı konusunun doğru algılanması ve uygulanabilmesine yönelik faaliyetlerimize devam edeceğiz. Bugün, Türkiye çapında başlatılan kentsel dönüşüm süreci, su yalıtımı uygulamaları için büyük bir fırsat ve inşa edilen tüm yeni binalardaki su yalıtımının standartlara uygun yapılması çok önemli. Doğru yapılmış su yalıtımı uygulamaları olmadan kentsel dönüşüm hamlesi eksik kalacaktır.”

Yönetmeliğin amacına ulaşması; tasarım aşamasında doğru ürün ve sistem seçiminden başlayıp, standarda uygun ürünlerin doğru şekilde uygulaması ve etkin denetim ile sağlanabilir. Özellikle ‘Mesleki Yeterlilik Belgesi’nin 26 Mayıs 2016 tarihinden itibaren zorunlu hale getirilmesi yalıtım sektörünün gelişimi adına önemli bir adımdır.”

“Doğru ve kaliteli su yalıtımı için uygulamanın bu işte yetkin ustalarca yapılması gerekiyor. Artık yapı sektöründe ustaların Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne sahip olmadan çalışamaması, belgesiz ustalara ve bu ustaları çalıştıran firmalara yaptırım uygulanması da, ülkemizde doğru yalıtım uygulamalarının artmasını sağlayacak. Vatandaşların da bu konuda bilinçlenerek, uygulayıcı firmaların belgeli usta çalıştırıp çalıştırmadıklarını kontrol etmeleri çok önemli.”

Enerji verimliliğinde Avrupa’nın çok gerisindeyiz

“Gelişmiş ülkeler uzun yıllar önce başlayan yalıtım seferberliği ile epey yol aldı. Şimdi hamle sırası bizde, bu farkı kapatmalıyız. Türkiye, ‘mantolama’ olarak da adlandırılan ısı yalıtımı uygulamasında Avrupa’nın en büyüğü konumunda. Ancak bu büyüklük bizi aldatmasın. Kişi başına düşen ısı yalıtımı malzemesi tüketimi bu ülkelere göre 4-5 kat daha geride. Ülkemizde kişi başına 0,25 metreküp yalıtım malzemesi tüketilirken, AB ülkelerinde ortalama 1 metreküp malzeme kullanılıyor. Biz, 4-5 cm kalınlıkta yalıtım malzemesi ile yetinirken, AB ülkeleri 15-20 cm ile daha fazla ısı yalıtımı malzemesi kullanarak daha fazla enerji verimliliği sağlıyor. Biz sadece ısıtma için 130 kw-saat/m2 yıl enerjiye izin verirken; AB ülkelerinde yeni binalarda, ısıtma, soğutma, aydınlatma ve tüm elektrikli ev aletleri dahil, kullanılacak enerji sınırını 15 kw-saat/m2 yıl olarak belirlenmiş. Bu rakamlar enerji verimliliği konusunda epey geride olduğumuzu ve enerjimizi verimli kullanamadığımızı gösteriyor.”

“Sektörde bulunan yerli ve yabancı firmalar dünyadaki mevcut tüm yalıtım ürünlerini piyasaya sunuyor. Özellikle inovasyon veya yeni ürün adı altında sunulan ürünler bilimsellikten uzak. Yalıtım bilincinin gün geçtikçe artmasından ve yaratılan pazardan, en hızlı şekilde manipülasyonla ve haksız rekabet yaparak pay kapmaya çalışan firmalar bulunuyor. Bazı nitelikli yapı malzemeleri bu amaçla kullanılarak tüketiciler aldatılıyor. Bu konular maalesef Ar-Ge ve inovasyon adı altında yapılıyor. Piyasa gözetim denetim yetkisinde olan ilgili makamlar bu konuda daha titiz ve standartların veya mevzuatlardaki bilimselliğin, tekniğin gerektirdiği durumları hassasiyetle kontrol etmeleri, denetlemeleri gerekiyor. Yalıtım sektörünü temsil eden İZODER olarak, pazarın önemli oyuncuları ile birlikte bu tür olumsuz faktörlerin önüne geçmeyi hedefliyoruz.”

Yangın konusunda yanlış algı yaratılıyor

“Geçtiğimiz Haziran ayında Londra’da 24 katlı bir apartmanda meydana gelen yangının ardından, kısa süre önce Manisa’da 7 katlı bir binada yaşanan yangın sonrasında binaların dış cephelerinin yangına dayanıklı olup olmadığı tartışmaları gündeme geldi. Yalıtım sektörünün çatı örgütü İZODER olarak, bu konuda olumsuz algı yaratılmasını çok yanlış buluyoruz. Daha çok konut türü binalarda tercih edilen mantolama uygulamalarında ısı yalıtım malzemeleri duvarla arasında boşluk kalmayacak şekilde yapıştırılıyor ve mekanik olarak dübellerle sabitlenerek üzeri sıva katmanları ile kaplanıyor. Buna karşılık cephelerde yapılan başka uygulama çeşitleri de bulunuyor. Son zamanlarda ticari yapılar başta olmak üzere tercih edilen en yaygın uygulamalardan bir tanesi de giydirme cephe uygulamaları. Giydirme cephelerde ısı yalıtımı dış cepheye uygulanıyor ancak mantolamadan farklı olarak binaya estetik görüntü veren yalıtımla alakası olmayan dış cephe kaplamaları, duvar ile arasında havalandırma boşluğu kalacak şekilde cepheye asılıyor. Bu havalandırma etkisinin yangınlarda baca etkisi yaparak yangınların cephede hızla yayılmasına sebebiyet verebildiği biliniyor. Bu detaylarda yanıcı ürünlerin kullanılmaması gerekiyor. Bina cephelerinde çok hızlı yayıldığı ifade edilen tüm yangınları incelediğimizde bu binalarda baca etkisine sebebiyet veren giydirme cephe detaylarının kullanıldığını görüyoruz. Bu binalarda taşyünü gibi yanmayan yalıtım malzemeleri kullanılmış olmasına rağmen son zamanlarda kullanımı yaygınlaşan yanıcı dış cephe kaplamalarının yangınların etkisini artırdığı görülüyor. Ülkemizdeki mevzuat, bu tür havalandırmalı giydirme cephe detaylarında hiçbir malzemenin yanmaması gerektiğini ifade ediyor.”

Yangın sonrası yapılan yorumlar konusunda dikkatli olunmalı. Meydana gelen tüm cephe yangınlarında yapılan uygulamaların nasıl olduğuna dikkat etmeden/önem vermeden hepsini sanki mantolamaymış gibi ele alarak yayınlanan haberler ve bu haberlerde verilen bilimsellikten uzak beyanlar dikkat çekiyor. Tüketici nezdinde olumsuz bir algı yaratılarak yanlış yönlendirme yapılıyor. Tüketicilere, yıllardır bu konuda çalışmalarını bilimsel temelde ve tarafsız bir şekilde, uluslararası standartlara dayanarak sürdüren İZODER gibi kurumların açıklamalarına itibar etmelerini öneriyoruz.”


Taşkın T. Işık / EC Yalıtım Genel Müdürü

“EC Yalıtım, Skyland Projesiyle Uygulamaya Adım Attı”

“2004 yılından bu yana ısı-su-ses ve yangın yalıtım malzemeleri satışı yapmakta olduğumuz Doruk Yapı Yalıtım olarak 2017 yılını, inşaat sektörünün de hızlı yükselen ivmesini takip ederek, yoğun ve verimli bir şekilde geçirdik. Genişleyen kadromuz ve yeni yerimizle, ses yalıtım uygulamalarına başlayarak taahhüde de girmiş olduk. Bununla birlikte ciddi bir ihracat hamlesi yaparak, Katar, Gürcistan, Irak, Suudi Arabistan, Yunanistan gibi ülkelere ziyaretler yaparak düzenli satışlar yapmaya başladık.”

“2018 yılında da Doruk Yapı firmamızda yalıtım malzemeleri satışımızı her geçen gün arttırmayı hedeflerken, ses yalıtım uygulamalarında profesyonel ve geniş bir kadroyla faaliyetlerimizi artırmayı hedefliyoruz. Aynı şekilde ihracat için de daha geniş bir coğrafyaya, sıklıkla ziyaretler planlıyoruz.”

“Bir diğer firmamız olan EC Yalıtım’da ise 2016 yılında  fason olarak üretimine başladığımız, EC DRAIN markalı, duş kanalları, yer süzgeçleri, yalıtım uyumlu süzgeçler, drenaj kanalları, açık alan yer süzgeçleri, polimer kanallar ve pik döküm gibi ürünlerde kalıp yatırımına giderek, üretici firma konumuna geldik. 2017 yılının başlarında, sektörün öncü firmalarından Ode Yalıtım’la yapmış olduğumuz iş ortaklığıyla, yurtiçi ve yurtdışında kısa zamanda marka bilinirliğimizi artırmaya başladık. Başta Marmara, Ege, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri olmak üzere toptancı bayilikler oluşturmaya başladık. Skyland projesinde başladığımız ve halen devam etmekte olduğumuz polimer kanal taahhüdümüzle birlikte uygulamaya da adım atmış olduk.”

“2018 yılında da, EC DRAIN markalı ürünlerimizle, detay çözen, görselliği ve kaliteyi ön plana alan bir anlayışla, kalıp yatırımımızı tüm ürün gruplarında sürdürmeye devam edeceğiz. Markamızı yurtiçi ve yurtdışında hakkettiği yere taşımak için, İstanbul CNR’daki Unicera ve Big 5 Dubai fuarlarına katılım için sözleşme imzaladık. 2017 yılında başladığımız sektörel dergi ve yayınlardaki reklamlarımız 2018 yılında yurtdışı yayınları da kapsayacak şekilde sürecek. Yurtiçi ve yurtdışında birbirimize değer katabileceğimiz firmalarla bölgesel bayilik verme çalışmalarımız, 2018 yılında da tüm hızıyla devam edecek.”

“2017 yılına veda ederken, inşaat sektöründe özellikle ilk 6 aylık seyir olumlu yönde devam etti. İnşaat şirketlerinin giderek kurumsallaşması, daha etkin bir finansman yönetimi yapmaları, konut ve inşaat sektörünün etkinliğini arttırdı. Özelikle marka projeler, yurtiçi ve yurtdışı yatırımcının ilgi odağı olmaya devam eti ve konut satışları yılın ilk 6 ayında yüzde 4 büyüdü. Yine kullanılan konut kredisi miktarı yılının ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 68 arttı. Önümüzdeki dönemde de kamu yatırımları ile kentsel dönüşüm sürecinin inşaat sektöründe büyüme ivmesini desteklemeye devam edebileceğini öngörüyoruz.”

“Bununla birlikte inşaat sektörümüz yurtdışında da ciddi hamleler yapmaya devam etti. Ekonomi bakanlığı verilerine göre 2016 yılının ilk yarısında yurtdışında 2,8 milyar dolar değerinde 45 yeni proje, 2017 yılının ilk yarısında ise 5,1 milyar dolar tutarında 63 yeni proje üretildiği açıklandı. Uluslararası inşaat sektörü dergisi ENR (Engineering News Record)’ın müteahhitlerin bir önceki yılda ülkeleri dışındaki faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri esas alarak yayınladığı ‘Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi’ listesinde 2015 yılında 40 olan Türk müteahhitlik firması sayısı 2016 yılında 46 oldu. Alınan projelerle bu sayının 2017 yılında da yükselmesini sürdürdüğünü söyleyebiliriz.”

“İnşaat sektöründeki tüm bu olumlu çıktılara rağmen özellikle 2017 yılının son çeyreğindeki yüksek finansman gereksinimi bulunan altyapı projelerinin seyri, piyasa koşulları, küresel likitide koşullarındaki daralma, dış ticaret açığı, jeopolitik risklerde artış eğilimi, döviz kurlarının dalgalı seyri ve faiz tarafındaki gelişmeler inşaat yatırımları üzerindeki risk faktörleri olarak görülebilir.”

Stratejik ortaklıklarla ihracatta sürdürülebilir büyüme sağlanabilir

“2018 yılında kalıcı tedbirler alınması, yatırım alanlarının genişletilmesi, istihdam olanağının sağlanması, ihracat yapan kurumlara hükümetin ciddi destekler sağlamasıyla inşaat sektörünün ivmesinin yukarı yönlü olarak izleyeceğini söyleyebiliriz. İnşaat sektörünün ihracattaki payının 15 milyar dolar seviyelerinde olduğunu söylersek, bu rakamın nitelikli olarak artması gerekiyor. Özellikle demir-çelik, seramik, vitrifiye, çimento, mermer gibi inşaat sektöründe güçlü olduğumuz alanlarla ilgili ihracat atağımızı, stratejik ortaklıklarla güçlendirip daha katma değerli hale getirirsek sektörümüz açısından daha sürdürülebilir büyüme sağlanacaktır.”


 

İlginizi çekebilir...

Gebze Doğa Hastanesi, BTM Ürünlerini Tercih Etti

Gebze Doğa Hastanesi su yalıtımında, BTM'nin BituProof Temel Bohçalama Sistemi'ni tercih etti....
16 Temmuz 2018 Pazartesi / 15:14

Şişecam, İtalya'da İkinci Düzcam Üretim Tesisini Satın Aldı

Cam sektörünün global oyuncusu Şişecam Topluluğu, İtalya'daki Sangalli Vetro Manfredonia tesisinin satın alım sürecini tamamladı....
16 Temmuz 2018 Pazartesi / 14:59

Lübnan'ın Yükselen Projelerinin Yalıtımına ODE İmzası

Türkiye'nin yalıtımda yüzde 100 yerli kuruluşu olan ODE Yalıtım, Lübnan'da ekonomik ve sosyal yaşamı dönüştürecek projelerde yer alarak, ülked...
16 Temmuz 2018 Pazartesi / 14:55