Röportaj

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürü Selami Merdin: "Yasaklamak Yerine Kullanım Kriterlerini Belirliyoruz"


Son günlerde yaptığı çalışmalarla ahşap yapı iskelelerinin tasarım ilke, esas ve standartlarını geliştiren, çelik yapıların tasarım ve yapım kurallarının belirlenmesi yönetmeliğiyle ilgili taslak hazırlayan, Yangın Yönetmeliği'ni revize eden, İmar Yönetmeliği revizyonu çalışmalarını sürdüren, riskli gruptaki mesleklere sertifikalı olma zorunluluğu getiren, Yeşil Bina sertifikasyon sisteminin kılavuzunu hazırlayan, Binaların Gürültüye Karşı Korunumu Yönetmeliği'nin taslağını oluşturan Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü, önümüzdeki günlerde de çalışmalarına hız kesmeden devam edeceğe benziyor... Söz konusu gelişmelerle ilgili bilgi aldığımız T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürü Selami Merdin, "Yapı sektöründe boşluk olan noktaları tamamlamaya yönelik çalışmalarımız sürecek" diyor.

Eylül 2015 / Sayı: 138



Yalıtım: Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü’nün bugünlerde odaklandığı konular nelerdir? Gündeminizde neler var, özetleyebilir misiniz?

Selami Merdin: Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü, 2012 yılında T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kuruluşuyla beraber hayata geçen bir Genel Müdürlük. Bakanlığımızın “Yaşanabilir Çevre ve Marka Şehirler” vizyonu doğrultusunda mesleki hizmetleri düzenleyerek, erişilebilir kayıt ve denetim sistemleri desteğinde güvenli yapı malzemeleriyle nitelikli, enerji verimli, sürdürülebilir yerleşme ve yapılaşma ile marka şehirleri oluşturmayı amaçlıyoruz. Bunu yaparken de katılımcı, çözüm odaklı ve denetleyici bir anlayışı önemsiyoruz.
Yapıların tasarım ilke ve esaslarını, projelendirilmesini, güvenli yapı malzemelerinin piyasaya arzını ön plana alan bir yapılanmaya sahibiz. Bu çerçevede son icraatlarımızdan bir tanesi, güvenli yapı iskelelerinin piyasaya arzını ve sonrasında uygulamasını sağlamak üzere bir tebliğ taslağı oluşturmak oldu. 2007 itibariyle çıkarılan yönetmelikte sadece çelik iskele zorunlu kılınmıştı ancak ülke gerçeğine baktığınızda bunun imkansız olduğunu gördük. Örneğin Çin’de bambudan iskeleler kullanılırken, ülkemizde herhangi bir malzemeyi yasaklamak veya önermek yerine devlet olarak kullanım açısından, güvenlik açısından kullanım kriterlerini ve limitleri koymamız gerektiğine inanıyoruz. Piyasanın, fayda-maliyet analizlerini yapıp malzemeye karar vermesi lazım. Biz, şurada kullanılacak olan malzeme yangına dayanıklı olacak, şurada kullanılacak malzeme 20 tona kadar yük taşıyabilecek, şurada kullanılacak malzemenin eğilme mukavemeti şu olacak gibi kriterleri belirleyeceğiz, gerisini sektör geliştirecek. Bu tebliğ taslağıyla ve Bakanlığımızın onayıyla beraber 1 Temmuz itibariyle güvenli yapı iskelelerinin kullanılması zorunlu hale geldi. Ahşap yapı iskelelerine ilişkin bir standart ve düzenleme yoktu. Gazi Üniversitesi ile yaptığımız protokol sonucunda ahşap yapı iskelelerinin tasarım ilke ve esaslarını, standartlarını geliştirdik. Geliştirilen standardı şu anda bir kitapçık olarak basıyoruz. Aynı zamanda bu projenin sonuçlarını TSE’ye gönderdik. Sonraki adım olarak TSE tarafından proje sonuçları standart olarak yayınlayacak.

Onun dışında Çelik Yapıların Tasarım ve Yapım kurallarının belirlenmesi Yönetmeliği hakkında taslak metin şu anda bitmiş durumda. Bu metni, görüş almak için tüm sektöre ve üniversitelere göndermiş bulunmaktayız. Görüşlerin nihayetinde onu da bir lansman toplantısıyla tanıtacağız. Bunun yanı sıra turizmde çok önemli yeri olan ve özellikle Nevşehir ve civarında ağırlıklı olarak görebildiğimiz, ancak ülkemizin birçok noktasında farklı kullanım amaçlarına göre işlevleri olan kayadan oyma yapılarımızın ruhsatlandırılmasında herhangi bir standart olmadığı için sorunlar yaşanıyordu. Hesap ilkeleri, metodolojileri yoktu. Bununla ilgili kayadan oyma yapıların tasarım ilke ve esaslarının belirlenmesine yönelik olarak Niğde Üniversitesi ile işbirliği içerisinde bir protokol hazırladık. Bu protokolün birinci bileşen raporu bitmiş olup, tarafımıza sunuldu. Şimdi ikinci bileşen raporunun hazırlanması süreci devam ediyor. Yönetmeliğe dönüştürülmesine yönelik çalışma yapıyoruz. Dolayısıyla özellikle yapı sektöründe çok ciddi anlamda boşluk olan noktaları tamamlamaya yönelik hızlı çalışmalarımız devam ediyor.

Ülkemizin en büyük sorunlarından birisi de binalarda enerji verimliliği. Yaklaşık yüzde 80’ini ithal ettiğimiz enerjinin yüzde 37’sini konut sektöründe ısıtma ve soğutmada harcıyoruz. Dolayısıyla mevcut yapı kalitesini de gözönünde bulundurduğumuzda ciddi anlamda bir ısı ve enerji kaybı söz konusu. Yapılan araştırmalar, yıllık 10 milyar dolar gibi bir tasarruf yapılabileceğini gösteriyor. Bu çerçevede sektörde kullanılan malzemelerin disipline edilmesi şart. Yalıtım burada tabii ki önemli bir başlık teşkil ediyor. Fakat yalıtım sadece ısı yalıtımı anlamına gelmiyor. Yangın riskleri de önemli. Bu kapsamda tüm sektörlerle, üniversite camiasıyla, hatta uluslararası uzmanları da dinleyerek, bununla da yetinmeyip sektörle beraber büyük ölçekli binalarda yangın deneyleri yaparak Yangın Yönetmeliği’nde revizyona gittik. Bu da geçen ay yayımlandı ve yürürlüğe girdi.
Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü bünyesinde İmar Yönetmeliği’nin revizyonu çalışmalarımız da devam ediyor. 100 kişilik komisyon Ankara’da ikinci çalışmasını yaptı. Yeni bakış açısıyla hazırlayacağımız İmar Yönetmeliği’ni yılsonuna kadar bitireceğiz ve yayınlayacağız. O da Yangın Yönetmeliği gibi ses getirecek ve gerçekten küçük hesaplardan arınmış, tamamen ilimin, fennin doğrultusunda, gelecek nesillere düzgün şehirler bırakabilmek adına kullanılabilecek bir yönetmelik olacak.

Ayrıca yapı müteahhitlerini birinci adımda kayıt altına almış, ikinci adımda yetkilendirmiştik. Şimdi üçüncü adıma geçtik ve uygunsuz iş yapanların yasaklanması süreci başladı. Yerel yönetimlerden bize şikayet dosyaları geldiğinde, gerekli incelemenin sonucuna göre yapı müteahhitlerini 1,5 ve 10 sene yasaklayabiliyoruz. Bu yasaklı müteahhitleri Kamu İhale Kurumu (KİK)’na da bildiriyoruz. Onun dışında proje müellifleri mühendis ve mimarların çalışma usul esaslarıyla ilgili çalışma yürütüyoruz. Kayıt altına alamadığınız bir şeyi kontrol edemezsiniz, izleyemezsiniz ve denetleyemezsiniz. Onun için tüm proje müelliflerini kayıt altına alacağımız bir çalışma başlattık. Ayrıca piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi aktifleştirdik, burada kullandığımız yazılımımızı uygulama doğrultusunda güncelleyip güçlendiriyoruz. Yapı kooperatiflerinin izlenmesini ve denetlenmesini de yürütüyoruz.



Yalıtım: Zincirin bir halkası da mesleki yeterlilik ustalarının belgelendirilmesi...

Selami Merdin: Bir proje başlattık ve bu proje çok kaydedeğer görülüp TBMM de harekete geçti ve yasa değişikliği hazırladı. Bu projede öngördüğümüz riskli gruptaki mesleklere bir yıl içerisinde sertifikalı olma zorunluluğu getirildi. Çıkan yasayla ilgili sürecin yol haritasını belirleme çalışmaları devam ediyor. Biz de bu aşamada inşaat sektöründeki yapı ustalarının birinci parti eğitimlerini gerçekleştirdik, ancak kanun çıktıktan sonra nasıl bir yol haritası oluşturacağımızı belirlemeye çalışıyoruz. Şu anda tüm yapı ustalarını kayıt altına aldık. Farklı branşlarda 400 bine yakın yapı ustamız var. Önemli olan bu arkadaşlarımızı nitelikli usta haline getirebilmek. Projemiz ilk etapta 10 meslek branşından oluşmakta olup, belgelendirme eğitim faaliyetlerimize devam edeceğiz. Enerji verimliliği konusunda da çalışmalar yürütüyoruz.

Yalıtım: Yeşil Binalarla ilgili de çalışmalarınız var değil mi?

Selami Merdin: Bu çalışmalara binalarda enerji verimliliği çalışmalarımız kapsamında devam ediyoruz. Yeşil Bina ve Yeşil Yerleşkeler konusunda mevzuat boşluğumuz vardı. “Daimi Komite” tanımlaması yaptık. Bu komite ilk toplantısını gerçekleştirdi ve Genel Müdürlüğümüze Yeşil Binaların değerlendirme kriterlerinin uygulama kılavuzunu oluşturma talimatını verdi. Bunun üzerine üniversitelerle görüşmeler devam ekmektedir. Bu yıl içerisinde ekip kurup ulusal Yeşil Bina sertifikasyon sisteminin kılavuzunu hazırlayacağız. Kılavuz hazırlandıktan sonra faaliyet göstermek isteyen belgelendirme kuruluşları komiteye müracaat edecek. Avrupa’ya baktığınızda, düzenlemeleri yapanın devlet olmadığını görüyoruz. Dernekler gerekli Ar-Ge’yi hazırladıktan sonra ilgili kamu otoritesine getiriyorlar, onlar incelemelerini tamamlayıp yayınlıyor. Ancak bizde Ar-Ge çalışmaları tam oturmadığı için devlet olarak elimizi taşın altına koyuyor ve bu çalışmaları kendimiz yapıyoruz.

Yalıtım: Gürültüyle ilgili de çalışmalarınızın olduğu bilgisini aldık...

Selami Merdin: Bildiğiniz gibi binalarda su yalıtımına ve gürültüye ilişkin bir mevzuat eksikliğimiz var. Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği ile ilgili İZODER ile beraber yürüttüğümüz çalışmalar devam ekmekte. Sektör, bazı standartların yayınlanmasını bekliyor. TSE ile yürütülen standart çalışmaları yayınlandıktan sonra çalışmalar ivme kazanacak. Piyasada kullanılabilecek bazı ürünler var, ancak bu ürünlerin kullanımın geçerlilik kazanması için standardının olması lazım. O standart olmadığı zaman da sıkıntı olur. Belli bir seviyeye gelen çalışmayı şu anda kamuoyuyla paylaşacak durumda değiliz ancak binaların gürültüye karşı korunumu yönetmeliğinin taslağı hazır.

Yalıtım: Binaların Gürültüye Karşı Korunumu Yönetmeliği taslağında öngörülen ve göze çarpan unsurlar neler?

Selami Merdin: Şu anda bir binayı yaparken gürültü hiçbir şekilde dikkate alınmayan bir husus. Özellikle taslakta atıksu borularında sessiz boru kullanılmasını önerdik. Ayrıca yapıların önem dereceleri belirleniyor. Bu önem derecelerine göre iç ortam ses kalitesi A, B, C, D, E, F sınıfı olarak 6 kategoride toplanıyor. Yeni yapılacak olan yapılarda C sınıfını zorunlu kılmayı amaçlıyoruz. Yeni revize edilerek tadilat yapılanlarda da D sınıfı arayacağız. Şu anda projeler yapılırken dış katmanın ve ara bölmelerin gürültü emme özelliği yönünde herhangi bir hesaplama söz konusu değil. Dolayısıyla yönetmelikle birlikte bu uygulama da getirilmiş olacak. Proje, fazla desibeli absorbe edecek şekilde tasarlanmak zorunda. Hastanelerde koridor-oda arası ilişkisi, oda-oda arası ilişkisi, bağımsız bölümün diğer bağımsız bölüme olan etkisi, ticari ünitesi olan binalarda alttaki ticari ünitenin yukarı ile olan etkileşimi dikkate alınıyor. Bu yönetmelikle beraber ciddi anlamda yapılarda iç ortam gürültü kirliliğini de ortadan kaldırmış olacağız.
Yapı, yapılmış olduğu konumdaki mümkün olan en üst seviyedeki gürültüye göre dizayn edilmeli. Konuyla ilgili bir projemiz de var. Proje kapsamında otoban, cadde, yol, AVM, pazar, hastane, otopark yanı gibi, şehirde bulunan mekanları da kategorize etmeyi planlıyoruz. Daha sonra bu kategorize edilmiş yerlerde ve yapılaşması tamamlanmış bu bölgelerde ölçümler yapıp, bu ölçümlerin gerekli istatistiksel çalışmalar sonrasındaki hatalı verilerin temizlenmesiyle beraber her ortam için bir öneri dış ortam gürültü seviyesi belirleyeceğiz. Dolayısıyla gürültü haritasının yanı sıra yer-konum-çevre ilişkisine bağlı olarak gürültü değerleri tespiti yapacağız.

Yalıtım: Yangın Yönetmeliği’ndeki düzenlemelerle ilgili yorumlarınızı da çok merak ediyoruz. Hazırlık sürecindeki çalışmalarınızdan ve o süreçten biraz bahsedebilir misiniz?

Selami Merdin: Bize yapılan müracaatlar ve mevcut yönetmelikteki bazı boşluklar bizi Yangın Yönetmeliği’nde revizyon yapmaya mecbur kıldı... Bu kapsamda ilk etapta tüm sektör bileşenlerini bir araya getirdik. Belediyeler, üniversiteler, yalıtım üreticileri ve sektör temsilcilerinin taleplerini dinledik. Talepler değerlendirilip akademik makaleler tarandıktan sonra bir taslak hazırlandı. Bu taslak öncesinde Ticaret Odası vasıtasıyla sektörle 3 defa bir araya geldik. Problemleri, çözüm önerilerini ve buluşulan noktaları masaya yatırdık. Sonrasında hazırlanan taslak bir araya geldiğimiz gruba dağıtıldı ve o incelemeler sonrasında tekrar bir araya geldiğimizde taslak olgunlaştı. Bununla da yetinmedik ve yurdışındaki uygulamaları araştırdık. AB’de yangınla ilgili standartları hazırlamadan sorumlu bir profesyoneli sektör Türkiye’ye davet etti. Birikimlerini, deneyimlerini, Avrupa’daki uygulamaların nereye gittiğiyle ilgili izlenimlerini paylaştı. Ayrıca Kayseri’de büyük ölçekli gerçek bir deney yapıldı. 2 farklı yalıtım sistemi, 4 farklı kombinasyonda kullanıldı. Bu deneyden elde ettiğimiz verilerle beraber Yangın Yönetmeliği’ne son halini verdik. Tüm yapı malzemeleri yapıda kullanılır ancak tek bir şartı vardır: yapıda kullanıldığı yerde asgari standartları sağlayacak. Bilimin, teknolojinin ve fennin hiçbir zaman önüne geçmeyiz. Bir malzeme yasaklandığı zaman o sektörde gelişecek Ar-Ge çalışmaları da otomatik olarak bloke edilmiş olur. Malzeme veya ürün yasaklamak yerine kullanım kriterlerini koyuyoruz. Malzemenin ismine-cismine hiçbir zaman karışmıyoruz. Dediğimiz gibi yaptık, bina cephesinde olması gereken sistemin niteliğini ortaya koyduk. Bunu can ve mal güvenliği için yaptık. Bunu sağlayan malzeme, adı ne olursa olsun, standardı sağlıyorsa kullanabilir. Dünya nasıl bir yol izlediyse biz de o yoldan ayrılmadan, bir sistem tanımıyla beraber problemi çözmeye çalıştık.

Yalıtım: Yangın Yönetmeliği’nde en kaydadeğer değişiklik sizce neydi? Ya da önceki dönemden radikal olarak ayrılan kısım neydi?

Selami Merdin: En önemli nokta 21,50 metre sınırının 28,50 metre olarak değişmesidir. Diğer bir nokta ise bina cephe sistemi tanımlarını revize etmemizdir. Yani dış cephe dediğimizde tek bir malzeme katmanı değil de tuğladan sonraki tüm cephe sistemini bir “sistem” olarak tanımlamamızdır. Çünkü tek bir malzeme yangına çok dayanıklı olabilir, örneğin taşyünü ateşe çok dayanıklıdır ancak siz taşyünüyle kurduğunuz mantolama sisteminde petrol ürünü bir file ile kaplama yaparsanız malzemenin tek başına yangına dayanıklı olmasının bir anlamı kalmaz. Onun için “dış cephe sistemi” kavramını dikkate aldık. Çünkü  “Sistem”in yangına dayanım sertifikasının olmasını zorunlu kılmamız bizce çok önemli. Yönetmelikteki değişiklikler en azından belirsizliklerin ortadan kalkmasını ve bir istikamet kazanılmış olmasını sağladı. En önemlisi de herhangi bir sektörü düşünerek değil de bilimin, fennin ve dünyanın istikameti doğrultusunda düzenleme yapmış olmamız diyebiliriz.

Yalıtım: Yeni yönetmelikle tesisat alanında ne gibi yenilikler getirildi?

Selami Merdin: Yönetmelikteki değişikliklerle binalardaki havalandırma kanalları, kaçış yolları, tesisat sistemleri ve asansörler gibi birçok yapı bileşeni ile ilgili güvenliği artırıcı yeni kurallar getirilirken, artık oksijen azaltma (OxyReduct) yoluyla yaşam olmayan kapalı alanlarda yangın oluşumunun engellenmesi teknolojisinin de kullanımına izin veriliyor. Aynı şekilde gerekli tedbirlerin alınması şartıyla, yakıt depolaması olmayan çatı arasına ısı teshin merkezi kurulabilmesi sağlanarak yeni teknolojilerin önü açılıyor.

Yalıtım: Isı Yalıtım Kılavuzu ile ilgili de çalışmalarınız vardı...

Selami Merdin: Şu anda ısı yalıtımıyla ilgili taslak kılavuz hazır. Taslak kılavuzu web sayfamızdan isteyen alıp, bakıp, eleştiri yapabilir. Ayrıca enerji konusunda yerel yönetimlerin bilinçlenmesini istiyoruz. Biliyorsunuz yerel yönetimlerde Beyaz Masalar kuruldu. Biz de belediyelerde bu masalarda görev alacak teknik elemanları yalıtım uygulamaları konusunda iki günlük eğitime tabi tuttuk. Hazırladığımız kılavuzları rehber doküman olarak belediyelere, yerel yönetimlere göndereceğiz. Bu kılavuzun onların rehber başucu kitapları olmasını istiyoruz. Ayrıca sektördeki uygulamacıların da bu kılavuz sayesinde görsel olarak konuyu öğrenmelerini amaçlıyoruz.

Geri