Haberler

C2 Belgeli Dübel Yasal Zorunluluk Olmalı

Hilti, Türkiye tarihinin en acı olaylarından biri olan 17 Ağustos 1999 depreminin 16. yıldönümü kapsamında "Türkiye'de Deprem Gerçeği ve Yapı Güvenliği" konusuna dikkat çekti.
Yapı elemanlarını sabitleyen dübellerin ve taşıyıcı sistemlerin yapı güvenliği konusunda ne kadar belirleyici olduğunun altını çizen Hilti, deprem ülkesi Türkiye’de C2 deprem performans sınıfında dübel kullanımının yasal zorunluluk olması gerektiğini vurguladı. Hilti, 17 Ağustos depreminin yıldönümü öncesinde düzenlediği basın toplantısında binaların güvenliğine yönelik hayati önem taşıyan konuları masaya yatırdı.

Hilti Global Teknik Pazarlama Müdürü Jorge Gramaxo’nun da konuşmacı olarak katıldığı basın toplantısında, İTÜ İnşaat Fakültesi Yapı ve Deprem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper İlki, İnşaat Teknik Değerlendirme ve Bilimsel Araştırma Kurumu (İTBAK) Genel Müdürü ve Avrupa Teknik Değerlendirme Kuruluşları Birliği EOTA’nın Türkiye Temsilcisi Sinan Somer ve Hilti Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Cenk Çotur, deprem ülkesi Türkiye’de yapı ve bağlantı elemanlarının güvenliği konusunda kalite standartlarının yükseltilmesinin önemini vurguladılar.

Toplantının açış konuşmasını gerçekleştiren Hilti Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Cenk Çotur, Hilti’nin Türkiye’de önemle üzerinde durduğu deprem ve yapı güvenliği konusunda doğru dübel kullanımının ne kadar belirleyici olduğuna dikkat çekmeyi hedeflediklerini vurguladı. Çotur, “Kullanım amacı ve tasarımlarına göre değişmekle birlikte günümüzde inşa edilen yapıların tamamında, daha teknik olarak ‘ankraj’ adı verilen, genelde ‘dübel’ olarak bilinen yapısal ve yapısal olmayan bağlantılar yapılmak zorundadır. Bu alanla ilgili net bir istatistiki çalışma olmasa da geçmişte yapılan bazı çalışmalar, incelenen spesifik depremlerde can kaybı nedeni olarak yaklaşık yüzde 10 oranında yapısal olmayan nedenleri sıralıyor. En çok göze çarpan yapısal olmayan ve yapısal uygulama örnekleri ise cephe kaplamaları, asansör rayları, mekanik-elektrik bağlantılar veya filiz ekimi (yani mevcut bir taşıyıcı betonarme elemana ek olarak yapılan yapı elemanı gibi) uygulamalarıdır. Ankraj çözümleri bu elemanların yapıya sağlıklı bir şekilde sabitlenmesini sağlar” dedi.

Hilti olarak ilk C2 belgeli bazı dübellerin üretimini de gerçekleştiren, bu sistemin öncü firmalarından biri olduklarının altını çizen Çotur, “Bu konu Avrupa’da 2013 yılında ortaya çıkarak C2 belgeli dübel kullanımına zorunluluk getirildi. Biz de Hilti olarak, yapıların temel taşlarından biri olan ve Türkiye gibi bir deprem ülkesinde ortaya çıkacak kayıp ve hasarların giderilmesi açısından kritik düzeyde önem taşıyan doğru dübel kullanımı konusuna dikkat çekmek istiyoruz. Ülkemizde yapılan profesyonel ankraj uygulamalarının büyük bir kısmı standartlarda belirtilen testlere tabi tutulmamış ve ilgili onaylara sahip olmayan ürünler kullanılarak yapılıyor. Bu duruma en önemli sebep ise maalesef standart, yönetmelik ve şartnamelerde ankrajlara ait bölümlerin bulunmaması ve sahada ankraj uygulamalarının kontrolünün zayıf olması. Bu sebeple hali hazırda ‘sembol’ olarak tanımlanan büyük projeler dışında çok fazla dikkate alınmayan doğru ankraj tasarımı ve uygulaması bilincinin ülkemizdeki tüm yapılarda oluşmasını sağlamayı amaçlıyoruz. Çünkü ankrajların öneminin göz ardı edilmesi durumunda, deprem sırasında bina içinde gerçekleşen bir kaza, domino taşı etkisiyle maalesef pek çok kazayı beraberinde getiriyor” dedi.

11.9.2015

Geri