E-dergi
e-dergi
Röportaj

SUDER, MEB ile Önemli bir Protokole İmza Attı

Su Yalıtımcıları Derneği (SUDER) kısa bir süre önce Milli Eğitim Bakanlığı ile önemli bir protokole imza attı.
Konuyla ilgili bilgi aldığımız SUDER Yönetim Kurulu Başkanı Ali Murat Ekin, "İki kurum arasında 10 Şubat 2014 tarihinde imzaladığımız yeni protokolün, yaklaşım ve kapsam itibariyle sektörümüz açısından bir ilk olduğunu söyleyebilirim. Sektörümüzün eğitimli ve vasıflı iş gücüne ihtiyaç duyduğu; ancak meslek okulları ve sektör ilişkilerinin istenen düzeyde olmadığı yadsınamaz bir gerçek. Protokolün bu noktada da fayda sağlayacağını düşünüyor ve bizimle aynı görüşte olan paydaşlarımızı faal olarak yanımızda yer almaya çağırıyoruz" diyor...


Yalıtım: SUDER’in kuruluşundan bugüne kadar olan gelişim sürecinden bahsedebilir misiniz?

Ali Murat Ekin: SUDER, su yalıtımının bina güvenliği ve direnci için ne denli önemli olduğunu kamuoyuna anlatmak, su yalıtımının belirli standartlar çerçevesinde yapılmasının önemine dikkat çekmek, sektörün denetimi ve gözetimi hususunda yetkili devlet organlarını uyarmak ve bina yapımında ilgili kişilerin su yalıtımı hakkında yeterli bilgilerle donatılmasını sağlamak amacıyla 2006 yılında kurulmuştu. Kurulduğumuz günden bu yana da toplumu su yalıtımı konusunda bilinçlendirmeyle ilgili görevimizi başarıyla yerine getiriyoruz. 
Her teknik detayın, yaşamsal konfora göre planlandığı bir çağda yaşıyoruz. Yalıtım konusuna da bu açıdan bakmamız gerekir. Isı ve ses yalıtımı gibi su yalıtımın dışında kalan uygulamalar elbette ki yaşam alanları için farklı konfor ve farklı faydalar sağlayan uygulamalardır. Ancak temelden çatıya düşünülen tüm yalıtım detayları içerisinde su yalıtımı, yaşamsal değer taşıyan, telafisi zor ve hatta imkansız bir uygulama grubudur. Su yalıtımı dışındaki diğer uygulamalar, binanın inşa aşamasında ihmal edildiğinde, zaman içinde ortaya çıkan sorunlar daha sonra daha maliyetli de olsa çözülebilmektedir. Oysa su yalıtımı bir bütün olarak yapının inşası ve zemini fikrinden hemen sonra düşünülecek ilk uygulamadır. 80-100 yıl ömürlü tasarlanan binalar su yalıtımı uygulanmadığında, 25-30 yılda yaşam eğrisini tamamlamakta ve korozyonun yol açtığı hasar, bina statiği üzerindeki etkisini ilk on yılda göstermektedir. Bu bağlamda bina yapım aşamasında ihmal edilen su yalıtımı, ilk yatırım maliyeti yüksek olan yapının, korunamaması ve korozyona uğraması nedeniyle ömrünün yaklaşık yüzde 60’ını kaybetmesi anlamına gelir. Korozyon yüzünden direnci yok olan binaların, içinde yaşayanlar açısından birer mezara dönüşebildiğini Marmara Depremi ve Van Depremi gibi yakın zaman öncesinde yaşadığımız depremlerde maalesef acı bir şekilde tecrübe ettik. 17 Ağustos 1999 tarihli Marmara Depremi’nde, yıkılan binaların yüzde 64’ünün, su yalıtımı olmadığı için taşıyıcı sistemlerinin korozyona uğraması sebebiyle yıkıldığı, resmi bir veridir. Bu noktada irdelememiz gereken şey, bizden daha fazla depreme maruz kalmasına rağmen bizim yaşadığımız tabloyla karşılaşmayan ülkelerin bunu nasıl başardıklarıdır. Çağdaş, bilime uygun davranışlar ve kültürler geliştirmiş ülkelerin yaptığı uygulamaları örnek alarak, ülkemizde de bu farkındalığı oluşturabilmek adına derneğimiz çok doğru bir noktada bulunuyor.

Yalıtım: Bir STK olarak duruma nasıl yaklaşılması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Ali Murat Ekin: Öncelikleri doğru belirlemek ve bu alanda hizmet vermek gerekiyor.  Dernek olarak kurulduğumuz 2006 yılından bugüne misyonel hatalara düşmemiş olmamız, sektörümüz açısından çok önemli bir artı değer oluşturmuştur. Bizim önceliklerimiz eğitim eksikliği, vasıfsız uygulama ve kayıt dışılıktır. 
Milli Eğitim Bakanlığı’nın Teknik Okullarda yürürlükte tuttuğu, eski bilgilerden oluşan Eğitim Modülünü 2012 yılı itibariyle mümkün olduğunca değiştirerek yeniden düzenledik. Bu konuda yetkili makamlarla yürüttüğümüz olumlu işbirlikleri ile önerimiz olan yeni modülü yürürlüğe koydurmamız da konuya ciddiyetle yaklaşımımız sayesinde gerçekleşmiştir. Çok kısa bir süre önce Milli Eğitim Bakanlığı ile bu alanda önemli bir protokole imza attık. 

Yalıtım: MEB ile yapılan protokolün kapsamı ve detaylarını özetleyebilir misiniz?

Ali Murat Ekin: Bizden önce görevde olan yöneticilerimiz de bu konuda önemli çalışmalar yapmışlar ve 12 Ocak 2010’da MEB ile bir protokol imzalamışlardı. Bugün imzaladığımız protokole göre daha dar bir kapsama sahip olan çalışma neticesinde İstanbul’daki iki okulda son derece başarılı işler yapıldı. Bu bağlamda imzaladığımız yeni protokolü, ilk protokolümüzün başarısı üzerine inşa ederek geliştirdiğimizi söylersek yanlış olmaz. Açıkçası iki kurum arasında 10 Şubat 2014 tarihinde imzaladığımız yeni protokolün, yaklaşımı ve kapsamı itibariyle sektörümüz açısından bir ilk olduğunu çok rahatlıkla ifade edebilirim. 
Bu protokol sayesinde ulaşmayı hedeflediklerimizi ise şöyle sıralayabilirim; Türkiye çapında özellikle su yalıtımı konusunda eğitim vermekte olan tüm teknik okullarımızda görev yapan öğretmenlerimizi, derneğimizin uzmanları tarafından verilecek hizmet içi eğitimlere tabi tutarak güncel bilgilerle donatmak istiyoruz. Dernek olarak konumuzla ilgili eğitim veren okullarımızda su yalıtımı ve zemin kaplama ile ilgili teknik dokümantasyon, güncel broşür, katalog ve CD gibi materyaller ile zenginleştirilmiş kütüphaneler ve yalıtım köşeleri oluşturmayı planlıyoruz. Kuracağımız mailing sistemimizle belirli periyodlarda göndereceğimiz makale, çeviri, uygulama videoları gibi teknik bilgiler ile öğrenci ve öğretmenlerimizin bilgilerini sürekli güncel tutmayı hedefliyoruz. Derneğimize üye olan kuruluşların bünyesinde, elimizden geldiğince çok sayıda öğrencimize staj imkânı sağlamak, alan öğretmenlerimize ise işbaşı eğitimi vermek istiyoruz. Sektörümüzde çalışanlara ya da çalışmak isteyenlere yönelik olarak ise Meslek Edindirme Kursları ve/veya Geliştirme ve Uyum Kursları açarak ülke ekonomimize ve sektörümüze katkı sağlamayı hedefliyoruz. 


Yalıtım: Neden böyle bir protokole ihtiyaç duyuldu, beklentileriniz neler?

Ali Murat Ekin: Sektörümüzün eğitimli ve vasıflı iş gücüne ihtiyaç duyduğu, ancak meslek okulları ve sektör ilişkilerinin istenen düzeyde olmadığı yadsınamaz bir gerçek. Protokolün bu noktada da fayda sağlayacağını düşünüyor ve bu konuda bizimle aynı görüşte olan paydaşlarımızı faal olarak yanımızda olmaya çağırıyoruz. Ülkemizde 147 adet inşaat alanında eğitim veren Meslek Okulu var. Bu okulların tamamı protokolümüz kapsamına giriyor. Bu protokol ile alan okullarında eğitim veren öğretmenlerimizi su yalıtımı açısından güncel bilgilerle donatarak konusunda daha yetkin hale getirmek, öğrencilerimizde ise eğitim gördükleri alanda, sektörün onlara ihtiyacı olduğu farkındalığını yaratabilmek en önemli beklentimiz. İrtibat kurduğumuz tüm yönetici ve öğretmenlerden de çok olumlu geri dönüşler alıyoruz. Bu ihtiyacın farkında olmaları, faaliyetlere katılarak daha da yaygınlaştırılması ve etkisinin artırılmasına yönelik yapılacak çalışmalar için gönüllü olmaları çok sevindirici.

Yalıtım: Yapılan çalışmanın sektöre nasıl bir faydası olacak?

Ali Murat Ekin: Su yalıtımı bağımsız örgütlenme için yeterince büyük bir alan. Mesela Avrupa’da kimi ülkelerde su yalıtımının alt dallarından birisi için kurulmuş sadece tek konu ve tek yöntem süreçli STK’lar var. Böyle bir oluşum şu an için ülkemizde yok. Dolayısıyla bu açıdan baktığımızda, Avrupa’nın çok çok gerisinden gelen bir ülkede, su yalıtımının tüm alanlarını ve yöntemlerini temsil eden bir dernek olarak bu protokol sayesinde davamızı daha çok anlatabileceğimizi ve tanıtabileceğimizi düşünüyorum. 
Kurguladığımız sürecin, tekniker ve uygulamacı kaynağımızın, meslek okullarında eğitim almış gençlerimizden oluşması idealimizin gerçekleşmesi açısından da faydalı olacağına inanıyorum. Öğretmenlerimiz ve gençlerimiz sektörümüzü yeterince tanımıyorlar. Elbette çok önemli firmalarımızın da konuyla ilgili bazı protokolleri var. Ancak bir STK olarak kar amacı gütmememiz, bilgiyi objektif ve hiçbir alan gözetmeksizin alternatiflerle sunmamız, daha rahat iletişim kurmamıza ve kabul görmemize imkan sağlıyor. 
Usta Sertifikasyonu ile ilgili de çalışmalarımız olacak. Bu yönde çok yoğun talep alıyorduk. Mevcut durumda, uygulama yapan ustalarımız bu sayede sınanarak sektör için seçilmiş hale gelecekler. 

Yalıtım: Protokolle ilgili ne gibi geri dönüşler alıyorsunuz?

Ali Murat Ekin: Protokol kapsamında ülkemizde inşaat ve yalıtım alanında eğitim veren okullarımızın tecrübeleri, fiziki şartları, hangi kaynaklardan bilgi alabildikleri, özel sektör ile ilişkileri hakkındaki görüşleri, laboratuvarlarının olup olmadığı, var ise sahip olunan imkanları hakkında bilgi edinmek amacıyla çok kapsamlı bir anket düzenledik ve ilgili birimlere gönderdik. Yanıtlar halen gelmeye devam ediyor. Şu anda bile meslek okullarımızla ilgili en geniş ve detaylı durum bilgisine sahip dernek konumundayız. Çalışmamız neticelendiğinde edindiğimiz bilgileri MEB ve sektörümüz ile de paylaşacağız. Bu bilgilerin ülkemiz ve sektörümüz açısından yapacağımız çalışmalara yön vereceğine inanıyoruz. Şu ana kadar görüştüğümüz okullardan çok olumlu görüşler alıyoruz. Her gün birçok okulumuzdan pilot okul olma ya da protokol kapsamında faaliyetler için onları seçmemiz noktasında talepler geliyor. Açıkçası bu durum da teşhisimizin doğruluğunu gösteriyor ve bizi daha büyük bir istekle çalışmaya sevk ediyor. 


Yalıtım: Protokolün sağlıklı yürüyebilmesi için paydaşlarınızdan beklentileriniz nelerdir?

Ali Murat Ekin: Gündelik ekonomiyle ilgili sıkıntılar yaşanan bir dönemden geçiyoruz. Ancak bunu da daha önceki yıllarda yaşadıklarımız gibi aşacağımız aşikâr. Üyelerimizin ve paydaşlarımızın, çalışma planlarını derneğimizde faal bir şekilde görev alarak, geleceğe dönük yapmalarını umuyoruz. SUDER, sahip olduğu bilgi birikimi ile bu süreci yönetecek tecrübe ve deneyime sahip. Ancak daha çok gelişmeli ve her açıdan kuvvetlenmeliyiz. Doğru bir alanda, doğru bir çalışma anlayışı içindeyiz ve tarafsızlığımız da malum. Henüz üyemiz olmayan kuruluşların da derneğimize üye olmasını ve katkı sunmasını bekliyoruz.

Geri