E-dergi
e-dergi
Akademik Bakış

Yapı Fiziğine Bir Bakış: Yapı Fiziği Derneği ve 1. Ulusal Yapı Fiziği ve Çevre Kontrolü Kongresi




Prof. Dr. Gül Koçlar Oral   
Yapı Fiziği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı,
İTÜ Mimarlık Fakültesi, Yapı Fiziği ve Çevre Kontrolü Çalışma Grubu Koordinatörü

Ekim 2013 / Sayı 115

Yapı Fiziği kavramı sağlık, konfor, enerji etkinliği açısından optimum performans gösteren binaların kullanımı, yapımı ve tasarımında temel alan olarak ele alınmaktadır. Günümüzde yapıya ilişkin pek çok problemin çözümü mimarlığın yanı sıra fizik, malzeme, meteoroloji, yapım teknolojisi, insan psikolojisi, sosyoloji, mühendislik bilimleri gibi uzmanlıkların birlikte ele alındığı disiplinlerarası bir alan olarak görülmektedir. Bu bilgi ve uzmanlık alanları bütünü genellikle Yapı Bilimleri olarak ele alınmakta olup, Avrupa ülkelerinde bu alan geliştirilerek Yapı Fiziği alanı olarak tanımlanmaktadır.
Yapı Fiziği genel olarak, yapma çevreye fizik prensiplerinin uygulanması olarak da bilinmekte, bu açıdan Yapı Fiziği uzmanları yapılar ve onu çevreleyen alanların tasarımının geliştirilmesinde fiziğin temel kurallarını esas almaktadırlar. Bu alanda kullanıcı konforu, anahtar kelime olarak ele alınabilir. Yapı Fiziği alanı insanların temel gereksinimi olan barınma gereksiniminin sağlıklı, konforlu yapma çevrelerle karşılanması için profesyonel ve bilimsel bir uzmanlık alanıdır. Bu açıdan Yapı Fiziği alanında yer alan çalışma gruplarının ele aldığı en sık rastlanan temel konular,

• İklim kontrolü / Isı ve nem kontrolü
• Işık kontrolü
• Ses kontrolü
• Yangın kontrolü
• Yalıtım sistemleri
konularıdır. 

Yapı Fiziği alanında ulusal ve uluslararası platformdaki çalışma gruplarına bakıldığında yukarıdaki konulardan biri, birkaçı veya tümü ile uğraşan gruplar olduğu gibi, bu konulara HVAC sistemleri, kütle transferi, malzeme, konstrüksiyon gibi konuları da katarak, konuya daha geniş açıdan yaklaşan gruplara da rastlanmaktadır.

Günümüzde her alanda olduğu gibi sağlıklı, konforlu yapma çevre tasarlama görevini üstlenen mimarlık ve mühendislik alanında da uzmanlaşmaya olan gereksinim giderek artmakta, istenilen nitelikte yapma çevreyi yaratabilmek için Yapı Fiziği konuları mimarlık ve mühendislik alanında köşe taşı görevini görmektedir. Toplumsal ve teknolojik gelişmeye bağlı olarak artan gereksinmeler tek bir kişinin yukarıda sayılan Yapı Fiziği’nin alt alanlarında tasarım, yapım, performans değerlendirme gibi aşamalara her düzeyde hakim olmasını olanaksız kılmakta, alt alanlarda uzmanlaşma ve ekip çalışması, gelişimin zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.  

Yapının kullanım amacına maksimum uygunluk, gereksinmelerin optimum karşılanması ve üretkenliğin sağlanması, kullanıcıların sağlığının ve konfor koşullarının sağlanması, estetik ve sürdürülebilirlik açısından uygunluk gibi ana başlıklar altında toplanabilecek olan bu parametrelerin iyi anlaşılması, eldeki olanaklarla en iyi yapma çevreyi tasarlamak isteyen tüm tasarımcı ve mühendisler için büyük önem taşımaktadır. Yaşadığımız çevre problemleri karşısında gereksinmeler kullanıcı tarafından yapıda yer alacak eylemlerin özelliklerine, insanların fiziksel, sosyolojik ve psikolojik gereksinmelerine, enerji ve kaynakların sınır değerlerine bağlı olarak ortaya konmaktadır. Gereksinme ve olanakların tanımladığı pek çok çözüm olabilir. Gereksinme ve olanaklar, sağlanabilecek tüm çözüm alternatifleri için gerçekleştirilmesi gereken şartlardır ve geçerli çözümleri sağlayan sınırı tanımlayabilir. Bu noktada tasarımcı ve yapımcıya düşen görev, eldeki olanaklarla gereksinmelerin tanımladığı sınır içinde kalan bir fiziksel çevre tasarlamayı başarmaktır. 
Fiziksel çevrenin karmaşıklığının artışı, bu çevreyi yaratacak veya geliştirecek tasarımcının diğer alanlardaki uzmanlarla doğru bir bilgi alışverişinde bulunmasını gerektirir. Bu bilgi alışverişi özellikle günümüzde mimar ve mühendislerin en önemli görevlerinden biri olan sürdürülebilir bir çevrenin sağlanması için zorunludur. Küreselleşen dünyada yaşamı tehdit etmeye başlayan çevre ve enerji sorunları karşısında ortaya çıkan, ekolojik tasarım ve yapım,  çevreye duyarlılık, geri dönüşüm, ekonomik olma, yaşam kalitesi, temiz enerji ve doğal kaynaklar, enerjinin verimli kullanımı gibi kavramlar sürdürülebilir çevre anlayışının bileşenleridir.

İTÜ Mimarlık Fakültesi Yapı Fiziği ve Çevre Kontrolü Çalışma Grubu, her ölçekte sağlıklı ve sürdürülebilir çevre yaratabilmek için ısı, ışık, ses, yangın gibi yapma çevre denetim sistemleri, ısıtma-havalandırma, iklimlendirme, aydınlatma, yangın güvenliği, sağlık donatımı gibi yapı servis sistemleri, enerji denetimi, sürdürülebilirlik ve kalite, alternatif enerji kaynakları, iç ve dış çevrede yaşam kalitesi, ısı, su ve nem yalıtımı, ses yalıtımı, yangın yalıtımı konularıyla, bu konularda ülkemiz için uygun yöntem, teknik ve yasal sınırlamaların oluşturulması ve geliştirilmesi konularında uzun yıllardan beri lisans, yüksek lisans eğitimi vermekte, ulusal ve uluslararası düzeyde araştırma, uygulama ve bilimsel çalışmalar yapmaktadır. Uzun yıllardır yapılan çalışmalar, kazanılan bilgi birikimi ve deneyim, sağlıklı, konforlu, enerji etkin sürdürülebilir çevre tasarlama ve gerçekleştirme konusunda yeni açılımlara yönelmeyi gerekli kılmıştır. Bu yönelim, mimarlar ve mühendisler ile yapma çevre arasında sürdürülebilirlik çerçevesinde ortak bir dil geliştirmede çok önemli yeri olan Yapı Fiziği alanında çalışanların resmi bir organizasyon altında birarada olmasının benimsenmesine ve Yapı Fiziği Derneği’nin kurulmasına ivme kazandırmıştır. İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde Yapı Fiziği alanında, başta Yapı Fiziği ve Çevre Kontrolü Çalışma Grubu’nun tüm üyeleri olmak üzere Yapı Elemanları Birimi, Malzeme Birimi’nde konu alanında çalışanlar, Yapı Fiziği Derneği oluşumunu geliştirmek için çalışmaktadır.

Yapı Fiziği Derneği’nin başlıca amaçları aşağıdaki gibi özetlenebilir:
• Bir bilim dalı olan yapı fiziğinin; Isı, Işık, Ses, Su, Yangın, Enerji gibi çeşitli konularında ülke kalkınmasını, bilim ve teknolojinin gelişmesine yönelik akademik ve teknolojik çalışmaları desteklemek; ekonomik, ekolojik ve sürdürülebilir mimari çevrelerin oluşturulmasına katkıda bulunmak
• Yukarıda belirtilmiş konulara eğilmiş araştırmacılar arasında iletişimi sağlayarak bilimsel çalışmaların etkinliğini artırmak, dokümantasyon ve enformasyon sağlamak, yürütmek, ulusal ve uluslararası seminer, sergi,  kongre vb. toplantılar düzenlemek, eğitim vermek ve uzman yetiştirmek amacıyla sertifika programları ve benzer uygun faaliyetleri yürütmek
• Yurtdışında bu amaçla kurulmuş çeşitli yapı fiziği dernekleri, enstitüleri ve araştırma merkezleri ile ilgili mercilerden izin almak kaydıyla mevzuat gereklerine uygun ilişkiler kurarak iletişim ve işbirliğini sağlamak
• Yukarda belirtilen konularda yurtiçinde ve yurtdışında sanayi ve sektör ile işbirliği yapmak ve gelişimine katkıda bulunmak
• Dernek amaçlarının gerçekleştirilmesi için ihtiyaç duyduğu gelirleri temin etmek amacıyla iktisadi, ticari ve sanayi işletmeler kurmak ve işletmek. 
Bu amaçlar doğrultusunda Yapı Fiziği Derneği, Türkiye’de önümüzdeki yıllarda önemi daha da artacak ve yapı alanında köşetaşı olan Yapı Fiziği konusunda bilimsel çalışmalar yapmayı, sektörle işbirliği içinde konu alanındaki sorunlara çözüm üretmeyi ön plana almaktadır.

Ülkemizin çevre, enerji ve yalıtım sorunlarının çözülmesi hiç kuşkusuz aynı hedefe yönelik misyonları üstlenen farklı üniversitelerde çalışanlar ve sektörün işbirliği ile mümkün olabilecektir. Bu işbirliğinin güçlenmesi için Yapı Fiziği ve Çevre Kontrolü alanında çalışanları biraraya getirme, harekete geçirme, bilginin ve bilimsel çalışma çıktılarının paylaşımı ile gelecekteki çalışmalara ışık tutacak bir platform oluşturma hedefleri ile 13-14 Mart 2014 tarihleri arasında “1. Ulusal Yapı Fiziği ve Çevre Kontrolü Kongresi” düzenlenmektedir. Kongrenin başarılı geçmesi için çalışan Düzenleme Kurulu, Bilimsel Kurul ve kongreye katkı sağlayan değerli firmalar ve medya desteğine teşekkür ve saygılarımı sunarım.

Geri