E-dergi
e-dergi
Röportaj

Betek Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı ve Yılın Profesyoneli Gülay Dindoruk: "Sektörde Ciddi bir Mevzuat Eksikliği Var"



Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri (YSBÖ 2012) kapsamında “Yılın Profesyoneli” seçilen Betek Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Gülay Dindoruk ile ödüller, inşaat sektöründe pazarlama, yalıtım sektörü ve Betek’teki son gelişmeleri konuştuk... “Biraz erkek egemen bir sektörde Yılın Profesyoneli ödülünü bir kadının kazanması beni ayrıca mutlu etti. Bunun sektördeki genç bayan arkadaşlarıma iyi bir örnek olacağını umuyorum” diyen Dindoruk, ısı yalıtım sektöründe ciddi bir mevzuat eksikliği olduğunu, eskiyen yönetmelik ve standartların bile tam uygulanmadığını, dolayısıyla ciddi bir piyasa denetim ve gözetim sisteminin yaratılması ve standartların yenilenmesi gerektiğini belirtiyor. Diğer bir sorununun da, sektörde çok sayıda yatırımcı ve girişimcinin olmasından kaynaklandığını dile getiren Dindoruk, “Gelişen ve büyüyen sektörlerin en zayıf taraflarından birisi budur. Yatırımların birçoğu gerçekçi fizibiliteler hazırlanmadan yapılabiliyor. Kanalları, pazarlama ve satış ağları oluşturulmadan yatırımlar hayata geçirilebiliyor. Daha sonra da rekabet edebilmek için tek çıkar yol olarak ‘kaliteyle oynanıyor’ ve fiyat üzerinden rekabete girişiliyor” diyor.

Yalıtım: Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri kapsamında “Yılın Profesyoneli” seçildiniz... Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri ve aldığınız ödülle ilgili yorumlarınızı öğrenebilir miyiz?

Gülay Dindoruk:
Bu sene 10.’su düzenlenen Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri’nde “Yılın Profesyoneli” seçilmekten çok mutlu olduğumu ve gurur duyduğumu söyleyebilirim. Yalıtım sektörü gerçekten gelişen, büyüyen ve bir o kadar da mücadele ve emek gerektiren bir sektör. Bu sektörde 1998 yılından bu yana çalışıyorum. Bu emeğimin karşılığının görülüyor olması beni çok gururlandırdı. Ayrıca biraz erkek egemen bir sektörde Yılın Profesyoneli ödülünü bir kadının kazanması ve o kadının da ben olmam, beni ayrıca mutlu etti. Bunun sektördeki genç bayan arkadaşlarıma iyi bir örnek olacağını umuyorum. İşinizi doğru yapmaya odaklandığınız, doğru mesajları verdiğiniz, canla başla çalıştığınız zaman bir işi kadının ya da erkeğin yapmasının farkı kalmıyor.

Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri’nin on senedir, istikrarlı bir şekilde devam etmesi ve bu istikrarın bir parçası olmak da beni gururlandırıyor. Firma olarak da geçmiş yıllarda bu organizasyonda birçok önemli ödül kazandık. Önümüzdeki yıllarda Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri’nde hem yatırımlarımız hem de ürünlerimizle daha etkili olmayı planlıyoruz.

Bu kapsamda bir şeyi daha paylaşmak istiyorum... Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri’nde Yılın Yatırımı kategorisinde pek bir sıkıntı olmuyor fakat aday ürünlerin çoğunun bir yenilik içermediği dikkat çekiyor. Bu tabii ki yalıtım sektörünün bir eksikliği. O eksiklik de doğal olarak ödül organizasyonuna yansıyor. Bu kapsamda bu ödüllerin, sektörümüzde biraz daha yenilikçi, daha üstün performanslı, son kullanıcıya artı avantajlar sağlayan yeni ürünlerin çıkmasına da vesile olmasını diliyorum.

Yalıtım: Uzun yıllardır inşaat malzemeleri sektöründe pazarlama faaliyetlerine odaklanıyorsunuz ve başarılı çalışmalar yürütüyorsunuz... İnşaat malzemelerinin pazarlaması zor mu? Filli Boya olarak nasıl stratejiler izliyorsunuz?

Gülay Dindoruk: İnşaat malzemeleri sektöründe pazarlamadan sorumlu olmak zor bir iş. Diğer sektörlerle karşılaştırıldığında zor bir sektör olduğu görülebiliyor. Mesela hızlı tüketim gruplarında hedef kitle çok açık ve nettir. Ama inşaat sektöründe ürünler bazında o kadar açık ve net olmayabiliyor. Hedef kitle belli bile olsa, karar vericileri çok net olmayabiliyor. O yüzden de satış kademelerinde dağıtıcılar, bayiler, uygulayıcılar gibi birkaç katman bulunuyor. Dolayısıyla bir hizmeti veya servisi son kullanıcıya doğrudan sunamıyorsunuz. İnşaat malzemelerinin bir hizmetle, uygulamayla sunulması lazım. Dolayısıyla inşaat sektöründe pazarlama gerçekten zor ve uzmanlık gerektiren, dikkat isteyen bir iş. Burada kanallara yönelik pazarlamadan, ustaların gelişiminden, uygulamacıların gelişiminden, karar verici insanlara yönelik yapılacak aksiyonlardan son tüketicilere yapılacak çalışmalara kadar ayrı ayrı planlamalar yapmak gerekiyor. Biz Filli Boya olarak özellikle ayrı tüketici gruplarının nasıl etkilendiklerini ve hangi ürün grubunda nasıl çalışmamız gerektiğine çok ciddi kafa yoruyoruz. Ama bizim için son kullanıcı da çok önemli. Bir içecek gibi reklam çıktığı zaman bizi almasa da son tüketici grubu çok önemli. Çünkü asıl ve gerçek müşterimiz aslında onlar. Diğerleri de bir anlamda paydaşlarımız ve partnerlerimiz oluyor. Onlarla birlikte son tüketiciye bir hizmet sunmalıyız. O yüzden de pazarlama olarak bütün hizmetleri geliştirecek hizmetleri sunuyoruz ve son tüketiciye de bunu aktarmaya çalışıyoruz. Başarımız da zaten son tüketiciye gidiyor olmaktan ve giderken yolları hazırlamış olmaktan geçiyor. Bu yollar hazır değilse son tüketiciye yapılan yatırımın da bir faydası olmuyor zaten.



Yalıtım: Betek, Enerji Kimlik Belgesi vermek için yetki aldı... EKB hakkında bilgi verebilir misiniz? Ve Betek neden böyle bir şeye girdi?

Gülay Dindoruk: Betek Grubu olarak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan aldığımız yetkiyle konutların enerji verimliliklerini değerlendirme ve Enerji Kimlik Belgesi verme yetkisine sahip olduk. Binaların enerji seviyelerini değerlendirmek üzere seçilen ilk ve tek yapı firmasıyız. Biliyorsunuz AB’ye uyum sürecinde konutlar için getirilen “Enerji Kimlik Belgesi” alma zorunluluğu 2011 yılında yeni yapılan tüm binalar için geçerli olurken, mevcut bina stoğu için 2017 yılına kadar geçerli olacak. Binanın enerji ihtiyacı ve enerji tüketim sınıflandırması, yalıtım özellikleri ve ısıtma/soğutma sistemlerinin verimi ile ilgili bilgileri içeren bu belge, bakanlığın verdiği yetkiyle Betek Grubu tarafından değerlendirilerek binalara verilebilecek. Çevre ve sürdürülebilirlik politikalarıyla her geçen gün sektöre ve ülkeye katkıda bulunan, Filli Boya ve Filli Boya Yalıtım (Capatect) markalarıyla sektörde yer alan Betek Grubu bu yetkiyle bir ilke imza atmış oldu.
Bizim için ısı yalıtımı, binanın ömrü boyunca binada gerçekleşecek ısı kaçağını azaltma yolunda müşteriye sunduğumuz bir çözüm paketi. Bu doğrultuda geçtiğimiz sene bina sahiplerine ücretsiz termal kamera hizmeti vermeye başlamıştık. Bu hizmetle amacımız, bina kullanıcılarının ısı yalıtımına olan ihtiyaçlarını kağıt üzerinde değil, yerinde etüt etmekti. Bu hizmetin bir ileri aşaması olarak da, ürünlerimizi kullanan ve belirli kriterleri karşılayan konutlara Enerji Kimlik Belgesi (EKB) vereceğiz. Bu sayede hem ürünlerimizi kullanarak ısı yalıtımı yapılan binaların EKB ihtiyacını karşılamış olacağız, hem de ülkemizin 2023 enerji verimliliği hedefleri doğrultusunda mevcut binaların EKB sahibi olmasına katkıda bulunacağız.

Enerji Kimlik Belgesi (EKB), yeni binaların belediyelerden yapı kullanma izni alması aşamasında zorunlu tutulduğu için şimdiye kadar yaklaşık 71 bin yeni bina için EKB düzenlendi. Mevcut binaların EKB alması 2017 yılına kadar zorunlu olmasına karşın bugün için herhangi bir kanuni yaptırım olmadığından, şimdiye kadar yaklaşık 4.000 mevcut bina için EKB düzenlendi. Yeni binaları EKB alması için en az “C Sınıfı” olması gerekirken, 2012 yılında Resmi Gazete’de yayınlanan Enerji Verimliliği Strateji Belgesine göre mevcut binaların neredeyse tümünün 2023 yılına kadar en az “C Sınıfı” olması hedefleniyor. Ülkemizdeki binaların yaklaşık yüzde 85’inin ısı yalıtımı içermediği göz önünde bulundurulursa, önümüzdeki 10 yıllık süreçte tüm binaların ısı yalıtımı yapılmak suretiyle enerji verimliliklerini artıracakları ve bu sayede de enerjiden tasarruf yapacakları öngörülüyor. Isı yalıtımı ile sağlanan yakıt tasarrufu ve ısı yalıtımı sonrası alınmış EKB’nin binanın değerine sağladığı katkı göz önünde bulundurulursa, mevcut binalara önce ısı yalıtımı yapılması, ardından da EKB alınması, hem binaya değer katacak hem de kış aylarında doğalgaz maliyetini düşürecektir. Isı yalıtımı olmayan bir binaya EKB almanın tek faydası, ısı yalıtımı öncesi alınacak apartman/site yönetiminin kararında, binanın enerjiyi ne kadar verimsiz kullandığının belgelendirilmesi ve çoğunluk kararın alınmasını kolaylaştırmasıdır. Isı yalıtımı öncesi durumu bilmek, elbette ısı yalıtımının sağladığı katkıyı görmek açısından önemli; ancak unutulmamalıdır ki, ısı yalıtımı sonrası EKB’nin yenilenmesi gerekecektir, ki bu da ek bir maliyet demektir. Bu sebeplerden dolayı izlenmesi gereken en doğru yol, önce ısı yalıtımı yaptırmak, ardından EKB almak.

Yalıtım: Üretim tesislerinizde de çevresel açıdan önemli şeyler yapıyorsunuz... Son günlerde aldığını ISO 50001 Belgesi de bunlardan birisi...

Gülay Dindoruk: Betek olarak enerji verimliliğine ve çevreye fayda sağlayan ürünler üretiyoruz. Bu ürünleri müşterilerimize sunarken kendimizin farklı bir yolda ilerlemesi mümkün değildi. Kendi üretim çalışmalarımıza da bu değerleri dahil ediyoruz. Dolayısıyla bunu hukuki veya belge olarak ne türlü gereklilikler varsa onu yapıyoruz, üstüne de fazlasını koymayı hedefliyoruz.

Belirlemiş olduğumuz enerji politikasında, dünyamızı gelecek nesillere aktarma sorumluğu ile doğal kaynakların sürdürülebilirliği, karbon salımının azaltılması ve enerji tüketiminin düşürülmesi için sadece şirket içinde değil, tüm Türkiye çapında enerji verimliliği alanında çalışmayı taahhüt ediyoruz. Üretim ve hizmetlerimizi gerçekleştirirken enerji kaynaklarını korumaya ve gelecek nesillere aktarmaya verdiğimiz önem, ISO 50001 belgesiyle de tescillendi. Enerjinin verimli kullanılması amacıyla, diğer yönetim sistemleri ile entegre yürütülen ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi, belirlenen enerji politikası doğrultusunda; enerji kaynaklarının etkin kullanımı, enerji tüketiminin kontrol altında tutulması ve enerji yönetim sisteminin performansının sürekli iyileştirilmesine dayanıyor.

Bugüne dek yaptığımız Ar-Ge yatırımlarıyla ve şirket genelinde düzenlenen eğitimlerle çevre bilincinin oluşturulması ve sürekliliğini sağlamayı amaçladık. Çevreyle ilgili mevzuat, yasal düzenlemeler ve ilgili mahalli çevre kurulu kararlarına uymanın yanı sıra sürekli gelişme ve iyileşmeyi de hedefliyoruz. Resmi makamlar, ilgili kuruluşlar, tüketici ve tedarikçilerle işbirliği içinde, çevrenin kirlenmesine neden olan unsurları kontrol altına almak, azaltmak ve önlemek, geri kazanılması mümkün olan atıkların tekrar değerlendirilmesini sağlamak, geri kazanımın mümkün olmadığı durumlarda ise ilgili mevzuatlara uygun olarak atıkları bertaraf etmek için çalışıyoruz.

Faaliyetlerimize ait enerji boyutlarını belirleyerek, yürürlükteki ilgili yasal mevzuatlara uyuyor ve ısı yalıtım, boya ve inşaat malzemeleri üretiminde yenilenebilir enerji kullanıyoruz. Enerji Yönetim Sisteminin dokümante edilmesini, gözden geçirme ve sürekliliğinin sağlanmasını ve ilgili taraflara deklare edilmesini taahhüt ediyoruz. Bu doğrultuda, yürüttüğümüz birçok çalışmanın yanı sıra hizmet verdiğimiz inşaat sektörünün ve özellikle mevcut binaların iyileştirilmesi için enerji verimliliği uzmanlığı ile iyileştirme önerileri sunuyoruz.

Ayrıca sektörümüzde bir ilki yaşatarak en çevreci tesis ödülünün de sahibi olduk. Betek Boya ve Kimya San. A.Ş. fabrikasının bulunduğu Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği üyesi olan Gebze Belediyesi, Betek Boya’nın dünya çapında belirlenen kriterlere uygunluğunu birliğe bildirdi ve birliğin değerlendirmeleri sonucunda Betek Boya ve Kimya “Çevreci Tesis Ödülü”ne layık görüldü.

Yalıtım: Isı yalıtım sektörünü değerlendirebilir misiniz? Sektörde ne tür sıkıntılar var, potansiyeller nedir? Rekabet nasıl, ürünler ve uygulamalar ne düzeyde?

Gülay Dindoruk:
Isı yalıtım sektörü hem son tüketicinin artan talebi hem de inşaat sektörünün büyümesine paralel bir gelişim gösteriyor. Bununla birlikte maalesef ciddi bir mevzuat eksikliği olduğu da görülüyor. İnşaat sektörü büyüyor, binlerce yeni bina yapılıyor ama yönetmelik ve standartlarımız hala eski. Varolanların da tam uygulandığı söylenemez. O yüzden ciddi bir piyasa denetim ve gözetim sisteminin yaratılması ve standartların yenilenmesi gerekiyor. TS 825’in de enerji verimliliği politikalarıyla uyumlu olacak şekilde mutlaka revize edilmesi gerekiyor. Bunun için de hükümet tarafından ciddi bir irade ortaya konulmasına ihtiyaç var. TSE’nin de bu konuda çok daha öncü olması lazım.

Piyasadaki kalite denetim ve gözetimindeki eksiklikler nedeniyle standartların altında çok malzeme bulunuyor. Derneklerin bu yönde çalışmaları var ama müşterinin takip ve talep ettiği bir kriter haline dönüşmedi. Arzumuz, tüm üreticilerin belli bir bilinçle standartlara uygun ürünler üretebiliyor olması.

Sektörün bir sorunu da yatırımcı ve girişimcinin çok olması ve rahatça sektöre girebilmesi. Gelişen ve büyüyen sektörlerin en zayıf taraflarından birisi budur. Yatırımların birçoğu gerçekçi fizibiliteler hazırlanmadan yapılabiliyor. Kanalları, pazarlama ve satış ağları oluşturulmadan yatırımlar hayata geçirilebiliyor. Daha sonra da rekabet edebilmek için tek çıkar yol olarak kaliteyle oynanıyor ve fiyat üzerinden rekabete girişiliyor. Yalıtım sektöründe kalite problemleri devam ediyor. Ama ümitsiz değiliz. Kendi farkımızı anlattığımız zaman, anlayan, kaliteyi tercih eden hem profesyonel, hem de son tüketiciler var.

Son tüketicileri geliştirmek için yaptığımız çalışmalar var. Özellikle reklam kampanyaları. Şu anda dört binin üzerinde bayi ile Türkiye’nin her noktasında hizmet veriyoruz. Yalıtım uygulamacı sayımız bu sene on bini geçti. Sigorta sistemlerinden, garanti sistemlerinden birçok sürekli yeni sistemler geliştirerek de tüketicinin rahatlıkla bu ürünü güvenerek almasını sağlayacak yapılar oluşturmaya çalışıyoruz.

Sektör gelişiyor ama sağlıklı bir gelişim herkesin faydasına olur. Yani sadece müşterilerin değil, bizlerin de sektörün sürdürülebilir büyümesine katkı sağlaması için doğru sistemleri, ürünleri temin ediyor olmamız lazım. Doğru uygulamaları yapmamız gerekiyor. Herkese görev düşüyor; biz üretici olarak en doğru ürünleri pazara sunarak, bunu yapıyoruz. Kamu kuruluşları doğru standartları hazırlayarak, doğru denetimleri yaparak buna destek vermeli. İnşaat firmalarının sorumluluğu da doğru ve kaliteli sistemleri seçmektir. En ucuzu seçmek, bir inşaat firması için en doğru şey değildir. Önemli olan en iyi performans alabilecekleri sistemleri seçmektir. Herkesin bir sorumluluğu var. Bu sorumluluk çerçevesinde tüm paydaşların çalışmalarının başarılı bir şekilde devam ettirmesini diliyorum. Son tüketici tarafında, yalıtım kullanımının artması için özellikle finansal desteğe çok ihtiyaç var. Bu kapsamda Betek ve diğer bazı üretici firmalar ile dernekler, bankalarla ortak projeler geliştiriyorlar. Fakat bankaların da devlet tarafından desteklenmesi gerekiyor. Isı yalıtımını maddi durumu iyi olanlar zaten yaptırdılar. Şimdi sıra maddi sıkıntı çeken insanlara geldi. Yalıtım yaptırmak isteyip de kaynak arayanların ağırlıkta olduğu bir dönemdeyiz. O yüzden muhakkak doğru finans sistemlerini kuruyor olmamız lazım. Filli Boya olarak kendi imkanlarımız dışında bankalarla anlaşmaya başladık. Denizbank ile çok uygun kredi koşullarında, müşterilerimize altmış aya kadar vadelerle bayilerimizin hizmet etmesini sağlayacak bir yapı kurduk.

Yalıtım: Mantolamada son yıllarda EPS’nin bir ivme yakaladığı görülüyor... Bunu neye bağlıyorsunuz?..

Gülay Dindoruk: Isı yalıtımının Türkiye’de XPS ile başladığını söyleyebiliriz. Mantolama sektörü XPS ile başladığı için başlarda belli bir süre XPS’in liderliği ve önderliği vardı. Fakat daha sonra EPS sistemlerinin dünya standartlarında üretilebilir olması, kaliteli sistemler geliştirilmesi neticesinde bir hız yakalandı. XPS sistemlerle karşılaştırıldığında fiyat-kazanç-performans kriterlerinin çok daha üstün olması sebebiyle çok doğal bir geçiş süreci olarak pazar EPS’ye kaydı. Çevreye etki bakımından da EPS’nin avantajları olduğu görülüyor. O yüzden doğal bir şekilde dünyada son kırk yıldır edindiği yere son birkaç yıldır Türkiye’de de ulaştı. Bu gelişim doğal olarak devam edecek. Çünkü gerçekten performansı üstün sistemler. Karbon takviyesi ile birlikte, lambda değerleri de çok düştü. Dolayısıyla ciddi avantajlar yakaladı.

Yalıtım: Son aylarda Ecotech isimli yeni ürün daha çıkardınız... Ecotech nasıl bir malzeme?

Gülay Dindoruk:
Standart EPS levhalara göre yüzde 20 daha yüksek ısı yalıtım performansına sahip Capatect Dalmaçyalı Isı Yalıtım Levhaları ile levha kalınlığını artırmadan daha yüksek bir ısı yalıtım performansı sunan Filli Boya olarak, Capatect Dalmaçyalı’nın üstün performansını çevre dostu ısı yalıtım sıvası Capatect ECOTECH ile birleştirdik. Levhasından yapıştırıcısına, sıvasından son kat kaplama ve boya ürünlerine kadar birbirleriyle uyum içerisinde çalışan Capatect Isı Yalıtım Sistemi için geliştirdiğimiz ECOTECH ısı yalıtım sıvası, iç ve dış cephelerde ısı yalıtım levhalarının üzerine perdah sıvası yapılmasında kullanılıyor. Özel formülasyonu sayesinde 15 kg’lık ambalajıyla, benzer sıva ürünlerinin 25 kilogramlık ürünleriyle eşdeğer metraj sağlayan ECOTECH, nakliye ve stoklama açısından kolaylıklar sunarak daha az karbon salımı ile çevrenin korunmasına katkıda bulunuyor. Hafifliği sayesinde, uygulamanın daha hızlı ve kolay olması ile işçilik ve zamandan da tasarruf sağlıyor.

Geri