Röportaj

Şekerbank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Özciğer: "28 Bin Konuta Yalıtım Kredisi Verdik?"



Nisan 2013 / Sayı: 109


Şekebank’ın 2009 yılında geliştirdiği EKOkredi Yalıtım, yaklaşık dört yıldır başarıyla uygulanıyor... Paket kapsamında 2009’dan bu yana yaklaşık 28 bin konuta yalıtım kredisi verildi ve 2,5 milyon ton sera gazı salımı engellendi. Bu süreçte yaşananları, halkın ilgisini ve yeni gelişmeleri Şekerbank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Özciğer ile konuştuk. Özciğer, “EKOkredi ile yalıtımın gerekli kriterler çerçevesinde gerçekleştirilmesini garanti altına alıyoruz. Çünkü bankacı olarak bir amaçla kredi veriyorsak,
o işin belli kriterler çerçevesinde yapılmasından da sorumluyuz” diyor.


Yalıtım: EKOkredi Yalıtım hakkında bilgi verebilir ve 2009’dan bu yana yaşanan süreci özetleyebilir misiniz?

Abdurrahman Özciğer: Dünya gündeminin ön sıralarında yer alan enerji tasarrufu ve verimliliği konusunda yürüttüğümüz ulusal ve uluslararası işbirlikleri ile bu yöndeki çalışmalarımızı, 2009 Mayıs ayında enerjiyi ve emeği koruyan EKOkredi ürünü ile somutlaştırdık. Enerji verimliliğini sağlamaya yönelik her türlü yatırımın uygun koşullarda finansmanı için sunduğumuz EKOkredi’yi geliştirirken, enerjisinin yüzde 70’ini ithal eden bir ülke olarak Türkiye’nin kalkınmasında ve sanayileşmesinde, enerjinin verimli kullanılmasının hayati önemini dikkate aldık.



EKOkredi’nin bir alt başlığı olan EKOkredi Yalıtım, yalıtımın ve enerji verimliliğinin önemini kavrayıp, toplumda bu bilinci geliştirmek için 2009 yılında geliştirdiğimiz bir bireysel bankacılık ürünü. Toplum bilincini geliştirmek için İZODER ile birlikte bir finans modeli oluşturduk. Burada iki önemli fonksiyonumuz var; hem kreditör hem de garantörüz. Ülke olarak yalıtım bilincinin gelişmesine katkıda bulunmayı istedik. Bu çalışmalarımızla, yalıtım alanında hem tanıtım, hem bilinçlendirme, hem de satış-pazarlama yapıyoruz. Aynı zamanda da yalıtımın gerekli kriterler çerçevesinde gerçekleştirilmesini garanti altına alıyoruz. Çünkü biz bankacı olarak, bir amaçla kredi veriyorsak, o işin belli kriterler çerçevesinde yapılmasından da sorumluyuz. Bu nedenle çalışmalarımıza İZODER’le başladık. Onlar da bize ciddi destek verdiler ve hem yalıtım hem de sektör konusunda bizi bilgilendirdiler. Yalıtım malzemelerinin kalitesinin yanı sıra uygulama kalitesi de büyük bir öneme sahip. Dolayısıyla, kaliteli uygulayıcılarla çalışmak istedik. Bu noktada da İZODER’in katkılarıyla 2000’i aşkın bir uygulayıcıyı kapsayan bir liste oluşturduk.

EKOkredi Yalıtım ürünü kapsamında, apartman yönetimlerini kredilendiren ilk banka olduk. Böylece apartmanlarda ya da sitelerde, kat maliklerinin ayrı ayrı krediler veya ödeme araçlarıyla ödeme yapmaları yerine, yöneticinin şahsi sorumluluğu olmadan kat malikleri kurul kararıyla apartman yönetimlerinin kredilendirildiği bir hizmet sunuyoruz. Bireysel müşterilerinin ardından ticari müşterilerine de 8 ay vadeye sıfır faiz, dosya ve kredi kullanım masrafı olmadan sunulan EKOkredi Yalıtım’da hizmet kapsamına yalıtım teknik danışmanlığı, uygulayıcı firma danışmanlığı ve proje kontrol hizmetleri de dahil bulunuyor.

Piyasada olmayan bu farklı uygulamayla da apartman yönetimlerinin bazı sorunlarını ortadan kaldırdık. Apartman yöneticileri şahsi olarak yaptıkları her şeyden sorumlu. Bir sözleşmeye imza attığı zaman şahsi kefaletini koymuş oluyor. Banka olarak verdiğimiz bu kredilerde apartman yöneticilerinin şahsi sorumluluğunu ortadan kaldırdık. Bütün kat maliklerinin tek tek başvuru formu doldurup, bireysel müracaat sorumluluklarını da ortadan kaldırarak kredi sürecini hızlandırdık.

Kredi sürecimiz şu şekilde işliyor. Müşterilerimizi, İZODER üyesi olan uygulayıcı listesinden en az üç tane uygulayıcı bayiye yönlendiriyoruz. Müşterilerimiz, bu uygulayıcılardan birisini seçtikten sonra kat malikleri kurul kararı alarak yalıtım yaptırmaya karar veriyor. Burada kat maliklerinin oy çokluğu sonucunda yalıtım yapılmasına karar verilirse, apartman yönetimlerine kredi verebiliyoruz. Yalıtım masrafının hepsini karşılıyoruz.
EKOkredi’de yaptığımız ayrıcalıklardan birisi de EKOkredi’de uygulayıcıların ve sanayicinin de kredi maliyetlerine katılmasını sağlayarak, müşteriye sıfır faizle, 12 aya varan kredi vermemiz oldu. Biz, bugün yine sıfır faizle, 18 aya varan kredi verebiliyoruz. Doğalgaz fiyatlarındaki son artışı da düşündüğünüzde, yalıtımın geri dönüşü zaten 22 ayda tamamlanıyor. Yani insanlar neredeyse hiç ekstra para vermeden tasarruf etmeye başlıyor. İZODER’in hesaplamalarına göre de 120 metrekarelik bir dairede yaklaşık olarak yüzde 50 enerji tasarrufu sağlanıyor. Yani, aylık ortalama doğalgaz faturası 250 lira olan biri, aylık 125 lira tasarruf ediyor.

Yalıtım: Bugüne kadar neler yapıldı?

Abdurrahman Özciğer: Bu krediyi vermeye başladığımızdan bu yana çok ciddi katkılarını gördük. Örneğin, 2009 yılında EKOkredi en iyi bireysel bankacılık ürünü seçildi. Sektör bizi destekledi, sektörde daha çok tanınır olduk. Şekerbank’ın bilinirliği bu anlamda daha da pekişti. Enerji verimliliğine katkımızı herkes gördü.
Tabii yalıtım konusu Türkiye’de tamamen çözülmedi. Çünkü 18 milyon civarında konut var ve bunun yüzde 90’ı hala yalıtımsız. Bu binaların da enerji verimliliği sağlayan binalara dönüştürülmesi gerekiyor. Bu dönüşüm, yalıtım yapılarak olabileceği gibi, son dönemde başlayan kentsel dönüşüm çalışmalarında gördüğümüz üzere, yıkılıp yeniden yapılarak da gerçekleştiriliyor. Banka olarak kentsel dönüşümle ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile protokolümüzü imzaladık. Artık, bu konuda devlet desteğini sağlayan bankalardan biri de biziz. Kentsel dönüşüm kredilerine devlet yıllık bazda yüzde 4 faiz desteği sağlıyor. Örneğin 120 ay vadede, yüzde 0,78 faiz oranından kullandırılacak 100.000 TL kredinin ilk taksiti içindeki faiz tutarı 780,00 TL’dir. Taksit ödendikten sonra bir ay içinde, 780,00 TL faiz tutarının yüzde 42,74’ü olan 333,33 TL müşteri hesabına iade edilecek. Böylelikle 1.286,32 TL olan ilk taksit tutarının 333,33 TL’si iade edileceğinden müşteriye bu taksitin gerçek maliyeti 952,99 TL olacaktır. 



Yalıtım tarafında ise, 2009’dan bu yana yaklaşık 28 bin konuta yalıtım kredisini verdik. Bunun yanında kredi kullanmayan kat maliklerini de hesaba katarsak, 50 binin üzerinde konutun yalıtımını sağladık. Çünkü ihtiyacı olan kat maliklerine kredi vermeseydik diğerleri da yalıtım yaptıramayacaktı. Bu çalışmalarımızı da yine İZODER’le ölçtük ve 2,5 milyon ton sera gazı salımını engellediğimizi gördük. Bu da EKOkredi Yalıtım ile ülke ekonomisine sağladığımız katkının yanı sıra çevrenin korunmasına sağladığımız katkıyı gösteriyor.
EKOkredi ile konutlara yalıtım kredisi vererek başladık. Sonrasında konutların yanı sıra esnafı, çiftçiyi, sanayi işletmesini, ticarethaneleri de kapsayacak hale getirdik. Yalıtımın yanı sıra yenilenebilir enerji uygulamaları, doğalgaz dönüşümü, verimli aydınlatma veya verimli ısıtma sistemleri gibi diğer enerji verimliliği uygulamalarıyla da çeşitlendirerek yaklaşık 3 bin 800 KOBİ’yi, esnaf, çiftçi ve küçük işletmeyi enerji verimliliğiyle tanıştırdık ve bunun finansman desteğini sağladık. Şu anda bir konutta ya da işyerinde hangi unsur enerji verimliliği sağlıyorsa, hepsinin finansmanını sağlıyoruz. Dolayısıyla hem ürün çeşitliliğimizi artırdık, hem de sektöre ciddi bir kredi hareketliliği sağladık. Bunun sayesinde de hem ülkemize ekonomik bir hareketlilik kazandırdığımız hem de enerji verimliliğinde katkı sağladığımız için mutluluk duyuyoruz. Bireysel tarafta 110 milyona yakın finansman desteği sağladık. Toplamda yaklaşık 410 milyon liralık finansmanı sağladık.

Yalıtım: EKOkredi Yalıtım fikri nasıl ortaya çıktı?

Abdurrahman Özciğer: Yalıtım kredisini banka olarak ilk biz sunduk. Ekibimizin fikridir. İZODER’e giderek fikrimizi paylaştık ve onlar da olumlu karşıladılar. Yurtdışında da benzer modeller var. Hatta daha farklı uygulamalar bulunuyor. Örneğin bir Avrupa ülkesinde yalıtım maliyetinin belli yüzdesini devlet karşılıyor. Bir başka bir modelde ise bizdeki kentsel dönüşümde olduğu gibi, faizin bir kısmını devlet karşılıyor. Bazı ülkelerde devlet krediden aldığı vergi ve fonlardan vazgeçiyor. Biz de bu modellerden yola çıkarak, maliyete etki eden konuların hepsini, hükümetin sağladığı platformlarda ilgili yerlere bildirdik. Örneğin, yalıtım malzemelerinin KDV’sinin yüzde 18’den yüzde 1’e indirilmesinin ya da tamamen kaldırılmasının ciddi bir katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Çünkü bilindiği gibi enerji ihtiyacımızın çok büyük bir kısmını ithal ediyoruz ve devlet bundan tasarruf sağlayacak. Ama şurası da kesin; bizim işin içine girdiğimiz dönemden bu yana da hükümetin uygulamalarında ciddi iyileşmeler var. Bu konuya önem verildiğini görüyoruz. Enerji Bakanımızın ciddi bir bakış açısı, vizyon zenginliği bulunuyor. Zaman içerisinde bunlar adım adım hayata geçiyor.

Yalıtım: Yalıtım kredisi sadece ısı yalıtımını mı kapsıyor?

Abdurrahman Özciğer: Biz tüm yalıtım uygulamalarını kredilendiriyoruz. Çünkü hepsinin enerji verimliliğine etkisi var. Zaten yalıtım ürünleri, örneğin taşyünü kullanırsanız aynı zamanda yangın yalıtımı da sağlıyor. Isı kaybı sadece duvarlarda da olmuyor. Burada çatı da çok önemli. Çünkü ısının yüzde 25’ten fazlası çatılardan kaçıyor. Hatta biz İZODER’le yaptığımız modelin benzerini çatı uygulamalarında da yapmak üzere ÇATIDER’e başvurduk. Ancak ÇATIDER ile böyle bir projeyi henüz hayata geçiremedik.

Yalıtım: Halkın talebi ve ilgisi nasıl?

Abdurrahman Özciğer:
Enerji verimliliği, topyekün bir bilinç işi. Bu bilinç halkta nasıl oluşacak... Ya ilkokuldan başlayan bir eğitim sürecinde pekişecek ya da günlük yaşamınızda cebinize etki eden ısıtma-soğutma giderleri canınızı yakacak ki, yalıtımın değerini anlayabilesiniz. Bunun olması için de yalıtım konusunda insanların farkındalığının artması lazım. Biz de bu yönde çalışmalar yaptık. Bankacılık sektöründe ilk kez bir banka, yalıtım bilinci veren reklamlar yaptı. Reklamlara apartman yöneticilerini çıkardık ve yalıtımın faydasını bizzat müşterilerimize anlattık. Tabi, kulaktan kulağa tanıtım da önemli bir tanıtım şekli oldu bizim açımızdan ve bunun faydalarını gördük. Birbirinden duyup bize gelen apartman yöneticileriyle karşılaştık. Bankacılık işlemleri için bize gelen müşterilerimize anlattık.

2009’dan bu yana geçen sürede 28 bin konutun yalıtılmış olması bence yeterli değil ancak önemli bir katkıdır. Daha çok olması gerekirdi. Bunun olması için de vatandaşta yalıtım bilinci oluşmasının yanı sıra bu konuda devletin de desteğiyle, motive edecek adımların atılması yararlı olacaktır.

Biz başladığımızda yurtdışındaki enerji verimliliğini destekleyen kredilerle oranlarsak, şimdiki enerji verimliliğini destekleyen krediler daha da çoğaldı. Müşterilerimize daha uygun koşullarla kredi verebilmek adına yurtdışından finansman kaynakları sağlayarak 18 ay faizsiz kredi verebiliyoruz. Bizden sonra TURSEF organizasyonu oluştu. EBRD bizim de aralarında olduğumuz beş bankayla yalıtım kredileri konusunda destek modelleri oluşturmaya çalıştı. Bu arada biz kendimiz gelişiyorken, dünyaya da örnek olduk. Enerji ihtiyacının yüzde 70’ini ithal eden ülkemizde kritik öneme sahip enerji verimliliği alanında bir çözüm olarak geliştirdiğimiz EKOkredi ürünü, “Rio+20 Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı”nda Türkiye’yi temsil etmek üzere seçilen en iyi uygulamalardan biri oldu.

EKOkredi, T.C. Kalkınma Bakanlığı koordinasyonunda sürdürülebilirlikte en iyi uygulamalar kapsamında yürütülen değerlendirme sonucunda, söz konusu zirvede, finans sektöründen ülkemizi temsil eden tek proje olarak yer aldı. Bu temsil, kuruluşundan bu yana toplumsal kalkınmayı iş süreçlerine dahil eden Şekerbank’ın tüm çalışanları için bir gurur vesilesi oldu.

Sonra İMSAD’la birlikte yalıtım bilincinin artırılmasına yönelik Avrupa Topluluğu’ndan bir proje aldık. Bu projeyle bizim Türkiye’de oluşturduğumuz finans modelini, Orta Avrupa’daki yedi ülkeye anlattık. Brüksel’de Avrupa Topluluğu’na anlattık. Yurtiçinde sağladığımız katkıların yanı sıra bu bilgi birikimini yurtdışına aktarmak da bizi gururlandırıyor. Bunu yaparken de sektör oyuncularıyla kol kola gidiyoruz. Bunların en önemlilerinden biri de sizsiniz, çünkü siz de bu tanıtım faaliyetlerine ciddi katkı veriyorsunuz.

Yalıtım: Yalıtım kredisinde talep daha çok hangi bölgelerden geliyor?

Abdurrahman Özciğer: Akdeniz ve Ege sahil şeridinde, diğer illere göre daha az. Ama Bolu, Düzce, Adapazarı ve İstanbul gibi soğuk illerde talep daha fazla. Bu süreçte gördük ki, apartman yönetimlerinin kat maliklerini ikna etmesinde ve kat maliklerinde yalıtım bilinci oluşmasında biraz sıkıntılar var. Sırf bunun için personelimiz kat malikleri toplantılarına  giderek  yalıtımın faydalarını anlatıyorlar. Yalıtım yapılmasının ardından faydasını gören müşterilerimizin memnuniyetlerini çevreleriyle paylaşması sonucu ürünümüzün tanınırlığı artıyor.
 
Yalıtım: Devletten, hükümetten veya kamu kurumlarından beklentileriniz nelerdir?

Abdurrahman Özciğer: Öncelikle sektörü anlamaya yönelik bir bakış açısı ve vizyon önemli. Enerji Bakanlığı oluşturulması, enerji konusunun bir bakan tarafından temsil edilmesi çok önemli. Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü’yle bu konuya verilen önem gösteriliyor. Vatandaşı bilinçlendirmeye yönelik ENVER projelerinin çok faydalı olduğunu görüyoruz. Kamu spotuyla halkın bilinçlendirilmesinin yanı sıra finansman kolaylığı sağlanması da talepleri artıracaktır.

Enerji verimliliği kredileri, bir ihtiyaç kredisi sayılıyor. Bir de konut kredisi var. Kanuna göre, konut kredisinden KKDF ve BSMV alınmıyor. Siz yalıtımlı bir bina alırken verdiğiniz paranın bir kısmını da zaten yalıtımına vermiş oluyorsunuz. Dolayısıyla yeni bina alırken yalıtım için verdiğiniz parada bu vergileri ödemiyorsunuz.
Ama bir bina alıp sonradan yalıtım yaptırmaya kalktığınızda üstünden vergi alınıyor. Dolayısıyla KKDF ve BSMV istisnasının sağlanması ciddi bir katkı olur. Bunun yanı sıra kredilere devlet tarafından bir faiz katkısı sağlanması, bir KDV avantajı sağlanması lazım. Ve son olarak ama mutlaka yapılması gereken şey, finansmanın bir kısmının devlet tarafından karşılanması. Biz bununla ilgili girişimlerde bulunduk. Umarım bu tarz düzenlemeler yapılır ve adım adım ilerleyen sektör, koşmaya başlar. Çünkü Türkiye’nin buna ihtiyacı var. İZODER’le yaptığımız hesaplamalarda da görüyoruz ki, şu andaki yalıtımsız binaların hepsi yalıtılmış olsa, Türkiye her yıl 7 milyar dolar tasarruf edecek.

Geri