E-dergi
e-dergi
Röportaj

İZODER Yeniden Yapılandı




Temmuz 2012 / Sayı: 100

Yürüttüğü yoğun kampanya ve projelerle sektöre katkısını sürdüren İZODER, bir taraftan da geçtiğimiz aylarda kendi kurumsal yapılanma çalışmalarını tamamladı. Sektöre daha kaliteli hizmet verebilmek amacıyla yürütülen kurumsal yapılanma süreci ve diğer projelerle ilgili tüm bilgiyi İZODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ertuğrul Şen’den aldık.


Yalıtım:
İZODER yeniden bir yapılanma süreci geçirdi... Bu süreci kısaca özetleyebilir misiniz?

Ertuğrul Şen:
İZODER, üyelerine ve sektöre daha kaliteli hizmet verebilmek, katkılarını artırmak amacıyla 2011 senesinde başlattığı kurumsal yapılanma çalışmasını 2012 yılı Mart ayında tamamladı. Bu çalışma kapsamında organizasyonel yapısında stratejik çalışmalar ve dernek içi operasyonel faaliyetleri daha iyi yönetebilmek için bazı düzenlemeler yapıldı. İZODER olarak 20 çalışanımız ve bir anonim şirketimizle birçok faaliyet, kampanya ve etkinlik yürütüyoruz. İşleri daha verimli, hızlı ve kaliteli yürütebilmek için yapımızı gözden geçiriyoruz. Bu çerçevede bir danışmanlık şirketinden yardım aldık. Misyonumuzu, vizyonumuzu ve stratejik çalışmalarımızı anlattık. Mali İdari İşler Koordinatörlüğü, Teknik Koordinatörlük, İletişim Koordinatörlüğü ve Güvenlik gibi çeşitli pozisyonlarda görev yapan tüm çalışanlarımız, kişi ve görev bazında incelendi. Bütün incelemeler ve değerlendirmeler sonucunda yeniden yapılanma gereği duyuldu ve yeni bir organizasyon şeması çıkartıldı. Benim de yaklaşık 9 yıldır İZODER’de bulunmam, sektörü yakından tanımam ve birikimlerim nedeniyle günlük operasyonlardan çekilip stratejik projelerin yürütülmesi ve yaratılması konusunda görev almam gerektiği bildirildi. Sektörlerarası, Ankara ve İstanbul’daki karar vericilerle ilişkilerimin daha net tanımlanması gerektiği ve yetkin bir şekilde Yönetim Kuruluna karşı icraat yapabilmem için Yönetim Kuruluna dahil olmam gerektiği ortaya çıktı. Bu çerçevede profesyonel Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı tahsis edildi ve bu göreve getirildim. Günlük operasyon işlerinde genel bir yönetici olması gerektiği için de Mehmet Fertan’ın Genel Sekreterliğe getirilmesi uygun bulundu. Daha önce kullandığımız birçok kavram ve pozisyonun adları değiştirilerek fonksiyona ve önem düzeyine göre sıralama yapıldı. Teknik İşler ve Projeler departmanlarında iki yönetici görevlendirildi, Teknik İşler departmanına Timur Diz, Projeler departmanına ise Dr. Hüseyin Onbaşı atandı. İletişim Sorumlusu olarak İlgi Erpelit, Teknik İşler Sorumlusu olarak da yöneticinin hemen altında çalışan İnşaat Mühendisi Güneş Hanım belirlendi. Bunların dışındaki tüm personel doğrudan Genel Sekretere bağlı olarak yeniden yapılandırıldı. Bu yapılandırmada, yapılan çalışmaların birbirleriyle ilişkilendirilerek daha verimli, kısa sürede, ekonomik boyutta, kaliteli ve etkin gerçekleştirilmesi amaçlanıyor.
İZODER’in yapısında 10 komisyon, 85 sanayici ve 210 üye bulunuyor. Profesyonel kadromuzun yanında 300’e yakın sektör uzmanını da etkin hale getirdik. Komisyonlar sayesinde İZODER üyelerinin katılımı sağlanıyor, en üst noktadan uzmanların görüşleri masaya yatırılıyor, elde edilen sonuçlar İcra Kuruluna ve en son Yönetim Kuruluna iletiliyor. Bu sistem sayesinde, sektördeki en son bilgilerin, rahatsızlıkların ve faydaların birlikte değerlendirilmesine olanak sağlayan bir platform oluşturuluyor.

Yalıtım: İKOS ve diğer faaliyetleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Ertuğrul Şen:
İZODER olarak farklı bir yaklaşımla, gönüllülük esasına dayalı ve kendi içimizdeki haksız rekabeti engelleyici bir cazibe merkezi oluşturan bir marka yaratmaya çalışıyoruz. Adını da İZODER Kalite Onay Sertifikasyonu (İKOS) koyduk. İKOS, her yalıtım kolu için geçerli olan standartları temel alan, asgaride bunları yerine getiren, etik kuralları İZODER’in belirlediği, çalışma prensiplerini ve testlerini kabul edip imza atılan çerçevede gönüllülük üzerine kurulan bir sertifikasyon süreci. Standartlara uygun ürün kullandığını, doğru kişiyle uyguladığını beyan eden firmaların katılımıyla ortaya çıkacak. İlk aşamada üyelerden piyasaya arz etmekte oldukları malzemelere dair belgeler talep edilecek. Gelen belgeler İZODER tarafından kontrol edilecek ve üyelerin özlük dosyaları güncellenecek. İZODER tarafından mevcut yasa ve standartlara uygunsuzluğu tespit edilen üye firmalara bir rapor hazırlanarak düzeltici faaliyetlerde bulunmaları için süre verilecek. Mayıs 2012’den itibaren başlayan çalışmada üye firmaların piyasaya arz ettikleri malzemelerden örnekler alınarak TÜRKAK’tan akredite bir kuruluş olan TEBAR A.Ş.’de deneye tabi tutulacak. Bu çalışma başlangıç aşamasında ısı yalıtım malzemeleri için yürütülecek ve sonrasında kademeli olarak bütün yalıtım malzemeleri sisteme dahil edilecek. Yürütülecek olan deney ve üretim yeri incelemelerinden kaynaklanan maliyetlerin yarısı İZODER, diğer yarısı ise üyeler tarafından karşılanacak. Bu aşamanın sonunda yasa ve standartlar doğrultusunda piyasaya ürün arz ettikleri İZODER tarafından onaylanan üye kuruluşlara İKOS verilecek ve söz konusu sertifika üye kuruluş tarafından ürün ambalajlarının üzerinde ibraz edilebilecek.  Tüketici İKOS belgesini gördüğünde tam bir güven duyabilecek. IKOS orta ve uzun vadede güçlenerek çıkabilecek bir sertifika ve biz de teşvik edici bir takım unsurları geliştireceğiz. Örneğin İKOS belgesine sahip olan firmalara yalıtım kredisi içerisinde çalışma olanağı sağlayarak işleri daha cazip hale getirmeye çalışacağız. İKOS belgesine sahip olan firmaların tercih edilmesi amacıyla da tüketici gözünde tanıtım çalışmalarını yapacağız. İKOS’un bir sonraki adımı ise IKOS Plus. IKOS Plus, temel aldığımız TS 825 standardının asgari olarak öngördüğü durumun biraz daha ilerisindeki standartları hedef alacak ve tüketici daha iyi bir uygulama istediğinde İKOS Plus’ı tercih edecek. Fakat IKOS Plus uzun vadeli bir çalışma ve öncellikle İKOS kavramını ve bu konudaki katılımcı sayısını artırmayı hedefliyoruz.

Bu arada Yalıtım Sektörü, sektör dışından da haksız rekabete maruz kalıyor. Sıva, boya ve gazbeton gibi bazı yapı malzemeleri üreticileri, diğerlerine göre göreceli olarak daha iyi ısıl iletkenlik değerlerini göstererek sadece kendi ürünleri ile ısı yalıtımı yaptıklarını beyan etmekte, hatta tek ürün ile ısı, su, ses ve yangın gibi her türlü yalıtımı yaptıklarını söyleyerek yanlış beyanda bulunmakta ve haksız rekabet yapmaktadırlar. Lambda değeri dediğimiz ısı yalıtım sektöründeki önemli bir kavram olan ısıl iletkenlik değeri tek başına yeterli bir nitelik değildir. Standardların istediği enerji limitlerini ve gereklilikleri hangi kalınlıkla sağladığı önemlidir. Yalıtım malzemeleri ile iklim bölgelerine bağlı olarak 5-7 cm kalınlıklar ile sağlanan yeterlilik, ısıl iletkenlik değeri yalıtım malzemelerine göre 3-4 kat kadar kötü olan yapı malzemeleri ile 1-2 cm kalınlıkla çözüme kavuşturma iddiası teknik olarak yanlış ve aldatıcı bir beyandır. Tüketicinin bu tür beyanlara itibar etmemesi ve dikkatli olması gerekmektedir.

KALDER’e üye olduk ve çok uzun sürecek EQF (European Qualification Frame) Avrupa Kalite Yolculuğu’na başladık. EQF ile büyük kuruluşların Türkiye’deki faaliyetlerinin belgelendirildiği ve ödüllendirildiği kalite yolculuğu sürecine biz de sektör kuruluşu olarak en alt seviyeden başladık. Yaptığımız faaliyetlerin doğru yapıldığını belgelendirecek ödülü almak istediğimiz için bu yolculuğa çıktık. Süreç dahilinde kendi içimizdeki projelerimizi daha etkin yürütmeye başladık. Bu senenin sonunda KALDER tarafından üç yıldızla ödüllendirileceğimiz bir süreci yakalayacağız ve sonrasında 4-5 yıldız, büyük ödül ve Avrupa Ödülü gibi ödülleri almayı hedefliyoruz. Bunlar bizim için çok uzak ve uzun sürelerde elde edilebilecek ödüller, fakat bu sürece başarma iddiasıyla girdik.

Yalıtım: Kampanyalarınız da devam ediyor...

Ertuğrul Şen: Birçok proje geliştirdik. Bunların en başında, uzun soluklu olarak yürüttüğümüz Türkiye’de yalıtım bilincinin gelişmesi, yalıtım sektörünün etkin ve verimli olduğunun algılanmasını amaçlayan projemiz var. Yalıtımın, bir yatırım olduğunu anlattığımız projeye 2005 yılında başlamıştık ve 2015 yılına kadar devam edecek. Her iki yılda bir planladığımız 3 kampanyamızı tamamladık ve dördüncüsü olan “Doğru Çözüm Doğru Yalıtım” kampanyasının startını verdik. Kampanyanın ana stratejisi, yalıtımının bir lüks değil, bir ihtiyaç olduğunu vatandaşlara basit ve yalın bir dille anlatarak tüketicileri doğru ve kaliteli yalıtıma yönlendirmek olarak belirlendi. Sektörün ana problemi olan yanlış uygulamalar, merdiven altında üretilen kalitesiz malzemelerle yapılan başarısız yalıtım uygulamalarının önüne geçmek amacıyla artık sadece yalıtım değil, doğru ve kaliteli yalıtımın önemine vurgu yapılacak. “Doğru Çözüm: Doğru Yalıtım İZODER’de” sloganıyla yola çıkan kampanyada, İZODER’i bir başvuru merkezi olarak konumlandırmak ve tüketicileri dernek üzerinden doğru ve kaliteli yalıtım uygulamaları yapan dernek üyelerine yönlendirmek amaçlanıyor. Bu kampanya kapsamında tüketicilere yönelik bir web sitesi hazırladık. www.dogruyalitim.org adresinde faaliyete geçen sitenin amacı, tüketicilere yalnızca yalıtım konusunda değil, doğru ve kaliteli yalıtım hakkında bilgi vererek tüketicileri kanun, yönetmelik ve etik ilkelere uygun üretim ve uygulama yapan İZODER üye firmalarına yönlendirmek. Hazırlanan site ayrıca Türkiye’de bir ilke imza atarak bünyesinde bir sanal fuar da içeriyor. Özel olarak 3 boyutlu tasarlanan fuar Türkiye’de yapılan yapı fuarları ile birebir aynı olacak. Tüketiciler bilgisayarları vasıtasıyla gerçek bir fuarı geziyormuş gibi firmalarla iletişim kurabilecek, standlarda bulunan broşür vb. tanıtım malzemelerini bilgisayarlarına indirebilecekler. Mikro web sitesinden yayınlanacak bir başka yeni uygulama da Termal Harita olacak. Yurtdışında yapılan bir uygulamanın benzeri Türkiye’de ilk kez İZODER tarafından gerçekleştirilecek. Havadan termal kamera ile çekilen görüntüler, binalardaki ısı kaçaklarını belgeleyecek. Daha sonra hazırlanacak harita uygulamasında adres eşleştirmesi yapılarak vatandaşların kendi binalarındaki ısı kaçaklarını görebilmeleri sağlanacak. Öncelikle belli bir bölgede başlatılacak çalışma, süreç içerisinde genişletilerek İstanbul geneline yayılacak.

Yalıtım: Finans açısından da çözümler yaratıyorsunuz...

Ertuğrul Şen: Sektör büyüyor, gelişiyor, insanların yalıtıma olan inancı artıyor. Fakat gelişen sektörün haksız rekabete uğraması, kendi içinde ve dışında haksız rekabet sorununu ortaya çıkarıyor. Bu sorun, insanların yalıtımın faydasını bilmeleri, fakat doğru yapılmasına dair bir takım boşluklardan kaynaklanıyor. Biz de bu boşlukları gidermek için bir finans modeli geliştirmeye çalıştık. Üç sene önce başlattığımız proje, yeni finans kuruluşlarının devreye girmesiyle emin adımlarla ilerliyor. Şekerbank’la başlattığımız kredi sistemi Finansbank, Ziraat Bankası, Tekstilbank ve Denizbank’ın eklenmesiyle devam ediyor. Bugünlerde anlaşma yapacağımız bir bankayı da projeye dahil edeceğiz. Ayrıca Finans Kalkınma Bankası da projeyi destekleyecek. İZODER’in teknik onay vermesiyle belirlenmiş 1500 civarında seçilmiş uygulamacıyla başlattığımız proje gelişerek büyüyor. Belirlediğimiz listede bulunan verilmiş teklifler, yine bizim tarafımızdan onaylanmasıyla kredi finans kuruluşlarına başvuruyor ve kredi istiyor. Başvurduğu banka bizimle çalışan beş bankadan biriyse, kredibilitesine bakılıyor ve uygun bulunduğunda kredi tahsis ediliyor. Tahsis edilen kredinin içerisinden ortalama yüzde 7’lik miktarını banka komisyon olarak alıyor. Geri kalan maliyetin cüzi bir kısmı tüketiciye faiz olarak yansıtılıyor. Faiz oranı, bugün Türkiye’de bulabileceğiniz en düşük faiz oranı. Arada kalan kısmı bizim seçtiğimiz uzman kuruluş karşılıyor ve geri dönerek kimin ürünü kullanıyorsa sanayici, destek firma olarak ona veriyor. Dolayısıyla sektör bu şekilde sübvansiyon sağlıyor. Bu sistemle iki kazanım oluyor, birincisi Türkiye’de bulunabilecek en uygun faiz bulunabiliyor, ikincisi İZODER tarafından kontrol edilmiş ısı yalıtımı ve su yalıtımı uygulamaları yapılabiliyor. Dolayısıyla kalite ve güven aynı anda sağlanmış oluyor. Proje, temelde uğranılan haksız rekabete çözüm olarak üretildi. Bugün gelinen noktada, sadece Şekerbank değerlendirmesinde sektöre 100 milyon TL’den fazla bir kaynak sağlandı. Bu yaklaşık 3 milyon metrekareye yakın bir uygulama ve 30 bin civarı konut anlamına geliyor. Proje kapsamında yapılan yalıtımla 80 bin ton civarında karbon salımı engellendi.
TEBAR’ın altyapısının güçlendirilmesi, piyasa gözetim ve denetimdeki eksikliğin giderilmesi, makamın yetkisinin daha etkin kullanılabilmesi için ISTKA adında bir proje geliştirdik ve İstanbul Kalkınma Ajansı’na sunduk. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ortak olduğu, BİTÜDER gibi derneklerimizin de iştirakçi olduğu bir proje hazırlayıp sunduk ve kabul edildi. Projenin 1 milyon 100 bin TL’lik bütçesi içerisinden 200 bin TL’sini proje lideri olarak İZODER kendi öz kaynaklarıyla karşıladı. Geçtiğimiz yıl başlattığımız projede, Marmara Bölgesi’nde piyasa gözetim ve denetimin daha etkin ve sürekli yapılabilmesi için cihaz altyapısının geliştirilmesi amacı güdüldü. Yaklaşık 800 bin Türk Lirası tutarında, Türkiye’de yapılmayan bazı testler için cihaz yatırımı yaptık. Şu anda da kalibrasyon süreci devam ediyor. Bakanlık toplantıyla pilot çalışmaya başladı. Piyasa gözetimi ve denetiminin daha iyi yapılabilmesi için bir takım ürünlerde piyasadan numune toplanıp, altyapımızda ücretsiz olarak testi yapılacak ve sonuçlar bakanlığımıza verilecek. Yapılacak testler akredite bir kuruluş olan TEBAR bünyesinde olacak ve bu sayede gerçek anlamda değerlendirme yapılacak. Bakanlık, aldığı sonuçları kendi bünyesinde değerlendirip yetkisini kullanacak. Pilot çalışmayla hem bakanlığımızın eksiklerini görmesi, hem de bizim bakanlığa hangi katkıları verirsek doğru bir çalışma yaparız bulgusu elde edilecek ve piyasada haksız rekabete yol açan firmaların bundan sonra işlerinin zor olduğu ortaya çıkacak.
İZODER tarafından, Mesleki Yeterlilik Kurumu’nun (MYK) AB’den sağladığı fon çerçevesinde yürütülmekte olan ve Merkezi Finans İhale Birimi tarafından finanse ve kontrol edilen, “Yalıtım Sektöründe Yeterliliğe Dayalı Belgelendirme” (QBECTIS) başlıklı proje kapsamında hazırlanan 4 Yalıtım Mesleği Yeterlilikleri, Mesleki Yeterlilik Kurumu Yönetim Kurulunun 30/05/2012 tarih ve 2012/43 sayılı kararı ile onaylanarak Ulusal Yeterlilikler olarak yürürlüğe girdi. Avrupa Yeterlilik Çerçevesi (AYÇ) esas alınarak Ulusal Yeterlilik Çerçevesinin (UYÇ) geliştirilmesi amacıyla yürütülen çalışmada AYÇ tarafından tanımlanan 3. seviye meslek elemanı baz alınarak, Isı Yalıtımcısı (Seviye 3), Su Yalıtımcısı (Seviye 3), Ses Yalıtımcısı (Seviye 3) ve Yangın Yalıtımcısı (Seviye 3) mesleklerinde yeterlilikler resmi olarak yayınlandı. Bu meslekleri icra etmek isteyen çalışanların, sözkonusu yeterlilikler esas alınarak yapılacak meslek sınavından (VOC Test Merkezinde) başarılı olup sertifika almaları gerekiyor. Bu sertifikaya sahip olan kişinin o mesleği icra etmeye ehil olduğunun göstergesi olacak ve kanunen bu sertifikayı taşımayanlar çalışmaktan men edilecekler. Diğer taraftan, bünyesinde sertifikalı usta çalıştıran özel kuruluşlar ise vergi teşviklerinden faydalanabiliyorlar. AB’ye sunduğumuz VOC Test Yalıtım Sektöründe Yeterliliğe Dayalı Personel Belgelendirme Sınav Merkezi açma çalışmamızı başlattık. Bugün geldiğimiz noktada standartlarla ilgili yeterlilik çalışmaları, yani bu standartlarda soru bankasının oluşturulması, sınav için özel yazılımın hazırlanması gibi çalışmaların son aşamasına geldik. Yalıtımcı olma yeterlilikleri yayınlandı, soru bankası oluşturuldu ve teorik sınav için gerekli olan yazılım tamamlandı. Sınav merkezi için kiraladığımız alanda,  teorik sınavın yanında pratik sınav da yapacağız. Kiraladığımız alanda ısı yalıtımı, su yalıtımı ve ses yalıtımı çalışmalarının pratik sınavları yapılması için duvar ve çatı temmuz ayında tamamlanmış olacak. Bütün hazırlıklar bittiğinde TÜRKAK’a (Türk Akreditasyon Kurumu) müracaat edeceğiz ve standartlara uygun sınav yapabilecek altyapı ve organizasyonun durumuna göre akredite edileceğiz. 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren sektörde istihdam edilebilecek kişileri belgelendirebilen bir yapımız olacak.

Geri