E-dergi
e-dergi
Röportaj

Logo Yalıtım Ortağı Bülent Çolak: “İhracata Odaklanacağız”


Şubat ayında kurulan Logo Yalıtım ve Danışmanlık Ltd. Şti., yalıtım ve yapı kimyasalı ürünlerinin ihracatına odaklanacak...


Nisan 2012 / Sayı: 97

Yurtiçi ve yurtdışı şantiyelerde görev aldıktan sonra yirmi yıl Sika Yapı Kimyasalları’nda çeşitli yönetim kademelerinde bulunan ve son üç yıl ise Ode Yalıtım’da Genel Müdür olarak görev yapan Bülent Çolak’ın ortağı olduğu Logo Yalıtım, geçtiğimiz şubat ayında kuruldu. Firma, yapı kimyasalları ve yalıtım alanında faaliyet gösterecek.

Sektörün en genç; bir bakıma da kurucuları itibariyle en köklü firmalarından birisi olan Logo Yalıtım hakkında bilgi aldığımız Bülent Çolak, “Kariyerimde profesyonelliğe veda edip tecrübe ve bilgi birikimimi, ortağımla kurduğum Logo Yalıtım şirketinde devam ettirme kararı aldım. Faaliyetlerimizi daha çok uygulama yaparak, büyük projeleri takip ederek ve özellikle yurtdışı projelerde, Türkiye’de üretimi yapılan yalıtım ürünlerinin ihracatını yaparak sürdüreceğiz. Şu anki planlarımızda öncelikli olarak yalıtım ve yapı kimyasalları ürünlerinin ihracatını yapmak var.” diyor.

Türkiye pazarında büyük projelerde tamir, bakım, onarım, ısı ve su yalıtım uygulamalarıyla birlikte endüstriyel zemin kaplamaları, sportif zemin kaplamalarının uygulaması ve bu sektörlerde danışmanlık hizmeti vererek tecrübelerini paylaşacaklarını ifade eden Çolak, ayrıca büyük müteahhitlerin yurtdışı projelerinde de uygulamalar yapacaklarını belirtiyor. Amaçlarının, sektörün lider firmalarının da desteğini alarak çıktıkları yolda, etik kurallar çerçevesinde, bilgi ve tecrübelerini paylaşmak, sektörün gelişimine katkıda bulunmak olduğunu ifade eden Bülent Çolak, Logo Yalıtım ile ilgili şu bilgileri veriyor: “Kadromuzda şu anda İnşaat Mühendisi, Mimar, İşletme ve İletişim mezunu arkadaşlar var. En kısa zamanda satış ve pazarlama kanalımıza yeni arkadaşlar istihdam edeceğiz. Logoflex markasıyla yalıtım sektöründe faaliyet gösterecek ürünlerimiz olacak. Yalıtım ürünlerini yurtdışı fuarlarda sergilemek ve her ülkeye ihracatı herhangi bir engel olmadan yapabilmemiz için kendi markamızla çeşitli yalıtım ürünlerini ürettireceğiz. Eğer yalıtım veya yapı kimyasalları sektöründe karşımıza cazip markalar çıkarsa temsilcilik almayı da düşünebiliriz...”

Etik kurallara bağlı kalacağız
“Logo Yalıtım olarak sadece ürün satmayı değil, bilinçli olarak müşterinin, projecinin karşısına çıkıp sorunlarını çözmeyi ve onlara çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz. Çözüm ortağı olarak projeciyle yan yana olmamız ve uygulamalarını da bilinçli yapmamız gerekiyor. Üretimi bildiğimiz için üretici, satıcı ve uygulayıcı gözüyle bakabiliyoruz ve bu sayede yalıtım sektöründe hizmet veren üreticilerden ve satıcılardan farklıyız. Bir metrekarede kullanılması gereken ürün neyse o kadar kullanılması, yapılacak uygulamanın yüzey hazırlığından itibaren teknik spektlere uygun olarak yapılması gerektiğine inanıyoruz. Müşteriyle üreticinin arasında köprü olacağız. İşlerimizi bilinçli bir şekilde yapmaya çalışırken de etik kurallara çok bağlı kalacağız. Yıllardır dürüst olarak çalıştım ve bunu devam ettireceğim. İşin gerektirdiği bütün faaliyetleri eksiksiz ve doğru bir şekilde yapacağız. Logo Yalıtım, herkesin güveneceği bir şirket olacak. Sadece satıcı ve uygulayıcı olarak değil, İZODER’deki görevimi de yine aynı şekilde sürdürerek sektöre hizmet vermeye devam edeceğim...”

Hedefimiz İhracat
“Yalıtım sektöründe kapasite fazlası olduğu çok net... XPS pazarı 1.800.000 metreküp, fakat üretim kapasitesi 3.600.000 metreküp. Aynı şekilde bitümlü membranda da pazar 90 milyon metrekare, fakat 200 milyon metrekare üretim kapasitesi var. EPS pazarında da aynı durum söz konusu... Taşyünü ve camyününde  bile kapasite fazlası oluşmaya başladı. Kısaca yalıtım sektöründe ciddi bir kapasite fazlası bulunuyor ve dolayısıyla fazla üretimin nerelerde kullanılacağı sorunu ortaya çıkıyor. Hepimizin bildiği gibi ülkemizdeki binaların yüzde 90’ı yalıtımsız olduğu için tüketiciyi bilinçlendirerek bu kapasite fazlasını eritebiliriz. Bunun sonucunda verimlilik artacağından maliyetler düşecek ve bu da olumlu olarak tüketiciye yansıyacaktır. Kapasite fazlasını eritmenin diğer bir yöntemi ise ihracat. İhracat da navlun maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı ancak çevre ülkelere yapılıyor. Avrupa firmaları, kendi aralarındaki gümrük anlaşmalarının getirdiği avantaj ve  vadeli katma değer vergi sistemiyle ihracat yapabiliyorlar, fakat biz ihracat yaptığımızda peşin vergiye tabii tutuluyoruz. Türkiye olarak daha çok doğu ve güneyde kalan ülkelere ihracat yapabiliriz. Doğumuzda kalan ülkelere baktığımızda ise Azerbaycan, Rusya, Türkmenistan, İran ve Irak gibi ülkelerde ciddi potansiyel var. Suriye, Libya, Mısır gibi ihracat yapabileceğimiz diğer ülkelerde de Arap Baharından sonra ortaya çıkan sıkıntılar sürüyor ama potansiyel var. Ayrıca Bulgaristan ve Romanya gibi ülkeler de ihracat yapabileceğimiz yerler; fakat son iki yıldır inşaat pazarında küçülmeler meydana geldiğini biliyoruz. Her şeye rağmen hedefimiz, müşterilere ulaşıp, talep yaratıp, ihracat yapmak”

“Yatırım yapan her üreticinin yurtdışında ve yurtiçinde etkili olabilmesi için gerekli sertifikaları alması ve uluslararası standartlara göre üretim yapmaları gerekiyor. Sektör derneklerine üye olmaları ve bu kuruluşlardan faydalanmaları lazım. Türkiye’deki üretici firmalar yurtdışında var olan bütün sertifikalara sahipler. Fakat sertifikalar kadar kalite de çok önemli. Bazı firmaların kalitelerinde bir takım sıkıtılar görüyoruz. Sürdürülebilir kalite anlayışı bulunmuyor, müşterinin ucuz fiyat beklentisine göre kalite düşürülerek üretim yapılıyor. Müşterinin beklentisine göre üretim yapmak yerine, kalite beklentilerine ve standartların gereklerine göre üretim yapıldığı taktirde sıkıntı olmayacaktır. Bu sorunların iyileştirilmesinde İZODER’e, XPSDER’e ve BİTÜDER’e çok büyük sorumluluk düşüyor...”

Büyüme devam ediyor
“Bu sene, inşaat sektöründe 2009 veya 2010 yılındaki büyüme kadar olmasa da 2011 yılındaki büyümeye eşdeğer, yani yüzde 8 ila 9 arasında bir büyüme bekleniyor. Büyümede yeni yapılan rezidanslar ve konutların etkisi var. Alışveriş merkezlerinde de hareketlenmeler artıyor. Bizim planlarımıza ve sektördeki duyumlarımıza göre yalıtım sektöründeki büyüme, her zamanki gibi inşaat sektöründeki büyümenin üstünde olacak...”

Geri