Teknik

Yalıtım, Sağlık ve Konfor Üzerine...

ÖZGE SİPAHİOĞLU
Mimar
Mardav A.Ş. Teknik Ofis ve Grup Ürün Müdürü
Eylül - Ekim 2010 / Sayı 86

Yalıtım sistemlerinin esas amacı, yapı bileşenleri ve taşıyıcı sistemi dış etkenlerden koruyarak; kullanım amacına uygun sağlık ve konfor şartlarını yapı içerisinde sağlamaktır...

Yalıtım sistemlerinin esas amacı, yapı bileşenleri ve taşıyıcı sistemi dış etkenlerden koruyarak; kullanım amacına uygun sağlık ve konfor şartlarını yapı içerisinde sağlamaktır. Bina içerisinde konforlu yaşam koşullarının oluşturulması insan sağlığı için ne kadar önemli ise, yapının dış etkenlere karşı korunması da içerisinde yaşadığımız, sağlam ve uzun ömürlü olmasını beklediğimiz yapılar için aynı öneme sahiptir. Özellikle 1999 yılında yaşamış olduğumuz depremin yıldönümüne denk gelen bugünlerde, ısı yalıtım uygulamaları ve bina güvenliği ilişkisinin hatırlatılmasında bir kez daha fayda görüyorum.
Çok fazla dikkat edilmese de gerek ısı, gerek su, gerekse ses yalıtımı uygulamaları sağlıkla yakından ilgili uygulamalar olup, daha tasarım aşamasında binalarda bu tür uygulamalar yapılarak, kullanıcıların olası hastalık ve/veya rahatsızlıklarının önüne geçilmesi hedeşenmelidir.

Isı yalıtım uygulamalarının en önemli amaçlarından biri, yüksek enerji tasarrufuyla birlikte maksimum ısıl konfor sağlamasıdır. Kullanıcıların içinde bulundukları ortamdaki memnuniyetin bir göstergesi olan konforun oluşabilmesi için, yaşanan mekanların kullanım amaçlarına uygun olarak ısı, su, nem ve ses ile ilgili bazı özellikleri sağlaması gerekmektedir. Fakat aynı ortam içerisinde bulunan bir grup insanın biyolojik farklılıklarından dolayı bunu sağlamak mümkün değildir. Bu yüzden konforun göreceli bir kavram olması nedeniyle, herkesi memnun edecek bir ortam yaratmak mümkün olamayacağı için istenilen koşullar çoğunluğun kabul ettiği şartlarla sağlanabilir. Bu Uluslararası Standart ISO 7730 ısıl konfor ile ilgili olarak en az yüzde 80 kullanıcının, ASHRAE Standart 55 ise en az yüzde 90’ın memnuniyetini öngörmektedir(*). Endüstrileşmiş ülkelerde insanlar zamanlarının yaklaşık yüzde 90’ını kapalı mekanlarda geçirmektedir. Kapalı mekanlarda ısıl konforu etkileyen çevresel parametreler, hava sıcaklığı, nemi, hızı ve ortalama ışınım sıcaklığıdır(**).

Isı yalıtım uygulamaları yapılmış binaların en büyük avantajlarından biri kullanıcılara, bahsedilen ısıl konforu sağlamasıdır. Binanın tüm yüzeyindeki sıcaklıklar birbirine yakındır, dolayısıyla ısısal farklılıktan dolayı hava akımı oluşmaz. Dış ortamla iç ortam konfor koşulları arasındaki sıcaklık farkını sağlamada başrol oyuncusu olan ısı yalıtımı uygulamaları, aynı zamanda yapı malzemelerinin hasar görmesini engelleyerek strüktürün yıllarca sürdürülebilirliğini de sağlar.
Başka bir konfor koşulu da özellikle saydam yüzeylerin, yani pencere camlarının oda sıcaklığına yakın olacak biçimde ayarlanmasıdır. Bu tip camlarda da 3 panelli Low-e özellikli cam tercih edilmesi uygun olacaktır. Pencere üst yüzeyi ve/veya duvar yüzey sıcaklığının düşük olması durumlarında, yüzeydeki soğuk hava, ışıma etkisiyle sanki mekan içi belli bir soğuk hava akımı varmışçasına kişileri rahatsız edebilmekte, sağlıksız koşullara ve dolayısıyla birçok hastalığa davet çıkarmaktadır.
Kısacası ısı yalıtım uygulamalarının bütçeye katkılarının yanı sıra sağlıklı, konforlu ve deprem riski yüksek ülkemizde özellikle güvenli uygulamalar olduğu kesindir.


Geri