Şantiyeden

Sarıyer Park


Ocak - Şubat 2010 / Sayı 82

13 bahçe ve 13 çatı dubleksi olmak üzere toplam 26 üniteden oluşan Sarıyer Park, konutlarda uygulanan ısı, su, ses ve yangın yalıtımının sağladığı konforun yanı sıra ulaşım, güvenlik ve sosyal açıdan da konuklarına önemli avantajlar sunuyor…

Yapımı Propa İnşaat tarafından gerçekleştirilen ve temeli 2008 mayısında atılan Sarıyer Park, belirtilen teslim tarihinden 7 ay önce 2009 ekiminde teslim edilmiş. İstanbul Sarıyer’de yer alan Sarıyer Park konutları, 13 bahçe ve 13 çatı dubleksi olmak üzere 26 dubleksten oluşuyor. 20 konutun sahiplerine teslim edildiği Sarıyer Park’ta, 4’ü bahçe, 2’si çatı dubleksi 6 konut da yeni sahiplerini bekliyor. Propa İnşaat bu 6 dubleksi de 2009 yılı fiyatlarıyla satışa sunuyor.

Kendilerine ait geniş peyzajlı bahçeleri bulunan bahçe dubleksleri, 190-280 metrekare aralığında. Manzaraya açılan geniş terasları bulunan çatı dubleksleri ise 222-280 metrekare aralığında. Kullanıcılarına yüzme havuzu, fitness salonu, hamam-sauna, otopark, güvenlik ve akıllı bina otomasyon alt yapısı gibi konforlar sunan Sarıyer Park, ulaşım açısından da büyük avantaj sağlıyor.

Sarıyer Park, gerçekleştirilen ısı, su, ses ve yangın yalıtımı uygulamalarının sağladığı konforla da dikkat çekiyor. Temel altında çift kat membranla bohçalama yapılan projede, bodrum kat perdelerinde Şiroteks 34 (A+B) uygulamasından sonra çift kat membran uygulaması gerçekleştirilmiş. Bu uygulamanın üzerine de straforla koruma ve drenaj levhası uygulaması yapılmış. Çatılarda bakır dereler, kiremit, kiremit altına nem dengeleyici, nem dengeleyici altına çift kat taşyünü kullanılarak ısı ve su yalıtımı yapılmış.

Su Yalıtımında Şiroteks 34 (A+B)
Sarıyer Park’ta yapılan yalıtım uygulamalarıyla ilgili bilgi veren Propa İnşaat İcra Kurulu Başkanı Can Reşit Özçiçek, su yalıtımı için çimento esaslı, kristalizasyon özelliği olan ve Emek Lateks 34B bileşeniyle kullanılan Şiroteks 34 (A+B) ve çift kat 3 mm membran kullanıldığını belirterek şunları söylüyor: “Şiroteks 34 (A+B), çimento esaslı, iki bileşenli, esnek, kristalize, hijyenik, polimer modifiye, su ile aynı yönde uygulanan, sürme esaslı bir su yalıtım malzemesi. Çatlak köprüleme özelliğine sahip bu malzeme, betonu ve betonarme donatısını dış etkenlere ve hidrostatik basınca karşı koruyor. Demir donatının paslanmasını ve korozyona uğramasını önleyen Şiroteks 34 (A+B) içerisindeki aktif kimyasallar, beton boşluklarındaki su ile reaksiyona girerek, suda erimeyen kristaller oluştururken, ikinci bileşen yüzeyde esnek bir tabaka oluşmasını sağlıyor ve beton su geçirimsiz bir yapı elemanı haline geliyor.”

Mantolamada EPS
Isı yalıtımı için bina dış yüzeylerinde duvar olarak Ytong kullanıldığını söyleyen Özçiçek, şöyle devam ediyor: “Duvar kaplaması olarak 4 cm kalınlıkta Ekspanded Polistren (EPS) ısı yalıtım levhası kullanılarak mantolama uygulaması yapıldı. Çatılarda kiremit-OSB arasında ve alçıpanla-çelik konstrüksiyon arasında olmak üzere iki kez taşyünü ısı yalıtım levhasıyla ısı yalıtımı uygulaması gerçekleştirildi. Yangın yalıtımı için mineral taşyünü vazgeçilmez bir yalıtım malzemesi. Özellikle yangın ve ses yalıtımı istenilen ve gereken yerlerde taşyünü kullanımı mecburi. Biz de projemizde yangın yalıtımı amacıyla bu malzemeyi kullandık.”

“Ses yalıtımı için aynı zamanda ses yalıtımı da sağlayan taşyünü yanı sıra, camlarda çift cam, iç ve dış duvar olarak gözenekli, masif, homojen bir inşaat malzemesi olarak dahili bir yalıtıma sahip olan Ytong kullanıldı.”

“Yalıtım uygulamalarını yaparken öncelikli olarak binalarımızı sudan korumayı hedefledik. Bu hedefe ulaşmak için de su izolasyonunda TSE’nin ilgili standartlarını, ısı izolasyonunda TS 825 standartlarını, yangın için Alman DIN 4102 standartlarını, ses için de AB’de oluşturulan ve bir bölümü tercüme edilen ve Türk standardı olarak yayınlanan ölçüm standartlarını dikkate aldık.”

Yalıtımın öneminin farkındayız
“Propa İnşaat olarak yalıtımın aile bütçeleri, ülke ekonomisi ve çevre için öneminin farkındayız. Bu nedenle bugüne kadar hayata geçirdiğimiz her türlü projemizde, konusunda deneyimli ve uzman ekiplerle çalışarak, kaliteli ve garantili malzeme kullanmak suretiyle yalıtım sorununu tamamen çözmeyi prensip edindik ve bu konuda olumlu sonuçlara ulaştık. Çünkü biliyoruz ki yalıtımın dört türü de ekonomik, güvenli, sağlıklı ve konforlu yaşam alanları yaratmak için çok önemli.”

“Örneğin su, bazen çok büyük bir güç bazen de ufacık bir sızıntı şeklinde, önlem almakta güçlük çekilen bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca aktif deprem kuşağında olan ülkemizde su yalıtımı olmayan binaların taşıyıcı kısımları korozyon sebebiyle zarar görüyor ve bu durum depremde binaların yıkılmasına davetiye çıkarıyor. Bu nedenle çok fazla önemsediğimiz bir konu. Isı yalıtımı ise ısıtma ve soğutma giderlerinde ortalama yüzde 50 tasarruf sağlıyor. Böylece projelerimizde yaşayanlar, yakıt ve elektrik faturalarını yarı yarıya azaltmış oluyor. Ayrıca fosil yakıtlardan kaynaklanan sera gazı salımını da azaltmış oluyoruz. Yangın yalıtımı, yangın anında insanlara binayı terk edecek kadar süre tanıması açısından çok önemli bir uygulama. Ses yalıtımı ise kişilerin yaşam kalitelerini çok fazla etkiliyor. Çevreden, komşulardan gelecek sesler bazen çekilmez olabiliyor.”

Konuta yatırım yapan kazanacak
“Ekonomik krizin etkileri tüm sektörleri olduğu gibi kuşkusuz inşaat sektörünü de olumsuz yönde etkiledi. Artan işsizlik ve piyasalardaki güvensizlik nedeniyle tüketiciler birçok konuda alımları erteledi, çekingen davranmaya başladı. Bunun başında da kuşkusuz konut alımları geldi. Ancak son çeyrekte konut kredisi faizlerinde yaşanan düşüşün de etkisiyle sektörde biraz hareketlilik yaşanmaya başlandı. 2009 yılının Mart ayı başında uygulamaya konulan vergi indirimi ve düzenlemeler de sektöre biraz nefes aldırdı. 2009 yılının ilk çeyreğindeki konut satışları 2008 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında yüzde 20 civarında bir düşüş olmasına rağmen, 2008 yılının son çeyreğine göre yüzde 4 seviyesinde bir artış kaydedildi. Bu durum düzelmenin ilk sinyalleri olarak dikkat çekiyor. Küresel krizin etkilerinin 2010 yılının ikinci çeyreğinden itibaren azalacağını tahmin ediyoruz.”

“Her yıl 600 bin konut açığının doğduğu ülkemizde inşaat sektörünün geleceği çok parlak. Bu yüzden konuta yatırım yapanlar her zaman kazanacak. Ancak doğru projeden, doğru evi, en uygun fiyata almak çok önemli.”


Geri