E-dergi
e-dergi
Teknik

Güvenli Konut Arayışı Yalıtım Bilincini de Geliştirdi


Özge Sipahioğlu / Mardav A.Ş.



Ülkemizde, yaşanan depremler sonrası artan güvenli konut arayışı ile yalıtım uygulamalarına karşı bilinç ve talep de yükseldi. 

Binalar genellikle betonarme yapı tasarım ve imalatı ile yapılmaktadır. Betonarmeye nüfuz eden su ve oluşan nem, içerideki demirlerin paslanmasına ve taşıma kapasitesinin düşmesine yol açar. Su, betonun içerisindeki demirin korozyonuna (paslanmasına) neden olur. Korozyona uğramış demir, mukavemetini kaybeder. Bunun yanında, korozyon sonunda oluşan pas, demire göre hacmi fazla olacağından beton içerisinde gerilme meydana getirecek ve bu gerilme sonunda betonda çatlamalar meydana gelecektir. Böyle durumda betonarmenin taşıyıcı özelliği azalacak ve bina güvenliğinde önemli zaaşar oluşacaktır.
Binalarda bu durumların oluşmasını önlemek için ısı ve su yalıtımı uygulamaları özellikle temeller, dış cepheler, toprakla temas eden duvarlar, bodrum katlar, çatılar vb. bölümlere yapılmalıdır.
Yapılarda yalıtımın etkin bir şekilde uygulanabilmesi için üreticiden son kullanıcıya kadar aradaki bütün insanların iyi bir şekilde eğitime tabi tutulması gerekir. Bugün ülkemizde yalıtım konusunda, proje aşamasında, yalıtım kalınlıklarına, ısı köprülerine, yoğuşma hesabına dikkat edilmemesi gibi hataların yanında özellikle uygulayıcıların yanlış bilgilerinden dolayı yalıtım malzemelerinin kullanıldığı yerlerde ve montajında önemli hatalar yapılmaktadır. Örneğin eksik malzeme kullanımı, ucuz ve standartı belli olmayan malzemelerin kullanılması, yangın ve patlama tehlikesi olan yerlerde yangın dayanımı düşük yalıtım malzemeleri kullanılması, sulu ve nemli ortamlarda ısı yalıtımı ile su yalıtımının birbirlerine karıştırılması gibi...
Özellikle deprem sonrasına tekabül eden 2000 yılında, TS 825 Standartı’nın zorunlu olarak uygulanması deprem konutlarında uygulamanın başlaması, o tarih itibariyle sektörü canlandırdı. Yalıtım, yeni binalardan renovasyona kaydı. Renovasyon projelerinde, boya aşamasında binalara yalıtım da yapıldı. 1999 yılındaki depremlerden sonra yalıtımın önemi bir kez daha anlaşıldı. ‹nsanlar, su yalıtımının ve ısı yalıtımının korozyonu engelleyerek bina kabuğunu koruduğunu fark etti.
İZODER, ÇATIDER, B‹TÜDER ve XPSDER gibi dernekler gerek ısı, gerek su yalıtımında uygulama standartları yapıyor, ürün standartlarını revize ediyor ve seminerlerle bunu pekiştirmeye çalışıyor.
Doğru Uygulamalar için
Kaliteli Sistem ve Paketlerin Kullanılması
Tüketicide farkındalık yaratmak için yapılan ‹ZODER’in “Dört Hayati Yalıtım” gibi projelerin ve fiekerbank-‹ZODER işbirliğiyle hazırlanan EKOKredi gibi son kullanıcıya ödeme kolaylığı sağlayan çözümlerin önemi kuşkusuz oldukça yüksek. Ancak birçok sektörde olduğu gibi bizde de “Haksız Rekabet” kanayan bir yara. Gerek laboratuvarlarımızda yaptığımız test ve ölçümlerde gerekse ‹ZODER iştiraki olan TEBAR’da yapılan testlerde birçok ürünün beyan edilen teknik özelliklere sahip olmadığını, hatta ve hatta ürün standardlarına bile uygun olmadığını gözlemliyoruz.
Bu konuda devletin yetkili kurumlarından denetim ve ihtiyaç halinde cezai müeyyide uygulamalarını bekliyoruz. Özellikle mantolama sistemlerinde paket sistemlerin son kullanıcılarca tercih edilmesi gerekiyor.

Yalıtım Uygulamalarının Doğru Şekilde Yapılması İçin
  • Standart ve yönetmenliklerinçağın şartlarına göre düzenlenmesi ve iyi bir kontrol mekanizmasının olması
  • Proje aşamasında yalıtım kontrolünün yapılması
  • Denetleyici konumda olan yerel ve merkezi yöneticilerin, medyanın, kontrolör ve uygulayıcı teknik personelin ve üreticiden son müşteriye kadar herkesin etkin bir eğitim  sistemine tabi tutulması
  • Eğitim sertifikası olmayan kişilere yalıtım uygulaması yaptırılmaması
  • Bayındırlık ve ‹skan Bakanlığı, “Binalara Enerji Kimlik Belgesi” uygulamasının bir an önce yürürlüğe girmesi ve belgede belirtilen miktardan daha fazla enerji tüketen binalara yaptırım uygulanması gerekir.

Geri