E-dergi
e-dergi
Röportaj

Eryap, Yeni Yatırımlarla Büyümeye Devam Ediyor


Ocak - Şubat 2010 / Sayı 82

İnşaat sektörünün yakından tanıdığı American Siding, Bonuspan, Focus Membran gibi markalarına Focus Shingle ve Winer kapı-pencere sistemleri gibi yeni markalar ekleyen Eryap A.Ş., fizibilite çalışmalarına 2007 yılında başlanan, ancak kriz nedeniyle ertelenen taşyünü yatırımını da hayata geçiriyor

Eruslu fiirketler Grubu’nun bir üyesi olan Eryap Plastik A.Ş., inşaat sektöründe farklı alanlarda önemli markalarla faaliyet gösteriyor. Çatı ve cephe sektörüne American Siding ve Focus Shingle, yalıtım sektörüne Bonuspan ve Focus Membran markalarını sunan firma, kapı ve pencere sektörüne ise Winer markası ile hizmet veriyor. Kuruluş yönetiminin, asgari üç yıllık planlar yaparak yol almayı prensip edinmiş bir anlayışa sahip olduğunu söyleyen Eryap Plastik A.fi. Genel Müdürü Emrullah Eruslu, “Hedeşerin gerçekleştikten sonra paylaşılması gerektiğine inanıyoruz. 2011 yılı içerisinde ürün çeşitliliği ve kapasite artırımına yönelik yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Cephe sektöründe faaliyet gösterdiğimiz American Siding markalı ürün grubunda, doğaltaş görünümlü polimer cephe kaplama levhaları yatırımımız hayata geçirilecek. Yalıtım sektöründe ise XPS üretim kapasitemizi 550.000 m3/yıl’a çıkardık. Bu ürün grubunda ülke genelinde 40 milyon m2yi aşkın bir alanı yalıtmış bulunuyoruz.” diyor.
100 milyon TL’nin üzerinde yatırım yapılacak
Ayrıca, 2007 yılında ön çalışmaları yapılan ve krizle beraber askıya alınan taşyünü yatırımının da hızlı bir şekilde hayata geçirileceğini belirten Eruslu şöyle konuşuyor: “‹stanbul bölgesinde yatırımını yapacağımız bu ürün grubu için 100.000 m2lik bir arsa alımı gerçekleştirdik. fiubat 2012’de üretimine başlamayı planladığımız taşyünü yatırımı projemizde, başlangıç kapasitemiz 40.000 ton/yıl (700.000 m3/yıl ortalama kullanım ağırlığı baz alındığında), toplam kapasitemiz ise 120.000 ton/yıl’a göre (yaklaşık 2.000.000 m3/yıl) kurgulandı. Üç yıl içerisinde tamamlanmış olacak olan yatırımın 100 milyon TL’nin üzerinde olacağını söyleyebiliriz. Ürün, mantolama, dış cephe levhası, ara bölme levhası, teras çatı levhası, yüzer döşeme levhası, sanayi şiltesi, gemi şiltesi-levhası ve prefabrik borular gibi alanlarda kullanılıyor. Bugünkü toplam ısı yalıtım pazarının büyüklüğünün 8 milyon m3 mertebelerinde olduğunu düşünürsek, yeni yatırımlarımızla beraber pazarda belirleyici bir rol oynayacağız. Isı yalıtımına yönelik toplam 2.500.000 m3/yıl’lık kapasitemizle kendimize misyon edindiğimiz ‘istihdamı arttırıp, ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunmak ve teknolojik gelişmeleri yakından takip edip yeni yatırımlar yaparak, kaliteli mal ve hizmetler üretmek’ ilkemizden hiçbir zaman ödün vermeyeceğiz.

Yalıtım sektörü krize rağmen büyüdü
İnşaat sektörünün ülkemizde ekonomik yapı içerisinde ayrı bir yere ve öneme sahip olduğunu dile getiren Emrullah Eruslu, “‹nşaat sektörü, kendisine bağlı 200’den fazla alt sektörün üretime geçmesini sağlıyor ve sosyoekonomik refah düzeyine destek oluyor. Son yıllarda yaşanan global kriz, ülkemizdeki tüm sektörleri etkisi altına alırken, konut ve inşaat sektöründe de daralma yaşanmasına neden oldu. Ancak kendine has dinamikleriyle yalıtım sektöründe, özellikle de ısı yalıtımının yeni projelerin yanı sıra mevcut binalarda da uygulanıyor olması sayesinde olumsuz bir tablo sergilemedi. Yıllık ortalama yüzde 15-20 civarındaki büyüme hızı ile inşaat sektörünün de canlanması için avantajlı bir ortam yaratan yalıtım sektörü, Türkiye’nin krizlere rağmen büyümeye devam eden tek sektörü konumunda.” ifadelerini kullanıyor.
Isı Yalıtım Yönetmeliği, Enerji Verimliliği Yasası, Binalarda Enerji Performansı (BEP) gibi yasa ve yönetmelikleri destekleyici teşvik paketlerinin artırılmasının da pazarı daha olumlu bir noktaya taşıyacağını anlatan Eruslu, şöyle devam ediyor: “Yalıtım sektörünün en büyük sorunu, eksik ve yetersiz yönetmeliklerle, zorunlu olmasına rağmen yönetmeliklerin tam uygulanmaması. Öte yandan denetim eksiklikleri nedeniyle yönetmeliğin uygulanması, yapı sahibinin ve teknik uygulama heyetinin inisiyatifine bırakılıyor. Sektörün büyümesi, sağlıklı, güvenli ve konforlu binalarda yaşanabilmesi ve enerji verimliliğinin sağlanması için yasanın denetim görevi verdiği organların daha etkin olarak çalışması oldukça önemli.”
“Geçen 10 yıl zarfında ısı yalıtımı alanında büyük ilerlemeler sağlandı. Ancak Türkiye’deki mevcut konutların önemli bir kısmı dünya standartlarının altında olduğu için güvensiz, sağlıksız, ekonomik olmayan konutlarda yaşıyoruz. Aynı zamanda deprem bölgesinde bulunan ülkemizde hayati önem taşıyan su ve yangın yalıtımı gibi alanlarda maalesef aynı başarı sağlanamadı.Yalıtım sektörünün diğer bir önemli sorunu da ‘merdiven altı üretim’ olarak tanımlanan, ulusal ve uluslararası ürün kalitesinde sürekliliği ve teknik performans değerlerini ölçen laboratuvarları olmayan üretim tesislerinin varlığı. Standartlara uymayan malzemelerle yapılan yalıtım uygulamalarındaki sonuçlar, ülkemizdeki işçilik kalitesi de göz önüne alındığında, beklenen performansta olamıyor. Ürünlerin bina ömrü boyunca aynı performansı sürdürmesinin göz ardı edilmesi, orta ve uzun dönemde pazarda olumsuz algılamalara neden olarak, talebi olumsuz yönde etkileyecektir. Bu nedenle denetim mekanizmasının sağlıklı işlemesi için gerekli çalışmaların acilen yapılması gerekiyor.”

Su yalıtımı gündeme gelmeli
“Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği, getirdiği yeni düzenlemelerle binalarda enerji verimliliğinin arttırılması için ciddi bir adım oldu. Ancak, yapı güvenliğini tehdit eden en önemli tehlikelerden biri olan korozyon ve korozyonun engellenmesi için şart olan su yalıtımı konusu, gündemde çok az yer buluyor. Standart ve yönetmeliklerin yetersiz olmasının yanı sıra standartlara uygun olmayan kalitesiz üretim yapan ve SGK’sız işçi çalıştıran üretim kuruluşları haksız rekabeti de körüklüyor.”

Dört Hayati Yalıtım
“İZODER üyesi olan kuruluşumuz, yalıtım sektörünün büyümesi ve güçlenmesi amacıyla ‹ZODER tarafından yürütülen ve her bir yalıtımın kendi içinde önem arz ettiği vurgulanan ‘Dört Hayati Yalıtım’ kampanyasına sponsor olarak destek verdi. Dört Hayati Yalıtım Kampanyası’nda ana reklam mecrası olarak televizyon ve radyo kullanıldı. 2010 yılı içerisinde farklı dönemlerde belirli periyotlarda önemli TV ve radyo kanallarında reklam verilerek kampanya tanıtıldı. Ayrıca ‹stanbul’da 600 adet otobüs durağında ‘Havayı Boşa Isıtma’ konseptli afişler yer aldı.”

Kaçkar Dağları Projesi
“Avrupa Birliği ve TEMA Vakfı tarafından finanse edilen ‘Kaçkar Dağları ve Sürdürülebilir Orman Kullanımı ve Koruma Projesi’ ile küresel biyolojik çeşitlilik açısından cazibe merkezlerinden orman ekosisteminde gözlemlenen bozulma sürecini ve biyolojik çeşitlilik kaybını yavaşlatmak ve bu süreci tersine çevirmek için katkıda bulunmak hedeşendi. Proje kapsamında, ‹ZODER önderliğinde bölge insanına yalıtımın önemini anlatmak ve daha az odun yakmalarını sağlamak için 10 kamu kuruluşu binasının yalıtımı gerçekleştirildi. Bu projeye de kuruluşumuz tarafından malzeme ve teknik destek verildi. Bölgedeki binaların tamamına yalıtım yapılırsa, ısınmak için her yıl kesilen 50 bin ağaçtan 20 bini kurtulacak ve böylece ekosistemin korunması sağlanacak.”

Usta Seminerleri
“Yaklaşık 4 milyar dolarlık yalıtım sektörü (Isı, su, ses ve yangın) şu an 100 bin kişiye istihdam sağlıyor. Ancak bilinçsiz ve kalifiye olmayan ustalar, yalıtımın kalitesini doğrudan belirleyen etkenlerden biri olduğu için, ilki Antalya’da gerçekleştirilen ‘Usta Seminerleri’ ile yalıtım seferberliğine başlayan kuruluşumuz, 2010 yılında 700 ustaya ulaştı. 2011 yılında da Türkiye’nin farklı bölgelerinde bu faaliyetlere devam edeceğiz.”

Enerji tasarrufu ısı yalıtımı ile başlıyor
“Son 150 yıl içinde endüstrileşme ile birlikte yapılan ve hala yapılmakta olan tahribatın sonucu olarak hızla artan sera gazları çevre ve atmosfer için ciddi bir tehdit oluştururken, 2020 yılında fosil yakıt rezervlerinin yarısı tükenmiş olacağı ve 2030’lu yıllarda enerji ihtiyacının bugünkünden yüzde 60 daha fazla olacağı öngörülüyor. Bu durum yalıtımın önemini gün geçtikçe artırıyor. Enerji maliyetlerinin her geçen gün arttığı ve kaynakların hızla tükendiği çağımızda, enerji tasarrufu olmazsa olmaz bir önlem, enerji tasarrufunun ilk adımı ise ısı yalıtımı ile başlıyor.”
“Ülkemizde, ısı yalıtımı ile ısıtma ve soğutma harcamaları yüzde 50 azaltılırken, ülke ekonomisine yaklaşık 7,5 milyar dolar katkı sağlanacak ve sera gazı salımı da aynı oranda azaltılmış olacak. Türkiye’de kullanılan enerjinin yüzde 31’i ısıtma ve soğutma amacıyla harcanıyor. Yaklaşık 8 milyon yalıtımsız bina, ki yaklaşık yüzde 60’ının kaçak-ruhsatsız yapılar olduğunu da varsayarsak, enerji tüketiminin önemi daha da artırıyor. Bu gerçekten yola çıkarak, sadece yeni yapılan binalara değil, mevcut binalarda da ısı yalıtım uygulamasının yaygınlaştırılması oldukça önem arz ediyor.”
“Öte yandan topraklarının yüzde 95’i deprem riskinde olan ülkemizde, binaların korozyondan korunumu ile insan sağlığı korunurken, yapıların ekonomik ömürlerinin artırılması için su ve yangın yalıtımı da oldukça önemli. Böylece tasarruf daha büyük boyutlarda olurken, bütün bu yaklaşımların ve alınacak tedbirlerin hayata geçirilmesinde yalıtım sektörü önemli bir misyon yüklenecektir. ‹ZODER verilerine göre, tüketicilerin yalnızca yüzde 9 gibi çok düşük bir kesiminin ikamet ettiği binalara yalıtım uygulaması yaptırdığı görülüyor.”

American Siding
Üretimini düşündüğünüz malzeme ile ülkenizde ve sektörde bir ilk, hatta yakın ülkeleri kapsayan bölgede, hinterland’da bir ilk olacaksanız, işinizin hiç kolay olmadığını söyleyebilirim. Biz 1999 yılında yatırım kararını aldığımız American Siding üretimi ile ilgili 2 yıllık ciddi bir fizibilite ve ön çalışma içerisine girdik. Amerikan evleri ile özdeşleşmiş (hâlbuki Osmanlı mimarisinden esinlenen) bu ürünlerin Türkiye’deki mevcut yapılara uygulanabilirliği ile ilgili ev ödevlerimizi sıkı çalıştık. Bütün bu çalışmaların neticesinde, bizim mimarimize uygun detay profilleri ve aksesuarlar, uygulamada kolaylık sağlayacak taşıyıcı sistemler ve yarı parlak, yüzeysel dokusu derin olmayan (toz tutunma riskine yönelik) siding kaplama panelleri geliştirdik. Üretim öncesi verilen bu emeğin çok daha fazlası American Siding tanıtımı için verildi. Uygulama konusunda 1000 kişiyi aşkın usta eğitildi. 30’a yakın ilde seminerler verilerek inşaat mühendisleri, mimarlar, proje müellişeri, müteahhitler, çeşitli STK’lar American Siding’le tanıştırıldı. Yerel, bölgesel, ulusal bazda yurt dışında 50’den fazla fuara katılım gerçekleşti. 2004’den bu yana ise marka değerini artırıcı ve bilinçlendirme maksatlı ulusal bazda reklam vermeye ve pazarlama faaliyetlerine kesintisiz devam ediyoruz. 13 ülkeye ihracatını gerçekleştirdiğimiz ürünümüzle, Türkiye başta olmak üzere satışının yapıldığı 5 ülkede pazar lideriyiz.”

Yeni ürün: Focus Shingle
“‹nşaat sektörü içerisinde üç alt sektöre hizmet ettiğimizi söyleyebiliriz. Çatı-cephe sektöründe marka bilinirliği ve pazar payı açısından pazar lideri konumundaki American Siding markalı ürünlerimize ek olarak 2011 yılında Focus Shingle markalı shingle ürün grubunu devreye alarak pazardaki kaliteli ürün talebini karşılayacağız.”

Bonuspan üretim kapasitesi artırıldı
“Yalıtım sektöründe ise, ısı yalıtımına yönelik Bonuspan markalı (XPS) ısı yalıtım levhalarının üretimini gerçekleştiriyoruz. Bu pazarda 4. yılımızda satış kapasitesi olarak pazar liderliği yine firmamızda. Ayrıca, 2011 yılı itibariyle 450.000 m3/yıl olan Bonuspan üretim kapasitemizi, yapmış olduğumuz modernizasyon ve ekipman yatırımlarıyla 550.000 m3/yıl’a çıkarmış bulunuyoruz. 2007 sonlarına doğru üretimine başladığımız Focus Membran markalı su yalıtım ürünlerimiz de 3 yıl gibi kısa bir süre içerisinde kalite, ürün çeşitliliği ve yeterlilik anlamında üstünlüğünü ispat ederek kullanıcıların ve uygulamacıların beğenisini kazandı. Pazar payı olarak baktığımızda da ilk 3 firma içerisinde olduğumuzu söyleyebilirim.”

Winer Kapı-Pencere Sistemleri
“Faaliyet konularımızdan en yenisi polimer kapı ve pencere sistemleri. Bu alanda da Gaziantep’te bulunan tesislerimizde ürettiğimiz Winer markalı ürünümüzle hizmet veriyoruz.  Yüzde 60 oranında ihracat hedeşediğimiz Winer markasının hedef pazarının, gelişmekte olan Ortadoğu ülkeleri olduğunu söyleyebiliriz. Bütün yatırımlarımızda en kötü senaryoyu göz önünde bulundurarak hareket ettiğimiz için, gerek finansman gerekse satış kanadında herhangi bir sürprizle karşılaşmadık. Aksine, kötü senaryolara (kriz senaryolarına) hazır bir eylem planınız varsa bu sizi rakiplerinizden bir adım öne çıkarır. Yalıtım sektöründe orta ve uzun vadede alınacak çok fazla yol olduğu ve ciddi fırsatların varlığından hareketle, kriz döneminde bütün birimlerimizin etkinliğini artıracak çalışmalar yaptık.”

Geri